Yüksekova Güncel

'AKP uçak kaldırırken 34 yurttaşın katledilmesi için kaldırdı'

Güncel

Boğaziçi Üniversitesi Kürt Dili ve Tarihi Komisyonu (Komîsyona Ziman û Dîroka Kurdan a Zanîngeha Bogazîciyê) tarafından düzenlenen panelde, geçtiğimiz yıl 28 Aralık'ta Şırnak'ın Uludere İlçesi Roboski köyünde savaş uçaklarıyla katledilen çoğu çocuk 34 yurttaş anıldı.

 Roboski katliamını yaşayanlardan Faruk Encü, katliamı "Sanki aksiyon filmleri çekiliyordu" diye anlatırken, "İki saat boyunca cenazelerimiz karın üstündeydi. Onlar şunu bilsinler; çocuklarımızı katledenleri buluna kadar mücadelemize devam edeceğiz" dedi. Boğaziçi Üniversitesi'nden Nazan Üstündağ ise, "Ancak AKP uçak kaldırırken 34 yurttaşın katledilmesi için kaldırıldı” diye konuştu.

Boğaziçi Üniversitesi Kürt Dili ve Tarihi Komisyonu (Komîsyona Ziman û Dîroka Kurdan a Zanîngeha Bogazîciyê) tarafından düzenlenen panelde, geçtiğimiz yıl 28 Aralık'ta Şırnak'ın Uludere İlçesi Roboski köyünde savaş uçaklarıyla katledilen çoğu çocuk 34 yurttaş anıldı. Panele, BDP İstanbul İl Eş Başkanı Asiye Kolçak, Roboskî köyünden ve katliamın tanıklarından Faruk Encü, Boğaziçi Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Nazan Üstündağ ve İnsan Hakları Derneği'nden (İHD) Av. Rıza Dalkılıç konuşmacı olarak katıldı.

'Aksiyon filmi çekiliyor gibiydi!'

Katliamdan bugüne devletin Roboskililere herhangi bir yardımda bulunmadığını kaydeden Faruk Encü, "Devlet bunun üzerine baskı ve tutuklama yaptı. Bize para vererek sesimizi kısmak istiyor. Orada yaşayan insanlar barış istiyor. Bize para vereceklerine annelerimize barışı hediye etsinler. Annelerin gözyaşlarını görmek istemiyoruz" dedi. Olayın ilk gününden bu yana bazı sivil toplum örgütleri ile BDP'nin her zaman yanlarında olduğunu belirten Encü, ancak devletin kendilerini "terörist" olarak gördüğünü ve dışladığını söyledi. Roboskî'de, kaçakçılık yapmanın dışında herhangi bir alternatiflerinin olmadığını dile getiren Encü, "Ailemizin yarısı bu tarafta diğer yarısı öbür tarafta. Biz 90 yıldır bu sınırları tanımıyoruz. Daha önce atalarımız bu işi yaptı. Bizler de devam edeceğiz" diye konuştu.

‘Kaçabilecekleri yerler askerler tarafından kesilmişti’

Katliam gecesinde karakola haber verildiğini belirten Encü, "Birinci bombalamada 11 kişi hayatını kaybetti. İkinci bombalamada ise herkesi aradık, ancak herkesin telefonu kapalıydı. Kaçakçıların kaçabileceği yerler askerler tarafından kesilmişti. Askerler aydınlatma fişeği attı. İkinci bombalamadan sonra askerler üslerine geri döndü" dedi. Bombalamanın olduğu yerin iki dağ arası olduğunu belirten Encü, "16 kişi kendini taşların altına saklıyordu ve sanki bir dağ diğer dağın üzerine yıkılmış gibiydi. Ambulansların gelmesini engellediler. 13 yaralımız vardı. Helikopter başımızın üzerinden gidip geliyordu. Sanki aksiyon filmleri çekiliyordu. İki saat boyunca cenazelerimiz karın üstündeydi ve helikopter bize yardım etmedi. Sürekli bizi tehdit etti. Onlar da şunu bilsinler, çocuklarımızı katledenleri buluna kadar mücadelemize devam edeceğiz" dedi. Encü, son olarak 28 Aralık günü duyarlı tüm kesimleri Roboski'ye beklediklerini söyledi.

'Medya katliama ortak oldu'

Roboski'nin ilk katliam olmadığını ve son da olmayacağını belirten Av. Rıza Dalkılıç, "Asimilasyon ile farklı kimliklerdeki insanlar tek tipleştiriliyor. Karşı çıkanlara ise soykırım uygulanıyor. Roboski katliamı da bunun devamıdır. Bu, sistematik devlet politikasıdır" dedi. Katliam tarihinde ilk önce devletin karakterine bakılması gerektiğine işaret eden Asiye Kolçak ise, Türkiye'nin geçmişinin katliamlar ile dolu olduğunu dile getirdi. Roboski katliamının medya ile işbirliği sonucu yapılan bir katliam olduğunu aktaran Kolçak, "Basın ilk önce bunu görmezden geliyor. Basının dili de ölümler üzerine kuruludur. Basın burada, askerin katliamına sessiz kaldı ve katliama ortak oldu. Roboski'de barış katledildi" diye konuştu.

'Katliamın sorumlusu bizleriz'

Yapılan katliamları meşrulaştıranın toplumun sessizliği olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Nazan Üstündağ, "Ermenilere karşı soykırım düzenlendi, toplum duyarsız kaldı. Ermenilerin başına ne geldiyse bugün Kürtlerin ve Alevilerin başına geliyor. Nerede yanlış yapıyoruz, neden bu katliamları durduramıyoruz. Bunların sorumlusu bizleriz" dedi. Devletin katliamları artık saklayamadığını ve herkesin gözü önünde katliamlar yaptığına dikkat çeken Üstündağ, "Göz göre göre dünyayı nasıl ayrıştırıyorlar. Roboski bir dönüm noktasıdır. Bu devamlılığı çıplak bir gözle yüzümüze vurdular. Bu bütün muhaliflerin, inançlı kesimlerin ve herkesin dönüm noktasıdır" diye konuştu. Faşizmin artık Türkiye'ye de geldiğini söyleyen Üstündağ, toplumun faşizme karşı mücadele etmesi gerektiğine vurgu yaptı. AKP'nin Roboskî katliamını bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yaptığını ifade eden Üstündağ, "Orada belki onları gerilla sanarak katletmiş olabilir. Ancak AKP uçak kaldırırken 34 yurttaşın katledilmesi için kaldırıldı. Türkiye devleti, Kürtleri öldürdükçe güçleneceğini sanıyor. Ancak Kürtleri öldürerek güçlenemez" diye konuştu. / Diha
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.