DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Kürt meselesinin çözümüne yönelik devam eden sürecin durmadığını ancak uygulama aşamasında çeşitli sorunların bulunduğunu söyledi.
El-Arabi El-Cedid gazetesine konuşan Temel, çerçeve yasanın yürürlüğe girmesi için gereken Milli Güvenlik Kurulu (MGK) onayının sürecin önündeki temel başlıklardan biri olduğunu belirtti.
Temel, İmralı’daki Abdullah Öcalan ile iletişim kanallarının açılması, kayyım uygulamasına son verilmesi, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve demokratik siyasi faaliyetlerin önünün açılması çağrısında bulundu.
Temel’in açıklamaları, Meclis’te 10 Ağustos’ta kabul edilen ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun sonrasında sürecin geldiği aşamaya ilişkin değerlendirmeleri içeriyor.
Çerçeve yasa kabul edildi, süreçte uygulama aşaması bekleniyor
Meclis’te 10 Ağustos’ta Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kabul edildi. Yasanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Takip ve Değerlendirme Kurulu oluşturuldu.
Kurulun dört alt komisyonla çalışmalarını sürdüreceği duyurulurken, Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum da 17 Eylül’de Abdullah Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda yer alacağını açıkladı.
Ancak bu aşamaya kadar somut bir uygulamanın hayata geçirilmediği belirtiliyor.
Mevcut düzenlemeye göre yasanın yürürlüğe girebilmesi için MGK’nin onayı gerekiyor. MGK’nin bu onayı verebilmesi için ise silahların bırakıldığına ilişkin tespit ve onaylama sürecinin tamamlanması gerekiyor.
Ekim ayının başında yapılması planlanan MGK toplantısında bu konuda herhangi bir karar alınıp alınmayacağı henüz netlik kazanmış değil.
Hakan Fidan: Silah bırakma konusunda henüz somut adım atılmadı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 19 Eylül’de NTV’de yaptığı açıklamada silah bırakma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fidan, PKK’nin Mayıs 2025’te dağıldığını ve silahlı mücadelesinin sona erdiğini açıkladığını hatırlatarak, Eylül 2026 itibarıyla silah bırakma konusunda henüz somut adımların atılmadığını söyledi.
Fidan, sürecin ilerletilebilmesi için belirli mekanizmaların uygulanması gerektiğini belirtirken, zamanın önemli olduğunu ifade etti. Fidan, daha hızlı hareket edilebileceğini ancak sürecin ihtiyatlı biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamasında bazı açıklamalar ve niyet ifadelerinin bulunduğunu belirten Fidan, asıl önemli olanın silahlı tehdidin pratikte ortadan kalkması ve bu durumun yakından takip edilmesi olduğunu dile getirdi.
Cemil Bayık: Hem siyasi hem hukuki alanda somut adımlar atılmalı
KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık da 17 Eylül’de Nuçe TV’de yayımlanan röportajında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bayık, Abdullah Öcalan’ın süreci hayata geçirebilmesi ve başarılı kılabilmesi için gerekli koşulların ve fırsatların oluşturulması gerektiğini söyledi. Meclis’te kabul edilen yasanın Kürt meselesinin çözümü için gerekli temelleri içermediğini belirten Bayık, Öcalan’ın önünün açılması ve çalışmalarını yürütmesine imkan sağlanması gerektiğini ifade etti.
Bayık, hem siyasi hem de hukuki alanda somut adımlar atılması gerektiğini belirterek gazeteciler ve akademisyenlerin Öcalan ile görüşebilmesinin önemine dikkat çekti. Türk toplumuna yönelik bir iletişimin korkuları azaltabileceğini belirten Bayık, bazı siyasetçiler ve akademisyenlerin de İmralı’yı ziyaret etmesi gerektiğini söyledi.
Kürt ve Türk toplumlarında sürece ilişkin büyük bir şüphecilik bulunduğunu belirten Bayık, Öcalan’ın konuşmasının bu şüpheciliğin giderilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Bayık ayrıca Kürtlerin Türk hukukundan dışlandığını belirterek siyasi tutukluların serbest bırakılması, cezaevlerinin boşaltılması ve terör listelerindeki kişilere ilişkin değişiklikler yapılması gerektiğini söyledi. Eski siyasi sistemde herhangi bir değişiklik yaşanmadığını belirten Bayık, bu nedenle sürece ilişkin kaygıların giderilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Tayip Temel: Süreç durmuş değil
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Hakan Fidan’ın değerlendirmeleri üzerinden sürecin mevcut durumuna ilişkin görüşlerini El-Arabi El-Cedid gazetesine aktardı.
Temel, PKK’nin silah bırakma kararı aldığını ancak yasanın henüz yürürlüğe girmemesi nedeniyle silahların fiilen teslim edilmediğini belirtti. Bu nedenle sürecin durmuş olmadığını söyleyen Temel, buna rağmen çeşitli sorunların bulunduğunu ifade etti.
Çerçeve yasaya DEM Parti olarak olumlu oy verdiklerini belirten Temel, yasanın birçok PKK yöneticisi ve kadrosunu kapsam dışında bıraktığını ve bu nedenle eksik olduğunu söyledi.
Temel, şu anda sürecin önündeki temel engelin yasanın uygulanabilmesi için gerekli MGK onayı olduğunu belirtti. Bu aşamanın tespit ve onaylama olarak bilindiğini aktaran Temel, sürecin daha fazla gecikebileceğine ilişkin kaygıların güvensizlik ortamını derinleştirdiğini ifade etti.
Temel’den kayyım, siyasi tutuklular ve İmralı için adım çağrısı
Temel, sürecin ilerlemesini engelleyen başlıkların belirgin olduğunu belirterek belediyelere atanan kayyımların görevlerini sürdürmesini, siyasi tutukluların serbest bırakılmamasını ve İmralı’daki Abdullah Öcalan ile iletişimin kısıtlı tutulmasını bu başlıklar arasında sıraladı.
Çerçeve yasanın Kürt meselesinin çözümünü ele almadan silahsızlanmaya odaklandığını belirten Temel, “Önce silahlar, sonra haklar” yaklaşımının sürecin ilerlemesini yavaşlattığını söyledi.
Temel, hızlı ilerleme sağlanabilmesi için İmralı’daki Öcalan ile iletişim kanallarının açılması, kayyım uygulamasına son verilmesi, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve demokratik siyasi faaliyetlerin önünün açılması dahil ortak adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Belirlenen komitenin çalışmalarına derhal başlaması gerektiğini belirten Temel, çalışmaların şeffaf ve açık biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Temel, atılması gereken adımları sıraladı
Cemil Bayık’ın açıklamalarını da değerlendiren Temel, Bayık’ın sözlerinin Kürt siyasi hareketinin uzun süredir dile getirdiği talep ve değerlendirmeleri yansıttığını ve özellikle Abdullah Öcalan ile iletişim kanallarının açılması gerekliliğine dikkat çektiğini söyledi.
Temel, DEM Parti olarak Öcalan’ı sürecin öncüsü, Meclis ve hukuku ise diyalogun tarafları olarak gördüklerini belirtti. Taraflar arasındaki müzakerelerde güven tesis edilmeden somut ilerleme sağlanamayacağını ifade eden Temel, kayyım atamaları, yasaların uygulanması, anadilin kullanımı ve eşit yurttaşlık alanlarında yeni yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini beklediklerini söyledi.
Temel, nihai hedefin yalnızca çıkarılan çerçeve yasa olmadığını belirterek, silahların susmasının ardından demokratik siyasetin daha güçlü biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda Temel’in sıraladığı başlıklar arasında kayyım sistemini sona erdirecek ve yerel demokrasiyi güçlendirecek yasal düzenlemelerin yapılması, siyasi suçlar konusunda düzenlemeler gerçekleştirilmesi, umut hakkının güvence altına alınması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması yer aldı.
Temel ayrıca ana dil de dahil olmak üzere kültürel hakların, vatandaşlık eşitliğinin ve inanç özgürlüğünün anayasal ve yasal düzeyde güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
İfade özgürlüğü, dernek kurma özgürlüğü ve siyasi faaliyetlere yönelik yasakların kaldırılması konusunda da ek düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Temel, anayasa değişikliğinin bugün için tek acil çözüm olmayabileceğini ancak kalıcı çözümün temelinde anayasal eşit yurttaşlığın bulunması gerektiğini ifade etti.
Temel, Kürt meselesinin çözümüne ilişkin yaklaşımını “Kürt sorununun tek çözümü budur” sözleriyle tamamladı.