İSTANBUL BAROSU: TEK TİP ELBİSE KABUL EDİLEMEZ
Dün yayınlanan 696 sayılı KHK ile ‘tek tip kıyafet’ uygulamasına tepki gösteren İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, “Bu uygulama haklı bulunamaz” diyerek, “Peşinen ifade edelim ki bu hüküm yok hükmündedir” yorumunda bulundu. KHK’larla üzerlerine düşen görevin arttığını vurgulayan Durakoğlu “Bu mantık palamiliter güçlerin oluşmasına öncelik edebilir. OHAL, onu ilan eden güce hukuk içinde böyle bir yetkiyi asla vermez. Şimdi işimiz daha da ağır. Bu kararnameler hukuk hükmünde değil. Biz avukatlar olarak mücadelemizi yılmadan sürdüreceğiz. Hukukun üstünlüğünü egemen kılacağız” açıklamasında bulundu.
ANKARA BAROSU: AYM’NİN SADECE KALDI
Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran da dün yayınlanan KHK’lara tepki göstererek, şu değerlendirmede bulundu: “Dünkü kararnamelerle savunma daha da zayıflatıldı. Yüzlerce kişi işlerinden atıldı. Asıl acısı ne yazık ki paralamiliter güçler oluşturulmak için ön açıldı. Vatandaş vatandaşa kırdırılacak hale getirildi. Bu ülkede kolluk güçleri yok mu da vatandaşa bu yetki verildi? Bunlardan çıkan sonuç şudur; Artık Meclis bitmiştir. OHAL rejimi, uygulanan rejim haline gelmiştir. Anayasa Mahkemesi ise sadece adı olan bir mahkeme haline gelmiştir.”
BASIN-İŞ: ARKADAŞLARIMIZI BYRADAN ALMAK YETMEZ
Dışardaki gazeteciler adına konuşan DİSK Basın-İş Başkanı Faruk Eren ise 2 gün sürecek duruşma sonunda tutuklu 4 Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının tahliye edilmeleri gerektiğini belirtti. Eren şu açıklamada bulundu: “Herkes biliyor ki Cumhuriyet gazetesine başlatılan operasyon daha ilk günden itibaren kocaman bir yalandı. Arkadaşlarımızın tahliye edilmesi de yetmez. Düşünceleri beğenilmeyen gazeteci, avukat, hak savunucuları içeride tutuluyor. Memleket üzerine fikirlerini beyan eden sayısız insana açılan dava var. Her 7 kişiden birinin şüpheli olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Hemen her gün avukat büroları basılıyor , bir muhabirin gözaltına alınmadığı bir gün yok. Hapse atılan insanların onurlarını çiğnemek darbe dönemlerine özgü tek tip elbise yeniden yürürlüğe giriyor. Evet bu çok karanlık bir tablo. Çünkü kara kışa takıldık bahar bir türlü gelmedi. Hakikati kusursuzca ortaya koyan gazetecilere, avukatlara, akademisyenlere saldırıyorlar. Bu öfkeli saldırı bizim umudumuzdur. Demokrasi öve özgürlüğümüz için yalana yalan, katliama katliam, talana talan demeye devam edeceğiz. Yarın buradan 4 arkadaşımızla birlikte ayrılmak istiyoruz. Ama bununla yetinmeyeceğiz. OHAL, KHK rejiminin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Özgürlük demokrasi ve adalet istiyoruz. Asla pes etmeyeceğiz ve kazanacağız.”
KİMLER TAHLİYE EDİLDİ, KİMLER TUTUKLU?
Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin yargılandığı ve gazetenin yayın politikasının suçlama konusu edildiği davada bugüne kadar 4 duruşma görüldü. Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, gazetenin muhabiri Ahmet Şık ve gazetenin muhasebe çalışanı Emre İper ise tutuklu yargılanırken, Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, gazetenin okur temsilcisi Güray Öz, köşe yazarı Hakan Kara, gazetenin çizeri Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Önder Çelik ve Bülent Utku, Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu üyesi avukat M. Kemal Güngör geçtiğimiz duruşmalarda tahliye edildi.
DURUŞMADA KİMLER DİNLENECEK?
Bugün görülecek 5’nci duruşma 2 gün sürecek. Gazetenin eski çalışanlarından Mehmet Faraç ile Leyla Tavşanoğlu’nun bu celsede dinlenmesi bekleniyor. Ayrıca mahkeme heyetinin istediği Emre İper’in raporu, Ankara’da satılan gayrimenkule ilişkin beklenen bilirkişi raporu ve yine soruşturma aşamasında el konulan bir kısım dijital delillerin de incelemelerinin mahkemeye sunulması bekleniyor.