Yüksekova Güncel

Gülistan Doku için kadınlardan eylem: Altı yıl boyunca adaleti kim engelledi?

Güncel

Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, “Artık yeter, Gülistan’ı istiyoruz” diyerek Kadıköy’deSüreyya Operası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılması talebiyle eylem yapan kadınlar yaptıkları  açıklamada, dosyadaki delil karartma ve ihmal iddialarının araştırılması istedi; ‘Bu soruşturma neden 6 yıl önce yapılmadı?’ diye soruldu.

“Gülistan Doku’yu istiyoruz! Artık yeter” pankartının açıldığı açıklamada, “Korucular gömdü, bilişim uzmanı telefon kayıtlarını sildi, doktor hastane kayıtlarını sildi, dalgıçlar hedef şaşırttı”, “Gülistan li ku ye?” ve “Kadın cinayetleri politiktir” yazılı dövizler taşındı.

Basın açıklamasını Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonu adına Şeymanur Çoban okudu.

‘Deliller gizlenmeye çalışıldı’

Altı yılı aşkın süredir “Gülistan Doku nerede?” diye sormaktan vazgeçmediklerini belirten Şeymanur Çoban, Gülistan Doku’nun kaybedildiği ilk günden itibaren dosyanın “intihar” denilerek kapatılmak istendiğini söyledi. Şeymanur Çoban, “Gülistan’ın kaybedildiği ilk günden itibaren dosyası, ‘intihar etti’ denilerek kapatılmak istendi. Arama çalışmaları bilinçli biçimde baraja yönlendirildi. Kamuoyunda intihar algısı yaratmak amacıyla Gülistan’ın ‘psikolojik baskı altında olduğuna’ dair bir not bulunduğu öne sürüldü. Böylece soruşturmanın gerçek yönü karartılmaya, deliller gizlenmeye çalışıldı” dedi.

‘6 yıldır etkin soruşturma yürütülmedi’

Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonları olarak etkin bir soruşturma yürütülmesi için mücadele ettiklerini belirten Şeymanur Çoban, “Mücadelemizle Gülistan’ın intihar etmediğini kanıtladık ancak buna rağmen 2025 yılına kadar Gülistan’ın akıbetinin ortaya çıkarılması için tek bir somut adım dahi atılmadı. Bugün ise birer birer ortaya çıkan gerçekler, yıllardır söylediğimiz gerçeği doğruluyor: Gülistan intihar etmedi, katledildi ve ölümünün üzeri kapatılmaya çalışıldı” diye belirtti.

‘Erkek şiddeti görünmez kılınmak isteniyor’

Şüpheli kadın ölümlerinde benzer politikaların uygulandığını belirten Şeymanur Çoban, Rojin Kabaiş dosyasına da dikkat çekti. Şeymanur Çoban, “Şüpheli kadın ölümlerinin neredeyse tamamında aynı politikayla karşı karşıyayız. Kadınların ölümleri ‘intihar’ denilerek kapatılmak, erkek şiddeti görünmez kılınmak isteniyor. Tıpkı Gülistan dosyasında olduğu gibi Rojin Kabaiş için de ‘intihar etti’ denildi ve ‘telefonundan intiharla ilgili aramalar yaptığı’ iddia edildi. İnanmadık ve mücadelemizle Rojin’in telefonunun hiç açılmadığını; adli tıp raporunun yayımlanmasındaki ısrarımızla Rojin’in üzerinde 2 farklı erkeğe ait DNA’nın bulunduğunu ortaya çıkardık” ifadelerini kullandı.

‘Kadınların ısrarlı mücadelesinin sonucudur’

Şule’den Gülistan’a, Rojwelat’tan Rojin Kabaiş’e kadar kadınların erkek şiddetiyle katledildiğini ve gerçeklerin sistematik biçimde örtbas edilmek istendiğini belirten Şeymanur Çoban, “Valisinden emniyetine, başhekiminden üniversite yönetimine kadar uzanan organize fail koruyuculuğu karşısında altı yılı aşkın süredir mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Bugün Gülistan’ın dosyasında gelinen nokta, altı yıldır sokaklardan, meydanlardan, adliye önlerinden vazgeçmeyen kadınların ısrarlı mücadelesinin sonucudur” dedi.

‘Bu soruşturma neden 6 yıl önce yapılmadı?’

Adaletin bütün gerçeklerin ortaya çıkarılması ve Gülistan Doku’nun bulunmasıyla sağlanabileceğini belirten Şeymanur Çoban, şu soruları sordu:

“Eğer bugün bu soruşturmalar yapılabiliyorsa, neden altı yıl önce yapılmadı?

Gülistan kaybolduğu gün dönemin valisine tanınan yetkilerle delillerin karartılmasına neden göz yumuldu?

Ailenin ve kadınların ‘Gülistan nerede?’ sorusu neden yıllarca duyulmadı?

Altı yıl boyunca adaletin önündeki engel kimdi?

Gülistan’ın bulunmasını kim ya da kimler geciktirdi?

Gerçeklerin açığa çıkmasını kim istemedi?

Dosyanın önemli isimlerinden Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı belirtiliyor. Ancak Umut Altaş neden hâlâ Türkiye’ye getirilmiyor? İadesi neden geciktiriliyor?

Hakkında cinsel şiddet faili olduğuna ilişkin beyanlar bulunan, Gülistan Doku’nun kaybedildiği dönemde Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı olarak görev yapan ve bugün milletvekili danışmanı olan Cem Tekinoğlu’na ilişkin delil karartma iddiaları neden soruşturulmuyor?

Bu soruyu soran gazetecileri tehdit eden bir erkek hakkında işlem yapılmazken, aynı soruyu soran kadınlar neden ifadeye çağrılıyor?”

‘Gülistan’ın akıbeti ortaya çıkarılana kadar mücadele edeceğiz’

Gülistan Doku dosyasında yaşanan gelişmelerin kadınların yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesinin sonucu olduğunu belirten Şeymanur Çoban, “Gülistan’ın akıbeti ortaya çıkarılana, bütün sorumlular yargı önünde hesap verene kadar mücadelemiz sürecek. Artık hiçbir kadının şüpheli ölümünün üzerinin ‘intihar’ denilerek kapatılmasına tahammülümüz yok. Gülistan’ı bulacak, şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız. Altı yıldır olduğu gibi bugün de haykırıyoruz: Gülistan Doku nerede?” dedi.

Şeymanur Çoban, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “ucu nereye dokunursa dokunsun” sözlerine işaret ederek, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun neden ifadeye çağrılmadığını sordu. Faili meçhul suçları araştırmak üzere kurulan birimlerin kadınların şüpheli ölümlerini de araştırıp araştırmayacağı ve kamuoyu baskısının süreçte belirleyici olup olmayacağı sorularını yönelten Şeymanur Çoban, Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz ile Gülistan’ı arama çalışmaları sırasında cenazesi bulunan Esma Kılıçarslan’ın ölümlerini de gündeme getirdi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.