Yüksekova Güncel

Salih Müslim: Talabani davet etti, Maliki görüştü

Genel

Suriye İç Muhalefeti (Heyetî Tensîqa) ile Bağdat yönetimi arasında geçtiğimiz gün yapılan toplantıya ilişkin ajansımıza konuşan Kürt Yüksek Konseyi (Desteya Bilind) üyesi ve PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, üzerinde çokça spekülasyon yapılan Maliki görüşmesine de açıklık getirdi.

 Müslim, Rojava'ya açılacağı söylenen sınır kapısına ilişkin olarak, "Kak Mesut'un verdiği sözlere göre olsaydı, Rojava'da şimdi yaşanan sıkıntılar olmazdı" dedi.

Suriye iç muhalefeti ile Bağdat yönetimi arasında 19 Aralık günü bir dizi görüşme yapıldı. Suriye Ulusal Koordinasyon Komitesi'nden Heysem el Menna başkanlığındaki Suriyeli muhalif heyet, Bağdat'ta Irak Başbakanı Nuri Maliki ve Dışişleri Bakanı Xoşyar Zebari'yle görüştü. Görüşmeye Suriyeli muhalif heyet (Heyetî Tensiqa) adına Menna'nın yansıra Demokratik Birlik Partisi (PYK) Eşbaşkanı Salih Müslim ve Arap Sosyal Demokrat Partisi Başkanı Reca Nasir da katıldı.

Bağdat'taki görüşmenin ayrıntılarını, son günlerde gündemde önemli bir yer tutan Kürt Federe Bölgesiyle Rojava arasında açılacağı söylenen sınır kapısının son durumunu ve Rojava'da halkın ihtiyaçlarını PYD Lideri Salih Müslim'e sorduk.

Suriye muhalefetinin Bağdat temasları

SORU: Geçtiğimiz gün Heyetî Tensîqa olarak Irak Başbakanı Nuri Maliki ve Dışişleri Bakanı Xoşyar Zebari'yle görüşmeleriniz olmuştu. Hewler ile Bağdat arasında bir gerginlik yaşanırken, siz gidip Maliki'yle görüştünüz. Bu görüşmelerin amacı neydi? Suriye'nin geleceğine ilişkin olarak Bağdat hükümetiyle varılan ortak kararlar var mıydı?

Her şeyden önce bizim Bağdat'a gelişimizin Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin isteğiyle olduğunu belirtmek istiyorum. Mam Celal, dışişleri bakanlığı aracılığıyla bizi Heyete Tensiqe, yani Suriye'nin içerideki muhalefetinden bir heyeti davet etti. Biz de çoktandır, Mam Celal ile bir görüşme yapmak istiyorduk. Mam Celal bizi davet edince, biz de onun talebiyle geldik. Bağdat'ta gelişimiz de, bir gün önce geldik. Sözde onunla öğlen yemeği yiyecektik. Onun misafirleriydik. Ama maalesef biz oraya yetiştiğimiz gün o hastalandı. Ondan sonrası zaten biliniyor. Mam Celal'in durumu öyle olunca Maliki bizi kabul etti. Ondan sonra dışişleri bakanıyla ve Cumhurbaşkanı yardımcısıyla görüştük. Bunların dışında Bağdat'ın birçok yetkilisiyle görüştük. Parlamentodan da dışişleri komitesiyle görüştük.

Mesele hangi kararlara ulaştığımız değildi. Bizim buraya geliş amacımız da bazı kararlara ulaşmak değildi. Geliş amacımız Irak ile Suriye yan yana iki devlet. Ortak bir tarihleri var. Komşular. Halkları da birçok yönüyle aynı. Hem tarih hem de coğrafya olarak her ikisini ortaklaştırıyor. İlişki içinde olmayı zorunlu hale getiriyor. Yani Suriye'de birşey yaşanırken Irak diyemez 'bana ne'. Bundan dolayı da bağlantılı ve bundan ötürü de yaşananları takip etmek istiyor. Doğrusu biz de soruna bu şekilde baktıklarını bilmiyorduk. Bizim Maliki ve Zebari'yle görüşmelerimiz çok olumlu geçti. Onlarda Suriye'nin sorunları için siyasal bir çözüm istiyorlar. Onlarda diyor 'bu rejim gidecekse gitsin ama daha fazla bu ülke yıkılmasın'. Hiçbir zaman Suriye rejiminin destekçiliğini de yapmamışlar. Yapmazlar da. Ne de o silahlı güçleri desteklemek istiyorlar.

Maliki insani yardımların önünü açacak

Görüştüğümüz konular arasında ortaklaştığımız birçok husus da vardı. İnsani yardımlar konusunda Suriye halkına yardımcı olmak istiyorlar. Hem maddi konularda, hem sınır kapısının açılması ve ticaretin yapılması konusunda. Mesala Irak halkı birçok sefer diyor "Biz yardım etmek istiyoruz, ama kime vereceğimizi ve Suriye'ye nasıl ulaştıracağımızı bilmiyoruz. Daha önce verdik ama başka yerlere gitti." Örneğin Heyva Sor'un yardımları devletin eline geçmiş, onlar da götürüp kendi kitlesine dağıtmış. Bunun gibi birçok sorun vardı. Bu tür konuları karşılıklı konuştuk. Bundan sonra da Heyete Tensiq olarak görüşmelerimiz devam edecek.

Soru: Federal Bölge hükümetiyle bundan önce yapılan görüşmelerinizde Rojava ile burası arasında bir sınır kapısının açılmasının önündeki engellerden biri olarak Bağdat hükümetinin onay vermemesi gösterilmişti. Bu hususta Bağdat yeşil ışık yaktı mı?

Biz gündeme getirmedik. Belki söylenen kapı Ömer Sınır Kapısıdır. Ömer Kapısı üzerine özel bir gündem olarak konuşmadık. Ama genelde 'siz ne isterseniz biz size yardım etmeye hazırız' dediler. Bu da sınır kapısı da eğer istenirse o da bunun içindedir. Bu durum biraz bize bağlı.

SUK Bağdat'ın kapısını çoktan çalmış

Soru: Bağdat hükümeti Suriye'deki muhalefeti muhatap alırken Suriye'nin içerideki muhalefeti Heyeti Tensiq'ı mı muhatap alıyor yoksa Suriye Ulusal Konseyi'ni (SUK) mi?

Yok, yok. Bazı şeyler var, kamuoyunun bunları iyi bilmesini istiyorum. Belki oraya en son giden biziz. Bizden önce herkes gitmiş. Birçok heyet gitmiş. ENKS de gitmiş, Suriye Ulusal Konseyi de gitmiş. Herkesle de görüşme yapmışlar. Biz Heyete Tensiq belki en son gidenleriz. O da Mam Celal'in davetiyle oldu. O davet olmasaydı belki biz yine gitmezdik.

"Avrupa Suriye'de Kürtlerin varlığından dahi haberdar değildi"

SORU: Bağdat görüşmesinden önce sizin Rusya ve AB ülkelerinde de bir dizi görüşmeleriniz oldu. Bu görüşmelerde PYD veya Desteya Bilind olarak bundan sonrası için resmi muhattap kabul edilme gibi bir durum ortaya çıktı mı? Bu görüşmelerinizden ne tür sonuçlar elde ettiniz?

Biz Avrupa'daki gezide çok şey gördük, tanıdık. Hatta öyle ki onlardan birçoğunun Suriye'de Kürtlerin olduğundan dahi haberdar olmadığı gördük. Bazıları orada Kürtlerin varlığından ve demokratik haklarını elde etmek için mücadele içinde olduğundan dahi haberleri yoktu. Demek ki, oralarda Kürtler olarak çok ciddi bir çalışma yapmamışız. Birçok devlette, özellikle de İskandinavya devletlerinde akademisyenlere bazı toplantılar yaptık. Desteya Bilind'ı anlatmak için. Görüşmelerimizin çoğu bu yönlüydü. İskandinavya ülkelerinde, Almanya'da, İsviçre'de görüşmelerimiz oldu. Özellikle de AB parlamentosunda bazı görüşmelerimiz oldu. Onlardan çoğu Suriye'deki Kürtlerden haberdar değildi. Onların gözünde iki Kürt var; biri işte Güneyde, petrolü olan, Arap şeyhleri gibi zengin Kürtler. Bir diğeriyse işte Kuzey'de, PKK, "terörist" Kürtler. Bunların dışında hiçbir Kürdü tanımıyorlar. Biz Kürtlere dair zihinlerinde oluşturulan bu zihniyeti kırmaya çalıştık. İşte Kürtlerin ne Araplar gibi parası çok olup da ne yapacağını bilemeyen bir halk olduğunu ne de terörist olduğunu anlatmaya çalıştık. Bu Türklerin bakışıdır. Türk devleti insanlara bu yaklaşımı aşılamaya çalışıyor. Biz elimizden geldikçe bu yaklaşımı düzeltmeye çalıştık. İşte "Kürtler dört parçada varlar. Rojava'da da varlar. Şu şekilde hakları var. Suriye'nin demokrasi sorunlarının çözülmesi için Kürtlerin de sorunlarının çözülmesi gerekir" gibi konuları orada anlatmaya çalıştık.

'Kürtlerin tek meşru temsilcisi Kürt Yüksek Konseyidir'

Yaklaşık bir ay sonra Kahir'de "'Suriye'nin Dostları" adı altında bir toplantı yapılacak. Bu toplantıya ilişkin olarak Abdulbasit Seyda ENKS'nin Kürtler adına bu toplantıya katılacağını söyledi. Bir de ENKS içinde dört parti birlik oluşturdu. Siz bu partilerin birleşmesini ve Kahire'deki toplantıya Kürtler adına katılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şimdi, biz eskidende söylüyorduk, bu kaç seferdir tekrarlıyoruz da; Kürtler ile ilişki kurmak isteyen kim varsa, Desteya Bılınd var. Desteya Bılınd tüm Kürtleri temsil ediyor. Desteya Bılınd'ın dışında kimse Kürtleri temsil etmiyor. Kendimizi kandırmayalım. Biz kabul etmeyiz, Desteye Bılınd'ın dışında kimsenin Kürtlerin temsilcisi diye bir yerlerde yer almasını kabul etmeyiz. Bugünde o söylediğiniz toplantıya biz Desteya Bılınd olarak varız. Biz Desteye Bılınd olarak katılmaya hazırdık. İllede PYD veya başka bir parti adıyla katılmaya da gerek yok. Desteya Bılınd Rojava'nın iradesidir. Eğer bir milyon 2 yüz bin insan çıkıp diyorsa 'Desteya Bılınd benim temsilcimdir' o zaman sen de buna saygılı olmalısın. Kimse oyun yapmaya çalışmasın.

Dört partinin birleşmesine ilişkin ise; biz dört değil, bütün partilerin birleşmesinden yanayız. Birlikten insan rahatsız olmaz. Ama birlik de bu halk için iyi birşeyler yapmalı. Birliği daha fazla kötülük yapmak için yapmamalıyız. Biz bu 16 partinin hepsinin tek bir parti olmasını dahi istiyoruz. 16 partiyle tek tek görüşmek yerine bir veya iki partiyle görüşmek daha kolay olurdu. Birlik birşeyi kötü yoldan çıkarmak içinse iyidir. Bu partilerin birliğininde bu amaçla olmasını diliyoruz.

Kürtleri açlıkla dize getirmeye çalışıyorlar

SORU: Suriye halkının genelde olduğu kadar Rojava halkının da temel gıda maddeleri başta olmak üzere birçok konuda acil yardıma ihtiyacı olduğu haberleri basına yansımaya başladı. Rojava'da durum şu an nedir? Halkın acilen ihtiyaç duyduğu şeyler neler?

Evet, durumlar gerçekten kötü. İki yönden kötü. Birincisi maddi olarak gıda maddeleri tükenmeye başladı. Diğeri de mazot, benzin vs yok. Tarım olmuyor. Ekim işlerini yapan traktör vs hepsi mazotla, benzinle çalışıyor. Onlar olmayınca ekim de olmuyor. Bunlar çok bilinçli yürütülüyor. Kuzeyden sınırı kapatmışlar, bırakmıyorlar birşey geçsin. Güneyden de, dün bilgi elmize ulaştı. Cizire halkı için 50 tanker yakacak gönderilmiş. Ama silahlı çeteler onlardan 10 tanesine el koymuş. Götürüp kendi aralarında dağıtmışlar. Diğer 40 tankeri de götürüp Hama'da dağıtmışlar. Sırf Kürtlere ulaşmasın diye. Kürtler üzerinde bir ambargo var. Kürtleri açlıkla terbiye etmeye çalışıyorlar. Biz onlara şunu söylemek istiyoruz. Kürtler açlıkla dize getirilemezler. Biz direnişimizi sürdürüyoruz. Ağaçların yapraklarını yememiz gerekirse, onu yer yine direnmeye devam ederiz. Kim ki Kürtleri açlıkla, ambargoyla, kuşatmayla dize getirmeye çalışsa, pişman olur. Çünkü 50 milyon Kürdün hepsi arkamızda. Bunu iyi bilsinler. Bizi biraz daha daraltırlarsa bunun sonuçları da önümüzdeki günlerde çıkar. Biz öyle eli kolu bağlı bir şekilde birilerinin insafına ve minnetine kalmış değiliz. Kuşatma devam ederse eğer başka sonuçlara yol açar.

Halkın çok acil yardıma ihtiyacı var

SORU: Halkın acilen ihtiyaç duyduğu şeyler neler?

İki şey var. Her şeyden önce mazota ihtiyaç var. İkincisi de erzak. Bunlar ihtiyaç duyulan en acil şeyler. Tabi ilaç gerek, çocuklar için süt vs bunların hepsi gerekiyor. Ama şimdi en acilen mazot ve temel gıda maddeleri gerekiyor.

Barzani sınır kapısının açılmamasına sessiz kalmamalı

SORU: Güney ile Rojava arasında bir sınır kapısının açılmasına ilişkin Barzani'nin talimat verdiği Federal Kürdistan basınında yer alıyor. Böylesi bir şey size de yansıdı mı?

Kak Mesut eskiden de bize söz vermişti. Destek sözü de vermişti. Bu halkın meselesidir. Filan bevan partinin meselesi değil. O bize "Halkımıza yardım edeceğiz. Elimizden ne gelirse yapacağız" demişti. Şimdiye kadar kapının açılmamasında dahi ben bir yanlışlığın olduğunu düşünüyorum. Bu durum karşısında Kak Mesut'un sessiz kalmaması lazım. Halkı desteklemesi gerekir. Halkın ondan büyük beklentileri var. Bizim de ondan beklentilerimiz var. Onun bize verdiği sözlere göre halkın bu sıkıntının içinde olmaması lazımdı.

SORU: Son olarak belirtmek istediğiniz bir husus veya Rojava halkının durumuna ilişkin yapmak istediğiniz bir çağrı var mı?

Çağrımız şudur; biz gerçekten halkımızın darlıklarını görüyoruz. Elimizden ne geliyorsa sonuna kadar da yapacağız. Biz kimsenin emrinde değiliz. Öyle bizim Bağdat'a gidişimiz üzerine de çok konuşuldu. Herşeyden önce şunu söyleyeyim. Bizim Bağdat'a gidişimiz tamamen Mam Celal'in daveti üzerine oldu. Ama maalesef Mam Celal'in durumunu hepiniz gördünüz. Kendisine tekrar buradan şifa diliyorum. Ama şunu da eklemek istiyorum. Bir kişiyle ilişki kurarken, herkesten daha çok halkımızın çıkarlarını düşündümüzü söyleyebilirim. Biz halkımızı öyle kolay kolay da satmayız. Şimdiye kadar ki pratiğimiz de bunu gösterdi. Bundan dolayı halkımızın kalbi rahat olsun.  / Diha
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.