İran'da idamı bekleyen 29 Kürt var
İran'da idamı bekleyen 29 Kürt var
İran rejiminin idama çarptırdığı Kürt kardeşler Lokman ve Zanyar Muradi gibi hakkında açılan ve idamla sonuçlanması muhtemel dava nedeniyle Türkiye'ye iltica etmek zorunda kalan Aram İbrahim Xas (26), İran'da idamı bekleyen 29 Kürt siyasetçinin olduğunu söyledi.
Tarih boyunca Kürt ulusuna yönelik her türden işkence, baskı ve zulmü reva gören İran İslam Cumhuriyeti, Kürt halkı ve siyasetçilerini idam etmeye devam ediyor. "Din" kisvesi altında kurduğu mahkemelerde "Allah için adalet" iddiasıyla yaptığı yargılamalar sadece bir kaç dakika sürerken, verilen kararlar ise hukuki normlardan ziyade sistem tarafından yetiştirilmiş mollaların iki dudağının arasında. Bugüne kadar binlerce Kürt insanını gözünü kırpmadan kurşuna dizen, bombalayan ve faili meçhul cinayetler ile yok etmeye çalışan İran, son yıllarda ise hak, eşitlik ve özgürlük arayışından vazgeçmeyen Kürt yurttaşlara yönelik çeşitli komplolar ile idam cezaları veriyor. Son olarak İran'ın Kerece kentindeki cezaevinde "Allaha karşı savaşmak" suçunu işledikleri iddia edilen Kürt kardeşler Lokman ve Zanyar Muradi, İran rejimi tarafından idama mahkum edildi.
Üniversiteden atıldı, idam edilmemek için ülkeyi terk etti
Ülke genelinde Kürtlere yönelik estirilen bu uygulamaların bir mağduru ise hakkında açılan ve idamla sonuçlanması muhtemel davalar nedeniyle Türkiye'ye iltica etmek zorunda kalan Aram İbrahim Xas (26). İran'ın Urmiye vilayetine bağlı Şino kenti nüfusuna kayıtlı Xas, ülkesini ve ailesini terk edenlerden sadece biri. Xas için sonun başlangıcı ise Neğeden Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi iken katıldığı öğrenci hareketi oldu. Öğrenci faaliyetleri nedeniyle kısa süre sonra okuldan atılan Xas, bunun üzerine hem sendikal hem de ülke genelinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin çalışma yürüttü. Aynı zamanda gazeteci olan Xas, bu çalışmaları nedeniyle defalarca gözaltına alınıp işkencelerden geçirildi. Son olarak gözaltına alınan Xas'ın vücudu kızgın demir ve sigara ile dağlanırken, kablo ve sert cisimler ile günlerce kaba dayaktan geçirildi. Ağır bir psikolojik işkenceye de tabi tutulan Xas, 120 gün tek kişilik kapalı ve nefes alması güç bir hücrede tutuldu. Hücreden sonra cezaevine gönderilen ve ailesine ait arazi tabusu kefalet gösterilerek tahliye edilen Xas, idamla sonuçlanabilecek davalar nedeniyle soluğu Federal Kürdistan Bölgesi'nde aldı. Burada da gazetecilik faaliyetini sürdüren Xas, ülkesi ile ilgili hak ihlallerine ilişkin haberler yapmaya devam etti. İran istihbaratı tarafından burada da peşi bırakılmayan Xas, kendisi gibi ülkeden kaçan gazeteci arkadaşı Mevlüt Afent'in istihbarat elemanları tarafından kaçırılmasının ardından Türkiye'ye iltica etti. Şu an BM gözetiminde Adana'da yaşayan ve gazetecilik mesleğini devam ettiren Xas, İran'da yaşanan idam ve katliam gerçekliğini DİHA'ya anlattı.
İran'da idamı bekleyen 29 Kürt var
İran’da sadece siyaset yapanların değil, toplumsal kimlik faaliyetinde bulunanlar, kültür ve sanat konularına ilişkin çalışma yürütenler ya da çevre konusunda duyarlı olanların da baskı altında olduğuna dikkat çeken Xas, örnek olarak da bilgisayar mühendisi olan Said Melekpur isimli kişinin toplumsal konuları işlemek amacıyla kurduğu internet sitesi nedeniyle idama mahkum edildiğini gösterdi. Kürtlere yönelik ise İran'da özel bir politikanın uygulandığına işaret eden Xas, İran’ın adeta uyguladığı "vahşet" politikaları ile halkı korku imparatorluğunun gölgesinde yönetmeye çalıştığını ifade etti. Şuan Türkiye'de bir mülteci olduğunu, İran'a dönmesi halinde ise hakkında açılan davanın tek bir mahkeme ile sonuçlanacağına işaret eden Xas, "Ki bu mahkeme de bir tiyatroyu andırıyor. Bilindiği üzere İran'daki mahkemeler devrim mahkemeleridir. Ve tek bir Hakim (Qazî) tarafından yönetilmektedir. Verilecek karar da hukuki değil keyfi bir karar olmak ile birlikte bir iki dakika içinde sonuçlanmaktadır. Hakim keyfine göre ister 10, isterse müebbet ya da idam cezasını anında verebilir. Bununla ilgili birçok örnek bulunmaktadır. Örneğin şu anda İran cezaevlerinde 29 Kürt siyasi tutsağa idam cezası vermiş ve infazları bekleniyor. İran'daki idamların durdurulması amacıyla, baskılara rağmen gerek İran'da gerekse dünyanın birçok ülkesinde büyük eylemler yapıldı. Fakat öyle bir devlet ki İran, ne ülke insanını ne de uluslararası halkları dikkate almıyor. Yasalarını canı istediği şekilde uyguluyor ve kimseye cevap verme gereği duymuyor" diye konuştu.
'Sadece idam değil işkence ile de Kürtler öldürülüyor'
Çin'den sonra idam cezalarını veren ülke sıralamasında ikinci olan İran'ın aslında yapılacak bir araştırma ile Çin'den daha fazla idam gerçekleştiren ülke olacağına dikkat çeken Xas, bilinenin aksine bilinmeyen yüzlerce idamın İran tarafından gizli şekilde yapıldığını söyledi. Uluslararası Af Örgütü'nün verilerine göre sadece geçen yıl İran'da 600'den fazla insan idam edildiğini hatırlatan Xas, "En az bu sayı kadar da insanlar hem cezaevlerinde hem istihbarat elemanlarının işkencesi sonucu katlediliyor. Örneğin öğrenci hareketinden İbrahim Lütfullahi, Şuane Seyit Kadir, Kawa Diryazi İran istihbarat nezaretinde işkence ile katledildi. Birçok kişi ise kendi yaşamını idame ettirmek için sınır kaçakçılığı sırasında İran ordusu tarafından hedef gözeterek katlediliyor. Bu da İslam Cumhuriyeti'nin her gün işlediği cinayetlerin bir başka yüzüdür. İşte bu sistematik kirli politikalar Kürt halkı üzerinde yürütülmektedir. Şimdi 29 Kürt siyasetçi tutsak idam cezasını bekliyor. Bundan önce de çok sayıda Kürt siyasi tutsak idam edildi. Örneğin, Ferzat Kemanger bir Kürt öğretmendir. Sadece suçu öğretmen ve Kürt olmaktır. Ya da Ali Haydariyan, Ferhat Vekili, Şirin Alemuli, Hüseyin Xizri, Hasan Hikmet Demir, Fesih Yasemeni gibi birçok siyasetçi geçtiğimiz yıllarda idam edildi. Şimdi de bu kirli politika Kürt halkı üzerinde devam ediyor ve sürüyor" dedi.
Kürdistan Cumhurbaşkanı Qazi Muhammed de idam edilmişti
Mollaların, İran devriminde başarılı olan halkın kazanımlarını zorla çalarak gasp edip iktidara geldiğini dile getiren Xas, "Ve bu iktidar başta Kürt halkı olmak üzere İran'ın tüm etnik kökenli yurttaşları üzerinde zorbalık yapmaya başladı. Kürt halkına karşı çok yönlü savaş başlattı. İdam politikası ise Kürt halkının inkar ve imhası için kullanılan sadece bir araçtır. Şah döneminde yani devrimden öncesi İran'ın merkez yönetiminin Kürtlere karşı imha ve inkar politikaları vardı. Örneğin ilk Kürdistan Cumhurbaşkanı Qazi Muhammed, Kürdistan Cumhuriyeti'ni kurmaktan dolayı 1946 yılında idam ettirildi. Devrimden önce imha ve inkar politikaları ile Kürt halkı üzerinde baskı uygulayan İran rejimi devrim sonrası İran İslam Cumhuriyeti adı altında bu politikalarını daha da sertleştirip sıklaştırdı" hatırlatmasında bulundu.
Binlerce Kürdün idam kararını veren 'cellad' lakaplı Xalxali dönemi
Kürtleri imha ve inkar politikaları çerçevesinde 1980'li yıllardan Kürdistan'da yaşayan devrimci Kürtler için İran İslam Cumhuriyeti tarafından bölgeye Şeriat Hakimi adı altında bir "Celat"ın gönderildiğini belirten Xas, "Şeriat Hakimi olan ve aynı zamanda Molla sıfatı taşıyan Ayetullah Sadık Xalxali, kurduğu kendi mahkemelerinde binlerce Kürt gencini sadece bir iki dakika süren mahkemelerde idama mahkum etti. İdam ettirdi. Ve idam edilen bu gençlerin tek suçu ise Kürt olmaktı. En büyük örneği ise 1982 yılında 59 Kürt gencini Kürt siyasi partilerine destek verdikleri ve üye oldukları gerekçesi ile Mahabat kentinde aynı anda idam edildi. Bu o dönem Xalxali tarafından gerçekleştirilen en büyük katliamlardan biriydi. İdam edilen 59 gencin cenazesi ise aynı şekilde idam edilen binlerce Kürt siyasetçi gibi nereye defin edildiği bilinmiyor. Tabi bu idamların ardından Ayetullah Sadık Xalxali'ye soruyorlar; 'Sen neden bu kadar idam kararı veriyorsun?' O da diyor ki; 'İdam ettiğim kişi suçsuz ise cennete gidecek. Yok suçlu ise suçundan arınacak ve yine cennete gidecek.' Yani bu İslam Cumhuriyeti'nin, vahşet cumhuriyetinin idam cumhuriyetinin zihniyeti yıllardır Kürt halkına dönük bu katliamları gerçekleştirmektedir. İran İslam Cumhuriyeti'nin Kürt özgürlük hareketine karşı kullandığı bir başka yöntem ise terörist suikastlardır. Hem ülke içinde hem de ülke dışında yüzlerce Kürt siyasetçi uğradığı suikastlar sonucu katledildi. En başında Dr. Qasimlo ve Dr. Şarefkendi'dir. Dr. Qasimlo Viyana'da, Dr. Şarefkendi ise Almanya'nın Berlin kentinde uğradıkları silahlı saldırı sonucu katledildi. Gerçekleştirilen bu suikastların failleri belli ve davalar halen devam etmesine rağmen bir sonuç elde edilemedi" dedi.
'Mollayı HİVATAB isimli kontrgerilla öldürdü suçu Kürt kardeşlere attı'
İran rejiminin Kürtler ile ilgili genel olarak verdiği idam cezalarının "Allaha karşı savaşmak" suçlaması olduğunu, buna ilişkin delili ise çeşitli komplolar ile yarattığını ifade eden Xas, "Zanyar ve Lokman Muradi kardeşler Senendeç vilayetinde bulunan Devrim Mahkemesi'nde, bir Molla'yı öldürmek suçundan yargılanıp idama mahkum edilmiş. Tabi idam kararı veren bu mahkemeler tam bir tiyatro sahnesi gibi hukuki hiçbir kurala dayanmayan kararlar veriyor. Bu katledilen Molla İran İslam Cumhuriyeti'nin dini lideri Ayetullah Hameney'in temsilcisidir. Fakat görgü tanıklarının verdiği bilgilere göre bu mollayı İran devletinin kontrgerilla kolu olan HİVATAB grubu öldürmüştür. Çok sayıda faili meçhul cinayet ve katliamları bulunan bu kontrgerilla grubu, bizzat İran devleti tarafından besleniyor. Ve bu kontrgerilla grubuna büyük bir nakit transferi var. İşte bu tip suikast ve planlar Kürt aktivist ve siyasetçilerini yok etmek için hazırlanıyor. İnanıyorum ki bu her iki kardeş de bu grubun komplosu sonucu idama mahkum edildi. Nitekim Zanyar ve Lokman Muradi'nin babası İkbal Muradi'nin söylediklerine bakıldığında, hazırlanan dosya incelendiğinde bu suikastın İran Cumhuriyeti'nin bizzat talimatı ile HİVATAB kontrgerilla grubu işlendiği görülecektir" diye konuştu.
Xas'dan idamlara karşı acil eylem çağrısı
İdamların Kürt halkı için yeni bir durum olmadığını cumhurbaşkanları Qazi Muhammed ile birlikte binlerce Kürt siyasetçinin İran rejimi tarafından katledildiğini hatırlatan Xas, son yıllarda daha da şiddetlendirilen idam cezalarına karşı Kürtlerin ülke içinde ciddi bir refleks göstermeye başladığını dile getirdi. Özellikle 3 yıl önce Tahran kentinde bulunan Evin Cezaevi'nde 4 Kürt siyasetçinin idam edilmesinin ardından Kürdistan'ın Kirmanşah, İlam, Senendec ve Urmiye vilayetlerinde insanların adeta isyan ettiğini, kepenk açmayarak bu kararı boykot ettiğini dile getirdi. Şuan İran cezaevlerinde idamı bekleyen Ali Evsari ve kardeşi, Hebibullah Gulperipur, Hebibullah Letifi, Şêrko Maorifi'nin de aralarında bulunduğu 29 Kürt siyasetçinin bulunduğunu yineleyen Xas şunları kaydetti: "Bu konuda uluslararası yardım kuruluşları, Kürt aktivistleri, Kürt dostları ve insan hakları aktivistlerinin acilen harekete geçmeleri gerekmektedir. İnanıyorum ki şu an bu tutsaklar bu yardımların beklentisi içindedir."DİHA