Yüksekova Güncel

Bakırhan Uşak’taydı: Yıllardır bizi birbirimize yabancılaştırdılar

Politika

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” kapsamında bu kez Uşak’taydı. Milliyetçi-muhafazakar kimliğin yoğunluğuyla bilinen kentte düzenlenen halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Amed ne kadar bizimse Uşak da o kadar bizimdir” diyerek hem barış sürecine hem de partisinin siyasetteki hedeflerine dair konuştu.

Bir düğün salonunda gerçekleştirilen buluşmaya milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Salon DEM Parti bayraklarıyla donatılırken, konuşmalarda barış süreci, demokratikleşme, ekonomik kriz ve birlikte yaşam mesajları öne çıktı. Bakırhan, Türkiye’nin kaynaklarının yıllardır savaş politikalarına harcandığını belirterek, “Barış sürecinin başarıya ulaşması durumunda savaşa giden kaynaklar emekçiye, emekliye, üreticiye harcanacak” dedi.

Toplantının açılış konuşmasını Uşak İl Eşbaşkanları Naime Öz, Edip Gümüş yaptı. Daha sonra konuşan İzmir Milletvekilli İbrahim Akın, “Halkımızla beraber verdiğimiz çabalar sonunda burada bir yer edinebildik. Yönetimimizi güçlü bir şekilde kurmuş olduk. Uşak gibi milliyetçiliğin, ırkçılığın çok fazla olduğu yerde Kürt halkının ve farklı siyasal kimliklerden olan insanların bir arada mücadeleyi örgütlemesi bizim için çok kıymetli. Bu onurlu duruşunuz mücadelemizi daha da büyütecek” dedi.

Bakırhan: Böyle rengarenk olmaya devam edeceğiz

Ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan konuştu.

Uşak’ta verilen emeklerin boşa gitmeyeceğinin söyleyen Bakırhan, bu emeklerin DEM Parti’yi parlamentonun üçüncü büyük partisi yaptığını vurgulayarak, “Hesaba katılmayan minicik katkılar, bizi yerel yönetimleri belirleyecek noktaya getirdi. Beraber partimizi büyüteceğiz. DEM Parti Kürtlerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin partisidir. Parlamentodaki resme baktığınızda ne dediğimi anlayacaksınız. Parti grubumuz Türkiye’deki bütün renkleri teslim ediyor. Bunu yaratan sizlerin de emeğine sağlık. Böyle rengarenk olmaya, kadınların, yoksulların, emekçilerin partisi olmaya, hak ve hukuk arayanların yanında olmaya devam edeceğiz. Dünyada bu kadar zulüm altında siyaset yapan ve büyüyen başka bir örnek yok. Bu örneği yaratanlara şükranlarımı iletiyor, aramızda olmayanları da saygı ve minnetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

‘Amed ne kadar bizimse Uşak da o kadar bizimdir’

Bakırhan, şöyle devam etti:

“Amed ne kadar bizimse Uşak da o kadar bizimdir. Türkiye’yi ezilenin, emekçinin, yoksulun iktidarı ile buluşturacağız. İktidarın, muhalefetin hali ortada. DEM Parti eşitlik, özgürlük, Kürdün dilinin özgürce konuşulmasını, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını, emekçilerin insanca yaşadığı, öğrencilerin bilimsel, akademik, demokratik, anadilinde eğitim gördükleri, kadınların katledilmedikleri bir Türkiye vaat ediyor. Tertemiz olmasıyla, onurluca yol yürümesinden kaynaklı DEM Parti’ye ihtiyaç var. DEM Parti korkan, haksızlıklar karşısında susan bir parti değil. İlk şeker ve dokuma fabrikaları Uşak’ta kurulmuş. Uşak ilklerin kentidir. Biz de yeni bir ilkin kapısını aralamak istiyoruz. Kapsayıcı bir siyasetle birlikte Uşak’ın emekçisi, esnafıyla, nasıl birlikte mücadele verileceğini göstereceğiz. Yalnızca bir il örgütü açmak için değil, bir anlayışı Uşak’a getirdik. Bunu gece ve gündüz anlatacağız. Bizi tanıyanlar ne kadar kapsayıcı, ne kadar bu toprakların mayasından hamurlanmış bir parti olduğumuzu görecek. Uşak’ın sorunlarını Meclis’e taşıyacağız. Uşak’taki varlığımız Türkiye’de siyaset yapma isteğimizin en önemli göstergesidir.

‘Demokrasi herkes içindir’

Türkiye’nin kaynakları 40 yıldır savaş ve çatışmaya gidiyor. Barış sürecinin başarıya ulaşması durumunda savaşa giden trilyon dolarlar emekçiye, emekliye, üreticiye harcanacak. Para Uşak’ın eğitimi, sağlığı ve fabrikası için harcanacak. Barış süreci sadece Kürdü değil, Uşak’taki emekliyi, emekçiyi, Türkü, Aleviyi ve burada yaşayan her milletten insanı ilgilendiriyor. Demokrasi herkes içindir. Ben Diyarbakır’da sözümü özgürce söyleyebilirsem, emin olun sizde burada edersiniz. Onun için bu sürece omuz verelim. Evet, ağır gidiyor. Ama Türkiye’nin bu sürece ihtiyacı var. Bir buçuk yıldır çocuklarımızın cenazesini kaldırmadık. Bu çok kıymetlidir. Gözyaşlarımız yerine, demokrasiyi, özgürlüğü, eşitliği biriktirmemiz gerekiyor. Bu ülkede seçilmişlerin yeri cezaevi olmamalı, insanlar düşüncelerini ifade ettiği için tutuklanmamalı.

‘Yıllardır bizi birbirimize yabancılaştırdılar’

Bu ülke tek bir milletten oluşmuyor. Türkiye bir mozaiktir. Yasamız, anayasamız, yaklaşımımız, Araba, Çerkese, Terekemeye, Laza neyse Kürde de o olsun. Türkün ne hakkı varsa, diğer halk ve inançların da o hakları olsun. Herkesin anadili ana sütü kadar helaldir. Bütçeyi çar çur etme. Savaşa değil, yoksulluğu kaldırmak, uyuşturucu illetini sokağımızdan uzaklaştırmak için kullan. Siyasetin görevi insanları birbirine yabancılaştırmak değil. Yıllardır bizi birbirimize yabancılaştırdılar. Ortak paydaları bulmak ve buradan geleceği inşa etmeliyiz. Birlikte bu ülkenin sorunlarını ortadan kaldırmak için çalışacağız.” (MA)

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.