Yüksekova Güncel

'Temel sorun kadın hakları sorunudur'

Güncel

Irak Parlementosu'nda milletvekili olan Houzan Mahmoud, İslami hükümlerin kadınların yaşamına daha fazla tabu getirdiğini belirterek, buna karşı Irak'ta kadınların daha fazla örgütlenmesi gerektini belirtti.

 Kürdistan Birleşik İslamcılar Partisi Kadın Kolu Başkanı Kajal Hadi, partilerinde yüzde 25 kadın kotası olduğunu belirtirken, Kürdistan Özgür Kadın Örgütü (RJAK) üyesi Pervin Assan da yasaların değişmesi için mücadele ettiklerini söyledi. 

DÖKH öncülüğünde 31 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında Diyarbakır'da düzenlenen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı'na katılan Iraklı ve Federal Kürdistan Bölgesi'nden kadınlar, bölge ve Irak genelinde kadınların yaşadığı sıkıntıları anlattı. Irak Parlementosu Milletvekili ve Ortadoğu'da kadınların durumuna ilişkin önemli araştırmalara imza atan Federal Kürdistanlı Houzan Mahmoud, "Güney Kürdistan'a baktığımızda 22 yıldır kadınlar bazı haklarını elde etmiş durumdalar. Ama sorun yasaların uygulanmasındadır. Malesef hala kadın katliamları, kadınlar üzerindeki baskı ve şiddet devam ediyor. 22 yıldır Baas rejiminin elinden kurtulmuşuz, ama kadın meselesi hala aynı, hatta daha da kötüleşmiş durumda. Çalışan ve okuyan kadınlar çok, ama kişisel hakları henüz verilmemiş" dedi. 

Yaşanan sorunların çözümü için mücadele ettiklerini dile getiren Mahmoud, yasaları değiştirmek için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Ortadoğu'da Yüksek İslam Konseyi kurulmak istendiğini kaydeden Mahmoud, şeriat şartlarının yasalaştırılmaya çalışıldığını kaydetti. Ortadoğu'da birçok ülkenin bu tür fikirlere meyilli olduğunu kaydeden Mahmoud, "Kadınların İslamiyeti eleştirebilme ortamının sağlanması önemlidir. Dini olguları fazla tabulaştırmamak gerekiyor. Kadın olarak siyasette ve İslamiyette söz sahibi olmamız gerekiyor" dedi. Kadınların haklarını doğrudan alamadığının altını çizen Mahmoud, "Erkek egemen zihniyetten dolayı kadınlar haklarını hiçbir zaman tam olarak alamıyor. Tarihten ders almamız gerekiyor. Tarihten edindiğimiz tecrübelerden yararlanmamız gerekiyor. Kuzey Kürdistan'daki kadın hareketine baktığımızda devrimciler Kürt halkı için mücadele ettiğinde, kadınları ulusal değerlere kurban etmemişler. Hem kendi haklarını hem de kadın haklarını koruyabilmişler. Kadının sesini ve rengini iyi koruyabilmişler. Diğer kadınların bu deneyimlerden yararlanması gerekiyor. Hiçbir iktidar haklarımızı vermez. Sadece devrimlere katılmak yetmiyor. Kadınlar haklarını mücadele ederek almalı" ifadesini kullandı.

'Yüzde 25 kadın var'

Federal Kürdistan Birleşik İslamcılar Partisi Kadın Kolu Başkanı Kajal Hadi de siyasette ve yönetim kademelerinde kadınların yaşadıkları zorlanmalara ilişkin çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Hadi, "Federal Kürdistan'daki kadınlara yönelik baskı ve şiddet gün geçtikçe artmaktadır. Kadınlara yönelik toplumdaki psikolojik baskıyı değiştirebilmek için bir çok partide yer alan kadınlar çalışmalar yürütüyorlar" dedi. Hadi, kadınların yaşamın her alanında söz sahibi olup öncülüp yapması gerektiğini belirterek, "Birleşik İslamcılar Partisi'nde kadınların yüzde 25 kota hakkı var. Bu çerçevede kadınlar söz sahibi olabilmektedirler. Bu da parti kongresi sonucunda alınan bir karardır" dedi. Bunu birinci adım olarak ele alabileceklerini kaydeden Hadi, Kürt kadınlarının da çeşitli sorunlar yaşadığına işaret ederek, bütün bu engellere rağmen kadınların mücadele etmekten vazgeçmediğini belirtti. 1991 yılında kadınların Federal Kürdistan Bölgesel yönetimini oluşturulması ile birlikte özgün bir alan açtığına işaret eden Hadi, "Herkes birlik ve beraberlik anlayışıyla hareket ederse kendi bölgelerinde ve yaşadığı alanda kendi sorumluluklarının bilincinde olursa ve kadın haklarını saygılı olursa dünya çok daha güzel olacaktır" dedi. 

'RJAK yasaları değiştirmek için de mücadele ediyor'

PÇDK'ye bağlı olan Kürdistan Özgür Kadın Örgütü (RJAK) üyesi Pervin Assan ise, kadın sorununun her alanda olduğu gibi Federal Kürdistan Bölgesi'nde de erkek egemen zihniyetten kaynaklandığına dikkat çekti. Erkek egemen zihniyetinin bölgede çok güçlü olduğuna işaret eden Assan, kadınların bütün mücadelelerine rağmen istenilen düzeyde bir aktiflik sağlayamadığını kaydetti. Kadınların bu nedenle sivil toplum kuruluşlarında rahat bir şekilde yer alamadığını ifade eden Assan, Irak'da yürürlükte olan yasaların da kadınların aktif bir şekilde siyasal ve sosyal yaşama katılımını engellediğini ifade etti. Assan bu yasaların son derece geri olduğunu ve bakış açısının dar olmasıyla bağlantılı kadınların rollerini yeterince oynayamadığını ve ciddi bir mücadele bilincinin gerekli olduğunu belirterek, RJAK olarak bunun mücadelesini yürüttüklerini kaydetti. 

'Federal Kürdistan'da temel sorun kadın hakları sorunudur'

Sorunların ideolojik, fikirsel ve ekonomik kaynaklı olduğuna dikkat çeken Assan, yasal anlamda imkanların da yetersiz olduğuna vurgu yaptı. Kadınların birçok bölgeye oranla Federal Kürdistan'da siyasi alanda, ekonomik alanda ve yönetimlerde daha fazla yer aldığını ifade eden Assan, "Fakat rollerini iyi oynayamıyorlar. Görevlerini, misyonlarını yerine getiremiyorlar. Çünkü yeterli cins bilincine sahip değiller" dedi. Kadınların günlük yaşamlarında psikolojik, fiziki birçok baskı ve şiddete maruz kaldığını ifade eden Assan, "Bu yollarla kadınlar düşürülüyor. Kadınların düşüşüyle toplum düşürülüyor. Genel anlamıyla Federal Kürdistan'da ve Irak'ta başlıca sorun kadın sorunudur. Bu ana sorundur. Kürdistan Özgür Kadın Örgütü olarak bizler bu inançtayız. Irak ve Federal Kürdistan kadın sorununu çözerse kendisiyle tüm toplumsal sorunları çözer. Kadınların önündeki engeller ancak mücadele edilerek aşılır" dedi. 

'Tüm farklılıklara rağmen kadınların sorunları ortak'

Federal Kürdistan Bölgesi'nde kadın hakları ile ilgili çalışmaları olan Ala Kemal, kadınların merkezi yönetimlerde, siyasi kararlarda ve Federal Kürdistan bölgesi yönetimlerinde yerini aldığını belirtti. Kadınların bu kazanımları zor şartlar altında elde ettiğine dikkat çeken Kemal, "Kadınlar siyasette, yönetimlerde ve ticarette ciddi bir emek vermişlerdir. Biz emeğe dayalı kadın kuruluşları olarak yasa, psikoloji, toplum, din alanında hakları ihlal edilen kadınların haklarının savunucusuyuz. Kadın haklarının ihlali farklı renklerde ortaya çıkmaktadır. Dünyadaki kadın hareketlerini ele alırsak özellikle 8 Mart'ın emekçi işçi kadınlar günü olarak ilan edilmesi dahi onların yaşadığı o zorlanmaların sonucunda gösterdikleri direniş ile olmuştur. Yani dolayısıyla direniş olmadan, mücadele olmadan kadınların başarılı olması mümkün değildir" dedi. Kürdistan Kadınlar Birliği Sekreteryası'ndan Sino Emin Mansur erkek egemen sistemin tüm sahtekarlıklarına maruz kalan kadınların bütün farklılıklarına rağmen ortak sorunlar yaşadığına dikkat çekti. Geleceğe dair umutlarının kadınların direniş ve mücadele tecrübeleri ile daha da arttığına işaret eden Mansur, Kürt kadınlarının öncü rolünün bu anlamda çok önemli olduğuna vurgu yaptı. 

'Asuriler hala kendini ıspatlamak zorunda kalan bir halk'

İsveç Asuri Kadın Federasyonu temsilcilerinden Meryem Demirel, 33 yıldır Asuri halkının içinde kadın hakları için mücadele verdiğini belirtti. Bunun için zaman ve tecrübenin gerekli olduğunu belirten Demirel, ilerlemek için kadınlar olarak birlik olmanın önemine değindi. Kadının olduğu yerde her zaman barışın olduğunu ifade eden Demirel, "Kadınsız barışa varılmaz. Bu da bana kuvvet veriyor" dedi. Asuri halkının bütün dünyaya dağılmasıyla bağlantılı olarak kadınların birbirine yabancı kaldığını dile getiren Demirel, "Her Asuri yaşadığı devletten bir parça almış. İkinci olarak biz Avrupa'da yaşadığımız için kendimizi ispatlamak zorunda kalıyoruz. Halk olduğumuzu, tarihimizi anlatarak bunu yapmaya çalışıyoruz. Üçüncü olarak biz göçe zorlandığımız için büyük yaşta, siyasete geç başladık. Bu zorlukları yaşıyoruz" diye konuştu. DİHA
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.