Yüksekova Güncel

Gülistan Doku dosyasında Umut Altaş’ın FBI ifadesi: ‘Cinayete tanık oldum, cenazeyi birlikte bagaja taşıdık’

Genel

Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana akıbeti araştırılan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyasında yeni bir gelişme yaşandı.

Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den Türkiye’ye iadesi istenen Umut Altaş’ın, FBI tarafından alınan 34 sayfalık ifadesi Türkiye’deki adli makamlara ulaştı.

Altaş, ifadesinde Doku’nun öldürüldüğü ana tanık olduğunu ve olayın ardından cenazenin araçla taşınmasına yardım ettiğini söyledi.

‘Gülistan arka koltuktaydı, Mustafa Türkay Sonel vurdu’

Altaş, Sonel için önce “Beni kullandı” dedi. FBI görevlileri nasıl kullanıldığını sorduğunda ise Altaş, Sonel’in kendisini “Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak” amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü.

Bunun üzerine FBI görevlileri, “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” diye sordu. Altaş başını sallayarak “Evet” cevabını verdi. “Neden buna inanıyorsun?” sorusuna verdiği cevap ise soruşturmanın seyrini etkileyecek nitelikteydi: Gördüğünü söyledi.

Altaş’ın FBI’a anlattığına göre olay 5 Ocak 2020 günü gerçekleşti. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’le birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Gülistan’ın BMW marka araca bindiğini ileri sürdü.

Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltuktaydı. Altaş, araç içerisinde Gülistan Doku’nun kendilerini “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde uyardığını, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını iddia etti.

Ardından Mustafa Türkay Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Gülistan Doku’yu vurduğunu öne sürdü. Silahın üzerinde Türk bayrağı işlendiğini de söyledi. FBI görevlileri Altaş’a Gülistan’a bakıp bakmadığını sordu. Altaş “Evet” dedi. “Ölü müydü?” sorusuna da “Evet.” cevabını verdi.

‘Cesedi birlikte bagaja taşıdık’

Altaş’ın anlatımına göre olay bununla da sınırlı kalmadı. Altaş, ateş edilmesinin hemen ardından Mustafa Türkay Sonel’e bağırarak neden Gülistan’ı öldürdüğünü sorduğunu ileri sürdü.

Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini iddia etti. Altaş başlangıçta bunu reddettiğini ancak sonunda Gülistan Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını söyledi.

 ‘Babam bu işi halledecek’

Altaş, olayın ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun da devreye girdiğini iddia etti.

İfadesine göre Mustafa Türkay Sonel, Eroğlu ile görüştükten sonra kendisine “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” dedi.

Altaş ayrıca olayın ardından aynı araçla yeniden viyadük bölgesine gittiklerini, çevrede kamera olup olmadığını kontrol ettiklerini öne sürdü.

‘Cenazeyi Pertek yönüne götürdük’

Altaş, Doku’nun cansız bedeninin Pertek yönüne doğru yaklaşık 30 dakika mesafedeki yeni yapılan bir yolun kenarına gömülmüş olabileceğini ileri sürdü.

Dosyada yer alan baz ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının da FBI sorgusu sırasında kendisine gösterildiği belirtildi. Kayıtlara göre 5 Ocak 2020 gecesi Altaş, Mustafa Türkay Sonel ve Şükrü Eroğlu’nun Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde aynı saatlerde sinyal verdiği aktarıldı.

Altaş hakkında iade süreci

Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli olarak aranan Umut Altaş, Mayıs ayında ABD’de gözaltına alınmıştı. Hakkında kırmızı bülten bulunan Altaş’ın Türkiye’ye iade sürecinin başlatıldığı açıklanmıştı.

Altaş daha önce de ABD’de verdiği bir röportajda Mustafa Türkay Sonel’in Doku’yu öldürdüğünü ve dönemin vali koruması Şükrü Eroğlu’nun cenazenin ortadan kaldırılmasında rol oynadığını öne sürmüştü. İlke TV’nin Mayıs ayında yayımladığı haberde Altaş’ın cinayet silahına dokunduğunu ve Doku’nun cansız bedeninin bulunabileceğini düşündüğü bazı bölgeleri tarif ettiğine yer verilmişti.

Gülistan Doku dosyasında ne olmuştu?

Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Dersim’de kayboldu. Yıllarca kayıp olarak aranan Doku’nun dosyası, 2026 yılında yeniden yürütülen soruşturmayla farklı bir aşamaya taşındı.

Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve eski vali koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun da aralarında bulunduğu toplam 30 kişi tutuklandı. Dosyada ayrıca delillerin yok edilmesi, değiştirilmesi ve gizlenmesi ile kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesine ilişkin suçlamalar da bulunuyor

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.