Yüksekova Güncel

'Bu süreçte ırkçılığı aşılayan filmler kalkmalı'

Güncel

"Sinema ve barış" konulu panelde konuşan Film Arası dergisi yazarlarından Gökşen Aydemir, gelinen süreçte ırkçılığı aşılayan filmlerin yayından kalkması gerektiğini dile getirdi.

 Nar Bilim Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlen 3. Nar Film Festivali kapsamında Antep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde "Sinema ve barış" konulu panel düzenlendi. Panele yüzlerce öğrencinin yanı sıra çok sayıda akademisyen katıldı. Moderatörlüğünü Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Ali Sait Liman'ın yaptığı panele; yazar-eleştirmen Vecdi Sayar, Evrensel Kültür Dergisi Yazı İşleri Müdürü Nuray Sancar, Film Arası dergisinin yazarlarından Gökşen Aydemir konuşmacı olarak katıldı. Panelde ilk olarak söz alan Evrensel Yazı İşleri Müdürü Sancar, sinemada barış deyince akla ilk savaşın geldiğini belirterek, sinema sektörünün tümünde aynı zihniyetle filmlerin üretilmediğini söyledi. Vietnam savaşının Hollywood sinemasında farklı bir şekilde işlediğini belirten Sancar, gerçekte Vietnam savaşının 3 yıl sürdüğünü ve Vietnam halkının gerçek bir mücadele verdiğini hatırlattı. Savaş filmlerine bakıldığında savaşın ne kadar kötü bir durum olduğunu vurgulayan Sancar, barışın sadece barış filmleri yapılarak gelmeyeceğini, bu paralelde toplumsal zihniyetin değişmesi gerektiğini vurguladı. Sancar, "Örnek olarak yaşadığımız ülkede 30 yıldır mücadele eden Kürt halkına doğru dürüst yer verilmedi. Bu konuda filmlerin olmaması çok kötü bir durumdur. Handan İpekçi ve Yeşim Ustaoğlu Türkiye'de Kürtler hakkındaki önyargıların yanlış olduğunu belirtmek için bazı eserler ortaya koydu. Ama bu yeterli değildir. Şu anda bilinmelidir ki, bu gün ülkede Kürtlere yönelik ırkçı filmlerin yapılmaması Kürtlerin verdiği mücadeleyle olmuştur" dedi. 

'Sinema toplumu yönlendiren bir mekanizmadır'


Ardından konuşan yazar-eleştirmen Vecdi Sayar ise, Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini belirterek, barış ve sinema arasında çok sıkı bir bağın olduğu değerlendirmesi yaptı. Sinemanın toplumu yansıttığı ve onu biçimlendiren bir kitle iletişim aracı olduğunu dile getiren Sayar, barışın kendilerinin hayatında çok temel bir durum olduğunu ifade etti. Sinemanın izleyicisini olumlu etkileyebildiği kadar olumsuz da etkilediğini aktaran Sayar, yıllardır dünyada bir çok yönetmenin barışı işlediğini ifade etti. Kimi yönetmenlerin bu durumu özgür bir şekilde kimilerinin de taraflı bir şekilde bu konuyu işlediğini söyleyen Sayar, şunları dile getirdi: "Genelde yönetmenler toplumsal empati eksikliğinin giderilmesi için barışı işlediler. Amerika sinemasında sistemi tamamen eleştiren bir yaklaşım yok. Sadece eksiklikler eleştiriliyor. Ama var olan siyasi durumu asla kökten eleştirmezler, onu kabul ederler. Sinema aynı zamanda toplumu yönlendiren bir mekanizmadır. Bu Nazilerde propaganda şeklindeydi. Sovyetlerde ise toplumsal gerçeklikleri göz önüne sermek için işlenirdi. Toplumsal gerçekliğe örnek verecek olursak, 'İki Dil Bir Bavul', 'Min Dit' ve Bûka Baranê gibi eserler verilebilir. Sinema, Türkiye'nin batı cephesinde bulunan bazı aydınların doğu cephesine bakış açısını değiştirebilir." 

'Türkiye'de sosyal gerçekleri yansıtan filmler yapılmıyor'

Film Arası dergisi yazarlarından Gökşen Aydemir de sinemanın siyasi iktidarın ideolojisi dahilinde geliştiğine vurgu yaparak, buna örnek olarak ise ABD ve Nazilerdeki sinemayı gösterdi. Yeşilçam Sineması'nın da bunlardan biri olduğunu belirten Aydemir, Türkiye'de sosyal gerçeklikleri yansıtan filmler yapılmadığını ifade etti. Türkiye'de sinemanın ne kadar bağımsız olduğunu tartışmaya açmak gerektiğini dile getiren Aydemir, "Genç Kürt yönetmenler 'Sinema olmasaydı dağa çıkardık' diyorlardı. Çünkü yıllardır katledilen bir halkın acılarını gösterebilecekleri bir ortamları yoktu. Son zamanlarda biraz olsun bunu işleyebildiler. Onlar Türkiye'de bağımsız bir sinema olmadığı için muhalif bir sinema yaratmak istiyorlar. Bu fırsat onlara tanınsa çok renkli ve güçlü bir ortam sağlayacaklardır. Bu da sinemanın toplumsal işlevinin yerine getirildiği bir konumunu alır. Artık gelinen bu süreçte ırkçılığı aşılayan filmlerin yayında kalkması gerekiyor" dedi. DİHA
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.