Yüksekova Güncel

Ahmet Türk: ‘Kürt sorunu benim, çözüm için yol haritası hâlâ açıklanmadı’

Güncel

Konuşmasına geçmiş deneyimlere değinerek başlayan Ahmet Türk, Paris Kürt Konferansı’na katıldıkları için CHP’den ihraç edildiklerini hatırlattı.

Bu süreçte yeni bir siyasi oluşum kurmak için çaba gösterdiklerini belirten Türk, “Kürtler sahip çıktı. Bu güne kadar 8 partimiz kapatıldı.

Hep Kürt ve Türk halkının ortak değerlerde buluşmasını, özgür ve demokratik bir geleceği savunduk. Çoğu arkadaşımız faili meçhul cinayetlerle ortadan kaldırıldı. Ancak ortak bir mücadeleyi büyütme kararı aldık. Bugün de böyle davranıyoruz” dedi.

‘Özal silahla çözüm olmaz demişti’

Türk, 1993 yılında Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere Şam’a gitme girişimlerini de anlattı. Bu süreçte dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile görüştüklerini belirten Türk, Özal’ın “silahla çözüm olmaz, demokratik siyaseti büyütmek gerekir” mesajı verdiğini belirterek şöyle konuştu:

“Ben Süleyman Demirel gibi korkak değilim, askerlerle de konuşuyorum. Herkes gelip bir dilekçe verecek ve dilekçeler zarfın içinde kapalı olacak. 5 yıl içinde suç işlemediği taktirde bu zarflar açılmadan ortadan kaldırılacak. Hatta şunu da rica etti; “giderseniz, Anavatan Partisi’nden yani bizim gruptan birkaç arkadaşı da götürürseniz sizler için iyi olur” diye de bir istemi oldu. Ancak o arkadaşlar gelme cesareti gösteremediler. Bunu şunun için anlattım. Henüz bir süreç yokken nelerin yapılabileceğini, somut önerilerin ne olacağını, yol haritasının ne olacağını ifade etmeye için bunu söyledim.”

“Yol haritası hâlâ bilinmiyor’

Son dönemde yürütülen görüşmelere rağmen somut bir yol haritasının açıklanmadığını vurgulayan Ahmet Türk, “27 Şubat’tan beri Sayın Öcalan’ın açıklamasından sonra birçok üst düzey görüşme yapılmasına rağmen yol haritası nedir, neler yapılmak isteniyor, bizden beklenti nedir, kendileri ne düşünüyor henüz bunu öğrenmiş değiliz” dedi.

Kürt siyasetinin sürece zarar vermeyeceğini belirten Türk, buna karşın toplumda güvensizlik oluştuğunu ifade ederek, “Elbette bu sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için Kürt siyaseti olarak sabırla bekleyeceğiz, izleyeceğiz. Bu süreci bozan Kürtler olmayacak. Ama toplumda da bir güvensizliğin geliştiğini de görüyoruz. Umut ediyorum ki bu süreç başarıya ulaşır ve toplumsal barış önündeki engeller kalkar” diye konuştu.

Ahmet Türk, sürecin başarıya ulaşması için Türkiye’deki demokratik kesimlerin ve sosyalistlerin desteğine ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Kürt sorunu benim’

Konferansın bir adım atılması için hükümet üzerinde baskı oluşturulması gerektiğini dile getiren Türk, bu tür toplantıların etkili olabileceğini belirtti. ‘Kürtler ne ister diyorlar” diyen Türk, ““Ben Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum. Ama kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim. Biz yaşamımız boyunca bölücü olmadık. Demokratik siyasete inandık” dedi.

Coşkun: ‘Yeni bir ‘biz’ tasavvuruna ihtiyaç var’

Katılımcıları Kürtçe selamlayan Vahap Coşkun ise, Kürtçenin eğitim ve resmi dil olması için Kürtçenin bu tür organizasyonlarda kullanılması gerektiğine dikkat çekti. Sürece dönük itirazlara değinen Coşkun, şöyle konuştu:

“Sürece doğrudan karşıtlık belirten itirazlar var. Bunun devlet için yıkım olacağını söylerler. Topluma korku pompalarlar. Sürecin taraflarını ve destekleyenleri hedefe koyarlar. İkincisi ise daha ince itirazlardır. Bir kısmı süreç içerisindeki muhtemelen kaygıları içerir.
Kürt sorunu demokratikleşmeyle ilgili bir durum. Türkiye’nin özgürlük ve demokratikleşmesi Kürt sorununun çözümüne bağlıdır. Kürt sorunu var oldukça Türkiye resmi ya da fili OHAL süreci yaşıyor. Yeni bir ‘biz’ tasavvuruna ihtiyaç var. Bu ‘biz’ kapsayıcı mı demokratik mi?”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.