DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Kürt meselesiyle ilgili devam eden süreçte somut adımların atılması talebiyle dün 24 farklı kentten Ankara’ya gelen ve burada Barış Nöbeti başlatan Barış Anneleri de grup toplantısında yerlerini aldı.
Hatimoğulları da konuşmasına Barış Anneleri’ne selam vererek başladı.
Açıklamalarında 4 Kasım operasyonlarını hatırlatan Hatimoğulları “4 Kasım’da Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da içinde olduğu geniş çaplı gözaltı ve tutuklama operasyonuyla karşı karşıya kaldık. Milyonların iradesine kelepçe takılmak istendi. Kobani kumpas davasında hala cezaevinde olan yoldaşlarımız var” diye konuştu.
Kobani Davası
AİHM’in ihlal kararlarını hatırlatan Hatimoğulları “Hala arkadaşlarımız siyasi rehin olarak tutuluyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil” dedi.
Hatimoğulları şöyle devam etti: “4 Kasım’da DEM Parti belediyelerine patır patır kayyım atandı. Bakın bu dönemde de yine belediyelerin bir kısmına kayyım atanmış durumda. Ekrem İmamoğlu hala tutuklu. Siyasetçilerin yeri seçildiği makamlardır, cezaevi değil. Halkın iradesine kayyum atamak demokrasiyi mezara gömmek demektir.”
‘Fon vurgunu bu ülkenin ekonomik Susurluk’udur’
Susurluk kazasını hatırlatan Hatimoğulları “Devlet mafya siyaset üçgeni aynı arabadaydı. 30 yıl içinde araba değişti ama zihniyet değişmedi. Bugün bu araba fonda bankalarda cirit atıyor. Fon vurgunu bu ülkenin ekonomik Susurluk’udur. Türkiye Yüzyılı dediniz vurgun yüzyılı çıktı” ifadesini kullandı.
İktidarın fon vurgunuyla ilgili bir şey yapmadığını kaydeden Hatimoğulları “Hala bir somut adım yok” dedi.
Hatimoğulları şöyle devam etti:
“Yüksek paralar kazananların paraları iade ettiği söyleniyor, biz emin değiliz gerçekten iade edilip edilmediğinde. Ama velev ki iade ettiniz, çaldınız, tövbe ettiniz, iade ettiniz, suçunuz bağışlanmalı mı? O zaman hırsızlıktan cezaevinde bulunanlar tövbe etsin hepsini salın o zaman hukuka ne gerek var.”
İktidarın bütçe planına da tepki gösteren Hatimoğulları “MESEM kapatılmalı, staj ve çıraklık süreleri sigorta başlangıcı olarak sayılmalı. Bütçe görüşmelerinde iktidar işçiye, emekçiye, emekliye nasıl vaatleri var? 4 yıl seçimsiz geçti, şimdi ’emekliye müjdemiz var’ diyorlar. Biz DEM Parti olarak emekli aylığının yoksulluk sınırının yarısı olması gerektiğini düşünüyoruz. Faizlere kaynak var, işçiye emekçiye, emekçiye geldiğinde ‘kaynak yok’ diyorlar. Kaynak var. Kaynaklar silaha, ranta değil, halka eşit bir şekilde bölüştürüldüğünde kaynak yeter” dedi.
Dilovası Davası
Dilovası katliamını hatırlatan Hatimoğulları “Yargılanmayan kamu görevlileri ve işverenler yerli yerinde duruyor. Hesap vermeliler” diye konuştu.
İktidarın “savaş arayışını sürdürdüğünü” ifade eden Hatimoğulları Mekke Anlaşması’na yönelik eleştirilerini dile getirdi.
‘Türkiye savaşın ortasında bulabilir kendini’
Hatimoğulları şöyle konuştu.
Yemen ellerinde nasıl savaşa katılırım diye plan peşindeler. Biz Genel Kurul’da da hayır diyeceğiz. Türkiye savaşın ortasında bulabilir kendini. emen ve Suudi Arabistan birbirine saldırıyor. Suud’un parasına karşılık Türkiye’nin gençlerini savaşa sokmak istiyorlar. Biz Türkiye’nin barışı için ne kadar çabalıyorsak bölge için de o kadar istiyoruz.”
‘Barış için buradalar’
Barış Anneleri’nin Ankara’daki eylemine değinen Hatimoğulları “Barış için buradalar. Bütün siyasi partilerin başkanlarına sesleniyorum. Sizden analarımızın beklentisi çok yüksek” diye konuştu.
Hatimoğulları şöyle devam etti: “Anaların taleplerini biz de dillendirelim. Barışın önündeki engeller kaldırılsın. Öcalan’ın özgürlüğü sağlansın diyorlar. Siyasi tutsaklar serbest bırakılsın diyorlar. Bütün siyasi parti liderlerine seslenmek istiyorum. Bu sese kulak verelim. Bu ülkede barışı tesis etmek için bu süreci doğrudan hızlandıran özneler olmalı bütün siyasi partiler.”
‘İktidarın süreç için bir takvimi var mı?’
Çözüm süreci kapsamında iktidara somut adım atması çağrısında bulunan Hatimoğulları “Yasa ne zaman uygulanacak? Silahlarını yakanlar nereye, nasıl ve hangi şartla gelecek. Oyalama ve zamana yaymak neden? İktidar konuşulan takvime değil de kendi takvimine göre mi davranıyor? İktidarın bir takvimi var mı?” diye sordu. / ilketv