Yüksekova Güncel

'Biberine gazına copuna sopasına…'

Güncel

Taksim Gezi Parkı'nın yok edilmeye çalışılmasıyla başlayan direniş eylemcilerin yaratıcılıklarını gün yüzüne çıkardı.

 Direnişin başladığı günden bu yana eylemciler kendilerine yönelik polis şiddetine karşı dururken, bir taraftan da Başbakan'ın tüm açıklamalarına yaratıcı şarkılar ve sloganlarla yanıt verdi. Eylemcilerin bu yaratıcılığı sonucunda internet üzerinden yayınlanan 30 parçadan oluşan "Çapulcu Şarkılar" albümü ortaya çıktı. 

Taksim Gezi Parkı direnişi, örgütlenme tarzı ve her geçen gün eylemleri yaratılan slogan ve eylem biçimiyle şaşırtmaya devam ediyor. Eylemciler, direnişin ilk gününden bu yana hem polis şiddetine karşı direndiler hem de eylemlerini boşa çıkarmak için açıklamalar yapan siyasilerin açıklamalarına slogan ve şarkılarla yanıt verdi. Başbakan'ın eylemcileri, "Üç beş çapulcu" olarak nitelendirmesi ve polis şiddeti üzerine eylemciler birçok şarkı yazarak besteledi. Eylemcilerin bu yaratıcılığı sonucunda internet üzerinden yayınlanan 30 parçadan oluşan "Çapulcu Şarkılar" ortaya çıktı. Bu albüm içerisinde, Kardeş Türküler, Duman, Marsis, Grup Yorum, ODTÜ Klasik Türk Müziği Topluluğu, Hacettepe Öğrencileri, Boğaziçi Caz Korosu gibi birçok kişi ve grubun gezi eylemeleri için yaptıkları parçalar bulunuyor. Albüm için derlenen parçalar, "capulcular.bandcam.com" adresinden dinleyicilerle buluşuyor.

'Jopuna gazına Eyvallah'

İnternette yayınlandığı günden bu yana çokça paylaşılan eserlerden biri olan Boğaziçi Caz Korosu'un şarkısı, "Çapulcu musun vay vay / Eylemci misin vay vay/ Gaz maskesi ala benziyor/ Biber gazı bala benziyor/ Benim TOMA'm bana sıkıyor/ bulunur bi çare halk ayaktadır/ Taksim yolunda barikattadır" sözlerinden oluşuyor. Karadeniz müziğinin önemli gruplarından biri olan Marsis'de "Oy oy Recebum" isimli Karadeniz aksanıyla yaptıkları parça şu şekilde: "Oyle yaparum dedun/ Boyle yaparum dedun/ Böyle satarum dedun böyle yıkarum dedin/ Körmiydi gözlerin oy oy Recebum bizi niye görmedun/ görmeyince gözlerin oy oy recebum / Biz dur dedukça vurdun eşkiya deyup durdun/ Çapulcu deyup durdun/Gün gelir hesap sorar oy oy Recabum/ Çapulcu dedukların." Farklı müzik tarzıyla gençlerin büyük ilgi gösterdiği gruplardan Duman ise, "Biberine gazına copuna sopasına tekmelerin hasına eyvallah" diyor. 

'Gel yavaş gel yerler yaş'

Başabakan'ın tencere tava çalma eylemlerine karşı "Tencere tava hep aynı hava" tabirini kullanması üzerine Kardeş Türküler ellerine tencere tava alarak yanıt verdi. "Satamayınca gölgelerini sattılar ormanları/Devirdiler kapladılar sinemaları meydanları/Her tarafın AVM'den/Geçesim yok bu köprüden/Ne oldu bizim şehre ne oldu/ Hormonlu bina doldu/Amanın aman bıktık valla/ Amman amman şiştik valla/ bu ne kibir bu ne öfke/ Gel yavaş gel yerler yaş" sözlerinden oluşan parçanın oluşum sürecini Kardeş Türküler'den Ayhan Akkaya, DİHA'ya anlattı. Sürecin Gezi Parkı ile başlamadığını, bunun son nokta olduğunu dile getiren Akkaya, "Sulukule'nin dönüşüm sürecinden itibaren çevremizde büyük rahatsızlık yaratan, iktidar partisinin vurdumduymaz uygulamalarının yarattığı birikimin sonucu diyebiliriz, 'Tencere Tava Havası' şarkımız için. İnsanların tepkilerinin kaale alınmamasının yarattığı tepkinin Emek Sineması'nın yıkılması, alkol düzenlemesi, 3. Köprü'ye verilen Yavuz Sultan Selim ismi ve en son da Gezi Parkı ile patlaması. Aslında yakın geçmişimizde yaşadığımız birçok uygulamaya duyulan rahatsızlıkların artık taşınamaz hale gelmesinin bir göstergesidir. Demokrasi, sadece seçim döneminden ya da seçim sandıklarından ibaret olamaz. Seçimde yüksek oyu alan, istediği uygulamayı hayata geçirebilir diye bir şey olamaz. Bizler, müzisyen olarak, tepkimizi bu şarkıyla dile getirdik. Başbakan'ın 'Tencere, tava, hep aynı hava!' şeklindeki, alternatif hareketleri hafife alan cümlesi çıkış noktamızı oluşturdu ve birkaç deneme sonrasında, onaylamadığımız, haksız uygulamaları ti'ye alan bu şarkı ortaya çıktı" dedi. 

Bu tür zamanlarda farklı bir enerji ortaya çıktığını anlatan Akkaya, bu süreçteki yaratıcılığı şu cümlelerle anlattı: "Bu tür zamanlarda, çok farklı bir enerji ortaya çıkabiliyor ve insanlar her zamankinden daha dayanışmacı, yaratıcı ve hızlı davranabiliyor. Surela Film'deki arkadaşlarımızın da yardımıyla birkaç gün içinde şarkı paylaşıma hazır hale geldi. Bu tür zamanlarda, her katılımcı kendi alanından çok yaratıcı etkinlikler/öneriler geliştirebilir. Müzik alanında da 'Çapulcu Şarkılar'ın hızla artmasına şaşırmamak gerekir."

'Bu süreçte demek ki oluyormuş dedik'

Yaşanan direnişle birlikte herkeste büyük bir güvenin oluştuğunu belirten Akkaya, "Bu süreçte, her şeyden önce hepimize büyük bir güven geldi. 'Demek ki oluyormuş' dedik. Bu, çok önemli. Bu aşamada, biraz önümüze bakmak ve bundan sonra neler olacağını, iyi planlamak gerekiyor. Dağınıklığa ve zafer sarhoşluğuna izin vermemek lazım. Bu, bizim hayatımız ve hayatımızla ilgili söz sahibi olmak da en temel hakkımız. Bu hakka sahip çıkmalıyız. Şimdi, tam da bunu göstermenin zamanı" dedi. DİHA
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.