SENADİN BASMACI/YAZDI
Basmacı yazısında, Yüksekova, yalnızca bir coğrafyanın adı değildir. Cilo Dağları’nın eteklerinde uzanan ovaları, nehirleri, sazlıkları, kendine özgü iklimi ve zengin doğasıyla insanın ruhuna dokunan bir memlekettir. Pancarları, dağların arasından süzülen sisinleri, uçkunu ve endemik türleri ile kendine has doğası ve yaşam kültürüyle her mevsim ayrı bir güzellik taşır. Fakat bir şehri anlamlı kılan yalnızca doğal güzellikleri değil, insanlarının yaşanmışlıkları ve ortak değerleridir.
Yüksekova Lisesi de bu hatıranın en önemli parçalarından biridir.
Emniyet Sokağından yukarıya doğru yürürken okul çevresinden yükselen öğrenci seslerini, gençlerin sohbetlerini ve ellerindeki kitaplarla geleceğe uzanan umutlarını görürsünüz. İlk bakışta sıradan bir okul manzarası gibi görünse de o sokaklardan nice kuşak geçmiştir. Kimi hayallerine ulaşmış, kimi hayatın zorluklarıyla mücadele etmiş; her biri bu okulun tarihinde kendine ait bir iz bırakmıştır.
Bugün farklı mesleklerde çalışan, ülkenin dört bir yanına dağılan binlerce insanın gençliği o sıralarda saklıdır. Bir öğretmenin nasihati, bir arkadaşın gülüşü, sınav öncesindeki heyecan ve okul bahçesinde yapılan sohbetler…
Yıllar geçse de unutulmayan bu anılar, Yüksekova Lisesi’ni bir eğitim kurumunun ötesine taşımaktadır. Çünkü bazı okullar yalnızca bilgi vermez; insanın hayatına, kimliğine ve hatıralarına da yön verir.
Üstelik o sıralarda oturmuş, koridorlarında yürümüş ve bu okulda eğitim almış birçok insan bugün aramızda değildir. Onların hatıraları, geride bıraktıkları izler ve bu isimle kurdukları bağ yaşamaya devam etmektedir.
Bir okulun adı bazen bir tabeladan ibaret değildir; bir neslin gençliği, bir şehrin belleği ve geçmişle bugün arasındaki bağıdır.
Yeni değerler yaşatılırken toplumun ortak hatıralarına yer edinmiş değerleri korumakta aynı ölçüde önem taşır. Bir güzelliği yaşatmak için başka bir güzelliğin hatırasından vazgeçmek zorunda değiliz.
Yüksekova Lisesi, yıllar boyunca ilçenin eğitim hayatına katkı sunmuş, nice insanın yetişmesine vesile olmuş ve toplumun hafızasında kendine özgü bir yer edinmiştir. Bu ismin korunmasını istemek, geçmişe duyulan özlemden ibaret değildir. Bu talep, bir şehrin kendi hikâyesine sahip çıkmasıdır.
Şehirler, yalnızca yolları ve binalarıyla değil, koruyabildikleri değerlerle de yaşar. Geçmişini geleceğine taşıyabilen toplumlar, köklerinden güç alarak ilerler. Yüksekova’nın doğal ve kültürel mirasını korumak ne kadar kıymetliyse, nesillerin ortak hatırasına dönüşmüş bir eğitim kurumunun adını yaşatmak da o kadar kıymetlidir.
Bir tabela değiştirilebilir; ancak o ismin ardında biriken yılları, emekleri ve duyguları aynı kolaylıkla değiştirmek mümkün değildir. Çünkü Yüksekova Lisesi denildiğinde birçok insanın aklına yalnızca bir okul değil, gençliği, arkadaşlıkları, öğretmenleri ve geride bıraktığı güzel günler gelir.
Temennimiz, bu köklü eğitim yuvasının adının korunması ve alınacak kararlarda halkın duyarlılığının, mezunların hatıralarının ve şehrin ortak hatırasının dikkate alınmasıdır.