Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na yanıt: ‘Genel Başkan olmadan önce de Grup Başkanıydım’

Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na yanıt: ‘Genel Başkan olmadan önce de Grup Başkanıydım’

Özgür Özel, CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun milletvekillerine gönderdiği “grup toplantısı yapılmayacak” içerikli yazıya ve grup başkanlığına ilişkin girişimlere sert tepki gösterdi.

Özel, Meclis İç Tüzüğü ve CHP grup yönetmeliğini hatırlatarak, grup başkanlığı konusunda yetkinin parti genel başkanında değil, grup yönetiminde olduğunu söyledi.

Şakran ve Buca cezaevlerinde tutuklu CHP’lileri ziyaret eden Özel, Buca Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada, kendisinin grup başkanlığı görevinin kurultaydan önce başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kurultaydan önce, Sayın Kılıçdaroğlu milletvekili değildi ve milletvekili grubumuz tarafından oybirliğiyle grup başkanı seçilmiştim. 28 Mayıs 2023 seçimlerinden hemen sonra yemin töreninin ardından bu görev bana verilmişti. Kurultay sonrasında Genel Başkan seçildim ve doğal olarak grup başkanlığı görevim de devam etti.”

Özel, hakkında verilen “mutlak butlan” kararının milletvekilliğini ya da seçilmiş genel başkanlık sıfatını ortadan kaldırmadığını belirtti.

Kararın yalnızca belirli yetkilerin kullanımına yönelik geçici bir tedbir niteliği taşıdığını söyleyen Özel, buna rağmen olası tartışmaların önüne geçmek amacıyla grup başkanlığı seçiminin yeniden yapıldığını açıkladı.

Özel şöyle konuştu:

“Bu karar benim mazbatamı elimden almıyor. YSK da böyle bir iptal kararı vermedi. Seçilmiş Genel Başkanım. Ancak bir tedbir uygulanıyor ve bu da bazı genel başkanlık yetkilerini dava sonuçlanıncaya kadar kullanamayacağım yönünde hukuksuz bir karar. Buna rağmen biz tedbiren hareket ettik. Grup yönetimimizin çağrısıyla usulüne uygun şekilde toplandık ve grup başkanlığı seçimini yeniledik. Meclis’e bildirdik, tescil edildi ve sisteme işlendi.”

“Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısı üzerinde yetkisi yok”

Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısının yapılamayacağı yönündeki yazısının hukuki bir karşılığı olmadığını ifade ederek, CHP grup yönetmeliğine göre karar alma yetkisinin Grup Yönetim Kurulu’nda bulunduğunu vurguladı.

Özgür Özel “Grup başkanlığı boşalırsa yeniden seçim yapılabilir. Ancak şu anda böyle bir durum yok. Benim görevden ayrılmak gibi bir niyetim de yok. Kemal Bey milletvekili olmadığı için grup başkanı olması da zaten mümkün değil. Grup toplantısının yapılması ya da yapılmaması konusunda genel başkanın değil, grup yönetiminin yetkisi vardır. Meclis içtüzüğünü ve grup yönetmeliğini bilen herkes bunun farkındadır.” diye konuştu.

Özel, parti içinde yeni bir kriz alanı yaratılmak istendiğini öne sürerek, “Partide sürekli yeni bir tartışma zemini oluşturulmasını doğru bulmuyorum. Bu yazının da bir sonuç doğurmayacağı açık” dedi.

CHP Genel Merkezi önünde araç teşhirine sert tepki

Özgür Özel, CHP Genel Merkezi önünde “haram araç” notuyla sergilenen araçlara ilişkin tartışmalarda da Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez’i hedef aldı.

Araçlar üzerinden yürütülen suçlamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Özel, sergilenen araçlardan birinin Kemal Kılıçdaroğlu döneminde satın alındığını ve makam aracı olarak kullanıldığını söyledi.

Özel “Oraya iki araç koyup bir sürü iftirayı gerçekmiş gibi sundular. Araçlardan biri Kemal Bey döneminde alınmış ve kullanılmış bir araç. Diğeri ise birkaç ay önce alınmış bir araç. Söylenenlerin yalan olduğu ortaya çıktı.” diye konuştu.

Özel, Aziz İhsan Aktaş’a ait olduğu öne sürülen zırhlı araç tartışmasına da değinerek, böyle bir araç kullanımının kendi yönetimleri döneminden önce gerçekleştiğini ifade etti.

Özel “Kemal Bey döneminde İstanbul’dan getirilen bir zırhlı araç kullanılmış. Devir teslimden sonra da bir milletvekili tarafından İstanbul’a geri götürülmüş. Eğer Aziz İhsan Aktaş’tan bir araç tahsisi söz konusuysa bu bizim dönemimizden önce yaşanmış bir durum.” diye belirtti.

Atakan Sönmez’in açıklamalarını da eleştiren Özel, sert ifadeler kullandı:

“İki araçla ilgili iddialar çökünce bu kez ‘Misal olarak seçtik, araştırılsın diye yaptık’ denildi. Cumhuriyet Halk Partisi’ne böyle bir haysiyet suikastını ancak CHP’ye zarar vermeyi amaçlayan biri yapar. Partiyi seven biri bunu yapmaz. İnsan olan yapmaz.”

Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’nin bahçesinde sergiletilen araçlar hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:

“O çok korkunç bir şey. En büyük üzüntümü bu süreçle ilgili ifade edeyim, hadi bu butlan kararı oldu, bu butlan kararını reddetmek, hani Hikmet Çetin dedi ya size, ‘Buraya getirirlerse reddederim, kapıda dururum, kimseyi sokmam, partiyi seçilmemiş kimse yönetemez.’ Partiyi seçilmeden yönetmeyi kabul etmek ayrı bir şey de yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve birçok içerideki tutuklu arkadaşımıza haysiyet cellatlığı yapan birisini ve bunu yapan kanalı, TGRT’yi koordine eden birisini tutup da basın danışmanı yaparsanız… Onun bir tane amacı var baştan beri. O CHP’ye zarar verecek. Ve gitmiş, oraya iki araba koymuş, bir sürü iftirayı gerçekmiş gibi sunmuş paylaşmış. Koyduğu arabalardan birisi Kemal Bey zamanında alınmış, diğer bir tane araç bundan birkaç ay önce alınmış daha yapılmamış. Yalan, yanlış şeyler yazmış. Hele hele Aziz İhsan Aktaş meselesi, biz yıllarca bir şey demedik, Kemal Bey bir zırhlı araç getirmiş İstanbul’dan kullanılmış. Biz hiç görmedik. Biz hiç görmeden devir teslimden sonra da bir milletvekili alıp İstanbul’a götürmüş o aracı. O da dün çıktı ortaya. Aziz İhsan Aktaş’tan bir araç tahsisi varsa geçtiğimiz, bizim yönetimimizden önceki dönemde yapılmış bir şey bir zırhlı araç meselesi. Bunların hepsi ortaya çıkmış diyor ki ‘Ya ben o araçları misalen seçtim, böyle bir şey varsa diye söyledim.’ Ya Cumhuriyet Halk Partisi’ne böyle bir haysiyet suikastini, yeni yönetimin TGRT’den gelme CHP düşmanı basın danışmanı yapabilir. Zaten bu yapar yani başkası yapabilir mi? Partiyi seven biri yapmaz, Kemal Bey’i seven biri yapmaz. İnsan olan yapmaz bunu yani. Olacak şey değil. Sanki TGRT’de bir gecelik yalan haber yaparmış gibi partinin tabelasının önünde, partinin araçlarıyla ve söylediği iki şey de yalan çıkınca, ‘Biz bunu içerden rastgele iki araç seçtik, varsa diye, Kemal Bey araştıracak.’ Utanç duydum, gerçekten olacak iş değil. Kılavuzu karga olanın, basın danışmanı TGRT’den olanın başına böyle şeyler gelir. Ama hepimizi kahreden bir durum oldu.”

Kooperatif soruşturmalarına tepki: “Kooperatifçilik suç değildir”

İzmir’de CHP’li isimlere yönelik kooperatif soruşturmalarına da değinen Özel, yürütülen sürecin siyasi amaç taşıdığını savundu. AK Parti’nin kooperatiflerde yaşanan sorunları istismar ettiğini öne süren Özel, tutuklamaların hukuki olmadığını ifade etti.

“Kooperatifçilik suç değildir. İzmir’deki süreçte mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz. Ama burada yürütülen operasyon iyi niyetli görünmüyor. İnsanlar sırf CHP’li oldukları için hedef alınıyor.”

Özel, kooperatif yönetiminde imza yetkisi bulunmayan kişilerin ve kısa süreli üyelikleri olan isimlerin dahi tutuklandığını belirterek, bunun siyasi bir operasyon niteliği taşıdığını savundu.

Tunç Soyer ile de görüştüğünü açıklayan Özel, geçmiş dönemde kooperatif modeliyle yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarının iyi niyetli girişimler olduğunu söyledi:

“Tunç Soyer, müteahhit modeli yerine kooperatif sistemiyle çözüm üretmeye çalışmış. İnşaat maliyetlerindeki olağanüstü artış nedeniyle süreçte kriz yaşanmış. Ortada bir dolandırıcılık değil, aksayan bir süreç var. Biz bunu toparlamaya çalışıyoruz.”

Kılıçdaroğlu’nun taziye telefonu iddialarına yanıt

Özgür Özel, amcasının vefatı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun taziye telefonlarını açmadığı yönündeki iddialara da açıklık getirdi. Gün boyunca yoğun telefon trafiği nedeniyle tüm çağrılara dönüş yapılamadığını belirten Özel, Kılıçdaroğlu’nun mesajını gördükten sonra teşekkür ettiğini söyledi.

Özel “Telefon açmamak gibi bir durum olmadı. Bayram ve taziye nedeniyle yoğun bir trafik vardı. Sonrasında Kemal Bey’in nazik bir taziye mesajı attığını öğrendim. Görür görmez ben de teşekkür mesajı gönderdim.” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE