Yüksekova Güncel

AYM’den Kürtçe kitap yasakları için ihlal kararı

Güncel

Anayasa Mahkemesi, aralarında “Kürdistan Tarihi”, “Kürtler ve Kürdistan”, “1880 Kürt Ayaklanması” ve “Kürt Ulusal Hareketi” adlı eserlerin de bulunduğu, Avesta Yayınları tarafından yayımlanan kitaplara yönelik toplatma, basım, dağıtım ve satış yasaklarını ifade ve basın özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirdi.

AYM Genel Kurulu’nun 16 Aralık 2025 tarihli kararında, Avesta Yayınları’nın başvurularına konu olan beş kitap da yer aldı.

Bunlar Andrew Collins’in “Meleklerin Küllerinden-Günahkâr Bir Irkın Yasaklanmış Mirası”, Abdurrahman Qasimlo’nun “Kürtler ve Kürdistan”, Celîlê Celîl’in “1880 Kürt Ayaklanması”, Chris Kutschera’nın “Kürt Ulusal Hareketi” ve Lazarev & Mihoyan’ın “Kürdistan Tarihi” adlı eserleri oldu. “Kürtler ve Kürdistan”, “1880 Kürt Ayaklanması” ve “Kürt Ulusal Hareketi” kitapları hakkında 2018’de Çukurca’da toplatma, basım, çoğaltma, dağıtım ve satış yasağı kararı verilmişti. Karara yapılan itiraz da reddedilmişti.

“Kürdistan Tarihi” ise Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine 2018’de toplatılmış, kitabın basımı, çoğaltılması, dağıtımı ve satışına da yasak getirilmişti.

“Yasaklar kalıcı sansüre dönüşemez”

T24’ten Namık Durukan’ın haberine göre, Mahkemenin kararındaki temel değerlendirme, yayınların içeriğinden ziyade bu yayınlara yönelik müdahalenin hukuki dayanağı üzerine kuruldu. AYM, Türkiye’de basılmış eserler açısından uygulanan toplatma, basım, çoğaltma, dağıtım ve satış yasaklarının dayandırıldığı düzenlemelerin somut olaylarda gerekli kanunilik şartını karşılamadığı sonucuna ulaştı. Mahkeme ayrıca koruma tedbiri olarak başlayan toplatma kararlarının uzun süre devam ettirilerek ceza yargılamasından bağımsız, kalıcı yasaklara dönüşemeyeceğine dikkat çekti.

Mahkemenin değerlendirmesine göre, basılmış eserlerle ilgili suç soruşturmalarında kanunda öngörülen sürelerin geçirilmesi veya soruşturma ve kovuşturmanın yürütülmemesi durumunda toplatma tedbirinin devam ettirilmesi, tedbiri geçici bir koruma aracından çıkarıp nihai bir yaptırım niteliğine dönüştürüyor.

Kararın merkezinde yöntemi var

AYM kararının önemli bir hukuki ayrıntısı da burada ortaya çıkıyor. Mahkeme, “Kürdistan” sözcüğünün tek başına suç olmadığına ilişkin olarak ayrıca ve doğrudan bir hüküm kurmadı. Karar, “Kürdistan” ifadesini taşıyan kitaplar da dahil olmak üzere başvuruya konu yayınların toplatılması ve yasaklanması sırasında uygulanan yöntemin Anayasa’nın kanunilik şartını karşılamadığı tespitine dayanıyor. Bununla birlikte kararın, “Kürdistan” ifadesini taşıyan kitapların yalnızca bu tür yayınlara yönelik yasaklama kararlarıyla yıllarca dolaşımdan çıkarılmasının Anayasa’nın ifade ve basın özgürlüğü güvenceleri bakımından sürdürülemeyeceği yönünde önemli bir hukuki sonuç ortaya çıkardığı görülüyor.

Mahkeme, başvurucuların Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi. Karar oyçokluğuyla alınırken, üye Ömer Çınar karşı oy kullandı.

Avesta’ya manevi tazminat

AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla ilgili mahkemelere yeniden yargılama yapılmak üzere kararın gönderilmesine hükmetti. Ayrıca başvuruculara ekli listelerde belirtilen miktarlarda manevi tazminat ödenmesine ve yargılama giderlerinin karşılanmasına karar verildi.

Böylece yıllardır toplatma ve yasaklama kararları nedeniyle dolaşımdan çıkarılan eserler bakımından yerel mahkemelerin önünde yeni bir hukuki süreç başlamasının yolu açılmış oldu.

Keskin: Çeyrek yüzyıldır bunlarla uğraşıyoruz

Avesta Yayınları Yönetmeni Abdullah Keskin, kararın ardından yaptığı değerlendirmede söz konusu kitapların her birinin ayrı bir hikâyesi bulunduğunu belirterek, eserlerin önemli bölümünün 2000’li yılların başında yayımlandığını ve yıllar boyunca yasaklama, toplatma, soruşturma ve el koyma kararlarıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Keskin, yayınevinin yaklaşık çeyrek yüzyıldır kitapların dağıtım ve tanıtımından çok bu tür hukuki ve idari işlemlerle uğraşmak zorunda kaldığını belirterek, yasaklamaların yalnızca yayınevlerini değil, kitapları bulunduran okurları ve kitabevlerini de etkilediğini ifade etti.

Keskin, AYM kararının yıllar süren mücadelenin ardından geldiğini belirterek, bu tür uygulamaların sona ermesini ve yayınevlerinin enerjilerini yeniden yayıncılık faaliyetlerine yöneltebilmesini umduğunu söyledi.

“Kitap yasaklama utancından kurtulalım”

Avesta Yayınları da kararın ardından yaptığı açıklamada, AYM’nin yasaklama ve toplatma kararlarını ifade ve basın özgürlüğüne aykırı bulduğunu vurguladı. Yayınevi, yeniden yargılama ve manevi tazminat kararının, toplatma ve yasaklama uygulamalarına karşı ifade ve yayımlama özgürlüğünün korunması açısından emsal oluşturduğunu belirtti.

AYM’nin kararı, özellikle “Kürdistan” ve Kürt tarihi üzerine yayımlanan eserlerin yıllarca toplatma ve satış yasaklarıyla karşı karşıya kalması bakımından dikkat çekici bir hukuki dönüm noktası oluştururken, mahkemenin gerekçesi doğrudan “Kürdistan” ifadesinin suç olup olmadığına değil, yayınlara yönelik yasaklamaların kanunilik ve ifade özgürlüğü sınırlarına odaklandı.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.