Yüksekova Güncel

Sürgünde bir evlilik hikâyesi

Yaşam

Suriyeli Cihat ve Zozan Hemi'nin yolları sürgünde birleşti. Suriye'de yaşanan savaştan dolayı Antep'e yerleşen Cihat ve Helmi sürgünde evlendi.

Yaşanan iç savaştan dolayı Suriye'nin Kobani kentini terk etmek zorunda kalan Hemi çiftinin evlilik hikâyesi tam bir trajedi. Suriye'de Kürt kimliği tanınmayan mağdur yurttaşlardan sadece biri olan 25 yaşındaki Cihat Hemi, askere gitmemek için 6 ay önce Antep'e kaçak yollarla geldi. Bir yıl önce 20 yaşındaki Zozan Hemi ile nişanlanan Cihat Hemi’nin nişanlısı Zozan Hemi de 6 ay aradan sonra kaçak yollarla Antep'e geldi. Sürgünde evlenen Hemi çifti, şimdi Antep'te sürgün hayatı yaşamanın burukluğunu yaşıyor. 

Antep'te fıstık kırarak aile geçimini sağladıklarını aktaran baba Hasan Hemi (55), kaçak yollarla gelin getiren nadir babalardan olduğunu belirterek, yaşadıklarını şu şekilde dile getirdi: "Biz savaştan dolayı göç ettik. Oğlum nişanlıydı. Gelinimin ailesi bize haber gönderdi. 'Gelin gelininizi götürün biz de farklı yere göç edeceğiz' diye. Ben de bunlar üzerine kalkıp bir hafta önce Karkamış sınırından Suriye'ye geçiş yapmaya çalıştım. Karkamış yakınlarında Türk askerleri tarafından alıkonuldum. Beni o soğuk günlerde 6 saat dışarıda beklettiler. Sonra bana 'nereye gidiyorsun' dediler. 'Suriye'ye gideceğim, çocuklarım Türkiye'ye kaçmıştı onları aradım ama bulamadım tekrar Suriye'ye dönüyorum' dedim. Hakkımda bir şeyler yazdıktan sonra beni sınıra götürüp serbest bıraktılar."

Gelini için sınırları aştı


Suriye'ye geçtikten sonra kardeşinin yanına gittiğini belirten baba Hemi, gelinini alıp tekrar kaçak yollarla Türkiye'nin yolunu tuttuğunu söyledi. Baba Hemi, sınırı geçmeye çalıştığı sırada tekrar Türk askerleri tarafından alıkonulduğunu dile getirerek, "Yine askerler tarafından alıkonuldum. Yine bizi 5 saat o soğukta beklettiler. Çok soğuktu, onlara 'ya bizi kampa götürün ya da bırakın gidelim' dedim. Çünkü dayanamıyorduk. Dizimize kadar çamura batmıştık. En sonunda askerler bizi Antep yoluna getirip bıraktılar, orada akrabalarımı aradım onlar gelip ben aldılar" diye kaydetti.

'Savaş, zulüm ve işkence altında bir düğün değil'

Zozan Hemi ise, yurdundan ve ailesinden uzak bir yerde olmanın kendisine çok büyük bir acı verdiğini aktararak, "Güzel bir düğünümüz olsun isterdim. Kendi yurdumda, ailemin yanında mutlu olmak isterdim. Böyle savaş, zulüm ve işkence altında değil. Yolda gelirken askerler tarafında durdurulduğumuzda çok korkmuştum. Çok soğuktu üstümüz başımız çamur içindeydi. Askerlerin bize sorduğu ilk soru şuydu; 'Siz Kürt müsünüz?' Ben de diyordum acaba tüm bunları Kürt olduğumuz için mi bize yapıyorlar" dedi. DİHA
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.