Yüksekova Güncel

DEM Parti gazetecilerle buluştu: ‘Meclis tatile girmeden yasa çıkmalı’

Güncel

Çözüm süreci kapsamında gazeteci, aydın, yazar ve akademisyenlerle temaslarını sürdüren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Toplantıya DEM Parti Basın ve Propaganda Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ve DEM Parti Sivil Toplum Kuruluşları ve Siyasi Partilerle İlişkiler Komisyonu Üyesi Sultan Özcan katılım sağladı.

Yeni bir dil ve terminoloji ihtiyacı

Toplantıda ilk sözü alan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, süreçle ilgili bir süredir spekülatif haberlerin ve bilgi kirliliğinin mevcut olduğunu ifade etti. Tartışmaların yüzeysel yürütülmesi nedeniyle esaslı konuların gölgede kaldığını belirten Doğan, Türkiye’nin yeni bir dile ve terminolojiye ihtiyaç duyduğunu, bu dili oluşturmanın ise cesaret gerektirdiğini dile getirdi.

Kapsayıcı yasal çerçeve önerisi ve uzlaşı arayışı

Yasal çerçeveye ilişkin AK Parti yetkilileriyle yapılan görüşmelere değinen Ayşegül Doğan, Meclis çalışmalarına ara vermeden bu düzenlemenin parlamentoya gelmesi yönünde ortak bir fikir birliğinin bulunduğunu aktardı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilerle görüşme yapacağını ancak henüz netleşmiş bir takvim olmadığını söyleyen Ayşegül Doğan, “Numan Bey sanırım bu turu taslağa vakıf bir şekilde yapacak” dedi.

DEM Parti İmralı Heyeti’nin gelecek hafta Abdullah Öcalan ile görüşmesinin beklendiğini ifade eden Doğan, bu ziyaretin “çok kritik bir aşama kritik bir görüşme olacağını” vurguladı.

Zamanlamanın yanı sıra yasanın kapsamına dair de istişarelerin sürdüğünü belirten Doğan, önerilerini şu sözlerle aktardı:

“Kapsama dair yasal düzenlemenin kategorik olmaması, ayrım yapmaması ve kucaklayıcı olması gerektiği yönündeki görüşlerimizi ilettik. Suçlu-suçsuz, suça bulaşmış-bulaşmamış, lider veya lider değil gibi ayrıştırmalar yerine bütünlüklü bir yasa olması için önerilerimizi sunduk.”

Doğan, “çerçeve yasa” taslağının Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi konusunda ortak bir fikre ulaştıklarını söyledi. Görüşmelerin hem AK Parti hem de Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile olumlu geçtiğini ifade eden Doğan, yazılı bir taslağın henüz kendilerine ulaşmadığını, önümüzdeki günlerde bu metnin İmralı Heyeti’ne verilmesini ve diğer siyasi partilerle de paylaşılmasını beklediklerini kaydetti. Gelecek hafta yapılması planlanan İmralı görüşmesinde Abdullah Öcalan’ın yasaya dair öneri ve değerlendirmelerinin alınacağını da sözlerine ekledi.

Kongre hazırlıkları ve dönüşüm süreci

DEM Parti 5. Olağan Kongresi’ne dair bilgiler de paylaşan Doğan, kongre kapsamında il ve bölge konferanslarının başladığını, katılımın sadece parti üyeleriyle sınırlı kalmayıp geniş bir kesimi kapsayacağını bildirdi.

Bu kongreyi Demokratik Cumhuriyet sürecinin yeni bir başlangıcı olarak gördüklerini belirten Doğan; isim değişikliği, tüzük, yönetim ve parti programının tamamen yenilenerek tartışıldığını ifade etti.

Mekanizmanın işleyişi ve yasal adımlar silsilesi

Daha sonra söz alan Tayyip Temel, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın tarihi bir fırsat olduğunu belirtti.

Geçmiş süreçlerden farklı olarak bu aşamada PKK’nin feshedilmesiyle yeni bir evreye geçildiğini dile getiren Temel, devlet ile PKK arasında çatışmasızlık ve silah bırakma çalışmalarını yürütmek üzere bir mekanizmanın kurulduğunu, bu doğrultuda örgüt üyelerinin aşamalı olarak Türkiye’den ve çatışma bölgelerinden çekildiğini ifade etti.

DEM Parti’nin bu mekanizmanın çalışmalarını raporlaştırmakla yükümlü olduğunu ve bu raporların İmralı’ya iletildiğini belirten Temel, Irak’ın kuzeyindeki Erbil ve Süleymaniye yönetimlerinin de sürece olumlu destek verdiğini söyledi.

Hazırlanan yasanın ilk etapta çatışma durumunu sonlandırmaya odaklandığını kaydeden Temel, silah almamış yüz binlerce Kürt vatandaşının yasal güvenceye kavuşturulmasının önemine değindi. Temel, anadilde eğitim ve yerel yönetimlere kayyum atanmasının önünü açan düzenlemelerin değişmesi için bu adımın ardından anti-demokratik yasaların dönüştürüleceği bir yasa silsilesinin başlaması gerektiğini vurguladı.

Çerçeve yasanın kapsamı ve işlevselliği

Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ise Meclis Komisyonu Raporu’na değinerek, eksikliklerine rağmen raporu kabul ettiklerini hatırlattı. Raporun 6. bölümünün Abdullah Öcalan’ın “kök yasa” veya “çerçeve yasa” önerisini kapsadığını, 7. bölümünün ise demokratikleşme adımlarını içerdiğini belirten Oluç, yasanın Temmuz ayında çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti.

Kendi yasa önerilerini İmralı’ya ilettiklerini ve oradan gelen değerlendirmeleri de devlet yetkililerine sunduklarını söyleyen Oluç, yasanın işlevsel olabilmesi için kategorizasyona gidilmemesi ve isteyen herkesin yararlanabilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Abdullah Öcalan’ın statüsünün hukuki bir tanıma kavuşması ve iletişim koşullarının düzenlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Anayasa tartışmaları ve pazarlık iddiaları

Kürt sorununun nihai çözümünün anayasal zeminde olduğunu belirten Oluç, bugüne kadar iktidar veya muhalefetle yeni bir anayasa tartışması yürütmediklerini ancak böyle bir davet gelirse katılamaya hazır olduklarını söyledi. Oluç, “Anayasa’nın ilk dört maddesini tartışmak gündemimizde yok. Onun dışında anayasanın her tarafını tartışacağız” dedi.

Süreçte herhangi bir pazarlığın söz konusu olmadığını vurgulayan Oluç; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları, kayyum uygulamaları ve Kobanş davası tutukluları üzerinden bir pazarlık yürütmediklerini beyan etti.

Meclis Komisyonu raporunun 7. maddesinde, belediye başkanının görevden alınması durumunda yeni başkanın Belediye Meclisi içinden seçilmesi kuralının tüm partilerce kabul edildiğini hatırlatan Oluç, yasanın bu konsensüsle hızlıca çıkabileceğini belirtti.

Silah bırakma süreci

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tayyip Temel, yasa yapılmadan silahların tamamen bırakılmasının işin doğasına aykırı olduğunu, şu an silah tutanların yasal düzenlemeyi beklediğini ifade etti.

Sürecin kalıcılaşması için devlet kanadından net bir iradenin ve basında yeni bir dilin kurulması gerektiğini belirten Temel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilk baştan itibaren geleceği geçmişe takılmadan kurma yönünde net açıklamalar yaptığını söyledi.

Hazırlanacak yasanın, örgütün feshine dayanarak tüm yargılama dosyalarının düşmesini sağlaması ve geri dönmeyen örgüt üyelerinin durumunu da müzakereye açması gerektiğini kaydetti.

“Af ya da pişmanlık çözüm değil”

Yeniden söz alan Ayşegül Doğan, taraflar arasındaki görüşmelerde dil ve sürecin ismi dahil olmak üzere yer yer sitemlerin ve memnuniyetsizliklerin de tartışıldığını dile getirdi.

Yasada “pişmanlık” ya da “af” gibi nitelendirmeleri kabul etmediklerini belirten Doğan, “1980 yılından bu yana bu tür yöntemler denendi ancak çözüm olmadı. Demek ki ne pişmanlık ne de teslimiyet çözüm getiriyor. Devlet, ciddiyet ve yurttaş olma perspektifiyle yaklaşırsa bu mesele hızlı bir biçimde çözülür” diye konuştu.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.