Yüksekova Güncel

Tekçi: Berfo Ana gibi gözüm açık gitmek istemiyorum

Güncel

Yüksekova'da çobanlık yaparken askerler tarafından sağ yakalanarak önce kurşuna dizilerek katledilen, sonra cansız bedenine mayın bağlanarak paramparça edilen Nezir Tekçi olayının üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen halen bir gelişme yaşanmadı.

 Tüm imkansızlıklara rağmen yıllar sonra olayın tanıklarına ulaşarak ifade vermelerini sağlayan baba Halit Tekçi, 5 Mart'ta Eskişehir'de görülecek duruşmaya destek çağrısında bulundu. 

Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Aşağı Ölçek (Yekmal) köyünde çobanlık yaparken, Bolu Dağ Komando Taburu 5. Bölüğü'ne bağlı askerler tarafından 26 Nisan 1995 tarihinde bir grup köylü ile birlikte gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Nezir Tekçi ile ilgili 16 yıl sonra Eylül 2011 tarihinde dava açıldı. Çocukları kaybedildiğinde yaşadıkları korku nedeniyle oğlunun akıbetini soramayan, ancak 9 yıl sonra 2004 yılının Haziran ayında askerler hakkında Yüksekova Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunabilen baba Halit Tekçi'nin başvurusundan sonra konuyla ilgili dava açıldı. Olayın üzerinde 18 yıl geçmesine rağmen davada halen bir gelişme yaşanmazken, aile ise ekonomik sıkıntılardan dolayı çok zor şartlar altında "güvenlik" gerekçesi ile Eskişehir'e alınan davaya gidip gelebiliyor. Bedeli ne olursa olsun davanın peşini bırakmayacağını belirten baba Halit Tekçi, 5 Mart'ta görülecek duruşma için duyarlılık çağrısında bulundu. 

İlk dava askeri mahkemede açılmıştı 

Olayın yaşanmasından sonra ilk olarak 1997 yılında baba Tekçi'nin suç duyurusu üzerine Van Askeri Savcılık konuyla ilgili soruşturma başlattı. Ancak savcılık, ailenin beyanlarını dahi almadan 15 Aralık 1997 yılında kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek dosyayı kapattı. 2010 yılında Nezir Tekçi'nin ölümüne tanıklık yapan o dönemin askerlerinden Yunus Şahin'in beyanları üzerine dava tekrar gündeme geldi. Şahin savcılıkta verdiği ifadede PKK'ye yönelik gerçekleştirilen operasyonda Yüzbaşı Ali Osman Akın ve diğer komutanların bulunduğu askeri yetkililer tarafından Nezir Tekçi'nin gözaltına alındığını belirterek, "Yüzbaşı Ali Osman Akın, Nezir'e 'Bize PKK'nin yerini ve silahlarını göster' dedi. Nezir ise ısrarla çobanlık yaptığını ve onların yerini bilmediğini söylüyordu. Ondan sonra Yüzbaşı Ali Osman Akın, bize yani askerlere hitaben 'aranızdakilerden hangisi Kürt ise parmağını kaldırsın' dedi. Kemal Teğmen, Nezir'in kolundan tutup, onu bizden 10 metre uzağa götürüp orada G-3 ile kendisine bir veya iki el ateş etti. Bu arada Ali Osman bize dönerek 'Hepiniz ateş edin' dedi. Herkes Nezir'e doğru ateş etti. Nezir yere düşmüş ve ölmüştü. Sonra teğmen rütbesinde bulunan Kemal isimli komutan, 'Mayıncı yanıma gelsin' dedi. Bir süre sonra mayının patlama sesi geldi. Bizler, ölen Nezir'in elbiselerinin havaya uçuştuğunu gördük. Kemal Teğmen bu kişinin vücudundan kopmuş kafasını getirip bize gösterdiğinden beri, bu olayı ve adamın yüzünü hiç unutamıyorum" diye ifade verdi. Yunus Şahin'den sonra olayın tanıkları olan ve Tekçi ile birlikte gözaltına alınan Cemil Kırmızıtaş, Nazım Dara, Mehmet Süre ve Halit Ateş de savcılığa giderek gördüklerini anlattı. 

Mahkemede davanın Eskişehir'e alındığını öğrendi 

Görgü tanıklarının beyanlarından sonra savcılık tarafından hazırlanan iddianame kapsamında Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Açılan davanın ilk duruşması görüldükten sonra ikinci duruşması ise 22 Aralık 2011 tarihine ertelendi. Duruşma için tanıklarla birlikte mahkemeye giden aileye davanın "güvenlik" gerekçesiyle Eskişehir'e gönderildiği yönünde bilgi verildi. Aile davanın tekrar Hakkari'ye alınması için başvuruda bulunmasına rağmen bir sonuç elde edemedi. Olayın üzerinde 18 yıl geçmesine rağmen failler halen cezalandırılmazken davanın 6'ncı duruşması 5 Mart'ta Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Oğlu Nezir'in askerler tarafından öldürüldüğünü, Süleyman Tekçi isimli oğlunun ise gördüğü işkencelerden sonra beyin kanaması geçirerek yaşamını yitirdiğini belirten baba Halit Tekçi, 18 yıldır aynı acıyla yaşadıklarını dile getirdi. Tekçi, mahkemelere ise komşularının desteğiyle gidip gelebildiğini belirtti. 

'Elimdeki kalan evi de satacağım bu davanın peşini bırakmayacağım'

Bedeli ne olursa olsun davasını sürdürmeye kararlı olduğunu dile getiren Tekçi, "Biz çok işkence gördük, fakirlik çektik. Köylerimiz yakıldı. Tüm mal varlığımız köylerimizde kaldı. Zor şartlar altında aldığım 500 metrekarelik arsanın üzerine gecekondu inşa ettim. 17 yıl içinde bir dedektif gibi çocuğumun izini takip ettim. Asker tanıklar buldum. Eşim çocuklarının hasretinde çeşitli hastalıklara yakalandı. Maddi imkanımız olmadığı için tedavisini yapamıyorum. 4 çocuğum evli, burada iş bulamadıkları için Federal Kürdistan'a geçerek inşaatlarda çalışıyor. Defalarca mahkemeye başvurarak fakir olduğumu, yaşlı ve biçare olduğumu söyleyerek mahkememin Eskişehir'den alınarak Yüksekova'ya verilmesini talep ettim. Çünkü olay burada yaşanmış, şahitler burada, hatta bir şahit diyor bir kepçe getir öldürülenleri teker teker çıkarayım. Daha bugüne kadar oğlumun katili Ali Osman Akın ve Kemal teğmen mahkemeye çıkarılmadı. Şahitlerimi mahkemeye götürmekte zorlanıyorum, eşim hasta. Bakıcı da bulamıyorum" dedi. 

'Berfo Ana gibi gözüm açık gitmek istemiyorum'

Tek isteğinin ölmeden önce katillerin cezalandırılması ve oğlunun kemiklerinin kendisine verilmesi olduğunu belirten baba Tekçi, "Berfo Ana oğlunun katilleri ile yüzleşmeden ve kemiklerini bulamadan toprağın altına girdi. Benim katillerim bellidir. Oğlumun kemiklerini çıkarsınlar. Ben de Berfo Ana gibi gözü açık bu dünyadan göç etmek istemiyorum. Bugüne kadar bu mücadelede beni yalnız bırakmayan BDP yöneticileri, avukatlar ve DİHA ile İMC yetkililerine teşekkür ediyorum. Bundan sonra da destek vermelerini bekliyorum" dedi.

'Şu ana kadar 8 çocuğumu toprağa verdim'

En küçüğü 18 yaşında olan 8 çocuğunu şu ana kadar toprağa verdiğini belirten anne Ayşen Tekçi ise, kemiklerine kavuşamadığı Nezir'in acısını ayrı yaşadığını dile getirdi. Anne Tekçi, "Bu acı öyle ki bedenimde ve ruhumda kapanmaz yaralar açmış. Nezir daha küçüktü. Yeni evlendirmiştik. Ben onu çok özlüyorum. Oğlumu acılar içinde katlettiler. Ben 8 evlat toprağa verdim. Bunlar Allah'ın takdiriyle öldüler. Ama küçük oğlum Nezir vahşice katledildi. Yıllardan beri eşim yalnız başına bu katillerin peşinde helak oldu. Evde ekmek parasını toplayarak Eskişehir'e yol parası için masraf ediyor. Yalnızım. Çoğu zaman evimde yalnız başıma çocuklarımın hayaliyle yaşıyorum. Eşimin verdiği bu hukuk mücadelesindeki zorlukları gördükçe kahroluyorum" dedi. Tekçi ailesi son olarak 5 Mart'ta görülecek olan davaya destek talebinde bulundu. 

Baba Halit Tekçi, bugün bir kez daha eşini komşularına bırakır, o dönem asker olan olayın tanığı Yunus Şahin ile birlikte Eskişehir'de yarın görülecek olan dava duruşmasına katılmak için yola çıktı. DİHA
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.