Diyarbakır’da 2024 yılında öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran’ın babası Arif Güran, olayın aydınlatılması ve kızının hakkı ile hakikatinin ortaya çıkarılması amacıyla Ankara’ya doğru yaya olarak yola çıktı.
Arif Güran, yürüyüş öncesinde Narin Güran’ın mezarının bulunduğu Tavşantepe Mahallesi’nde açıklama yaptı. Güran ailesinin avukatı Onur Akdağ da açıklamada Narin dosyasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Avukat Akdağ: “2 yıldır ailenin verdiği hukuk mücadelesine şahit olduk”
Onur Akdağ, ailenin yaklaşık iki yıldır hukuk mücadelesi verdiğini belirterek soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çeşitli eksiklikler ve çelişkiler bulunduğunu söyledi.
Akdağ, soruşturmanın başlangıcında DARA-2 askeri üs kamera görüntülerinin silindiğini, Salim Güran’ın telefonundaki ses kayıtlarının silindiğini ve Nevzat Bahtiyar’ın telefonunun da kolluk tarafından sıfırlanmaya çalışıldığını ileri sürdü.
Ailenin “ağır işkence” taleplerini mahkemeye ilettiklerini belirten Akdağ, kovuşturma aşamasında WhatsApp raporunun sahte olduğunun tespit edildiğini söyledi.
Daraltılmış baz raporunun ses ve kamera kayıtlarıyla birlikte dijital verilerle çeliştiğinin yüzde 100 oranında tespit edildiğini savunan Akdağ, raporda yer alan “2 metre, 1 dakika sapma” olarak ifade edilen ölçümlerin de güvenilir olmadığının ortaya çıktığını belirtti.
“Narin’in eve varmadığını tespit edip mahkemeye sunduk”
Akdağ, Ulusal Kriminal Büro’nun görüntüler üzerinden yaptığı ve Narin’in patikayı çıkarak eve gittiği yönündeki tespitine de değindi.
ABD’de görüntülerin iyileştirildiğini belirten Akdağ, bu görüntüler üzerinden Narin’in eve ulaşmadığının, patikanın başında Nevzat olarak tahmin ettikleri bir kişi tarafından alınarak Nevzat Bahtiyar’ın ahırı tarafına götürüldüğünün tespit edildiğini ve bu çalışmanın rapor halinde mahkemeye sunulduğunu söyledi.
Akdağ ayrıca, kovuşturma aşamasında telefon imaj kayıtları üzerinden hazırlattıkları rapora göre Salim Güran’ın Arif Güran’ın ahırı, evi ve müştemilatı yönüne gittiği yönündeki daraltılmış baz raporunun aksine Salim Güran’ın kendi evinde çocuklarıyla oturduğu ve yemek yediğinin tespit edildiğini belirtti.
Akdağ, Salim Güran’ın cinayetin ilk 30 dakikasında hareket etmediğini, ikinci 30 dakikada ise 45 adım attığını ve tam cinayet saatinde internet veri hareketliliği bulunduğunu söyledi.
Telefon kayıtları ve PSA tartışması
Nevzat Bahtiyar’ın telefonunda internet hareketliliği bulunmadığını ve telefonun “ölü gibi” olduğunu belirten Akdağ, Salim Güran’ın evinde fatura ödediğine ve telefonun şarj verilerine göre cihazının şarjda olduğuna ilişkin tespitler yaptıklarını ifade etti.
Akdağ, dosyada Narin’in üzerinde bulunan PSA verisinin de dikkate alınmadığını söyledi.
Narin’in bedeninde tespit edildiğini belirttiği PSA üzerinden cinsel istismar ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdağ, bu hususun davada yeterince dikkate alınmadığını savundu.
Akdağ, yerel mahkeme, istinaf mahkemesi ve Yargıtay tarafından verilen kararların toplumu tatmin etmediğini ve kararın aceleyle verildiğini öne sürdü.
“Adalet mücadelemizi yeniden başlatıyoruz”
Arif Güran’ın bu gelişmelerin ardından “Adalet Yürüyüşü” başlatma kararı aldığını söyleyen Akdağ, yürüyüşün temel amacının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslerini duyurmak olduğunu ifade etti.
Akdağ, “Bu yüzden Adalet mücadelemizi yeniden başlatıyoruz” dedi.
Arif Güran: “Bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır, hakikatidir”
Açıklamanın ardından konuşan Arif Güran, iki yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini belirterek yürüyüş boyunca dosyanın ayrıntıları hakkında konuşmayacağını söyledi.
Güran, yürüyüşünün amacını şu sözlerle açıkladı:
“Vicdanlı insanlara sesleniyoruz. Bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır, hakikatidir. Ben Narin için değil yollara Narin için ölemeye hazırım. Narin’in hakikatini savunan binlerce insan var, onlara sesleniyorum. Ben onun hakkını savunuyorsam, sizlerin de savunacağına inanıyorum.”
Güran, yaklaşık bin kilometrelik yolculuğun Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde sona ereceğini belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.
Güran, “Benim kızımın hakkını yerde bırakmayan bu ülkede tek bir kişi var o da Sayın Cumhurbaşkanı’dır. Bu yol sadece ona gitmek içindir. Buradan çıkışın Ankara’da varışım külliyenin önü olacaktır. Narin için hakikat, Narin için Adalet sloganımdır” dedi.
“Ne yaparlarsa yapsınlar bu yoldan vazgeçmeyeceğim”
Arif Güran, yürüyüşün süresinin kendisi açısından önemli olmadığını belirterek bir ay ya da iki ay sürse dahi Ankara’ya ulaşmak için yola devam edeceğini söyledi.
Güran, “Yarı yolda bana deseler ailenden ölenler var, ailen gözaltına alındı ne olursa olsun bu yolu bırakmayacağım. Ben Narin’in hakkını, hakikatini bırakmayacağım” ifadelerini kullandı.
Yürüyüş sırasında tutuklanması veya hayatını kaybetmesi ihtimalinde dahi Narin’in hakikatini savunmaya devam edeceğini belirten Güran, “Bir yılda olsa, 1 ayda olsa ben bu yoldan vazgeçmeyeceğim. Ben her gün öleceğime bir gün ölürüm. Bu yolda ölümüm de olursa ölümüm kızımın hakkının yolunda olacaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar bu yoldan, bu davadan vazgeçmeyeceğim” diye konuştu.
Arif Güran açıklamasının sonunda yeniden yargılama talebini dile getirerek “Yeniden yargılanma istiyorum” dedi.
Açıklamanın ardından Güran, Diyarbakır kent çıkışına giderek Ankara yönünde yürüyüşüne başladı./ ilketv