'Anadilde sağlık hizmeti sunulmaması hak gaspıdır'
'Anadilde sağlık hizmeti sunulmaması hak gaspıdır'
İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Bölümü'nde görevli Uzman Doktor Zeki Gül, anadilde sağlık hizmeti sunulmamasını sağlık hakkının gaspı olarak değerlendirirken, TTB eski Başkanı Eriş Bilaloğlu ise, sağlık hizmetlerinin eşitlikçi, ücretsiz, anadil de dahil uygun bir biçimde halka sunulması gerektiğini söyledi.
Anadilde sağlık hizmetinin bölgede olmayışının ciddi sorunları beraberinde getirdiğini belirten Dr. Zeki Gül, anadilde sağlık hizmetinin verilmemesini, sağlık hakkı gaspı olarak değerlendirdi. Hastanın rahatsızlığını tam anlamıyla dile getirebilmesi için kendini serbestçe ifade etmesi gerektiğini belirten Dr. Gül, "Hasta hekim ilişkisi mahremi olan bir alandır. İnsanlar mahremlerini, bazen en yakın gördükleri hekime aktarırlar. Oysa burada insanların anadillerinde kendilerini anlatamaması, sağlık hizmetinde tam da bu mahremiyetin gaspı anlamına geliyor. Yani insan ve mahremiyetini söyleyebileceği hekim arasına bir yabancılaşma koyar bu. Bu açıdan sağlıkta dil çok önemli bir öneme sahiptir. İnsanların kendilerini serbestçe ifade edebilmeleri gerekir. Arada tercüman olmamalı. Hatta hekimlerin yoğun çalıştıkları yerlerdeki hastaların dillerini öğrenmeleri bence tıbbın bir parçası olmalı. Bir tercüman kullanmak yerine hekimin bunu öğrenmesi çok önemlidir" dedi.
'Öyküsü anlaşılmamış bir hastanın tanısını koymak mümkün değildir'
Anadilliyle rahatsızlığını dile getiremeyen insanların sağlık hakkından mahrum kaldıklarını kaydeden Dr. Gül, "Aslında bu sağlığın gaspıdır. Bu sağlığın gaspını çözmenin yollarından bir tanesi hastanın öyküsünü iyi alabilmektir. Öyküsü iyi anlaşılmamış bir hastanın tanısını koymak mümkün değildir. Şu ana kadar hiç bir radyolojik görüntüleme yöntemi, hiçbir laboratuar yöntemi, hastadan alınan öykünün yerini dolduramaz. Eğer hastanızın dilini bilmezseniz ya da hasta hekimin dilini bilmezse ve uygun araçlar kullanılmazsa bu öyküyü almak çok zordur. Dönüp baktığımızda bu kadar açılımdan bahseden AKP hükümetinin anadilde sağlık hakkı için girişimlerde bulunmaması hatta önünü kapatması kabul edilir bir durum değildir. Bu anlamda anadil ve sağlık hakkı noktasından açılım süreçleri olarak iddia edilen süreçler, AKP'nin samimiyetsizliğine dair ipuçları sunmaktadır" şeklinde konuştu.
'Sağlık alanında bölgede dil dahil bir çok engel var'
Sağlık hizmeti ve sağlıklı olma hakkının her insanın ulaşabilmesi gereken bir özellikte olması gerektiğini dile getiren TTB eski Başkanı Eriş Bilaloğlu ise, sağlık hakkına ulaşmada engel olan tüm faktörlerin ortadan kaldırılması gerektiğini kaydetti. Bilaloğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: "İnsan ihtiyacı olduğu o hizmete ulaşabilmelidir. Ulaşmak maddi olarak sağlandığında fiziki her türlü engel ortadan kalkar. Ve son alarak hastayla ya da sağlık hizmetine ulaşan kişi ile sağlık hizmetini sunan arasındaki bütün engeller ortadan kaldırılmalı. Bunun içine dil de girer. Yani hekimin hastasına onu anlayan kalben, aklıyla anlayan dil ile iletişimi kurabilen, konuşmasıyla iletişim kurabilen bir şekilde olması gerekir. Türkiye'de ne yazık ki özelikle bu bölgede dil meselesi, başta olmak üzere genel olarak bir sürü engel var. Para bir engel, kimi zaman koşullar bir engel, kimi zaman da hekimlerin ne yazık ki olumsuz hekimlik yapma anlayışları, davranışları da engel olabiliyor. Biz tabi ki her yerde özel olarak bölgede hizmete her anlamda sağlık hizmetlerine ulaşmanın eşitlikçi, ücretsiz, anadil de dahil uygun bir biçimde olması gerektiğini savunuyoruz." DİHA