<br />
<b>Warning</b>:  ksort() expects parameter 1 to be array, null given in <b>/var/www/vhosts/yuksekovaguncel.com.tr/httpdocs/_php_sistem/libraries/class.plugins.php</b> on line <b>0</b><br />
<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/var/www/vhosts/yuksekovaguncel.com.tr/httpdocs/_php_sistem/libraries/class.plugins.php</b> on line <b>0</b><br />
<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Yüksekova Haberleri - Hakkari - Yüksekova -  Şemdinli - Esendere - Derecik - Büyükçiftlik</title>
	<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/</link>
	<description>Yüksekova ilçesinde yerel yayın yapan haber sitesi; güncel yerel haberlerini, makaleleri ve şehrin genel tanıtımını sunuyor. Hakkari, Yüksekova Haber sitesinden güncel yerel haberleri takip edebilirsiniz.</description>
	<image>
		<title>Yüksekova Haberleri - Hakkari - Yüksekova -  Şemdinli - Esendere - Derecik - Büyükçiftlik</title>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/</link>
		<url>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/banner/yukdk.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/cumhurbaskani-erdogan-bu-kadim-cografya-barisi-istikrari-h98548.html</link>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Erdoğan bölgede istikrarsızlığın arttığı bir dönemde olunduğunu belirttiği açıklamasında “Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hale geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağ duyusu için teşekkür ediyorum” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Libya ile deniz yetki anlaşması</strong></p>

<p>Libya hükümeti ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzaladıklarını hatırlatan Erdoğan, “Bu anlaşma Doğu Akdeniz için büyük bir adımdı. Geçen hafta Libya Temsilciler Meclisi’nde bu anlaşma oy birliğiyle onaylandı. Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen müşterek hareket etmesi de önemlidir. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Ne Libya’da ne de başka bir İslam beldesinde ayrılık görmek istemiyoruz. Biz Doğu Akdeniz’de kimseye gol atma derdinde değiliz. Anlaşmazlıkların barışçıl yolla ele alınmasını savunuyoruz. AB başta olmak üzere tüm aktörlerden yapıcı adımlar bekliyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Azerbaycan krizi: ‘Sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına dikileceğiz’</strong></p>

<p>Azerbaycan’la yaşananlara atıf yapan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Cumhuriyet’imizin 103’ncü yıldönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarımızla büyük bir coşkuyla kutlayacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatı’mızın 13. zirvesine Ankara’da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz.”</p>

<p><strong>‘Avrupa’da yaşananlardan cesaret alarak…’</strong></p>

<p>Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bakınız daha önce de söyledim. Siyaseti demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmek yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşımdır. Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye’ye hizmet etmediği çok aşikâr olan ‘savaş’ jargonunu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa’nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa, şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.”</p>

<p><strong>‘Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır’</strong></p>

<p>Türkiye’de basın özgürlüğü olduğunu savunan Erdoğan şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Basın özgürlüğü bahanesiyle hükümetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce, eğer yapabiliyorlarsa, çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar. Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler.</p>

<p>Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır. Türkiye, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biridir. Avrupa’da televizyon kanalı sayısı itibarıyla ülkemiz ilk sıralarda yer alıyor. Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye’nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz. Ama dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmez, edemez.”</p>

<p>2027 Bütçe Teklifi: ‘</p>

<p>2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifini geçen hafta TBMM’nin takdirine sunduklarını anımsatan Erdoğan,&nbsp; 2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesapladıklarını aktardı.</p>

<p>Erdoğan, şehirleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hale getirmekte kararlı olduklarını söyleyerek, “Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik.” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘Savunma’ harcamalarına 3 trilyon 454 milyar lira</strong></p>

<p>Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4’üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.”</p>

<p><strong>İran’a saldırı haberleri</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşmasının, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine yol açtığını dile getirdi.</p>

<p>Temennilerinin bölgeyi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulması olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak, birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 21:18:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/cumhurbaskani-erdogan-bu-kadim-cografya-barisi-istikrari-h98548.html">Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/yuksekova-belediyesinden-kati-atik-sahasindaki-cop-sorununa-iliskin-h98547.html</link>
		<title>Yüksekova Belediyesinden katı atık sahasındaki çöp sorununa ilişkin açıklama</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yüksekova Belediyesi, katı atık sahasında yaşanan çöp birikimine ilişkin yaptığı açıklamada, sorunun Nisan 2026’da meydana gelen heyelan nedeniyle ortaya çıktığını belirterek, çözüm için ilgili kurumlarla koordineli çalışmaların sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Yüksekova Belediyesi, ilçenin katı atık sahasında yaşanan çöp depolama sorununa ilişkin kamuoyuna açıklama yaptı. Açıklamada, sahada biriken atıkların çevre ve halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin farkında olunduğu belirtilerek, sorunun çözümü için Katı Atık Birliği ve ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde hareket edildiği ifade edildi.</p>

<p>Belediyeden yapılan açıklamada, yaşanan sorunun Nisan 2026’da meydana gelen heyelan sonucu katı atık sahasında oluşan çökmeden kaynaklandığı kaydedildi. Mevcut durumun belediye yönetiminin doğrudan müdahalesinden kaynaklanmadığı belirtilen açıklamada, atıkların yeni belirlenen alana taşınması ve mevcut sahadaki kirliliğin giderilmesi için çalışmaların devam ettiği aktarıldı.</p>

<p>Çevre ve halk sağlığına ilişkin endişelerin dikkate alındığı vurgulanan açıklamada, çevre örgütlerinin konuya yönelik hassasiyetlerinin de önemsendiği ifade edildi. Sorunun çözümüne katkı sunacak yapıcı eleştiri ve önerilerin değerli olduğu belirtilerek, sürecin ortak bir anlayışla yürütülmesinin önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Yüksekova Belediyesi, katı atık sahasında yaşanan sorunun en kısa sürede giderilmesi ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması amacıyla çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, kamuoyuna saygıyla duyuruda bulundu.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 16:57:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/yuksekova-belediyesinden-kati-atik-sahasindaki-cop-sorununa-iliskin-h98547.html">Yüksekova Belediyesinden katı atık sahasındaki çöp sorununa ilişkin açıklama</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/saglik/gss-borclari-siliniyor-kimler-yararlanabilecek-h98546.html</link>
		<title>GSS borçları siliniyor: Kimler yararlanabilecek?</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []">Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarına ilişkin yeni bir yasal düzenleme hazırlanıyor. Yaklaşık 1 milyon kişiyi ilgilendiren düzenlemeyle geçmiş yıllardan kalan bazı prim borçlarının tahsilinden vazgeçilmesi planlanıyor. Ancak borçların hangi koşullarda silineceği ve yurttaşların sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarının nasıl etkileneceği, teklifin yasama sürecinin tamamlanmasıyla netleşecek.</p>

<p>AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunmaya hazırlandığı kanun teklifinin yılbaşından önce yasalaşması hedefleniyor. Düzenlemenin kabul edilmesi durumunda 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Teklif henüz Meclis’e sunulmadığı için kapsamda ve uygulama takviminde değişiklik yaşanabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Hangi GSS prim borçları silinecek?</strong></p>

<p>Hazırlanan düzenlemeye göre 1 Ocak 2017’den önceki döneme ait ödenmemiş GSS prim borçlarının tahsilinden vazgeçilmesi planlanıyor. Bu kapsamda 2016 yılına ait prim borçlarıyla birlikte bunlara bağlı gecikme cezaları ve gecikme zamlarının da kaldırılması öngörülüyor.</p>

<p>Düzenleme, sigortalı bir işte çalışmayan, aile bireyleri üzerinden sağlık hizmeti alamayan ve GSS primini kendi adına ödemek zorunda olan yurttaşları ilgilendiriyor.</p>

<p>Geçmişte de GSS prim borçlarına yönelik benzer düzenlemeler yapılmıştı. Önceki yasal düzenlemelerle 2012-2015 yıllarına ait prim borçlarının tahsilinden vazgeçilmişti. Yeni teklifin ise 2016 yılına ait ödenmemiş borçları kapsaması planlanıyor.</p>

<p>Düzenlemede, daha önce ödenen primlerin geri verilmesi öngörülmüyor. Buna göre 2016 yılına ait prim borcunun bir bölümünü veya tamamını ödemiş olan yurttaşlara iade yapılmayacak. Yalnızca henüz tahsil edilmemiş borç tutarlarının silinmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>2017 ve sonraki yıllara ait borçlar silinmeyecek</strong></p>

<p>Düzenlemenin kapsamının 1 Ocak 2017 öncesindeki borçlarla sınırlı tutulması bekleniyor. Bu nedenle 2017 ve sonraki yıllarda oluşan GSS prim borçları varlığını sürdürecek. Bu borçların da kaldırılması için ayrıca yasal düzenleme yapılması gerekecek.</p>

<p>Dolayısıyla 2016 yılına ait borcu silinen bir yurttaşın, sonraki yıllardan kalan prim borçları nedeniyle ödeme yükümlülüğü devam edebilecek. Borçların hangi dönemlere ait olduğu ve ne kadarının silineceği, yurttaşların sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları açısından da önem taşıyor.</p>

<p><strong>Borçları silinenler özel hastanelere gidebilecek mi?</strong></p>

<p>GSS prim borçlarının kaldırılması, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı özel hastanelerden otomatik olarak yararlanma hakkı sağlamayacak. GSS primini kendi adına ödeyenler ile esnaf ve diğer bağımsız çalışanları kapsayan BAĞ-KUR sigortalılarının sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için genel olarak belirli koşulları karşılaması gerekiyor.</p>

<p>Bu koşullar şöyle sıralanıyor:</p>

<ul data-spread="false">
	<li>Son bir yıl içinde en az 30 gün GSS primi ödenmiş olması.</li>
	<li>60 günden fazla prim borcunun bulunmaması.</li>
	<li>Başvurulan özel hastanenin SGK ile sözleşmesinin bulunması.</li>
</ul>

<p>Prim borçlarının taksitlendirilmesi veya ertelenmesi gibi bazı istisnalar da uygulanabiliyor. Bu nedenle her kişinin sigortalılık ve borç durumu ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda.</p>

<p>2016 yılına ait borcu silinen ancak sonraki yıllardan prim borcu bulunan ve sağlık hizmetlerinden yararlanmak için gerekli koşulları karşılamayan yurttaşlar, SGK kapsamında anlaşmalı özel hastanelerden hizmet alamayabilecek.</p>

<p>Ayrıca SGK ile sözleşmeli özel hastanelerde, mevzuat çerçevesinde ilave ücret ve katılım payı alınabiliyor. Dolayısıyla sağlık hizmetinden yararlanma hakkının bulunması, özel hastanelerdeki bütün masrafların karşılanacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kamu hastanelerinden yararlanma uygulaması 2026 sonuna kadar uzatıldı</p>

<p>Prim borcu bulunan yurttaşların kamu hastanelerinden yararlanabilmesini sağlayan uygulama, 2026 yılının sonuna kadar uzatılmıştı.</p>

<p>7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında, düzenlemenin kapsadığı GSS ve BAĞ-KUR sigortalıları prim borçları bulunsa da 31 Aralık 2026’ya kadar belirli kamu sağlık kuruluşlarından hizmet alabiliyor.</p>

<p>Uygulama kapsamında yararlanılabilen sağlık kuruluşları şunlar:</p>

<ul data-spread="false">
	<li>Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastaneleri.</li>
	<li>Devlet üniversitelerinin hastaneleri.</li>
</ul>

<p>Ancak söz konusu uygulama özel hastaneleri kapsamıyor. Bu nedenle kamu hastanelerinden yararlanma olanağı ile SGK anlaşmalı özel hastanelerden hizmet alma koşulları birbirinden ayrılıyor.</p>

<p>Uygulamanın yıl sonunda yeniden uzatılmaması durumunda, prim borcu bulunan yurttaşların sağlık hizmetlerine erişiminde yeniden kısıtlamalar yaşanabilecek. Bu nedenle 2026 yılı sonuna kadar geçerli olan uygulamanın devam edip etmeyeceği de sağlık hizmetlerine erişim açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>GSS primi 2026 yılında ne kadar?</strong></p>

<p>Aralık 2025’te yapılan düzenlemeyle GSS prim oranı, brüt asgari ücretin yüzde 3’ünden yüzde 6’sına yükseltildi.</p>

<p>SGK verilerine göre 2026 yılında GSS primini kendi adına ödemek zorunda olan yurttaşların aylık primi 1.981,80 TL olarak uygulanıyor.</p>

<p>Bununla birlikte, herkesin GSS primini kendi cebinden ödemesi gerekmiyor. Hane içinde kişi başına düşen aylık geliri brüt asgari ücretin üçte birinden az olan yurttaşların GSS primleri devlet tarafından karşılanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda prim ödeme gücü bulunmayan kişilerin gelir durumlarını tespit ettirmeleri, prim yükümlülüklerinin belirlenmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>GSS kapsamında kaç kişi bulunuyor?</strong></p>

<p>Habertürk’ün SGK verilerine dayandırdığı bilgilere göre, ilgili GSS kategorilerinde toplam 9 milyon 503 bin 348 kişi bulunuyor. Bu kişilerin 2 milyon 51 bin 75’i primlerini kendileri ödüyor. Yaklaşık 7,45 milyon kişinin GSS primleri ise devlet tarafından karşılanıyor.</p>

<p>Ancak bu rakamlar, GSS borcu bulunan kişilerin toplam sayısını göstermiyor. Veriler, ilgili kategorilerde yer alan kişilerin prim ödeme durumlarına ilişkin genel bir tablo sunuyor. Yaklaşık 1 milyon kişiyi ilgilendiren borç düzenlemesinin kapsamı ise geçmiş dönemlere ait ödenmemiş prim borçları üzerinden belirleniyor.</p>

<p><strong>GSS prim borcu e-Devlet’ten nasıl sorgulanır?</strong></p>

<p>Yurttaşlar, mevcut GSS prim borçlarını ve sigortalılık durumlarını e-Devlet üzerinden kontrol edebiliyor. Bunun için e-Devlet sisteminde yer alan&nbsp;<strong>“Genel Sağlık Sigortası Tescil ve Prim Borcu Sorgulama”</strong>&nbsp;hizmetine giriş yapılması gerekiyor.</p>

<p>Prim ödeme gücü bulunmadığını düşünen yurttaşlar ise yaşadıkları yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurarak gelir testi yaptırabiliyor. Gelir testi, hane içindeki kişi başına düşen gelirin belirlenmesi ve GSS priminin devlet tarafından karşılanıp karşılanmayacağının tespit edilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>GSS borç düzenlemesi ne zaman yürürlüğe girecek?</strong></p>

<p>GSS prim borçlarının silinmesine ilişkin kanun teklifinin yılbaşından önce TBMM’de görüşülerek kabul edilmesi hedefleniyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde 1 Ocak 2027’den itibaren uygulanması bekleniyor.</p>

<p>Ancak teklif henüz Meclis’e sunulmadığı için borçların silinmesine ilişkin kesin kapsam, yürürlük tarihi ve uygulama ayrıntıları yasama sürecinin tamamlanmasıyla belli olacak. Düzenlemenin kabul edilmesi durumunda 2016 yılına ait tahsil edilmemiş GSS prim borçlarının kaldırılması planlanırken, sonraki yıllara ait borçlar ve özel hastanelerden yararlanma koşulları ayrı başlıklar olarak önemini koruyacak. (Evrensel)</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 16:45:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/saglik/gss-borclari-siliniyor-kimler-yararlanabilecek-h98546.html">GSS borçları siliniyor: Kimler yararlanabilecek?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/feti-yildiz-cozum-surecinde-ozgun-bir-turkiye-modeli-olusturuldu-h98545.html</link>
		<title>Feti Yıldız: Çözüm sürecinde özgün bir Türkiye modeli oluşturuldu</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []">MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, çözüm süreci kapsamında özgün bir Türkiye modeli oluşturulduğunu ifade etti. Yıldız, süreç kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen ve kamuoyunda çerçeve yasa olarak anılan 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a dikkat çekti.</p>

<p>Söz konusu kanunun tek başına pozitif hukuk sistemindeki olağan bir mevzuat düzenlemesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yıldız, tarihsel koşulların yasal düzenlemeler üzerindeki etkisine işaret etti.</p>

<p>Yıldız, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“7595 sayılı Kanun analiz edilirken sadece pozitif hukuk sisteminde yer alan olağan bir mevzuat unsuru olarak görülemez ve o sınırlarda ele alınamaz.”</p>

<p><strong>Cumhuriyet’in 10. yılında çıkarılan kanunu hatırlattı</strong></p>

<p>Feti Yıldız, 26 Ekim 1933 tarihinde kabul edildiğini belirttiği 19 maddelik 2330 sayılı Kanun’u örnek gösterdi. Yıldız, söz konusu kanunun gerekçesinde dönemin koşullarının etkisinin ve özgün bir modelin görülebileceğini ifade ederek düzenlemenin gerekçesini paylaştı.</p>

<p>Yıldız, kanunun gerekçesini aktarırken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Türkiye Cumhuriyeti Devleti 10. yılını kutlarken Türk inkılabının bu çok kısa bir devre içinde daima ileri atılışlarla elde ettiği ve bütün medeni dünyanın hayranlıkla gördüğü siyasi ve sosyal muvaffakiyetlere gurur ve iftiharla bakmaktadır.</p>

<p>Memleketi dağınık bir enkaz halinde bulan Cumhuriyet, inkılabın tutuşturduğu faaliyetle bu kadar kısa bir zaman içinde memlekette yeni bir sosyal nizam yaratmış, hukuki ve iktisadi münasebetlerde tam bir denge tesis etmiş ve bu suretle Türk milletini layık olduğu şerefli mertebelere ulaştırmıştır.</p>

<p>Bu yükseliş hareketleriyle daima ileriye koşan memleket, bugün birleşmiş bir kütle halinde, sakin ve gururlu, ümitle dolu olan istikbale doğru yürümektedir.</p>

<p>Böyle mesut bir yıldönümünü kutlularken muhtelif sebep ve tesirlerle, ihtiras veya hatalarına kurban olmuş, kanuni cezalarla mahkûm bulunmuş kimseleri de düşünmek, onları bir kıymet olarak tekrar cemiyetin sinesine almak muvafık olur.</p>

<p>Bu biçarelere karşı gösterilecek müsamaha, kendilerini temiz bir unsur olarak alacak olan cemiyet lehine bir hareket olduğu kadar memleketin haiz olduğu kuvvetin de bir delili olacaktır.”</p>

<p><strong>Bazı suçlar ve cezalar kapsam dahilindeydi</strong></p>

<p>Yıldız, 1933 yılında Cumhuriyet’in 10. yılı dolayısıyla çıkarılan kanunun kapsamına da değindi. Kanunun 15. maddesine atıfta bulunan Yıldız, düzenlemenin 28 Temmuz 1933 tarihine kadar işlenmiş bütün suçları kapsamadığını, belirli suçlar ve cezalarla sınırlı tutulduğunu belirtti.</p>

<p>Yıldız, söz konusu düzenlemenin niteliğini şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>“Cumhuriyetin 10. Yılında çıkarılan Kanunun 15. maddesinde ifade edildiği gibi 28 Temmuz 1933 tarihine kadar işlenmiş ceza gerektiren tüm suçları değil bazı suçları kapsamaktadır.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, kısmi nitelikli, seçimlik şekilde belirlenmiş kimi suçların veya kimi cezaların ve hatta kimi davaların ismen metninde belirtildiği bir kanuni düzenlemedir.</p>

<p>Bu kanuna göre, bazı suçlar takibatsız kalmış, bazı cezalarda indirim yapılmış, bazı mahkûmiyetler ortadan kaldırılmıştır.”</p>

<p><strong>Atatürk’ün talimatına dikkat çekti</strong></p>

<p>Feti Yıldız, 2330 sayılı Kanun’un hazırlanması ve kabul edilmesi sürecinde dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün etkili olduğunu da belirtti.</p>

<p>Yıldız, paylaşımında kanunun hazırlanması ve kabulünde Atatürk’ün hükümete doğrudan verdiği talimatın etkili olduğunun bilindiğini ifade etti.</p>

<p>Böylece Yıldız, çözüm süreci kapsamında kabul edilen çerçeve yasayı tarihsel bir örnek üzerinden ele alarak, yasal düzenlemelerin dönemin koşulları ve toplumsal hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 26 16:43:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/feti-yildiz-cozum-surecinde-ozgun-bir-turkiye-modeli-olusturuldu-h98545.html">Feti Yıldız: Çözüm sürecinde özgün bir Türkiye modeli oluşturuldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/dunyadan/iran-ve-abdden-pes-pese-aciklamalar-catisma-yeniden-baslayabilir-h98544.html</link>
		<title>İran ve ABDden peş peşe açıklamalar: Çatışma yeniden başlayabilir</title>
		<category><![CDATA[dunyadan]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İran ile ABD arasında kapsamlı bir anlaşma sağlanamamasının ardından, bölgede çatışmaların yeniden başlayacağına yönelik beklentiler tırmanışa geçti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’a tekrar saldırı talimatı verebileceğini ifade ederek “bu işi sonuna kadar götürebileceğini” belirtti.</p>

<p>ABD ve İsrail’deki seçimlerin ardından Trump’ın orduya yeni bir saldırı emri verebileceği iddia ediliyor.</p>

<p><strong>‘Birkaç hafta içinde biter’ denen savaş sekizinci ayında</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın başında “birkaç hafta içinde biteceğini” söylediği Orta Doğu savaşı, sekizinci ayına girerken derinleşme sinyalleri veriyor.</p>

<p>Trump, 3 Kasım’daki Kongre ara seçimlerinin ardından Orta Doğu’daki güçlerin İran’a yönelik operasyonlarına yeniden başlayabileceğini birçok kez ima etti. Bu kapsamda ABD komutanlarına daha geniş seçenekler sunmak amacıyla Basra Körfezi’ne üçüncü bir uçak gemisi grubu ile 10 bin ek denizci ve deniz piyadesi sevk edildi.</p>

<p>Öte yandan, Husilerin Riyad Havalimanı’nı ve enerji tesislerini İHA ve füzelerle hedef almasının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’daki bazı diplomatların ve ailelerinin ülkeden ayrılmasını emretti.</p>

<p><strong>CENTCOM’un saldırı planları masada</strong></p>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İsrail’e düzenlediği habersiz ziyarette Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. The Hill gazetesine konuşan kaynaklar, İran’a yönelik birden fazla askeri saldırı planının Bakan Hegseth’e sunulduğunu öne sürdü. 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından Beyaz Saray’dan onay gelmesi halinde CENTCOM’un operasyon için hazırlıklarının tamam olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Pentagon ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, askeri seçeneklerin başkanın masasında olmasının olağan bir süreç olduğunu belirterek varsayımsal durumlara yönelik spekülasyon yapmayacaklarını bildirdi.</p>

<p><strong>Trump: İran’ı tekrar bombalama ihtimalim var</strong></p>

<p>Eşi Melania Trump ile birlikte Florida’da oyunu kullandıktan sonra açıklamalarda bulunan Donald Trump, İran’a yönelik sert ifadelerini sürdürdü:</p>

<p><em>“Bu işi sonuna kadar götürmek zorunda kalabilirim ya da belki bir anlaşmaya varırlar. Emin değilim. Her halükarda biz kazanırız. Ancak İran’ı tekrar bombalama ihtimalim var.”</em></p>

<p>İran’ı askeri ve ekonomik açıdan büyük ölçüde sarstıklarını iddia eden Trump, Tahran yönetiminin nükleer silah elde etmesine asla izin vermeyeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>Tahran’dan ve bölgeden tepkiler</strong></p>

<p>İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, mecliste yaptığı konuşmada ABD’ye net bir mesaj vererek, “Düşmana hayal edilemeyecek derecede karşılık vermeye hazırız” dedi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise bölgedeki güvenlik dengelerinin kökten değiştiğini belirterek, Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin eskisi gibi olmayacağını ve Umman ile yürütülen istişareler kapsamında yeni bir güvenlik yapısı oluşturacaklarını duyurdu.</p>

<p>Öte yandan, İran basını, ülkenin Pakistan aracılığıyla ABD’ye deniz ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nın açılacağı yönünde yeni bir teklif ilettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve daha önce sunulan şartların geçerli olduğunu bildirdi.</p>

<p><strong>Ekonomik ve siyasi baskılar artıyor</strong></p>

<p>Savaşın uzaması küresel piyasaları ve enerji hatlarını doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye girmesi ve saldırıların yoğunlaşması petrol fiyatlarını yukarı çekerken, ABD’de artan yaşam maliyetleri ve benzin fiyatları seçmen nezdinde tepki topluyor.</p>

<p>Pew Araştırma Merkezi’nin anketine göre ABD’lilerin üçte ikisi Trump’ın kriz yönetimi politikasını onaylamıyor. Uzmanlar, hem Washington hem de Tel Aviv’in iç politikadaki sıkışmışlığı aşmak için savaşı bir “kaçış kapısı” olarak görebileceği ancak bunun büyük riskler barındırdığı konusunda uyarıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 26 21:26:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/dunyadan/iran-ve-abdden-pes-pese-aciklamalar-catisma-yeniden-baslayabilir-h98544.html">İran ve ABDden peş peşe açıklamalar: Çatışma yeniden başlayabilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/fon-sorusturmasinda-eski-ak-parti-milletvekili-ertan-aydin-gozaltina-h98543.html</link>
		<title>Fon soruşturmasında eski AK Parti milletvekili Ertan Aydın gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fon vurgununa ilişkin yürütülen soruşturmada hakkındaki adli kontrol kararına savcılığın itiraz etmesinin ardından yakalama kararı çıkarılan eski AK Parti milletvekili, araştırma ve kampanya şirketi kurucusu Ertan Aydın gözaltına alındı.</p>

<p>Aydın hakkında savcılık tarafından tutuklama talep edilmiş, sulh ceza hakimliğince “konutu terk etmeme” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri kararı verilmişti.</p>

<p>Savcılık, Aydın hakkında verilen adli kontrol kararına itiraz etti. İtirazı değerlendiren mahkeme, Aydın hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.</p>

<p>Aydın hakkında “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamalarıyla işlem başlatılmış, 26 Eylül’de de yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti.</p>

<p><strong>Ertan Aydın kimdir?</strong></p>

<p data-path-to-node="3">1971 yılında Giresun’da doğan Dr.&nbsp;Ertan Aydın,&nbsp;lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Sosyoloji Bölümü’nde tamamladı.&nbsp;Yüksek lisans ve doktora derecelerini Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden aldı.Akademik kariyeri boyunca Harvard Üniversitesi ve Dartmouth College gibi uluslararası kurumlarda araştırmacı ve konuk öğretim üyesi olarak bulundu; Çankaya Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nde dersler verdi.</p>

<p data-path-to-node="4">Siyasi iletişim ve kamuoyu araştırmaları alanında uzmanlaşan Aydın, AK Parti’nin stratejik araştırmalarını yürüten Pollmark araştırma şirketinin kurucu ortakları arasında yer aldı.</p>

<p>Aydın, AK Parti’de 25. ve 26. dönem Ankara Milletvekili olarak görev yaptı. Uzun yıllar kamuoyu araştırmaları yürüten Pollmark şirketinin kurucuları arasında yer alan Aydın, 2012-2014 yılları arasında Başbakanlık Siyasi İşlerden Sorumlu Başdanışmanlığı görevini yürüttü.</p>

<p>AK Parti’nin strateji ve söylem süreçlerinde etkin rol üstlenen Aydın, 2023 Genel Seçimleri’nde partinin ana söylemi haline gelen “Türkiye Yüzyılı” vizyon belgesi ve kampanyasının lideri olarak tanındı.</p>

<p><strong>Erdoğan’ın başdanışmanlığını yapmıştı</strong></p>

<p>Aydın, Erdoğan’ın 2012’de Başbakanlık, 2014’te Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığını yapmış ve AK Parti’nin 2023’teki “Türkiye Yüzyılı” seçim kampanyasını yönetmişti.</p>

<p>Aydın, AK Parti’nin ‘Türkiye Yüzyılı’ adını verdiği 2023’teki cumhurbaşkanlığı kampanyasını yönetmişti.</p>

<p>İstanbul başsavcılığının sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürüttüğü fon soruşturması sürüyor.</p>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan Aydın, Çağlayan Adliyesi’ne götürüldü.</p>

<p>Savcılıkta ifadesi alınan Aydın, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p>

<p>Anka’nın aktardığına göre Aydın hakkında ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.</p>

<p><strong>Fon soruşturması</strong></p>

<p>SPK 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için tasfiye kararı aldı. Fonların bazıları temerrüde (borcu ödeyememe durumu) düştü.</p>

<p>Alım-satıma kapatılan fonlar, TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY şirketlerine ait. İş Bankası ve Ziraat Bankası’nın yürüteceği tasfiye süreci altı ay sürecek.</p>

<p>Eylül sonu gelmeden önce İstanbul başsavcılığının soruşturmasında şirket ve portföy yöneticileri, eski Merkez Bankası başkan yardımcısı dahil tutuklu sayısı 85’ti.</p>

<p><strong>26 Eylül</strong>’de eski aile bakanı ve AK Parti genel başkan yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın bir fon üzerinden 21 kat, eşinin sekiz kat kar ettiği, çiftin ay başında toplam 2 milyar 170 milyon lira çektiği öne sürüldü. Kaya suçlamaları yanıtsız bırakıp görevlerinden istifa etmekle yetindi. 29 Eylül’de İstanbul başsavcılığı, Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin ilgili tüm kurumlara müzekkere yazdı.</p>

<p><strong>6 Ekim’</strong>de Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, fon kazancının iadesi için başvurdu. İstanbul başsavcılığı, iadeye izin verilmesi için bankalara yazı yazdı.</p>

<p>Fon soruşturmasında adı geçen Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı 6 Ekim’de aracında ölü bulundu. Balcı ve AK Parti’li Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı dahil 30 kişinin mal varlığına 30 Eylül’de tedbir kararı getirildi, karar ertesi gün, 1 Ekim’de kaldırıldı.</p>

<p><strong>7 Ekim’</strong>de AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler soruşturma için Meclis’te komisyon kurulmasını gereksiz bulduğunu duyurdu: “Yargı çalışıyor.”</p>

<p><strong>8 Ekim</strong>’de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 43 bin fon katılımcısının parasının bankalara transfer edildiğini, 9 Ekim’deyse Adalet Bakanı Akın Gürlek 187 milyar liralık haksız fon kazancı tespit edildiğini açıkladı.</p>

<p><strong>13 Ekim</strong>’de İletişim Başkanlığı A1, Bulls ve Pardus şirketlerinin geriye kalan 49 fonu kapsamında, toplam 34,1 milyar liranın tasfiye sürecinin hafta sonuna kadar tamamlanacağını bildirdi.</p>

<p><strong>14 Ekim</strong>’de Şimşek, İstanbul başsavcılığının talebi üzerine yapılan ön inceleme sonucu, eski SPK başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi.</p>

<p><strong>19 Ekim’</strong>de Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik emekliliğini isterken SPK Başkanı Mahmut Sütcü ‘sağlık sorunları’ gerekçesiyle istifasını sundu.</p>

<p><strong>21 Ekim</strong>’de yeni gözaltı kararları çıkarıldı, sonra 36 kişi gözaltına alındı. Karar, Işıklar Enerji ve Yapı Holding A.Ş. (IEYHO), Vişne Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (VSNMD), Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi A.Ş. (ODINE) ve Tera Finansal Yatırımlar Holding A.Ş. (TRHOL) paylarına ilişkin incelemelerin ardından geldi.</p>

<p>Gözaltına alınanlar arasında Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Altınbaş ve eski başbakan danışmanı Ertan Aydın da var. Altınbaş ailesinin tüm mal varlığı da donduruldu. Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nusret Altınbaş dahil beş kişiyse aranıyor.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 21 Ekim itibariyle soruşturmaya ilişkin rakamları şöyle açıkladı:</p>

<p>Hakkında işlem yapılan: 404<br />
Tutuklu: 88<br />
Adli kontrolle serbest: 195<br />
Firari: 42<br />
Tedbir uygulanan kişi: 351<br />
Tedbir uygulanan kuruluş: 102</p>

<p>Tedbir genellikle mal varlığına el koyma, banka hesaplarını dondurma ve taşınmazlarının devrini engellemeyi öngörüyor.</p>

<p><strong>22 Ekim</strong>’de fon tasfiyesiyle kanun teklifi Meclis’ten geçti. Kanuna göre fonun tasfiye malvarlığından, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutarda, 1 milyon lira ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek.</p>

<p><strong>23 Ekim</strong>’de gözaltındaki 36 kişiden 11’i tutuklandı, beşi serbest bırakıldı. Soruşturma tutuklu sayısı 99’a çıktı.</p>

<p><strong>24 Ekim</strong>’de Eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü Taha Çakmak gözaltına alındı.</p>

<p>Bugün (24 Ekim) aralarında Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Altınbaş ve eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü Taha Çakmak’ın da olduğu 15 kişi tutuklandı.</p>

<p>Tutuklanan diğer isimler şöyle:</p>

<p>Pardus Portföy yöneticisi Rüstem Karakaya<br />
A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş Pazarlama Müdürü Burak Poyraz<br />
Hedef Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Eryılmaz<br />
Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Yönetim Kurulu Üyesi Neda Soydan<br />
Hedef Portföy yöneticisi Mustafa Zeki Kayahan<br />
Hedef Portföy yöneticisi Anıl Tokat<br />
Pardus Portföy yöneticisi Ali Cesur<br />
Pardus Portföy yöneticisi Furkan Açar<br />
Osman Saraç<br />
Mehmet Ali Gedik<br />
Fatih Uğur<br />
Ömer Ejder<br />
Hakan Eryılmaz<br />
Selay Turhan İnce, Ebru Avcı, Canan Özdemir, Abdullah Dal, Seda Tarım Kocabalkan, Feyza Gözde Özdemir ve Erhan Tunç’sa adli kontrol serbest bırakıldı.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 26 21:22:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/fon-sorusturmasinda-eski-ak-parti-milletvekili-ertan-aydin-gozaltina-h98543.html">Fon soruşturmasında eski AK Parti milletvekili Ertan Aydın gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/istanbul-barosunda-secimi-umit-kocasakal-kazandi-h98542.html</link>
		<title>İstanbul Barosunda seçimi Ümit Kocasakal kazandı</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu kapsamında başkanlık ve yönetim organları seçimleri bugün (25 Ekim Pazar) Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı.</p>

<p>Resmi olmayan sonuçlara göre 68 bin 220 avukatın oy kullanma hakkına sahip olduğu, 9 adayın yarıştığı seçiminde Cumhuriyetçi Güç Birliği İttifakı’nın adayı Prof. Dr. Ümit Kocasakal kazanarak başkan seçildi.</p>

<p>%44,1 katılımın sağlandığı seçimde, 172 sandığın tamamının açılmasıyla Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 10 bin 227 oy alırken, Değişim İçin Avukatlar Grubu Adayı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu 7 bin 10 oy aldı.</p>

<p>Cumhuriyet Avukatları Grubu adayı Av. Atakan Selanik ise 3 bin 796 oy ile seçimde üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p><strong>Kocasakal’dan ilk açıklama</strong></p>

<p>Kocasakal sayım işlemlerinin sonuna yaklaşırken, “İstanbul Barosu geleneksel çizgisine dönmüştür. Bundan sonra İstanbul Barosu; bir, üniter yapının ulus devletin değiştirilemez ilk 4 maddenin gözcüsü ve sözcüsü olmaya edecek. İki, cumhuriyetin kollayıcısı olmaya devam edecek. Ama üç, hiç kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını hukukunu korumaya devam edecek. Dört, hiçbir meslektaşımızı bu anlamda ayırt etmeksizin mesleğimizin bağımsızlığı ve sorunları; onuru bakımından bütün meslektaşlarımızla beraber hareket edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kocasakal’ı destekleyen avukatlar “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları attı.</p>

<p><strong>Ümit Kocasakal kimdir?</strong></p>

<p>11 Mayıs 1966’da Almanya’nın Köln kentinde doğan Ümit Kocasakal, dört yaşında İstanbul’a gönderildi. 1977’de girdiği Galatasaray Lisesi’nden 1986’da mezun oldu. 1990’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Üniversite döneminde öğrenci temsilciliği de yapan Kocasakal, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde kamu hukuku alanında yüksek lisansını ve “Karapara Aklama Suçu” konulu teziyle doktorasını tamamladı.</p>

<p>Kocasakal’ın kamuoyunda geniş kitlelerce tanınması 2010’daİstanbul Barosu Başkanı seçilmesiyle oldu. 2012 ve 2014 yıllarında yapılan seçimleri de kazanarak üst üste üç dönem (toplam altı yıl) İstanbul Barosu Başkanlığı görevini yürüttü. 23 Ekim 2016’da yapılan baro seçimlerinde kendi isteğiyle yeniden aday olmayarak görevini, kendi yönetiminde de yer alan Mehmet Durakoğlu’na devretti. Kocasakal, bu tarihten itibaren Türkiye Barolar Birliği delegesi olarak görev almaya devam etti.</p>

<p>Siyasete resmi adımını 24 Ekim 2015’te CHP’ye üye olarak atan Kocasakal, parti içerisinde önemli isimlerden biri haline geldi. 17 Ocak 2018’de düzenlediği basın toplantısıyla, CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nda Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı genel başkanlığa aday adayı olduğunu açıkladı.</p>

<p>Ancak kurultayda adaylık için gerekli delege imzası sayısına ulaşamadığı için resmi olarak genel başkan adayı olamadı. Kocasakal’ın CHP ile yolları 2020’de ayrıldı. Parti yönetiminin aldığı “CNN Türk yayınlarına katılmama” yönündeki boykot kararını delerek bu kanaldaki bir programa çıkması gerekçesiyle disipline sevk edildi.</p>

<p>Kocasakal, 2 Nisan 2020’de CHP’den ihraç edildi. Bu süreçte eleştirilerini ve kararı ihlal gerekçelerini Odatv’deki köşesinde kaleme aldığı yazılarla kamuoyuna duyurdu.</p>

<p><strong>Dokuz aday yarıştı</strong></p>

<p>Bugünkü seçim öncesi İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Değişim İçin Avukatlar Grubu’nun adayı olarak yeniden seçime katılmıştı.</p>

<p>Eski baro başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal ise Cumhuriyetçi Güç Birliği İttifakı’nın adayı olarak yarıştı.</p>

<p>Başkanlık için yarışan adaylar ve grupları şöyle:</p>

<p>– İbrahim Özden Kaboğlu: Değişim İçin Avukatlar Grubu</p>

<p>– Ümit Kocasakal: Cumhuriyetçi Güç Birliği İttifakı</p>

<p>– Hasan Kılıç: Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ve Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi</p>

<p>– Osman Korkut Kanadoğlu: Avukat Hakları Grubu</p>

<p>– Arife Gökkaya Dinç: Bağımsız Avukatlar Grubu</p>

<p>– Atakan Adem Selanik: Cumhuriyet Avukatları Grubu</p>

<p>– Salih Uçar: Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu</p>

<p>– Metin Üraçin: İstanbul Avukatlar Birliği Grubu</p>

<p>– Gülbeyaz Karadeniz: Bağımsız aday</p>

<p>Genel kurulun ilk gününde gerginlik yaşandı</p>

<p>Öte yandan dün&nbsp;Bağımsız Avukatlar grubunun adayı avukat Arife Gökkaya Dinç’in konuşmasının ardından Genel Kurul’da gerginlik yaşanmıştı.</p>

<p>Dinç’in konuşmasının ardından LGBT+ bayrağı açan bazı avukatlar “Nefrete inat, yaşasın hayat” sloganı attı. Ardından başka bir avukat grubu ise “Kahrolsun PKK” sloganı attı.</p>

<p>Farklı avukat grupları arasında gerginlik, fiziksel saldırıya ve yumruklaşmalara dönüştü.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 26 21:21:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/istanbul-barosunda-secimi-umit-kocasakal-kazandi-h98542.html">İstanbul Barosunda seçimi Ümit Kocasakal kazandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/ozgur-ozelden-erdogana-insanlarin-haysiyeti-icin-onur-h98541.html</link>
		<title>Özgür Özelden Erdoğana: İnsanların haysiyeti için, onur mücadelesi için savaştayız</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Manisa İl Kongresi’ne katıldı.</p>

<p>Özgür Özel, burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Konuşmasında iktidarı hedef alan Özel, “Geleceğin iktidar partisini adaysızlaştırma, kurumsazlıştırılma, lidersizleştirilme sürecine karşı; ülkenin kurucu partisinin son yaptığı 4 kurultayının iptal edilip, olağan 2 kurultayının iptal edilip, olağanüstü 2 kurultayının iptal edilip, genel başkanının ve yöneticilerinin aldığı 4’er mazbatanın iptal edilip, 6 yıl önce yapılmış bir seçime geri dönülüp, o seçimde seçilmiş daha sonra seçim kaybetmiş birinin ana muhalefet partisinin başına kayyum olarak atandığı bir süreci yaşıyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Özel, şöyle devam etti: “14 kez seçim kaybetmiş birini, yeniden ‘onu yenebilirim, o bana kaybeder’ ümidiyle ülkenin ana muhalefet partisinin başına getirip; 47 yıl sonra seçim kazanmış, partisini birinci parti yapmış ve mevcut iktidar parisini kurulduğu günden beri ilk kez ve girdiği tek seçimde yenmiş kadroların görevden uzaklaştırıldığı bir darbeyi iliklerimize kadar hissediyor ve tüm benliğimizle yaşıyoruz.”</p>

<p><strong>‘Zorba iktidara karşı mücadele veriyoruz’</strong></p>

<p>“Bir sivil darbe dönemini yaşıyoruz” ifadesini kullanan Özel, şunları kaydetti: “Milletin canının güvende olmadığı, özgürlüğünün güvende olmadığı, sandıkta verdikleri kararın güvende olmadığı, seçtiklerinin güvende olmadığı, bankadaki yatırımının güvende olmadığı, milletin parasının bizzat iktidar mensupları tarafından atananlar ya da bizzat kendileri tarafından çalındığı bir dönemdeyiz. Ve tüm bunları bir kişinin koltuğu güvende olsun diye yapıyorlar. Milletten kopmuş, kibrin sahibi olmuş, kendi menfaatinden başka hiçbir şey düşünmeyen bir zorba iktidara karşı mücadele veriyoruz.”</p>

<p><strong>‘Ölümü göze almışız, teslim olmamışız, olmayacağız kardeşim’</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın keendisine yönelik açıklamalarına da yanıt veren Özel, şunları söyledi:</p>

<p>“Geçtiğimiz günlerde sayın Erdoğan çıktı ve dedi ki; ‘Ben aslında kutuplaşmadan yana değilim. Gerginlikten yana değilim. Meclis konuşmamda da bunları söyledim ama birileri gerginlik istiyor.’</p>

<p>Ben 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız, ilk kez onu yenmişiz, o güne kadar genel başkan seçilmişiz aramamış, yılbaşı aramamış, bayram seyran aramamış, Anıtkabir’de elimizi sıkmamış. Birinci parti olduk ya ilk bayramda aradım. Bayramda ben aradım, bayram sonrası gittim; dedim ki ‘Bu memleket kutuplaşmadan çok çekti. Size genelde bir görev verdi, bize yerelde büyük bir görev verdi. Bundan sonra kutuplaşma olmasın, tartışma olmasın, belediye başkanları görevini yapsın, siz görevinizi yapın, millet en sonunda adil bir karar versin. Anıtkabir’de el sıkışmamak olmaz dedim.’</p>

<p>Şimdi çıkıp ‘Ben kutuplaşma istemem’ demesin. Her şeye rağmen 47 yıl sonra seçim kazandığımda milletin verdiği görevi, yazdığı mektubu okuyan biziz. Dünya kadar eleştiri almamıza rağmen bayramda ilk telefonu açan, ziyaret yapan, el uzatan, cumhurbaşkanı geliyor diye inen kapıda karşılayan ve bundan sonrası için bu ülke bu karanlıkları yaşamasın diye çaba sarf eden biziz. Ama bu siyasetin sonuç verdiğini görünce balta çeken çıkmış bana diyor ki, ‘Demişsin ki savaştayız. Seferberlik ilan edildi de bizim mi haberimiz yok’ diyor.</p>

<p>Sayın Erdoğan; iyiliğim iyidir, siyasette farklı olduğum kişiye görevimde farklı davranırım. Vallahi savaştayız; adaletsizliğe karşı savaştayız, bu hukuksuzluğa karşı savaştayız, milletin bankadaki parasını çalana da 7 yaşındaki Can’ın anasını ondan koparana karşı da savaştayız. Masum insanların haysiyeti için savaştayız; ailelere, evlatlara, kutsallara karşı onur mücadelesi için savaştayız. Can yakmak için değil, canımızı kurtarmak için, milleti teslim etmemek için savaştayız. Ölümü göze almışız, teslim olmamışız, olmayacağız kardeşim. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız, bu memleketi kuratacağız. Can yakmayacağız, intikamcı olmayacağız ama kötülüğe de teslim olmayacağız.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 26 12:06:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/ozgur-ozelden-erdogana-insanlarin-haysiyeti-icin-onur-h98541.html">Özgür Özelden Erdoğana: İnsanların haysiyeti için, onur mücadelesi için savaştayız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/van-tso-secimlerini-necdet-takva-kazandi-h98540.html</link>
		<title>Van TSO Seçimlerini Necdet Takva Kazandı</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Van’da da iş dünyası Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni başkanını seçmek üzere bugün sandık başına gitti. 19 meslek grubunda 6 bin 916 üyenin oy kullandı</p>

<p>NECDET TAKVA 10 GRUBU KAZANARAK YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ</p>

<p>Van TSO Mavi liste adayı Necdet Takva 10 meslek grubunu kazanırken Zahir Kandaşoğlu 7 meslek grubunu İrem Bayram ise 2 meslek grubunu kazandı. Kırmızı Liste adayı İzzet Çoban ise herhangi bir meslek grubunu kazanamadı.</p>

<p><u>İşte Van TSO seçimlerinde meslek gruplarına göre adayların oy sayıları;</u></p>

<p>1. MESLEK KOMİTESİ (HAYVANSAL VE TARIMSAL ÜRÜNLERİN ÜRETİM VE SATIŞ FAALİYETLERİ</p>

<p>Mavi: 75</p>

<p>Beyaz: 48</p>

<p>Yeşil: 7</p>

<p>Kırmızı: 2</p>

<p>2. MESLEK KOMİTESİ (TARIM, HAYVANCILIK VE UNLU MAMÜLLERİ ÜRETİM VE PAZARLAMASI</p>

<p>Mavi: 103</p>

<p>Beyaz: 88</p>

<p>Yeşil: 74</p>

<p>Kırmızı: 30</p>

<p>3. MESLEK KOMİTESİ (OTOMOTİV VE DİĞER ULAŞIM ARAÇLARI İLE YEDEK PARÇALARININ SATIŞ VE SERVİSİ)</p>

<p>Mavi: 115</p>

<p>Beyaz: 99</p>

<p>Yeşil: 73</p>

<p>Kırmızı: 9</p>

<p>4. MESLEK KOMİTESİ (İNŞAAT-ALT YAPI-MÜTEAHHİTLİK)</p>

<p>Mavi: 184</p>

<p>Beyaz: 272</p>

<p>Yeşil: 113</p>

<p>Kırmızı: 4</p>

<p>5. MESLEK KOMİTESİ (DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI-MOBİLYA VE EV EŞYALARININ TİCARETİ)</p>

<p>Mavi: 101</p>

<p>Beyaz: 57</p>

<p>Yeşil: 58</p>

<p>Kırmızı: 5</p>

<p>6. MESLEK KOMİTESİ (GIDA VE TÜKETİM MADDELERİNİ TOPTAN VE PERAKENDE TİCARETİ)</p>

<p>Mavi: 152</p>

<p>Beyaz: 108</p>

<p>Yeşil: 97</p>

<p>Kırmızı: 6</p>

<p>7. MESLEK KOMİTESİ (FİNANS, SİGORTA VE KUYUMCULUK FAALİYETLERİ)</p>

<p>Mavi: 78</p>

<p>Beyaz: 84</p>

<p>Yeşil: 66</p>

<p>Kırmızı: 10</p>

<p>8. MESLEK KOMİTESİ (İNŞAAT MALZEMELERİ ÜRETİM VE TİCARETİ)</p>

<p>Mavi: 170</p>

<p>Beyaz: 191</p>

<p>Yeşil: 137</p>

<p>Kırmızı: 16</p>

<p>9. MESLEK KOMİTESİ (YURT İÇİ VE YURT DIŞI YÜK VE YOLCU TAŞIMACILIĞI)</p>

<p>Mavi: 58</p>

<p>Beyaz: 140</p>

<p>Yeşil: 97</p>

<p>Kırmızı: 7</p>

<p>10. MESLEK KOMİTESİ (SEYAHAT ACENTELERİ, KONAKLAMA, EĞLENCE, YİYECEK, SANAT VE SPOR TESİSLERİ)</p>

<p>Mavi: 81</p>

<p>Beyaz: 95</p>

<p>Yeşil: 106</p>

<p>Kırmızı: 0</p>

<p>11. MESLEK KOMİTESİ (DIŞ TİCARET VE E-TİCARET)</p>

<p>Mavi: 89</p>

<p>Beyaz: 61</p>

<p>Yeşil: 9</p>

<p>Kırmızı: 0</p>

<p>12. MESLEK KOMİTESİ (ENERJİ ÜRETİMİ VE TİCARETİ)</p>

<p>Mavi: 46</p>

<p>Beyaz: 76</p>

<p>Yeşil: 62</p>

<p>Kırmızı: 3</p>

<p>13. MESLEK KOMİTESİ (YAŞ SEBZE, MEYVE, GIDA VE TÜKETİM MADDELERİ PERAKENDE TİCARETİ)</p>

<p>Mavi: 102</p>

<p>Beyaz: 93</p>

<p>Yeşil: 17</p>

<p></p>

<p>Kırmızı: 0</p>

<p>14. MESLEK KOMİTESİ (EĞİTİM-BİLİŞİM VE İLETİŞİM HİZMETLERİ)</p>

<p>Mavi: 175</p>

<p>Beyaz: 100</p>

<p>Yeşil: 143</p>

<p>Kırmızı: 15</p>

<p>15. MESLEK KOMİTESİ (SAĞLIK HİZMETLERİ, MEDİKAL, TEMİZLİK VE KOZMETİK)</p>

<p>Mavi: 65</p>

<p>Beyaz: 109</p>

<p>Yeşil: 54</p>

<p>Kırmızı: 10</p>

<p>16. MESLEK KOMİTESİ (GİYİM EŞYALARI TOPTAN VE PERAKENDE TİCARETİ)</p>

<p>Mavi: 79</p>

<p>Beyaz: 35</p>

<p>Yeşil: 52</p>

<p>Kırmızı: 9</p>

<p>17. MESLEK KOMİTESİ (MÜHENDİSLİK, İKLİMLENDİRME, MEKANİK VE DOĞALGAZ)</p>

<p>Mavi: 66</p>

<p>Beyaz: 166</p>

<p>Yeşil: 83</p>

<p>Kırmızı: 7</p>

<p>18. MESLEK KOMİTESİ (MİMARLIK VE GENEL İNŞAAT FAALİYETLERİ İLE MADENCİLİK İŞLERİ)</p>

<p>Mavi: 92</p>

<p>Beyaz: 44</p>

<p>Yeşil: 35</p>

<p>Kırmızı: 4</p>

<p>19. MESLEK KOMİTESİ (İNŞAAT YAPIM VE ONARIM FAALİYETLERİ)</p>

<p>Mavi: 103</p>

<p>Beyaz: 218</p>

<p>Yeşil: 311</p>

<p>Kırmızı: 25</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 26 22:37:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/van-tso-secimlerini-necdet-takva-kazandi-h98540.html">Van TSO Seçimlerini Necdet Takva Kazandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/dem-partiden-2027-butcesi-icin-adalet-cagrisi-h98539.html</link>
		<title>DEM Partiden 2027 bütçesi için adalet çağrısı</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []">DEM Parti, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmeleri öncesinde bütçe politikalarına ilişkin taleplerini içeren bir video paylaştı. Paylaşımda, “Ekmek, barış ve adalet için bütçe. Hepimiz için yarın başlıyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Videoda ücretler, emekli maaşları, vergi politikaları, eğitim ve sağlık harcamalarına ilişkin eleştiriler dile getirilirken, kaynakların toplumun ihtiyaçlarına göre kullanılması ve gelir dağılımında adaletin sağlanması çağrısı yapıldı.</p>

<p>Videonun seslendirmesinde, çalışanların emeklerinin karşılığını alamadığına, emekli maaşlarının temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığına ve barınma maliyetlerinin yarattığı ekonomik zorluklara dikkat çekildi.</p>

<p>DEM Parti, 2027 yılı bütçe görüşmeleri öncesinde yoksulluk, geçim sıkıntısı, barınma sorunları ve vergide adaletsizlik konularını gündeme taşımak amacıyla 24 Ekim’de “Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe” kampanyasını başlatıyor.</p>

<p>Partinin sosyal medya hesabından yayımlanan video da kampanya kapsamında hazırlandı. Videoda, ücretlerden vergilendirmeye, eğitim ve sağlık hizmetlerinden demokratik haklara kadar uzanan talepler bir arada dile getirilerek bütçe kaynaklarının toplumun ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>“Ücretler ve emekli maaşları geçim sorununu karşılamıyor”</strong></p>

<p>Videoda, çalışanların uzun saatler boyunca çalışmalarına rağmen insanca yaşamaya yetecek ücret alamadığı belirtildi. Asgari ücretin yetersiz kaldığı, emekli maaşlarının temel ihtiyaçları karşılamadığı ve hane halklarının kira ödemekte zorlandığı ifade edildi. Kredi kartı faizlerinin dahi karşılanamadığına dikkat çekilen videoda, çocuklara ücretsiz okul yemeği sağlanmaması da eleştirildi.</p>

<p>Eğitim ve sağlık hizmetlerinin giderek pahalılaştığı belirtilirken, iktidarın önceliklerinin emekçiler yerine sermayenin çıkarları doğrultusunda şekillendiği görüşüne yer verildi.</p>

<p>Videonun ilgili bölümünde şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>“Gece gündüz çalışıyoruz ama insanca yaşayacak bir ücret alamıyoruz. Asgari ücret yetmiyor. Emekli maaşları, temel ihtiyaçları bile karşılamıyor. Kiramızı ödeyemiyor, kredi kartı faizlerini dahi karşılayamıyoruz. Çocuklarımıza ücretsiz okul yemeği verilmezken eğitim ve sağlık giderek pahalanıyor. Çünkü iktidarın önceliği emekçiler değil, sermayenin çıkarları.”</p>

<p><strong>Vergi politikaları ve sermayeye sağlanan teşvikler eleştirildi</strong></p>

<p>DEM Parti’nin yayımladığı videoda çiftçilerin ve esnafın borç yükü altında olduğu belirtilirken, ücretler henüz ödenmeden çalışanlardan vergi kesilmesine karşılık sermayeye milyarlarca liralık muafiyet ve teşvik sağlandığı ifade edildi.</p>

<p>Ekonomik sorunların ve borçlanmanın yarattığı maliyetlerin yeni vergiler aracılığıyla halka yüklendiği belirtilen videoda, yurttaşların borçlanmadan yaşamlarını sürdürebilecekleri bir gelir düzeyine ulaşması ve adil bir vergilendirme sisteminin kurulması istendi.</p>

<p>Videonun seslendirmesinde bu talepler şöyle dile getirildi:</p>

<p>“Çiftçi ve esnaf borç içinde boğuluyor. Biz daha ücretimizi almadan vergi kesilirken sermayeye milyarlarca muafiyet ve teşvik veriliyor. Vurguncuların ceremesi yeni vergilerle halka yükleniyor. Borçlanmadan yaşayacak gelir ve adil vergilendirme istiyoruz.”</p>

<p><strong>Kaynakların savaşa değil yaşama ayrılması istendi</strong></p>

<p>DEM Parti, bütçede ayrılan kaynakların kullanımına ilişkin taleplerini de videoda gündeme getirdi. Kaynakların savaşa değil, insanların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik alanlara ayrılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Eşit yurttaşlık, demokratik haklar, kadın özgürlüğü, ana dilinde eğitim ve sağlık hakkı için kaynak ayrılması çağrısı yapılan videoda, bütçenin toplumsal ihtiyaçları esas alması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Videonun son bölümünde şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>“Kaynakların savaşa değil yaşama ayrılmasını istiyoruz. Eşit yurttaşlık, demokratik haklar, kadın özgürlüğü, ana dilinde eğitim ve sağlık hakkı için kaynakların savaşa değil yaşama ayrılmasını istiyoruz. Fedakarlık değil, adil bölüşüm; yoksulluk değil, insanca yaşam istiyoruz. Ekmek, barış ve adalet için bütçe istiyoruz.”</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 26 10:38:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/dem-partiden-2027-butcesi-icin-adalet-cagrisi-h98539.html">DEM Partiden 2027 bütçesi için adalet çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/rojin-kabais-sorusturmasinda-aile-avukatlari-hakkinda-sikayet-adalet-h98538.html</link>
		<title>Rojin Kabaiş soruşturmasında aile avukatları hakkında şikayet: Adalet Bakanlığı izin verdi</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Van’da üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada Kabaiş ailesinin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç hakkında soruşturma izni verildi. Avukat Cangüleç, soruşturma kapsamında daha önce ‘şüpheli’ olduğu iddia edilen bazı kişilerin şikâyeti üzerine soruşturma izni verildiğini ifade etti. Adalet Bakanlığı tarafından verilen iznin ardından savcılık, avukatlardan yazılı savunma istedi. Avukatlar da savunmalarını soruşturma dosyasına sundu.</p>

<p>Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan avukat Şahin Cangüleç, dosyaya dahil oldukları günden bu yana önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin sosyal medya paylaşımları yaptıklarını ve basın açıklamalarında bulunduklarını ifade eden Cangüleç, Mersin’den alınan bilirkişi raporu doğrultusunda bazı taleplerinin olduğunu, bu taleplerin bir kısmının araştırıldığını, diğerleriyle ilgili çalışmaların ise sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Cangüleç, soruşturma devam ederken daha önce basına yansıyan ve şüpheli olduğu iddia edilen kişilerin kendisi ve meslektaşı Abdurrahman Karabulut hakkında şikâyetçi olduğunu belirterek, konuyla ilgili Adalet Bakanlığı’na yazı yazıldığını kaydetti. Avukatlar hakkında soruşturma yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığı’ndan izin alınması gerektiğini ifade eden Cangüleç, “Bakanlık bu noktada izni verdi ve soruşturmayı yürüten savcılık tarafımızdan yazılı savunma istedi. Biz de bu savunmayı dosyaya sunduk. Şu anda hem benim hem de Abdurrahman Karabulut hakkında, Rojin Kabaiş dosyasında birtakım kişilerin şikâyeti üzerine basına yansıyan haberlerden dolayı soruşturma açıldı” dedi.</p>

<p><strong>6 kişilik isim listesi var</strong></p>

<p>Soruşturmada bekledikleri önemli gelişmelerden birinin telefonla ilgili daraltılmış baz istasyonu çalışması olduğunu belirten Cangüleç, bu çalışmaya ilişkin raporun geldiğini ve konuyla ilgili bazı paylaşımların yapıldığını söyledi. Raporun medyaya da yansıdığını ifade eden Cangüleç, çalışmada 6 kişilik bir isim listesinin bulunduğunun kendilerine bildirildiğini aktardı.</p>

<p>Soruşturmanın selameti açısından listedeki kişilerin isimlerini açıklamadıklarını bildiren Cangüleç, “Bu kapsamda 6 kişinin kim olduğu, telefon hatlarının olay günü tam olarak nerede bulunduğu, bu şahısların olayla ne kadar bağlantılı olduğu ve DNA’larının alınıp alınmayacağı noktasında savcılık tahkikatı yürütüyor. Daraltılmış baz istasyonu kapsamında dosyaya sunulan 6 kişilik isim listesiyle ilgili soruşturma şu anda devam ediyor” diye konuştu.</p>

<p>Savcılıkla yaptıkları son görüşmede DNA incelemelerine ilişkin henüz bir sonuca ulaşılmadığının kendilerine bildirildiğini kaydeden Cangüleç, incelemelerde ele alınan örnek sayısında kısmi bir artış olduğunu, sonuçların gelmeye devam ettiğini ancak eşleşme konusunda henüz bir sonuca ulaşılamadığını belirtti.</p>

<p><strong>“Rojin’in telefonu henüz açılmadı’</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında yanıt bekleyen önemli konulardan birinin de Rojin Kabaiş’in telefonu olduğunu dile getiren Cangüleç, telefonun daha önce iki farklı ülkeye gönderildiğini ancak açılamadığını söyledi. Kendisi ve meslektaşı Abdurrahman Karabulut’un, telefonu açabileceğini iddia eden kişilerle ayrıca görüştüğünü belirten Cangüleç, bu görüşmeler hakkında savcılık makamına da bilgi verdiklerini ifade etti. Telefonun açılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydeden Cangüleç, henüz herhangi bir sonuç alınamadığını aktardı.</p>

<p>Dosya kapsamında Cumhuriyet savcılığına çeşitli talepler ilettiklerini bildiren Cangüleç, bu talepler doğrultusunda soruşturmanın genişletilmesi ve gerekli araştırmaların yapılması amacıyla ilgili birimlere yazılar yazıldığını söyledi. Cangüleç, “Savcılık, taleplerimizle ilgili gerekli tahkikatın yapılması ve soruşturmanın genişletilmesi noktasında ilgili şubelere, emniyet müdürlüğüne ve soruşturmayı yürüten Cinayet Büro Amirliğine yazılar yazdı. Şu an soruşturma devam ediyor. Ancak henüz somut bir kişiye, somut şüphelilere veya somut delillere ulaşılamadı.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Soruşturma dosyasındaki en önemli hususlardan birinin Adli Tıp Kurumu raporu olduğunu söyleyen Cangüleç, Rojin Kabaiş’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA’nın tespit edilmesine dikkati çekti. Bu DNA örneklerinin kime ait olduğunun belirlenmesinin soruşturma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Cangüleç, “Bizim de üzerinde durduğumuz temel husus, Rojin Kabaiş’in bedeninde bulunan iki farklı erkeğe ait DNA’nın kime ait olduğunun tespit edilmesidir. Çalışmalar ağırlıklı olarak bu yönde yürütülmektedir. Bu sorunun cevabı henüz bulunamadı.” dedi.</p>

<p>Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma, daraltılmış baz istasyonu raporu, 6 kişilik isim listesi, DNA incelemeleri ve telefonun açılmasına yönelik çalışmalarla devam ediyor.</p>

<p>(ANKA)</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 16:26:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/rojin-kabais-sorusturmasinda-aile-avukatlari-hakkinda-sikayet-adalet-h98538.html">Rojin Kabaiş soruşturmasında aile avukatları hakkında şikayet: Adalet Bakanlığı izin verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/van-depreminin-15inci-yilinda-onlem-cagrisi-h98537.html</link>
		<title>Van depreminin 15inci yılında önlem çağrısı</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Van’da 15 yıl önce meydana gelen yıkıcı depremin yıl dönümünde, TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu tarafından anma programı düzenlendi. Akköprü Deresi üzerindeki Deprem Anıtı önünde gerçekleştirilen törene yurttaşların yanı sıra siyasi parti temsilcileri de katıldı.</p>

<p>Anmada, depremde yaşamını yitirenler anılırken afetlerin yıkıcı sonuçlarını azaltmak için önceden önlem alınmasının, bilimsel planlama yapılmasının ve insan yaşamını önceleyen politikaların hayata geçirilmesinin önemi vurgulandı.</p>

<p>23 Ekim 2011’de saat 13:41’de Van’ın Tabanlı köy merkezli meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki deprem, yaklaşık 25 saniye sürerek Van’da ağır yıkıma neden oldu.</p>

<p>Van Depremi Hakkâri, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Kars, Bingöl, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi çevre illerde olduğu gibi İran ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde de hissedildi.</p>

<p><strong>TMMOB: Asıl sorumluluk afet öncesinde başlıyor</strong></p>

<p>TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu Sözcüsü Ahmet Ortakçı, aradan geçen yıllara rağmen depremde yaşanan acıların hafızalardaki yerini koruduğunu belirterek, felaketlerden gerekli derslerin çıkarılıp çıkarılmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Depremin bir doğa olayı olduğunu, ancak büyük bir afete dönüşmesinin alınan ya da alınmayan kararlarla doğrudan bağlantılı bulunduğunu ifade eden Ortakçı, bilimsel planlama, güvenli yapılar ve etkili denetim mekanizmalarıyla can kayıplarının ve yıkımın boyutlarının azaltılabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Afetlere karşı sorumluluğun deprem meydana gelmeden önce başladığını vurgulayan Ortakçı, kentteki deprem risklerinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, yapı stokunun düzenli olarak incelenmesi ve riskli yapıların tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ortakçı, gerekli güçlendirme çalışmalarının gecikmeden yapılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Hastaneler, okullar ve diğer kamu binalarının güvenliğinin öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirten Ortakçı, afet toplanma alanlarının korunması ve ulaşım, altyapı, tahliye ile geçici barınmaya yönelik planların güncel tutulmasının önemini vurguladı.</p>

<p><strong>“Afetlere hazırlık ertelenemez”</strong></p>

<p>Afet yönetiminde merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında etkin koordinasyon kurulması gerektiğini belirten Ahmet Ortakçı, hazırlık çalışmalarının toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla yürütülmesi çağrısı yaptı.</p>

<p>Afet planlarının yalnızca hazırlanmasının yeterli olmadığını, uygulamaya geçirilmesi ve düzenli tatbikatlarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Ortakçı, kamusal sorumlulukların şeffaf biçimde yerine getirilmesinin önemine işaret etti.</p>

<p>Ortakçı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Afetlere hazırlık toplumun bütün kesimleriyle yapılmalıdır. Merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında etkin koordinasyon kurulmalıdır. Afet planları uygulanmalı, düzenli tatbikatlar yapılmalı ve kamusal sorumluluklar şeffaf biçimde yerine getirilmelidir.”</p>

<p><strong>Abdullah Zeydan: Bilimsel raporlar dikkate alınmıyor</strong></p>

<p>Anmada konuşan, yerine kayyım atanan seçilmiş Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan da sivil toplum kuruluşları ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin önündeki engellere dikkat çekti. Zeydan, afetlere karşı ortak mücadelede meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı bilimsel raporların dikkate alınmadığını söyleyen Zeydan, seçilmiş iradenin görev yapmasının engellenmesinin yerel yönetimlerin önlem alma olanaklarını da etkilediğini ifade etti.</p>

<p>Belediyelerin meslek odalarıyla iş birliği içinde ve merkezi hükümetin katkısıyla afet risklerini azaltabilecek çalışmalar yürütebileceğini belirten Zeydan, kayyım uygulamasına son verilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Zeydan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“STK’lerin hazırladığı bilimsel raporların dikkate alınmadığını biliyoruz. İradenin gasp edildiği bir yerde yerel yönetimlerde önlemler alınamıyor. Özellikle belediyeler, meslek odaları ile birlikte ve elbette merkezi hükümetin de katkısıyla afetlerin önüne geçebiliriz. Bunun da öncelikli adımlarından bir tanesi ise kayyım gasplarına son verilmesidir.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 26 16:25:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/van-depreminin-15inci-yilinda-onlem-cagrisi-h98537.html">Van depreminin 15inci yılında önlem çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/politika/kemal-kilicdaroglu-onemli-olan-ocalanin-katki-vermesidir-h98536.html</link>
		<title>Kemal Kılıçdaroğlu: Önemli olan Öcalanın katkı vermesidir</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, televizyonların Ankara temsilcileriyle Bilkent Otel’de kahvaltıda bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p>

<p><strong>‘Mansur Bey’in istifası üzdü’</strong></p>

<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifasının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Mansur Bey Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini yapıyor. Belediye başkanları hizmet ettikleri ile hiçbir ayrım yapmaksızın hizmet ederler. Yani hizmeti götürürken onların hangi partiye üye olduklarını veya hangi sınıftan olduklarını araştırmaz. Belediye başkanı bir yerde sorun varsa o sorunu götürür, çözer. Kendisi ekibi, kadrosuyla sorunları çözmekle yükümlü zaten.</p>

<p>Mansur Bey’in istifası üzdü mü? Elbette üzülürüz. Mansur Bey Cumhuriyet Halk Partisi’nde birinci ve ikinci dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapıyordu. Şimdi bağımsız olarak görevini sürdürüyor. Ama politikacıların bilmesi gereken bir gerçek daha var. Politikacılar her türlü sert eleştiriye katlanmak zorundadırlar. Bir eleştiri geldi diye duygusal hareket etmek doğru değildir. Benim düşüncem bu. O nedenledir ki milletvekillerine veya siyasilere yapılan sert eleştiriler dolayısıyla dava açılamayacağı yönünde birçok karar var. Siyasetçi buna göğüs germek zorundadır. Ya siyaseti bırakacaksınız veya bu eleştirilere katlanacaksınız. Eleştiri gelir, haksız da olabilir, karşı açıklama da yapılabilir, telefon görüşmesi de olabilir, ilişkiler yumuşatılabilir. Dolayısıyla eleştiri bir kırılma noktası olmamalı, benim düşüncem bu.”</p>

<p><strong>İmamoğlu neden ihraç edilmedi?</strong></p>

<p>CHP’den istifa etmeyip YENİ Parti ile hareket eden isimlerin ihraç edilip edilmeyeceğinin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in neden ihraç edilmediğinin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun istifa etmeden önce neden ihraç edilmediğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Sadece CHP’li belediyelere yönelik operasyon yapılması doğru değil. Yolsuzluk yapma iddiasıyla eğer yargı ya da güvenlik güçleri hareket ediyorsa burada parti ayrımı yapmaması lazım. Parti ayrımı yaparsa yolsuzluk olsa dahi en azından belli bir kitlenin kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Neden buraya dokunulmuyor diye. Yolsuzluk yapanlar, yolsuzluk yapmayı sürdürenler Cumhuriyet Halk Partisi’nden derhal istifa etsinler, AK Parti’ye katılsınlar. Yolsuzluğu kim yaparsa üzerine gidilmeli. Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. Yani birisi yolsuzluk yapıyorsa ve üzerine gidiliyorsa elbette gidilmeli. Sabahın 5’inde 6’sında ev basılmamalı. Telefon edersiniz, gelir bu kişi, niye gelmesin yani? Bu doğru bir şey değil. İki, ben öteden beri tutuklamaları doğru bulmuyorum. Kişi ev hapsinde olabilir… Dolayısıyla kişileri mahkum olmadığı sürece hapiste tutmanın doğru olmadığına inanan birisiyim.</p>

<p>Ekrem Bey ile ilgili sordunuz, kişinin mahkumiyeti kesinleşmedikçe onu, ben seni partiden atıyorum demek doğru değil. O nedenle biz mahkumiyetin kesinleşmesini bekledik. Yargılanır mı? Evet, çok kişi yargılandı bizde. Belediye başkanlarımız oldu, 397 yılla yargılandı, İzmir, Eskişehir, biz bunları da ihraç etmedik ama sonunda beraat ettiler. Dolayısıyla hani baştan ön yargıyla hareket etmeyi doğru bulmayız. Mahkeme karar verir, ondan sonra gereğini yaparız. CHP’li belediye başkanı olup da başka bir partiyle iç içe olan belediye başkanını ihraç ediyoruz, disipline veriyoruz. Bir belediye başkanının kişiliği olmalı. Ahlak da bunu gerektirir. Belediye başkanlarına yaklaşımımız bu çerçevede.”</p>

<p><strong>Vahap Seçer siyasi tutuklu mu?</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu, “Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna ilişkin siyasi tutuklu değil demiştiniz, ama CHP’de kalan bazı belediye başkanlarına yönelik de sonrasında gözaltı ve tutuklamalar oldu. Mesela Vahap Seçer; sizce kendisi bir siyasi tutuklu mudur?” sorusuna şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Vahap Bey ile ilgili iddianame çıkmadı. Diğerlerinde iddianame çıktı. Tabii iddianame olmadığı için bir şey diyemeyiz, sadece Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının tutuklanması doğru değil. Yani bu şunu doğal olarak doğuruyor: Belediye başkanlarına deniyor ki, eğer bizim partimize gelirseniz istediğiniz kadar yolsuzluk yaparsınız ve korumam altında olursunuz. Ama başka partideyseniz ben sizi gözaltına alırım. Bu bütün belediye başkanlarına verilen mesajdır. Biz geçmişte de AK Partili belediyelerle ilgili çok şey söyledik. En tipik örneği Melih Gökçek. Söyleyen de ben değilim, söyleyen de Bülent Arınç, parsel parsel sattınız diyen o. Ne parselin hesabı soruldu, ne P harfine kadar yaklaşıldı.”</p>

<p><strong>‘Önemli olan Öcalan’ın katkı vermesidir’</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu, “Abdullah Öcalan’a bir statü verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kapsamda Abdullah Öcalan’a bir statü verilmesini ve silah bırakma alt komisyonunun çalışmasına nasıl bakıyorsunuz?” sorusu üzerine, “Bu tartışılıyor, böyle bir düşünce var mı yok mu bilmiyoruz. Sonuçta kendisi PKK’nın terör örgütünün uzun süre liderliğini yapan kişidir. Bir statü verilir mi verilmez mi onu bilmiyorum ama burada önemli olan kişiye statü verilmesi değil, önemli olan Öcalan’ın da sorunun çözümüne katkı vermiş olmasıdır. Biz sorunu kişiselleştirmenin çok ötesinde toplumsallaştırmak zorundayız. Türkiye bu sorunu aşmak kendi içinde barışı sağlamak zorundadır. Buradan Türkiye’nin süratle çıkması ve kurtulması lazım. Başka şeylere bizim odaklanmamız lazım” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘Kanallarının kapatılmasını doğru bulmam’</strong></p>

<p>Halk TV’ye atanan kayyımın sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Şimdi bir siyasetçinin elbette ki televizyonları eleştirme hakkı var, eleştirebiliriz yani. Bir soru üzerine oldu, çok iyi niyetle düşüncelerimi ifade ettim. Diğer televizyon kanalları içinde yeri zamanı gelince bize soru sorulduğunda onu da eleştiriyoruz, bizim istediğimiz doğru haber. Ama benim o eleştirimi esas alıp ‘Vay efendim siz Halk TV’nin kapanmasına yol açtınız’ demek, ne diyeyim yani şimdi? Aklı olan bunu söylemez, çünkü kaç sayfalık iddianame çıkmış, Allah aşkına üç günde bunlar hazırlanır mı? Halk TV’ye sahip olan kişinin ne mal varlığı ile ne de diğer konularla ilgili hiçbir açıklama da yapmadım, iddianamede bunlar da var. Bir siyasi partinin Halk TV’nin yapmış olduğu bir yayını eleştirmesi kadar doğal bir şey yok, yani bu sadece Halk Televizyonu ile ilgili değil, birçok televizyon kanalı ile ilgili düşüncelerimiz yeri zamanı geldi açıkladık. Ben televizyon kanallarının medya özgürlüğünün korunması gerektiğine inanan birisiyim. Aynı şekilde gazetecilerin, beni en sert eleştiren gazeteciler de dahil olmak üzere gazetecilerin tutuklanmalarını doğru bulmuyorum. Yargılanabilirler, dava açılabilir ama tutuklanmaları, televizyon kanallarının kapatılmasını doğru bulmam.”</p>

<p><strong>Erken seçim tartışmaları</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un erken seçim açıklamalarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Sayın Uçum’un açıklamalarını bilmiyorum, arkadaşlar bana aktardılar kısmen. Birincisi şu: Erken seçim kararını parlamento alır. Sayın Uçum’un yaptığı açıklama bir temenni olabilir, ayrıntısını Sayın Uçum’un sizlere vermesi lazım. Parlamento böyle bir karar almaya hazır mı? Hayır, hazır değil. Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz. Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız? Eğer seçim illa yapacağız diyorlarsa, bizim belediye başkanlarını CHP’li belediye başkanlarını transfer ederek işte bunlar geldi, dolayısıyla bunların arkasındaki kitle de gelir biz oy verir diyorlarsa öyle bir dünya yok. Belediye başkanı kendisi gitmiştir. Ona oy verenler zaten tepkilerini göstermişlerdir. Giden belediye başkanları hakkımızda soruşturma açılmasın diye gitmişlerdir, yoksa keyiflerinden oraya gitmemişlerdir. Sayın Uçum’un zaman zaman yaptığı açıklamalar yazılıyor, çiziliyor, ama ben bir erken seçimin olabileceği kanaatinde değilim, hele bu terörü bitirme, sonlandırma çerçeve yasa, bu sürecin sonlanması lazım. Halkın beklentisi bu, bu süreç bir sonlanmalı, ondan sonra Türkiye bir durağanlaşmalı, belli bir noktaya gelmeli, ekonomi düzelecekse düzelmeli. Erken seçim eğer gelirse Türkiye’nin gündemine, elbette ki biz erken seçim olmasın diye bir özel çabamız olmayacak yani. Ama biz her şeyden önce Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu tablonun mutlaka düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu tablo mutlaka düzelmek zorunda. Yapamazlarsa, beceremezlerse zaten doğal olarak seçim kendiliğinden gelecektir, doğal olarak.”</p>

<p><strong>‘Cumhur İttifakı ile görüşmedik’</strong></p>

<p>“CHP’nin Cumhur İttifakı’nın yanında saf tutuyor algısına ne diyorsunuz?” sorusuna, “Efendim bu algıyı yaratan medya ve belli çevreler, yani özel olarak Cumhur İttifakı ile bir görüşmemiz olmadı. Eleştiri gelince en sert eleştiriyi yapıyoruz. Mekke Anlaşması dolayısıyla düşüncelerimizi söyledik, kaygılarımızı dile getirdik. Bizim aslında Sadabat Paktı gibi bir şeye ihtiyacımız var. Suudi Arabistan’la bu kadar yakınlaşmamızın arkasındaki hedef ne? Onu bilmiyorum. Kamuoyuna açıklanmıyor. Eğer Husilerle savaşmak için Türkiye’nin silahlı gücünü öne çıkarmak ve bunu kullanarak bir mali destek istiyorlarsa bu vahim bir olaydır, böyle bir şey olamaz. Askerin kanı gidemez” yanıtını verdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 26 21:49:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/politika/kemal-kilicdaroglu-onemli-olan-ocalanin-katki-vermesidir-h98536.html">Kemal Kılıçdaroğlu: Önemli olan Öcalanın katkı vermesidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/fatma-betul-sayan-kaya-2-milyari-askin-tutari-iade-ettim-h98535.html</link>
		<title>Fatma Betül Sayan Kaya: 2 milyarı aşkın tutarı iade ettim</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Fon skandalında eşi ile birlikte yaklaşık 2 milyar TL kazanç sağladığının ortaya çıkmasının ardından AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya, açıklamalarda bulunarak yöneltilen iddialara yanıt verdi.</p>

<p><strong>‘2 milyar lirayı aşkın tutarı iade ettim’</strong></p>

<p>Gazeteci Nagehan Alçı’ya konuşan Kaya, süreçle ilgili bilgi kirliliği bulunduğunu iddia ederek “Çok fazla bilgi kirliliği var. Ana param hariç geri kalan 2 milyar lirayı aşkın tutarın tamamını iade ettim. Ben yalnızca ana paramı aldım, geri kalanını olduğu gibi iade ettim” dedi.</p>

<p>SPK Kanunu gereğince, kişilerin elde ettikleri ya da başkalarına sağladıkları haksız menfaatin iki katını geri ödemesi gerektiği kuralı hatırlatıldı.</p>

<p><strong>‘Yusuf Ulutaş’la bağım yok’</strong></p>

<p>Rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş ile aralarında bir bağ bulunduğu iddialarını da reddeden Kaya, “Benimle hiçbir ilgisi yok. Benim dönemimde herhangi bir referansım olmadı. Benden sonra bakanlığa girdiyse bununla ilgili de bilgim yok” ifadelerini kullandı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 26 13:49:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/fatma-betul-sayan-kaya-2-milyari-askin-tutari-iade-ettim-h98535.html">Fatma Betül Sayan Kaya: 2 milyarı aşkın tutarı iade ettim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/egitim/hakkari-universitesinde-akademik-yazim-semineri-duzenlendi-h98534.html</link>
		<title>Hakkari Üniversitesinde Akademik yazım semineri düzenlendi</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hakkari Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından Zap Seminerleri Dizisi’nin 7’ncisi kapsamında “Akademik Yazım” başlıklı seminer düzenlendi.</p>

<p>İlahiyat Fakültesinde gerçekleştirilen seminere, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Keskin, dekan yardımcıları ve öğrenciler katıldı.</p>

<p>Arş. Gör. M. Fatih Aygan’ın moderatörlüğünü yaptığı programda, Arş. Gör. Emrah Kurt konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Arş. Gör. Emrah Kurt, sunumunda tez, makale, bitirme ödevi ve araştırma projesi gibi akademik çalışmaların hazırlanma amaçlarını, akademik yazımın temel ilkelerini, akademik metinlerde bulunması gereken unsurları ve yazım sürecinin aşamalarını ele aldı. Ayrıca bilimsel araştırma sürecinde akademik yazımın önemi ve nitelikli bir akademik metin oluşturmanın temel gereklilikleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.</p>

<p>Seminer, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 26 13:47:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/egitim/hakkari-universitesinde-akademik-yazim-semineri-duzenlendi-h98534.html">Hakkari Üniversitesinde Akademik yazım semineri düzenlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/dunyadan/israilin-tatbikati-iranin-hurmuz-misillemesi-bolgede-yeniden-h98533.html</link>
		<title>İsrailin tatbikatı, İranın Hürmüz misillemesi: Bölgede yeniden savaş alarmı</title>
		<category><![CDATA[dunyadan]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Donald Trump’ın İran savaşını her an bitirebileceğine dair peş peşe gelen açıklamalarına rağmen, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yakın zamanda İran’a karşı geniş çaplı saldırıları yeniden başlatmak için orduya taarruz planlama talimatı verdiği iddiası ABD basınını hafta boyunca meşgul etti.</p>

<p>Öte yandan, iddialar İran’da da yansımasını buldu.&nbsp; İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) bağlı Fars Haber Ajansı, çarşamba günü ilerleyen saatlerde rejimin ABD-İsrail saldırısının “kesin” olduğu varsayımıyla hareket ettiğini bildirdi.</p>

<p><strong>Financial Times</strong>’ın (FT) çarşamba günü yayınladığı haberde yer alan iddiaya göre; İsrail ordusunun, Netanyahu’nun emriyle 10 Ekim hafta sonunda düzenlenmek üzere İran’a yönelik planladığı geniş çaplı operasyonun önüne ise, ABD Başkanı Donald Trump geçti.</p>

<p><strong>İsrail, savaş sırasında kullandığı uçuş rotasından geçti</strong></p>

<p>Ancak<strong>&nbsp;Axios’un</strong>&nbsp;FT ile aynı gün yayınladığı ve yine İsrailli yetkililere dayandırdığı bir habere göre,&nbsp;İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait düzinelerce savaş uçağı hafta başında yapılan bir tatbikat uçuşunda “İran sınırına kadar” uçtuktan sonra İsrail’e geri döndü. İddialara göre , savaş uçakları ve onlara eşlik eden yakıt ikmal uçakları, İran’a yapılan saldırılar sırasında izlenen rotaya benzer bir uçuş rotası izleyerek Suriye ve Irak hava sahasından geçti.</p>

<p>Axios’a konuşan bazı kaynaklar bu sorti olayının olağan dışı olmadığını ve İran’ı caydırmayı amaçladığını söylerken, ABD’li yetkililer İsrail’in İran’ın hava savunma sistemlerinin jetleri tespit edeceğini bildiğini belirtti. İsrail’in, tatbikatı önceden ABD’ye bildirdiği ve bu eğitim tatbikatını, 27 Ekim’deki Knesset seçimleri öncesinde İran’ın İsrail’e saldırmasını caydırmayı amaçlayan bir “güç gösterisi” olarak nitelendirdiği bildirildi.</p>

<p>Savaşa ilişkin hazırlıklar İran tarafında da hızlandırılıyor. Fars Haber Ajansı’nın İranlı üst dizey bir güvenlik yetkilisine atıfta bulunduğu raporda, İsrail’in olası bir saldırısının İranlı yetkililerin suikastını içermesi durumunda İran’ın ABD’li politikacıları meşru hedefler olarak değerlendireceği de eklendi.</p>

<p><strong>İran Devrim Muhafızları: Hürmüz’de 4 gemi vuruldu, 3’ü mayına çarptı</strong></p>

<p>Tarafların karşılıklı açıklamaları olası bir savaş ihtimalini güçlendirirken İran’ın, Hürmüz Boğazı’nda geçişe kapattığı bölgelerden geçen gemilere yönelik saldırıları da devam ediyor.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), konuya dair yaptığı yazılı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın batısında 3 geminin mayına çarptığını, &nbsp;petrol yükü aktaran 4 geminin ise vurulduğunu duyurdu:</p>

<p>Açıklamada, hedef alınan gemilerin “yasa dışı güzergahları” kullandığı belirtilerek, “Daha önce, saldırgan ABD ordusunun aldatmacasına kapılarak yasa dışı güzergâhlardan geçen kural ihlalcisi denizcilik şirketlerine uyarılarda bulunulmuştu. Bu uyarıların ardından Deniz Kuvvetleri savaşçıları, daha önce yasa dışı güzergahtan geçiş yapan 4 kural ihlalcisi gemiyi takip ve gözetim altına aldı. Söz konusu gemiler, Basra Körfezi’nin kuzey-orta kesiminde petrol yüklerini gemiden gemiye aktarırken tespit edildi. 4 geminin tamamı aynı anda vuruldu ve şu anda alevler içinde yanıyor. Ayrıca dün gece kuralları ihlal eden 3 gemi, Hürmüz Boğazı’nın batısında mayına çarparak kaza geçirdi ve alev aldı. Gemiler durduruldu” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Saldırıların uyarı niteliğinde olduğu söylenilen açıklamada, “ABD’nin hegemonya peşindeki yönetiminin, gemileri mayın döşenmiş yasa dışı geçiş güzergahından geçmeye teşvik etmekte ısrar etmesi, deniz kazalarının her geçen gün artmasına yol açmıştır. Saldırgan ABD ordusu, bu tutumunu sürdürmesi halinde karşı koyma faaliyetlerimizin bölgedeki saldırgan üslerine kadar uzanacağını bilmelidir. Bu, ciddi bir uyarıdır” denildi.</p>

<p>‘Müzakereye imkansız kılan ABD’nin tarzıdır’</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda askeri hareketlilik sürerken, Tahran ve Washington yönetimlerinden gelen karşılıklı müzakere açıklamaları ise çelişkili mesajlar taşımaya devam ediyor. ABD tarafı hem müzakerelere yeşil ışık yakıp hem yaptırımların süreceğini vurgularken, İran yönetimi ise diplomasinin önündeki engelin ABD’nin dayatmacı tutumu olduğunu savunuyor.</p>

<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin mevcut yaklaşımını eleştirerek, Washington yönetiminin bir yandan İran’ı abluka altına alıp tehdit ederken diğer yandan diyalog beklemesinin gerçekçi olmadığını vurguladı.</p>

<p>Arakçi: ‘Kendimizi savunmaya hazırız’</p>

<p data-path-to-node="6">Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Tahran’ın barışçıl çözüm iradesini koruduğunu ancak savunma tedbirlerinden de taviz vermeyeceğini ifade etti. Arakçi, “İran, çatışmaya onurlu ve barışçıl bir çözüm bulma konusunda kararlı olsa da, kendimizi savunmaya da tamamen hazırız” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p data-path-to-node="7"><strong>Bakayi: ‘Sorun İran’ın inancı değil, ABD’nin müzakere tarzı’</strong></p>

<p data-path-to-node="8">İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bagai ise ABD tarafının iddialarına yanıt vererek diplomatik tıkanıklığın sebebinin Washington’ın tutumu olduğunu belirtti.&nbsp;Müzakere masasındaki tıkanıklığı değerlendiren Bagai, şunları kaydetti:</p>

<p data-path-to-node="8">“ABD hükümetinin diplomatik taahhütleri göz ardı etmesi ve güç ile baskıya başvurmaktaki ısrarının, İranlıların ‘dini inançlarıyla’ ne ilgisi var?! İman, rasyonelliğe engel değildir; tıpkı sekülerizmin de illa bilgelik anlamına gelmediği gibi. Mantıklı bir müzakereyi imkansız kılan şey ‘İran’ın dini inançları’ değil, ABD’nin müzakere tarzıdır; gerçek bir diplomasiden ziyade tek taraflı istekleri dikte etmeye benzeyen bir davranış biçimi.”</p>

<p data-path-to-node="10">Bakayi ayrıca, ABD’nin karşı taraftan taviz beklerken kendisinin adım atmamasının kalıcı bir anlaşmayı imkansız kıldığını belirterek Washington’a çağrıda bulundu: “İranlıların dini inançları hakkında ideolojik ön yargılarda bulunmak yerine, İran’ın stratejik çıkarlarını ve meşru güvenlik kaygılarını anlayın. Ve hepsinden önemlisi, başkalarını suçlamak yerine, ihlallerle dolu kendi sicilinize bakın.”</p>

<p data-path-to-node="11"><strong>Rubio: ‘Ekonomik baskı devam edecek’</strong></p>

<p data-path-to-node="12">ABD kanadından gelen son açıklamalarda ise Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine dikkat çekildi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD basınına yaptığı açıklamada, Tahran yönetimiyle diplomatik bir uzlaşıya varmanın mevcut koşullarda oldukça güç olduğuna işaret etti. Rubio, Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemileri hedef almayı bırakana kadar ABD’nin uyguladığı ekonomik baskı ve yaptırımların artarak devam edeceğini bildirdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 26 09:39:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/dunyadan/israilin-tatbikati-iranin-hurmuz-misillemesi-bolgede-yeniden-h98533.html">İsrailin tatbikatı, İranın Hürmüz misillemesi: Bölgede yeniden savaş alarmı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/genel/mithat-sancar-kalici-baris-icin-gecmisle-yuzlesilmeli-h98532.html</link>
		<title>Mithat Sancar: Kalıcı barış için geçmişle yüzleşilmeli</title>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Anatolia Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği, İrlanda’daki çatışmalarda yaşananları ve ardından gerçekleşen yüzleşmeyi konu alan “Cennette Beş Dakika” isimli filmin gösterimini gerçekleştirdi.</p>

<p>Gösterime DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar’ın yanı sıra dernek üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p><strong>‘Geçmişle yüzleşilmeli’</strong></p>

<p>Film gösteriminin ardından düzenlenen söyleşide konuşan Sancar, çatışma çözümü, geçmişle yüzleşme ve barışın inşasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yüzleşme ve çatışma çözümü konularının çözüm sürecinde bulunan dönemde ele alınmasının önemine dikkat çeken Sancar, Türkiye’de geçmişle yüzleşme ve hesaplaşmanın her dönem önemli bir tartışma olduğunu söyledi.</p>

<p>Sancar, kalıcı barışın sağlanması için geçmişte yaşananların tartışılması ve bu deneyimlerle yüzleşilmesi gerektiğini vurgulayarak, kalıcı barışın inşası için geçmişle yüzleşmenin önündeki mekanizmaların sağlanması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Gösterim, söyleşinin ardından soru cevap ile son buldu.</p>

<p><strong>Cennette Beş Dakika filmi hakkında</strong></p>

<p>Film, 1975 yılında Lurgan şehrinde başlayan hikayede, İngiltere’yle birleşme yanlısı Ulster Gönüllüleri’nden 17 yaşındaki Alistair Little (Liam Neeson), 19 yaşındaki Katolik Jim Griffin’i (Gerard Jordan) öldürür.</p>

<p>Olayın tanığı olan Jim’in küçük kardeşi Joe Griffin (James Nesbitt), yıllar sonra adalet ve vicdanın sınandığı bir yüzleşmenin içinde bulur kendini.</p>

<p>Film, cinayetin ardından geçen 33 yıl boyunca yaşanan duygusal hesaplaşmaları ve birbirinden farklı iki adamın, geçmişin yaralarını sardığı yolda attıkları adımları anlatıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 26 09:37:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/genel/mithat-sancar-kalici-baris-icin-gecmisle-yuzlesilmeli-h98532.html">Mithat Sancar: Kalıcı barış için geçmişle yüzleşilmeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/yuksekovada-pizok-deresine-guvenlik-korkuluklari-takildi-h98531.html</link>
		<title>Yüksekovada Pizok Deresine Güvenlik Korkulukları Takıldı</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yüksekova Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından, çarşı merkezinden geçen Pizok Deresi yatağında yürütülen düzenleme çalışmaları kapsamında derenin üzerine güvenlik korkulukları takıldı.</p>

<p>Vatandaşların can güvenliğini sağlamak ve dere çevresinde oluşabilecek olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla gerçekleştirilen çalışma ile dere yatağı boyunca güvenlik önlemleri artırıldı.</p>

<p>Yüksekova Belediyesi, kent genelinde vatandaşların güvenliğini ve yaşam konforunu artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 26 09:35:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/yuksekovada-pizok-deresine-guvenlik-korkuluklari-takildi-h98531.html">Yüksekovada Pizok Deresine Güvenlik Korkulukları Takıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/yuksekovada-20-yasindaki-beyza-serdar-yasamini-yitirdi-h98530.html</link>
		<title>Yüksekovada 20 yaşındaki Beyza Serdar yaşamını yitirdi</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki Beyza Serdar, ailesi tarafından evde hareketsiz halde bulundu. Hastaneye kaldırılan genç kız, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, akşam saatlerinde Yüksekova ilçesine bağlı Adaklı (Alekanan) köyünde meydana geldi. Ailesi tarafından hareketsiz halde bulunduğu belirtilen Beyza Serdar için sağlık ve güvenlik ekiplerine &nbsp;haber verildi.</p>

<p>İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekipleri, genç kıza olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Ardından Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Serdar, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 26 21:40:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/yuksekovada-20-yasindaki-beyza-serdar-yasamini-yitirdi-h98530.html">Yüksekovada 20 yaşındaki Beyza Serdar yaşamını yitirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/hakkri-universitesinde-zemin-kaymasina-karsi-calisma-basladi-h98529.html</link>
		<title>Hakkâri Üniversitesinde zemin kaymasına karşı çalışma başladı</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hakkâri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Gençcelep, zemin kayması yaşanan bölgede Karadeniz Teknik Üniversitesi ve ilgili araştırma merkezinden akademisyenlerin incelemelerde bulunduğunu belirtti. Uzman ekiplerin yaptığı ölçüm ve değerlendirmeler sonucunda bölgenin güçlendirilmesi gerektiğinin tespit edildiğini aktaran Gençcelep, hazırlanan proje doğrultusunda gerekli sürecin tamamlandığını Çalışmaların başladığını belirten Rektör Gençcelep, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Akademisyen arkadaşlarımız burada ölçümler ve değerlendirmeler yaptı. Yapılan incelemeler sonucunda bölgenin güçlendirilmesi gerektiği bize bildirildi. Hazırlanan proje kapsamında ihalemizi gerçekleştirdik ve ilgili müteahhit firma çalışmalara başladı. İnşallah havalar tamamen soğumadan güçlendirme çalışmalarını tamamlayarak yoldaki kayma sorununu ortadan kaldıracağız.”</p>

<h3>İkinci bölgede de güçlendirme yapılacak</h3>

<p>Zemin kayması sorununun iki ayrı noktada yaşandığını belirten Gençcelep, devam eden çalışmaların tamamlanmasının ardından diğer bölgede de güçlendirme çalışmalarının gerçekleştirileceğini kaydetti.</p>

<p>İkinci noktada da kazık çakma yönteminin uygulanmasının planlandığını ifade eden Gençcelep, önceliklerinin ilk bölgede sürdürülen çalışmaları tamamlamak olduğunu belirtti</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 26 21:38:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/hakkri-universitesinde-zemin-kaymasina-karsi-calisma-basladi-h98529.html">Hakkâri Üniversitesinde zemin kaymasına karşı çalışma başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/politika/cumhurbaskani-erdogan-suriyede-entegrasyon-surecinin-tamamlanmasiyla-h98528.html</link>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriyede entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeni bir sayfa açılacak</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Konuşmasında Suriye’de yaşnan entegrasyon sürecine değinen Erdoğan “Suriyeli kardeşlerimiz Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın liderliğinde birlik ve beraberlik içinde ortak geleceklerini inşa ediyorlar. Kuzeydeki entegrasyon sürecinin tekemmül etmesiyle birlikte Suriye’de yep yeni bir sayfanın açılacağına inanıyoruz” dedi.</p>

<p>Fon vurgununa dair soruşturmayı da gündemine alan Erdoğan Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) raporu, ve diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutuyla her türlü adımın atılacağını söyledi.</p>

<p>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:</p>

<p>“Değerli milletvekili arkadaşlarım, kıymetli misafirler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bütün teşkilatlarımızda Türkiye sevdasını kalbinde taşıyan yol arkadaşlarımızın hepsini kucaklıyor, özellikle gençleri bağrıma basıyorum. Toplantımızın ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Cenabı Allah salonlara sığmayan şu muhabbetimizi daim eylesin diyorum.</p>

<p>Trafik kazasında hayatını kaybeden Üsküdar Başkan Vekili Ziya Gültekin’e rahmet diliyorum. Üsküdar aşığı, şehrini büyük tutkuyla seven müstesna biriydi.</p>

<p>İnsanı insan yapan değerler vardır. Ziya kardeşimizin kedere boğan vefatından sonra sosyal medya platformlarında alçakça nefret kampanyasına şahit olduk. İnsanlıktan nasibini almamış bir güruh. Kalbi taşlaşmış bu müptezelleri Cenabı Allah’a havale ediyorum.”</p>

<p><strong>‘Ekonomi üzerinden insanların itibarıyla oynuyorlar’</strong></p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel 16 Ekim’de yaptığı bir açıklamada “Biz artık normal zemini bırakmışız, ben artık savaştayım, büyük bir mücadeledeyim. Ölümü de, hapsi de göze almışız, biz başka bir mücadelenin içindeyiz. Ya bu memleketi kurtaracağız ya hep birlikte kaybedeceğiz. Bunun ikinci bir seçeneği yok” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Açıklamalarında isim vermeden Özel’i hedef alan Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye’ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. Benim menfaatime olacaksa bu ülke batsın bitsin tavrı, son derece yanlış bir tavır ve tutumdur. 3 kuruşluk siyasi ikballerini milletin önünde tutmaları egoist zihin dünyasıdır. Birisi çıktı şuursuzca ‘savaştayız’ diyor. Hayırdır beyler kiminle savaştasınız? Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık? Siz ne dediğiniz lafınızın nereye gittiğinin farkında mısınız? Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Bu milletin kardeşliğinden artık elinizi çekin. Ekonomi üzerinden insanların itibarıyla oynuyorlar. Namuslu insanlara fon konusunda mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak büyük suçtur. Çamur at izi kalsın siyasetine teslim olmayız.”</p>

<p><strong>Sel felaketi</strong></p>

<p>İstanbul ve çevre illerde meydana gelen sel ve su baskınlarına da değinen Erdoğan “Devlet olarak hiç vakit kaybetmeden harekete geçtik. Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa, sorumlular ortaya çıkarılacak, gerekenler tereddütsüz yapılacaktır. Milletçe hepimizi üzen bu acı hadiseyi; kendileri için, kendi siyasi ajandaları için, özellikle de belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarını itibarsız hale getirmek için kullanmaya çalışan fırsatçılara da asla müsamaha göstermeyeceğiz. Afetten olumsuz etkilenen vatandaşlarımıza her türlü desteği veriyoruz. İstanbul’daki 37 ilçemizde 5 bin 672 haneye yaklaşık 57 milyon lira tutarında dağıtım yapıldı.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Suriye’de entegrasyon vurgusu</strong></p>

<p>Konuşmasında Suriye’de yaşananlar ve Mihraç Ural’ın gözaltına alınması da yer aldı.</p>

<p>Erdoğan “Suriyeli kardeşlerimiz Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın liderliğinde birlik ve beraberlik içinde ortak geleceklerini inşa ediyorlar. Kuzeydeki entegrasyon sürecinin tekemmül etmesiyle birlikte Suriye’de yep yeni bir sayfanın açılacağına inanıyoruz. Türkiye olarak Suriye’nin yanında olmaya devam ediyoruz” dedi.</p>

<p>Erdoğan, Banyas ve Reyhanlı saldırılarından sorumlu tutulan Mihraç Ural için de isim vermeden şunları kaydetti:</p>

<p>“Suriye’de özellikle zalimlere, katillere ibret olması gereken çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Mazlumların ahı yerde kalmıyor. Çocukları öldürmekten keyif alan caniler, nereye kaçarlarsa kaçsınlar, saklandıkları inlerinde tespit edilip tek tek ayıklanıyor. Ellerinde silah, önlerinde çeşitli paçavralarla tehdit edenler için Banyas’ta 248 masumun, Reyhanlı’da 53 insanımızın kanını dökenler için Suriyeli yavruların cenazeleri üzerinde kahramanlık pozları veren alçaklar için hesap vakti gelip çatmıştır. Hiç şüpheniz olmasın. Başkaları için de hesap vakti gelecektir. Pek çok katliamın faili olan teröristin yakalanmasını sağlayan Suriye istihbaratı ile Milli İstihbarat Teşkilatımızın gizli kahramanlarını yürekten tebrik ediyorum.”</p>

<p><strong>Fon soruşturması: ‘Konunun kendi tabanımız tarafından yakından takip edildiğini biliyoruz’</strong></p>

<p>Konuşmasının devamında sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmalarına değinen Erdoğan, konuyu 3 kategoride hassasiyetle yürüttüklerini savundu.</p>

<p>Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Fon meselesindeki tutumumuzu paylaştık. İlk aşamada tasfiyesine karar verilen birikimlerin yatırımcılara ödenmesidir. Fon kurulumuz düzenli olarak bir araya geliyor. İkinci aşamada manipülasyon yaparak haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulmasıdır. Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşılmaması için alınması gereken tedbirler kısmıdır.</p>

<p>Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim; Aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz, ciddiyetle ele alıyoruz. Meselenin üzerine tavizsiz gidiyoruz. Biz bu meseleye bir cerrah titizliğiyle vaziyet ediyor, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz.</p>

<p>Muhalefetin belediyelerde yaşanan sıkıntılara sahip çıkmış olması, bizi ilgilendirmez. Biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız. Bizim referansımız muhalefet değildir. Biz kendimizden sorumluyuz. Biz konunun kendi tabanımız tarafından yakından takip edildiğini biliyoruz. Ne mutlu bize ki soran, soruşturan bir tabanımız var.”</p>

<p>Erdoğan ayrıca gerek Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) kapsamlı raporu, gerekse diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutuyla her türlü adımın atılacağını söyledi.</p>

<p><strong>Suriye’ye ziyaret</strong></p>

<p>Erdoğan, toplantının ardından yaptığı açıklamada Suriye’nin başkenti Şam’ı ziyaret edeceğini duyurdu. Erdoğan, takvimin henüz netleşmediğini söyledi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 26 16:57:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/politika/cumhurbaskani-erdogan-suriyede-entegrasyon-surecinin-tamamlanmasiyla-h98528.html">Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriyede entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeni bir sayfa açılacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/egitim/mebin-yeni-sinav-modeline-esitsizlik-itirazi-egitim-is-h98527.html</link>
		<title>MEBin yeni sınav modeline eşitsizlik itirazı : Eğitim-İş, Danıştayda dava açtı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2026-2027 eğitim öğretim yılında uygulamaya koyduğu Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne (OYSS)&nbsp; itirazlar yargıya taşındı.</p>

<p>Açık uçlu sorular ve kısa cevaplardan oluşması hedeflenen Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS); farklı okullardaki öğrencilerin, farklı eğitim-öğretim koşullarına sahip olmalarına rağmen ortak ölçütlerle değerlendirileceği gerekçesiyle öğretmen meslek örgütleri ve eğitim sendikaları tarafından eleştiriliyor.</p>

<p>Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), detayları dün MEB tarafından yayınlanan kılavuzda duyurulan modelin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle&nbsp;Danıştay’da dava açtı.</p>

<p><strong>‘Öğretmenin ölçme ve değerlendirme yetkisini daraltıyor’</strong></p>

<p>Sendika, okul zümrelerinin hazırlayabileceği soruların ikiyle sınırlandırılmasına, diğer soruların merkezi soru havuzundan seçilmesine ve sınav sonuçlarının soru bazında e-Okul’a girilmesi zorunluluğuna itiraz etti.</p>

<p>Eğitim-İş’e göre düzenleme, öğrencilerin düzeyini ve ihtiyaçlarını bilen öğretmenin ölçme ve değerlendirme sürecindeki yetkisini daraltıyor. Sendika ayrıca soru bazında puan girişinin, özellikle öğrenci sayısının yüksek olduğu okullarda öğretmenlerin iş yükünü artıracağını belirtti.</p>

<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) da merkezi soru havuzunun zorunlu değil, öğretmenlerin ihtiyaç halinde başvurabileceği bir kaynak olması gerektiğini açıkladı.</p>

<p>Sendika, öğretmenlerin öğrencilerin öğrenme düzeyine ve bireysel farklılıklarına göre sınav hazırlama yetkisinin korunmasını istedi. Soru bazında sonuç girişinin de yüzlerce öğrencisi bulunan öğretmenler açısından ek iş yükü yaratacağına işaret etti.</p>

<p>‘<strong>Deprem bölgesindeki çocuk ile Ankara’dakinin koşulları aynı mı?’</strong></p>

<p><a href="https://ilketv.com.tr/meb-yeni-sinav-sistemi-kilavuzunu-yayimladi/">Bianet’ten</a><strong>&nbsp;Nalin Öztekin</strong>‘e konuşan eğitimci Feray Aytekin Aydoğan, yeni modele yönelik eleştirilerinin odağına Türkiye’deki eğitim kurumları ve koşulları arasındaki eşitsizliği yerleştiriyor.</p>

<p>Aydoğan, ortak ölçütün, öğrencilerin içinde bulunduğu koşullar arasındaki farkları ortadan kaldırmadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Özel okullarla devlet okulları, sınavla öğrenci alan liselerle adrese dayalı öğrenci alan liseler, kırsal bölgelerle kent merkezleri ve farklı sosyoekonomik yapıdaki mahalleler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu belirten Aydoğan, deprem bölgesindeki öğrencileri örnek vererek şöyle dedi: “Deprem bölgesindeki bir okulda ulaşım, elektrik kesintileri gibi sorunlarla karşı karşıya kalan, konteynerlarda eğitime devam eden bir çocuk ile Ankara’nın merkez ilçe ve mahallelerindeki çocuk eşit koşullara sahip mi?”</p>

<p><strong>OYSS nasıl işleyecek?</strong></p>

<p>MEB’in açıkladığı sisteme göre:</p>

<ul>
	<li>Sınavlar, öğretmenlerin yıl başında belirlediği konu-soru dağılım tablolarındaki senaryolara göre hazırlanacak.</li>
	<li>Belirlenen öğrenme çıktılarına ilişkin iki soru zümre öğretmenlerinin ortak kararıyla oluşturulacak.</li>
	<li>Diğer sorular, öğretmenlerin belirlediği zorluk seviyelerine göre MEB’in soru havuzundan otomatik seçilecek.</li>
	<li>Sorular açık uçlu ve kısa cevaplı olacak.</li>
	<li>Bakanlık, yapay zekâ destekli soru hazırlama ve açık uçlu soruların puanlanmasını da sisteme dahil etmeyi planlıyor.</li>
	<li>Sonuçların öğrenci, sınıf ve şube bazında analiz edilerek öğretmenlere, öğrencilere ve velilere geri bildirim verilmesi öngörülüyor.</li>
</ul>

<p>Bakanlık ayrıca 2026-2027 eğitim öğretim yılında 6, 7, 9 ve 10. sınıflarda toplam sekiz ülke geneli ortak yazılı sınav yapılacağını daha önce açıklamıştı. İlk ülke geneli ortak sınavlar 11-12 Kasım’da yapılacak.</p>

<p><strong>Yeni sistemde yapay zeka endişesi</strong></p>

<p>MEB, sistem kapsamında yapay zekâ destekli soru hazırlanması ve açık uçlu yanıtların puanlanmasına yönelik çalışmalar da yürütüyor.</p>

<p>Eğitim Sen, yapay zekânın öğrencilerin farklı ifade biçimlerini nasıl değerlendireceğinin, olası değerlendirme hatalarına karşı nasıl itiraz edileceğinin ve öğrenci verilerinin nasıl korunacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Sendika, yapay zekânın öğretmenin değerlendirme yetkisinin yerine geçmemesi gerektiğini kaydetti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 26 16:54:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/egitim/mebin-yeni-sinav-modeline-esitsizlik-itirazi-egitim-is-h98527.html">MEBin yeni sınav modeline eşitsizlik itirazı : Eğitim-İş, Danıştayda dava açtı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/genel/yuksekova-da-t2-tuneli-isyani-bolgenin-kaderi-odenek-h98526.html</link>
		<title>Yüksekova&amp;#039;da T2 Tüneli İsyanı: &amp;quot;Bölgenin Kaderi Ödenek Yoksunluğuna Terk Edilemez!&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="color:#0000cd;"><strong><span style="font-size:16px;">YÜKSEKOVA GÜNCEL - HABER MERKEZİ&nbsp;</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">&nbsp;Yüksekova ilçesindeki&nbsp; sivil toplum kuruluşları, Van-Hakkâri-Yüksekova kara yolu üzerinde yapımı süren T2 Tüneli Projesi’nin ödenek yetersizliği nedeniyle yavaşlatılmasına ve aksatılmasına sert tepki gösterdi. Oda başkanları, stratejik öneme sahip projenin bir an önce tamamlanarak hizmete açılması çağrısında bulundu.</span></p>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/zu2Sl8zAzKM" width="640"></iframe></p>

<p><span style="font-size:16px;">Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası (YÜTSO), Yüksekova Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile Yüksekova Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası öncülüğünde, bölgenin hayati projelerinden biri olan T2 Tüneli ile ilgili ortak bir basın açıklaması yapıldı. YÜTSO Başkanı Salih Özdemir’in okuduğu açıklamaya, Yüksekova Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı İrfan Sarı ile Yüksekova Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Selami Durna da imza koydu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/upload/IMG_0029_2.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Şemdinli ve Derecik güzergâhını da kapsayan bu ulaşım hattındaki çalışmaların bir an önce ivme kazanması talep edilen açıklamada, projenin aksamasının bölge halkı ve ticaret erbabı tarafından kabul edilemez bir durum olduğu vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/upload/IMG_0031_1.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Ekonomimiz ve tedarik süreçlerimiz tehlikede"</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Esnafın tedarik süreçleri, ticaretin kesintisiz devamlılığı ve yolcu taşımacılığı açısından güvenli ulaşımın zaruretine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/upload/IMG_0036_3.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Bölge ekonomisinin can damarı olan bu güzergâh, ürünlerin müşterilere zamanında, güvenli ve ekonomik koşullarda ulaştırılması açısından kritik bir rol oynamaktadır. Ancak ödenek yetersizliği bahanesiyle çalışmaların aksaması, esnafımızı ve ticari faaliyetlerimizi doğrudan sekteye uğratmaktadır. Bu ihmalkârlık, bölge halkının ekonomik refahına vurulmuş bir darbedir."</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/upload/IMG_0037_2.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">“Sağlık hizmetleri ve hayati sevkiyatlar riski”</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Açıklamada, ulaşım hattının yalnızca ekonomik bir unsur olmadığı, aynı zamanda sağlık hizmetlerine erişimde de hayati bir köprü görevi gördüğü belirtilerek, farklı illere yapılan acil hasta sevklerinin güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesinin zorunluluğuna işaret edildi. Mevcut yol şartlarının hastaların yaşamını tehlikeye attığı, tünelin ise bu riski sıfırlayacak en önemli adım olduğu dile getirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/upload/IMG_0031_2.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">“Tarihi İpekyolu ve transit taşımacılık vurgus</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tarihi İpek Yolu güzergâhında bulunan Yüksekova’nın transit yük taşımacılığı bakımından stratejik bir konumda olduğu hatırlatılan açıklamada, söz konusu yolun Orta Doğu ve Kafkasya’ya açılan uluslararası bir köprü niteliği taşıdığına dikkat çekildi. Yalnızca Yüksekova'nın değil, tüm Hakkâri'nin kalkınması için ana arter konumundaki bu projenin bütçesizlikten ötürü sürüncemede bırakılmasına anlam verilemediği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/upload/IMG_0033_1.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Çığ ve heyelan faciası beklenmesin!"</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Güzergâhın barındırdığı ağır coğrafi risklere vurgu yapılan açıklamada, son dönemde yaşanan felaketler hatırlatıldı. Yakın geçmişte Akçalı Katı Atık Tesisi çevresinde meydana gelen heyelanın yarattığı mağduriyetin hafızalardan silinmediği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/upload/IMG_0016_3.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Güzergâh boyunca her an yaşanabilecek çığ ve heyelan tehlikelerinin, ulaşımda çok daha büyük ve telafisi imkânsız felaketlere yol açabileceği uyarısı yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">“Bakanlığa ve firmaya çağrı: "çalışmalar hızlandırılsın"</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Mevsim koşulları da dikkate alınarak projenin acilen hızlandırılması gerektiğinin altını çizen üç oda başkanlığı, tepkilerini şu net taleplerle sonlandırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bakanlığın konuya gereken hassasiyeti ve duyarlılığı göstermesi, projeye ödenek aktarılması sağlanmalıdır. Çalışmaların ağırlaşmasına neden olan gerekçeler ortadan kaldırılmalı, şantiyedeki hareketlilik artırılmalıdır. Yüksekova halkı, hak ettiği güvenli ve modern ulaşım altyapısına daha fazla gecikmeden kavuşmalıdır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/images/upload/IMG_9990.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Oda başkanları, sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini ve bölgenin bu mağduriyetle baş başa bırakılmasına sessiz kalmayacaklarını bildirdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 26 16:50:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/genel/yuksekova-da-t2-tuneli-isyani-bolgenin-kaderi-odenek-h98526.html">Yüksekova&amp;#039;da T2 Tüneli İsyanı: &amp;quot;Bölgenin Kaderi Ödenek Yoksunluğuna Terk Edilemez!&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/serzan-kurt-davasi-aym-esastan-ihlal-gormedi-aile-karari-aihme-h98525.html</link>
		<title>Şerzan Kurt davası: AYM esastan ihlal görmedi, aile kararı AİHMe taşıyor</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), Muğla’da 12 Mayıs 2010’da açılan ateş sonucu hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şerzan Kurt dosyasına dair yapılan başvuruyu karara bağladı.</p>

<p>AYM, yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiayı oy birliğiyle kabul edilebilir bulurken; yaşam hakkının maddi boyutunun ihlal edilmediğine 3’e karşı 2 oyla, yaşam hakkının usul boyutunun ise ihlal edildiğine oy çokluğuyla karar verdi. Ancak esas yönünden ihlal kararı verilmemesi nedeniyle, usul yönünden verilen ihlal kararına rağmen yeniden yargılama yapılmayacak.</p>

<p>Ayrıca 2021 ile 2026 yıllarında yapılan iki ayrı bireysel başvurunun birleştirilmesine karar veren AYM, manevi tazminatın müştereken ödenmesine, tazminata ilişkin diğer taleplerin ise reddine hükmetti.</p>

<p><strong>Karşı oy: ‘Basit bir dikkatsizlik olarak değerlendirilemez’</strong></p>

<p>Karşı oy kullanan mahkeme üyeleri, iddianamede yer alan güvenlik kamerası görüntülerinin sanığın göstericilere doğru ateş ettiğini açıkça ortaya koyduğuna dikkat çekti. İlk derece mahkemesi ve Yargıtay’ın önceki kararlarında da eylemin “kasten öldürme” veya en azından neticesi sebebiyle “ağırlaşmış yaralama” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin kabul edildiği hatırlatılan karşı oy gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em>“Dosyanın uzun yıllar boyunca farklı suç vasıfları arasında gidip gelmiş olması dahi olayın basit bir dikkatsizlik vakası olarak değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.”</em></p>

<p>Karşı oyda, polisin kaçmakta olan gruba doğru koşarken silahını ateşlemeye devam etmesinin ve atışlardan birinin Kurt’a isabet ederek ölümüne yol açmasının Anayasa’nın 17’nci maddesinde öngörülen “zorunluluk” şartını karşılamadığı vurgulandı.</p>

<p>Olay sırasında göstericilerin dağılmaya başladığının, polisin ise bu aşamada ateş etmeyi sürdürdüğünün belirtildiği açıklamada, şu değerlendirme yapıldı:</p>

<p><em>“Kaçan kişilere yönelik gerçek mermi kullanılması, kamu düzeninin sağlanması bakımından başvurulabilecek son çare niteliğinde değerlendirilemez. Kolluğun elinde gözyaşartıcı gaz, cop, kalkan, fiziki müdahale ve benzeri daha hafif araçlar mevcutken doğrudan ateşli silaha başvurulması, yaşam hakkının korunmasına ilişkin anayasal güvencelerle bağdaşmamaktadır.”</em></p>

<p>Ceza yargılaması sürecinde olayın hukuki niteliğinin olası kast, kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve bilinçli taksir arasında sürekli değiştiğine dikkat çekilen karşı oyda, devletin ölümcül güç kullanımına ilişkin açık ve tutarlı bir yaklaşım ortaya koyamadığı ifade edildi. Bu durumun yaşam hakkına yönelik caydırıcılığı azalttığı belirtilerek, polis memurunun başvurduğu ateşli silah kullanımının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu kaydedildi.</p>

<p><strong>Avukat Erkan Şenses: ‘Zamana yayılan bir cezasızlık pratiği’</strong></p>

<p>Kararı değerlendiren dava avukatı Erkan Şenses, Şerzan Kurt’un Muğla’daki olaylar esnasında polis ateşiyle öldürüldüğünü belirterek, davanın 15 yılı aşan sürece yayıldığını söyledi.</p>

<p>Şenses, sürecin aileyi davadan uzaklaştırmayı amaçlayan bir cezasızlık pratiğine dönüştüğünü vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<p><em>“Şerzan Kurt davası zamana yayılan bir cezasızlık pratiğidir. 15 yıla yayılan dava süreci, cezasızlığı uzun bir yargılama üzerinden sürdürmeye çalışan bir pratik barındırmaktadır. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay kararları sonrasında sanık polis memuru hakkında 4 ayrı mahkûmiyet hükmü kurdu.”</em></p>

<p>Şenses, AYM’nin usulden verdiği ihlal kararı sayesinde aileye tazminat ödeneceğini ancak esastan ihlal kararı çıkmadığı için sanık polisin yeniden yargılanmayacağını belirtti. Bu durumun “polis üzerindeki cezasızlık zırhının devam ettiğini gösterdiğini” ifade eden Şenses, dosyayı yaşam hakkının esastan ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’e taşıyacaklarını açıkladı.</p>

<p><strong>Dava süreci hakkında</strong></p>

<p>Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Şerzan Kurt, 12 Mayıs 2010 tarihinde çıkan olaylar sırasında polislerin açtığı ateş sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 19 Mayıs’ta yaşamını yitirmişti.</p>

<p>Güvenlik gerekçesiyle Eskişehir’e nakledilen davada fail polis Gültekin Şahin hakkında çeşitli mahkemelerde “kasten öldürme”, “ağırlaşmış yaralama” ve son olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararıyla “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçlarından farklı hapis cezaları verilmişti. Son aşamada 22 Kasım 2024’te verilen 5 yıl 2 ay 15 günlük ceza, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi tarafından 28 Ekim 2025’te onanmıştı. Kararın ardından anne Nejla Kurt ve baba Ömer Kurt, yaşam hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu.(MA)</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 26 13:52:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/serzan-kurt-davasi-aym-esastan-ihlal-gormedi-aile-karari-aihme-h98525.html">Şerzan Kurt davası: AYM esastan ihlal görmedi, aile kararı AİHMe taşıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/ak-parti-sozcusu-celik-odagimiz-surecin-hedefine-ulasmasidir-h98524.html</link>
		<title>AK Parti Sözcüsü Çelik: Odağımız sürecin hedefine ulaşmasıdır</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []">AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, sürece ilişkin eleştirilere değinerek “Odağımız sürecin hedefine ulaşmasıdır, o yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız” dedi.</p>

<p data-pm-slice="1 1 []">Çelik, fon soruşturmasına ilişkin ve Mekke İttifakı üzerinden gündeme gelen asker gönderme tartışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Çelik, “Süreç ile ilgili aksamalar olduğuna dair birtakım yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir. Doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda gidemediğiniz ilerlemeyi bir günde elde edersiniz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sürece ilişkin olumsuz açıklamalara tek tek yanıt vermenin odağı dağıtabileceğini belirten Çelik, “Çok sayıda olumsuz söylem, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak odağımızı kaybederiz. Odağımız sürecin hedefine ulaşmasıdır, o yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız” dedi.</p>

<p><strong>Fon soruşturması açıklaması</strong></p>

<p>Fon soruşturmasına ilişkin de konuşan Çelik, sorumlular hakkında işlem yapılması konusundaki kararlılıklarını sürdüreceklerini belirtti.</p>

<p>Çelik, “Fon şeytanlarının, fon dolandırıcılarının üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Mekke İttifakı’nda asker gönderme tartışması</strong></p>

<p>Çelik, Mekke İttifakı’na ilişkin asker gönderme iddialarına da tepki gösterdi. Anlaşmanın NATO’ya alternatif olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Çelik, bazı çevrelerin yeterli bilgiye sahip olmadan anlaşmayı eksen değişikliği ve kontrolsüz asker gönderme mekanizması olarak yorumladığını söyledi.</p>

<p>Çelik, “Bunun NATO’ya alternatif anlaşma olmadığını ifade ettik. Bazı çevreler henüz bilgiye sahip olmadan bunu hemen yine bir eksen kayması ve kontrolsüz ve onaysız asker gönderme mekanizması olarak değerlendirdiler. Hâlbuki bunların hepsi asılsızdır” dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 26 22:01:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/ak-parti-sozcusu-celik-odagimiz-surecin-hedefine-ulasmasidir-h98524.html">AK Parti Sözcüsü Çelik: Odağımız sürecin hedefine ulaşmasıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/birgun-gazetesi-muhabiri-ismail-ari-gozaltina-alindi-h98523.html</link>
		<title>Birgün gazetesi muhabiri İsmail Arı gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine gözaltına alındı.</p>

<p>Arı hakkında “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamalarının yöneltildiği öğrenildi.</p>

<p>Arı, ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne saat 15.30’da davet edilmişti. Belirtilen saatte ifade işlemleri için Emniyet’e giden Arı’ya gözaltı kararı tebliğ edilerek gözaltına alındı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 26 22:00:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/birgun-gazetesi-muhabiri-ismail-ari-gozaltina-alindi-h98523.html">Birgün gazetesi muhabiri İsmail Arı gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/yuksekova-belediyesi-su-ve-kanalizasyon-mudurlugunden-don-uyarisi-h98522.html</link>
		<title>Yüksekova Belediyesi Su ve kanalizasyon müdürlüğünden don uyarısı: Su sayaçlarına ateşle müdahale etmeyin</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yüksekova Belediyesi Soğuk havaların etkisini artırmasıyla birlikte su boruları ve sayaçlarda yaşanabilecek donma olaylarına karşı vatandaşlara uyarıda bulunuldu.</p>

<p>Yüksekova Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, su boruları ve sayaçların donma riskine karşı korunması gerektiği belirtilerek, vatandaşların gerekli önlemleri almaları istendi.</p>

<p>Açıklamada, su borularının soğuktan etkilenmemesi için bez, boru kılıfı, izocam, yün, talaş gibi yalıtım malzemeleriyle kaplanması, dışarıda bulunan abone borularının ise izole edilerek toprakla örtülmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Sayaçların bulunduğu alanlarda donma riskine karşı demir, ahşap veya betondan muhafaza sandıkları yapılabileceği, ayrıca vana koruyucu ceketlerinin kullanılabileceği kaydedildi.</p>

<p>“Donan sayaçlara ateş veya sıcak suyla müdahale etmeyin”</p>

<p>Sayaçlarda donma meydana gelmesi durumunda ateş veya sıcak suyla müdahale edilmemesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, bu tür müdahalelerin musluk ve su borularında patlamalara, maddi hasara ve su kaybına neden olabileceği belirtildi.</p>

<p>Suyun donma noktasına ulaştığı bölgelerde ilk olarak vananın kapatılarak su akışının kesilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Geçici kapama için çağrı merkeziyle iletişime geçin</p>

<p>Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü, alınan önlemlere rağmen donma riski bulunan abonelerin geçici kapama taleplerini iletmek üzere Alo <a href="tel:0438 351 45 65">0438 351 45 65</a> numaralı çağrı merkezini arayabileceklerini veya doğrudan müdürlüğe başvurabileceklerini bildirdi.</p>

<p>Yetkililer, olası arızaların ve su kayıplarının önüne geçilmesi için vatandaşların kış şartlarına karşı gerekli tedbirleri zamanında almaları çağrısında bulundu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 26 10:45:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/yuksekova-belediyesi-su-ve-kanalizasyon-mudurlugunden-don-uyarisi-h98522.html">Yüksekova Belediyesi Su ve kanalizasyon müdürlüğünden don uyarısı: Su sayaçlarına ateşle müdahale etmeyin</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/egitim/meb-yeni-sinav-sistemi-kilavuzunu-yayimladi-h98521.html</link>
		<title>MEB, yeni sınav sistemi kılavuzunu yayımladı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), okullarda gerçekleştirilen yazılı sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesi süreçlerinde ortak standartların güçlendirilmesi amacıyla geliştirilen Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu yayımlandı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yeni Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden öğretmenlerin kullanımına sunulacak sistemle sınav planlamasından soru hazırlamaya, değerlendirmeden öğrenci, sınıf ve şube bazında analizlere kadar uzanan bütüncül bir ölçme ve değerlendirme süreci yürütülecek.</p>

<p>Sistemle öğretmenlerin sınav hazırlama süreçlerinin desteklenmesi, farklı güçlük düzeylerinde hazırlanmış beceri temelli açık uçlu sorulara erişimin sağlanması ve okul geneli ortak yazılı sınavların öğretim programlarındaki öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Ortak Yazılı Sınav Sistemi, 2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci dönem birinci yazılı sınavlarından itibaren resmi ve özel ortaokulların 5, 6 ve 7. sınıflarında Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce, liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, felsefe ile İngilizce derslerinde uygulanacak. Ancak 7 ve 11. sınıf İngilizce dersleri uygulama kapsamında yer almayacak.</p>

<p><strong>&nbsp;Soru havuzuna yaklaşık 8 bin soru aktarılacak</strong></p>

<p>Soru havuzunu geliştirme çalışmaları kapsamında birinci dönem birinci ortak yazılı sınavları öncesinde sisteme yaklaşık 8 bin sorunun aktarılması, her sınav döneminde de yaklaşık 8 bin yeni sorunun geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Sınavlar, konu soru dağılım tablolarında yer alan ve alan zümre öğretmenleri tarafından belirlenen senaryolara göre hazırlanacak.</p>

<p>Seçilen senaryodaki iki öğrenme çıktısına yönelik iki açık uçlu soru ve puanlama anahtarı öğretmenler tarafından hazırlanacak, diğer sorular sistemdeki soru havuzundan seçilecek.</p>

<p>Soruların kolay, orta ve zor olmak üzere güçlük düzeyleri ile puan değerleri öğretmenler tarafından belirlenecek. Soru havuzundaki sorular, sınavdan 4 gün önce öğretmenlerin kullanımına açılacak.</p>

<p><strong>Öğrencilerin akademik gelişimlerinin izlenmesi hedefleniyor</strong></p>

<p>Sınavların değerlendirilmesinin ardından öğretmenler, öğrencilerin her sorudan aldıkları puanları e-Okul sistemine işleyecek. Böylece öğrenci, sınıf ve şube düzeyinde analizler yapılarak öğrenme çıktılarına ilişkin geri bildirim sağlanacak.</p>

<p>Öğretmenler, öğrencilerin hangi öğrenme çıktılarında güçlü olduklarını ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduklarını görebilecek.</p>

<p>Öğrenciler de yalnızca sınavdan aldıkları toplam puanı değil, öğrenme çıktıları temelinde güçlü oldukları ve gelişime ihtiyaç duydukları alanları görebilecek.</p>

<p>Ayrıca öğrencilerin aynı ders kapsamında farklı zamanlarda girdikleri sınav sonuçlarının karşılaştırılmasıyla akademik gelişimlerinin zaman içerisindeki değişimi izlenebilecek.</p>

<p><strong>&nbsp;Sistem 26 Ekim’den itibaren kullanılacak</strong></p>

<p>Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin kullanımına ilişkin bilgilendirme ve eğitimler 19-23 Ekim’de tamamlanacak.</p>

<p>Öğretmenler, 26 Ekim’e kadar sistem üzerinden deneme uygulamaları gerçekleştirebilecek. Bu tarihten itibaren ise okul geneli ortak yazılı sınavlara ilişkin iş ve işlemler sistem üzerinden yürütülecek.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci dönem birinci yazılı sınavları, yayımlanan uygulama takvimi doğrultusunda gerçekleştirilecek.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 26 10:43:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/egitim/meb-yeni-sinav-sistemi-kilavuzunu-yayimladi-h98521.html">MEB, yeni sınav sistemi kılavuzunu yayımladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/dem-partiden-siyasi-partilere-ziyaret-gundem-surec-2027-butcesi-h98520.html</link>
		<title>DEM Partiden siyasi partilere ziyaret: Gündem süreç, 2027 bütçesi ve fon krizi</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Genel Başkanları Bakırhan ve Hatimoğulları, geçtiğimiz hafta DİSK, KESK ve TMMOB gibi sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ederek başlattığı görüşme trafiğini hızlandırarak sürdürecek. Eş Genel Başkanlar, bu çerçevede ilk olarak dün YENİ Parti Genel Merkezi’nde YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi.</p>

<p>TBMM’de grubu bulunanlar başta olmak üzere siyasi partilerle devam edecek görüşme trafiğinin gündemini Kürt meselesinin çözümü için yürütülen süreç, fon krizi, 2027 Bütçe Kanunu Teklifi ve güncel siyasi gelişmeler oluşturuyor.</p>

<p><strong>İzleme Komisyonu için görüşmeler sürüyor&nbsp;</strong></p>

<p>Eş Genel Başkanların görüşme trafiğiyle paralel olarak çerçeve yasanın ardından TBMM’de kurulması öngörülen “İzleme Komisyonu”na ilişkin TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi parti temsilcileriyle görüşmesi bekleniyor.</p>

<p>DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve AK Parti grubu ile bir araya gelmişti. Bu temaslarda, sürecin geldiği aşamanın yanı sıra çerçeve yasa sonrasında yapılması öngörülen yasal düzenlemeler ve Meclis’te kurulması planlanan “İzleme Komisyonu” ele alınmıştı.</p>

<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş’un da komisyonun yapısı ve çalışma esasları konusunda siyasi partilerin temsilcileriyle görüşmeler yapması bekleniyor. Komisyonun üye sayısı ve yapısının, siyasi partilerle yapılacak görüşmelerin ardından netleşeceği belirtiliyor. (ANKA)</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 26 10:42:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.yuksekovaguncel.com.tr/guncel/dem-partiden-siyasi-partilere-ziyaret-gundem-surec-2027-butcesi-h98520.html">DEM Partiden siyasi partilere ziyaret: Gündem süreç, 2027 bütçesi ve fon krizi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


