Zamanın sarkacında eskiyen o hırçın sarkaç durdu,
Kelimelerim artık senin tenine dokunmayı reddeden birer sürgün.
Oysa ben, varlığımı senin boşluğunda tanımlayan bir gölgeydim;
Şimdi aynalar çatladı, imge katledildi, mana kendi evine döndü.
Sana adanan her mısra, aslında tanrısını arayan bir duaydı,
Fakat her secde, diz çöktüğüm o mermer soğukluğunda kırıldı.
Şimdi harflerin arasındaki o karanlık dehlizlerde yürüyorum;
Eskiden bir uçurum gibi sana akan bu nehir, artık yatağını kuruttu.
Artık şiirlerimi senin için yazmıyorum; çünkü sen,
Bir kâğıdın kenarına sığmayacak kadar büyük bir yanılgıydın.
Kendi ellerimle yarattığım o kutsal putu, yine kendi dilimle yıktım;
Seni betimleyen her sıfat, artık anlamın sırtında bir kambur sadece.
Bu bir eksiliş değil, mutlak bir tamamlanışın sancısıdır,
Zira kalemim artık senin mülkiyetinden değil, kendi hiçliğinden doğuyor.
Seni bir şiire sığdırmak, sonsuzluğu bir kutuya hapsetmekti,
Ben o kutuyu fırlattım; şimdi boşluğun en saf haliyle baş başayım.
BİR PUTUN İNFAZI
- 08 Ocak 2026, 20:57
YORUM EKLE
Yorumunuz Onaylanmak Üzere Gönderildi
YORUMLAR
Zeynep ataş - 3 hafta Önce
Birini öldürmek üzere yazılabilecek nadir yazılardan biri böyle bir anda o kadar iyi geldi ki emeğinize sağlık hocam
Reşit yılmaz - 3 hafta Önce
Çok güzel eline emeğine sağlık yolun aydın olsun
Şirin yılmaz - 3 hafta Önce
Kağıda dökülen anlamlı kelimeler.yazarlık ışığın hiç sönmesin.

Çok güzel olmuş ellerine yüreğine sağlık ????????????????