Üniversite öğrencilerinin üçüncü başvurusu sonrasında Rektörlük tarafından yapılmasına izin verilen panelin moderatörlüğünü Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rüstem Erkan yaptı. Öğrenciler adına yapılan kısa konuşma ardından panelde konuşan gazeteci-yazar Fehim Taştekin, Arap Baharı'nın etkilediği ülkelere ilişkin bilgiler verdi. Suriye'nin özel koşullarına dikkat çeken Taştekin, Suriye'deki rejimin ideolojik olduğunu ve kökleşmiş bir Arap milliyetçiliğinin bulunduğunu söyledi. Suriye için "Arap milliyetçiliğinin beşiği" tanımını yapan Taştekin, bu duygunun oldukça güçlü olduğunu kaydetti. Türkiye'nin tarih içinde Rojava'nın konumunu bilemediğini ve halk devriminin üçüncü alternatif bir yol olduğuna işaret eden Taştekin, "Fikir babası Öcalan olan ve PYD'nin taşıyıcılığını yaptığı Rojava'da demokratik bir yapı karşımıza çıkıyor. Kürtlerin Rojava'da özellikle Anayasa'da Kürt ve Kürdistan kimliği üzerinden değil de oradaki halklar ile birlikte hareket ettiğini görüyoruz" dedi.
'Kürtler IŞİD'in yenilemezliğine gölge düşürdü'
Rojava Anayasa'sında etnik vurgunun bulunmadığını hatırlatan Taştekin, "Temsilliyetin hakkaniyeti tercih ediliyor. Mahalleden başlayarak hükümete kadar örgütlülük yönetsel yapı ortaya çıktı. Bu durumda Ortadoğu için ciddi bir model oluyor" diye konuştu. IŞİD modeli ile Rojava modelinin Ortadoğu için yeni modeller olduğunun altını çizen Taştekin, "Bu yüzden taban tabana zıtlar. Bu yüzden Kobanê'de bu denli büyük bir savaş yaşanıyor" dedi. IŞİD'in Suriye'de sadece Kürt halkının bulunduğu alanları alamadığını ve bunun da IŞİD'in "Yenilemezliğine" gölge düşürdüğünü ifade eden Taştekin, Rojava'ya saldırıların temel nedenlerinden birinin de bu olduğunu söyledi. Kürt halkının Rojava'da stratejik aklının önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Taştekin, Rojava'nın Demokratik Konfederalizm'in kendisi olduğuna vurgu yaptı.
'Rojava modeli bağımsızlıktan daha reel'
IŞİD çetelerinin Kürtler için tehdit olmaktan çıkması durumunda Esad rejiminin tutumunda değişiklikler olacağını kaydeden Taştekin, "Rojava'nın bağımsız Kürdistan olmak gibi bir derdi yok. Çünkü orada Demokratik Özerkliğin temel bir yapısı var. Yani bağımsız Kürdistan'dan daha reel bir yapı oluşuyor" şeklinde konuştu.
Taştekin'in ardından panele gecikmeli olarak katılan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim görevlisi Yrd. Doç. Seda Altuğ, Suriye iç savaşı öncesi Kürtlerin ve diğer halklar ile inanç mensuplarının genel durumunu anlattı. Suriye'deki ayaklanmalarına da değinen Altuğ, Türkiye ile Suriye arasındaki sınırlara işaret etti. Tarihten bu yana Türkiye'nin sınır hattındaki Kürtlere karşı bir korkusunun bulunduğu söyleyen Altuğ, "Türkiye-Suriye sınırı sadece Kürtler için çizildi. Şam-Ankara yakınlaşmaları Kürtler üzerinden gelişti" diye konuştu. Altuğ'un konuşması ardından panel soru ve cevap kısmı ile sona erdi.
'Rojava'da halkların birlikteliği var'
'Rojava'da halkların birlikteliği var'
Diyarbakır'da "Ortadoğu'yu anlamak" konulu panele katılan gazeteci-yazar Fehim Taştekin, Rojava'daki farklılıkların birlikteliğine dikkat çekerek, "Anayasa'da Kürt ve Kürdistan kimliği üzerinden değil, halkların birlikteliği var. Temsilliyetin hakkaniyeti