Korucu baskısına karşı duyarlılık çağrısı!
Korucu baskısına karşı duyarlılık çağrısı!
Nisan ayında 30-40 kişilik grup tarafından evlerinin tarandığını belirten Teyfur ailesi, halen korucuların baskı ve tehditlerine maruz kaldıkları ve can güvenliklerinin olmadığı için ikinci kez Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulundu.
Koruculuk dayatmasını kabul etmedikleri için Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden 1993 yılında merkez Yenişehir ilçesine bağlı Üçkuyular Dokuz Çeltik Mahallesi'ne göç etmek zorunda kalan Teyfur ailesi, korucu ve korucuların yakın akrabalarının baskılarından kurtulamadıkları iddia etti. 30 kişilik nüfusa sahip olan Teyfur ailesinden Mehmet Teyfur, 24 Nisan'da Üçkuyular Dokuz Çeltik Mahallesi'ndeki evlerinde aralarında korucuların da bulunduğu 30-40 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Saldırı sonucunda Mehmet Teyfur linç edilerek, silahla ayağından yaralandı. İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvuran Teyfur ailesi bireyleri, koruculardan halen tehdit aldıkları ve can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle ikinci defa Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Savcılığa ilk başvurularını olaydan sonra yaptıklarını ve üç gün önce de korucu yakınlarının baskılarına maruz kaldıklarını ve tehdit edildiklerini kaydeden Mehmet Teyfur, baskılar nedeniyle aile fertlerinin göç etmek zorunda kaldığını ifade etti. Korucuların neden olduğu sorunların bunlarla sınırlı olmadığını belirten Teyfur, bir buçuk yıl önce kardeşi Fatma Bozkurt'un kardeşi korucu olan Selim Bozkurt tarafından zorla kaçırıldığını ve korucuların kendilerine kardeşinin gönül rızasıyla kaçarak evlendiğini söylediklerini iddia etti. Kardeşinden uzun bir zaman haber alamadıklarını ve kardeşinin başından beri zorla kaçırıldığını kaydeden Teyfur, yaklaşık iki ay önce kardeşinin korucular tarafından işkenceye maruz kaldığını ve bu işkenceler sonucunda iki defa düşük yaptığını iddia etti. Kardeşi ile ilgili durumu Kulp Cumhuriyet Savcılığı'na bildirerek, suç duyurusunda bulunduklarını aktaran Teyfur, kardeşinin savcılık kararı ile kadın konuk evine yerleştirildiğini söyledi.
'Korkudan çocukları banyoya kilitledik'
Korucuların kardeşi Fatma'nın kendilerine teslim edilmesi için sürekli ailesini ölümle tehdit ettiğini belirten Teyfur, konuya ilişkin iki gün önce Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na müracaat ettiklerini ve koruma talep ettiklerini dile getirdi. Teyfur, 24 Nisan'da yaşadıkları olaylardan sonra can güvenliklerinin kalmadığını dile getirerek, "24 Nisan'da 30-40 kişilik bir grup Dokuz Çeltik Mahallesi'nde evimizi silahlarla basarak, beni, tüm ailemin ve çocukların gözü önünde bir saat boyunca linç etti. Beni linç ettikten bir saat sonra grup geri gelerek, evimizi dakikalarca kaleşnikof silahlarla taradılar. Biz çocuklarımızı korkudan banyoya kilitlemiştik. Onlar beni linç ettiklerinde, babam havaya ateş açarak beni kurtarmayı başardı. O zaman beni silahla ayağımdan yaraladılar" dedi.
'Polis linç edilmemi seyretti'
Yaşanan olaylar esnasında defalarca polis çağırdıklarını fakat polislerin olay yerine geç gelerek, olaya müdahale etmediğini dile getiren Teyfur, polislerin daha sonra evlerindeki iki adet ruhsatlı av tüfeğine el koyduğunu söyledi. Teyfur, "Çetelerin onlarca ruhsatsız silahına hiçbir şekilde karışmadıkları gibi, bizim evimizde bulunan ruhsatlı silahlara el koydular. Bu nasıl adalettir" diye sordu. 24 Nisan'da yaşanan olaylardan sonra savcılığın kendilerine koruma gönderdiğini, fakat korumaların görevlerini yeterince yerine getirmediklerini söyleyen Teyfur, "Korumalar bir iki defa eve geldiler, o zaman da korucular evi ne zaman basacaklarını söylemişlerdi. Korumalar eve gelip çay içip gittiler" dedi. 21 Mayıs'ta korucular tarafından tehdit edildiğini belirten Teyfur, kardeşi Fatma'nın kendilerine teslim edilmediği taktirde korucuların kendisini ölümle tehdit ettiklerini iddia etti. Teyfur, can güvenliklerinin olmadığını belirterek, savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını kaydetti.
Teyfur, yaşanan durumu hukuksuzluk ve adaletsizlik olarak değerlendirerek, İçişleri Bakanlığı ve BDP milletvekillerine seslenerek, "Bu çeteler durdurulsun, yaşadıklarımızı tüm kamuoyu duysun. Bu sürgün hayatımızda ailemiz darmadağın oldu" diyerek, duyarlılık çağrısında bulundu.
Teyfur, yaşanan olaylar nedeniyle geçici olarak Batman'a yerleştiklerini de dile getirdi. DİHA