Yüksekova Güncel

Cumartesi Anneleri: Devlet terörü bugün de sürüyor

Güncel

Adalet arayışlarının 433'üncü haftasında Cumartesi Anneleri, Gezi direnişinde yurttaşlara yapılan polis müdahalesi ve tutuklamaları kınadı. Eylemde, "İnsanlarımızın yaşamına kasteden devlet terörü, hukuksuz gözaltı ve tutuklamalar OHAL dönemlerinde kalmadı, bugün de sürüyor" denildi.

 Cumartesi Anneleri, adalet arayışlarının 433'üncü haftasında bir kez daha Galatasaray Meydanı'nda biraraya gelerek, ellerinde karanfil ve kaybettikleri yakınlarının fotoğrafları ile "Failler belli kayıplar nerede?" pankartı açarak, kayıplar için adalet istedi. Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerinde, Mardin'de kaybedilişinin 17'nci yılında İsa Efe'nin akıbetini sordu. Eylemde ilk sözü, 1994 yılında kaybedilen Kenan Bilgin'in ağabeyi İrfan Bilgin aldı. Bilgin, Başbakan Erdoğan'ın, "Artık gençlerimiz ölmüyor, analar ağlamıyor" sözlerine tepki göstererek, Başbakan'a, "Son bir ayda 5 gencimizi katlettin. Bu analar ana değil mi?" diye sordu. AKP'ye oy veren yurttaşlara da seslenen Bilgin, "Savunmasız insanları katletsin diye mi oy verdiniz? Katleden polise mükafat versin diye mi oy verdiniz?" diye sordu. "Oğlumun kemiklerini bulmadan ölürsem beni gömmeyin" sözleri hafızalara kazınan, geçen Şubat ayında yaşamını yitiren Cumartesi Annesi Berfo Kırbayır'ın kızı Fatma Kırbayır ise "Ne kadar bekleyeceğiz. Ne zaman Cemil'in kemiklerini bulacaklar. Anama verilen sözler yerine gelmedi" diye konuştu. Kırbayır, "Benim canımı aldınız. Kardeşimin kemiklerini verin. Annem rüyalarıma giriyor 'Oğlumun kemiklerini vermediler' diyor. Benim parçamdan parça gitmiş" dedi. Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan'a seslenen Kırbayır, "Kendisi de anne. Çocuğu değil 30 sene, 30 saniye gelmezse ne düşünür? Ne askerle ne polisle bizi baş başa bırakın, gelin bizle hesaplaşın" dedi. Kırbayır, annesinin mezarından toprak getirdiğini de söyledi. 

'Acımasızlığı yüzünden belli' 

Oğlu Engin Kaplan 2001 yılında kaybedilen Melek Kaplan ise, "Ben son nefesime kadar çocuğumu arıyorum. Yeter artık yeter. 12 senedir çocuğumun yolunu gözlüyorum" dedi. 1995 yılında kaybedilen Hasan Karakoç'un ağabeyi Rıdvan Karakoç da "Yok mu bu insanların acısına su serpecek bir insan? Bunlar geçmişimizi, geleceğimizi yıktılar. Bizim sevdiklerimizle hayallerimiz vardı" dedi. Oğlu Murat Yıldız'ı, 1995 yılında gözaltında kaybeden Hanife Yıldız da Başbakan Erdoğan'ı eleştirerek, "Onu istenmeyen bir adam olarak görüyorum. Acımasızlığı yüzünden belli. Sanki 5 genç ölmemiş, insanlar biber gazı ile gözünü kaybetmemiş gibi konuşuyor" diye belirtti. 

'Devlet terörü OHAL'de kalmadı bugün de sürüyor'

Haftanın açıklamasını ise Cumartesi insanlarından Sıla Gemicioğlu okudu. Gemicioğlu, İsa Efe'nin 65 yaşında Mardin'in Derik ilçesi Kocatepe köyünde yaşarken, 9 Temmuz 1996 tarihinde Tepebağ Jandarma Karakolu'ndan arandığını öğrenmesi üzerine buraya gittiğini söyledi. Burada birkaç saat tutulduktan sonra serbest bırakılan Efe'nin akşam saatlerinde köye gelen askerlerce tekrar gözaltına alındığını aktaran Gemicioğlu, "İsa Efe'yi sormak için jandarma karakoluna giden ailesine serbest bırakıldığı söylendi" dedi. "Ailenin Derik Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı şikayet bir buçuk yıl sonra takipsizlikle sonuçlandı. İsa Efe'den bir daha haber alınamadı" diyen Gemicioğlu, Gezi direnişindeki polis şiddetine de değindi. 

Gemicioğlu, "İnsanlarımızın yaşamına kasteden devlet terörü, hukuksuz gözaltı ve tutuklamalar, OHAL dönemlerinde kalmadı, bugün de sürüyor" diyerek, 5 direnişçinin katledildiğini, 61'i ağır, binlerce kişinin yaralandığını, 11 kişinin ise gözünü kaybettiğini vurguladı. "Bu utanç tablosunu bize yaşatanların karşısında Emile Zola gibi gerçekten aldığımız güçle dikiliyoruz: Yargıyı hukuku çiğnemekle suçluyoruz" diyen Gemicioğlu, tutuklamaların da hukuk dışı gerçekleştiğini dile getirdi. 

Açıklamanın ardından Cumartesi Anneleri, 434'üncü haftada Galatasaray Meydanı'nda biraraya gelmek üzere meydandan ayrıldı. / Diha
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.