Yüksekova Güncel

Acılarla dolu bir göç hikayesi...

Güncel

1993 yılında köylerinin yakılmasından sonra önce Manisa sonra da İzmir'e göç eden Aslan ailesi, yaşadıkları acıyı ve göç hikayeleri anlattı. Köyü koruculara bırakarak geldiklerini belirten aile, yıllarca çok acı çektiklerini ifade etti.

 90'lı yıllarda devletin Kürt sorununda uyguladığı zor ve baskı politikası ile birlikte köyleri yakılan ve zorla göçertilen yurttaşlar, aradan geçen onlarca yıla rağmen yaşadıklarını unutamıyor. Köyleri boşaltılan, evsiz kalan aileler, göç ettikleri yerde bir kez daha mağdur oldu. 1993 yılında Mardin'in Kızıltepe ilçesi Ulu (Izer) köyünün boşaltılmasından sonra önce Manisa sonra da İzmir'e göç eden Aslan Ailesi, yaşadıkları trajediyi anlattı. "Şimdi değil de, ilk geldiğimizde çok çektik" diyen Nuri Aslan, yüzündeki öfke ve çaresizlik karışımı duygu ile yaşadıklarını anlatmaya başlıyor. 

'Cenazeleri köy meydanında soydular'

"1993 yılının Mart ayı" diyor Aslan, "Aslında her vakit gelirlerdi. Bizi sıraya dizip, hakaret ederlerdi. Dayak, küfür ne desen vardı" diyerek, olayları bir daha yaşıyormuş gibi duraklayarak konuşuyor. Köylerine askerlerin sık sık geldiğini ve sürekli olarak hakarete uğradıklarını belirten Aslan, askerler ve 3 PKK'li arasında çatışma yaşandığını dile getirdi. 3 PKK'liden 2'sinin kadın olduğunu ifade eden Aslan, "Bir kadın gerilla bizim kapımızda öldürüldü. Diğer ikiside üzerlerinde bulunan silahlarla kendilerini öldürdüler. Daha sonra askerler gerillaların cenazesini köy meydanına getirerek, üzerlerinde bulunan kıyafetleri çıkardılar. Bize 'bakın bunlar Ermenidir' diyorlardı. Sonra köyde bulunan 12 evi içindeki hayvanlarla birlikte yaktılar" dedi. 

'Köyü PKK'liler yaktı diye imza atın'

"Evler kimsenin umurunda değildi" diyen Aslan ,"Hepimizi sıraya koydular, tarayacaklardı, başka bir asker geldi 'bunların suçu nedir' dedi ve bırakmadı" diye anlatıyor. Öldürülen 3 PKK'linin bir çukur kazılarak toplu olarak gömüldüğünü anlatan Aslan, askerlerin köyden gitmesiyle birlikte çukurdaki cenazeleri çıkarıp yıkadıktan sonra yan yana gömdüklerini ifade etti. Olayların ardından karakol komutanlığı tarafından karakola çağrılarak PKK'lilerin köylerini yaktığına dair imza atmaları gerektğinin söylendiğini dile getiren Aslan, "Bizim köyden yaşlı bir amca gitti. Onlara köyü gerillanın değil, askerin yaktığını söyledi. Onlar da yaşlı amcayı döverek köye gönderdiler" diye konuştu. 

Köy koruculara, onlar gurbete

Yaşadıklarından sonra köyde barınamayacakları için köyü koruculara bırakarak terk etmek zorunda kaldıklarını anlatan Aslan, "Önce Manisa'ya geldik. Geldiğimiz zaman üzerimizde ceketimizden başka bir şey yoktu. İstasyonun yanında bir ev kiraladık. Bit pazarına gittik. Bize gerekli bir kaç eşya aldık. Evimiz istasyonun yanındaydı. Tren geçtiği zaman çocuklarımız bağıyordu, askerler geldi diye. Baktık olmuyor, o evden çıktık başka bir eve gittik" diyor. Ev bulma konusunda çok zorlandıklarını anlatan Aslan, 7 yıl çadırda yaşadıklarını dile getirdi. Daha sonra Manisa'da ev kiraladıklarını anlatan Aslan, "Kardeşim bir gün eve koşarak geldi. Çocuklar peşinde, 'Mardin'li teröristler" diyerek taşlarla peşine verdiler. Biz çok çektik. Bizlere 'terörist' diyerek evlerden çıkarıyorlardı" şeklinde konuştu. 

'Köyüm gözümün önüne hep geliyor'

Manisa'dan sonra İzmir'e geldiklerini anlatan Aslan, İzmir'de tarım işçiliği ile uğraştıklarını ifade etti. Manisa'ya yaz aylarında gittiklerini anlatan Aslan, "Manisa'da kazandığımız bizi ancak kışta idare ediyor. Köyüm gözümün önüne hep geliyor. Ama yapacağım bir şey yok. Evim yıkık. Köyde ev yapmak için param bile yok. Bahçemi zaten korucular işletiyorlar. Köyümüzde korucular var şimdi. Gitsem ne yapacam bu saatten sonra" dedi. 

Unutmak isteyen kadınlar 

Yaşanılan acıları unutmak ister gibi konuşmasını kısa kesen Asiye Aslan ise, şöyle konuştu: "Köyümüzü yaktılar, bize hiç bir şey bırakmadılar. Ben ne söyleyeyim. Çocuklarımla çok açlık çektik buralarda. Her şeyimizi yaktılar. Allah bırakmasın hakkımızı. Köyümüzde evimiz yok gidelim. Milletin evlerinde oturuyoruz. Milletin işinde çalışıyoruz. Kendi köyümüz vardı, evimiz vardı. Kendi topraklarımız vardı."DİHA
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.