Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nde bugün görülen “Osman Kavala v Türkiye (No.2)” davasına müdahil olarak katıldı. Strasbourg’da gerçekleşen duruşmada O’Flaherty, mahkemeye sunduğu görüşte davanın yalnızca bireysel bir yargılama süreci olarak değil, Türkiye’de muhalif sesler üzerindeki baskı bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Dava, Osman Kavala’nın AİHM’in 10 Aralık 2019 tarihli kararına rağmen tutukluluğunun devam etmesi ve sonrasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasıyla ilgili süreci kapsıyor.
O’Flaherty, sunumunda Türkiye’de insan hakları savunucuları, sivil toplum örgütleri, avukatlar, gazeteciler ve muhalif siyasetçiler üzerindeki baskıya dikkat çekti. Komiser, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkına ilişkin sorunların devam ettiğini ve bu durumun 2025 yılında Türkiye’ye yaptığı ziyarette de gözlemlendiğini belirtti.
Komiser ayrıca ceza hukuku ve terörle mücadele mevzuatının geniş yorumlanmasına işaret ederek, eleştirel ifade, örgütlenme ve insan hakları savunuculuğu gibi demokratik faaliyetlerin dahi suç kapsamına alınabildiğini vurguladı.
Yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan O’Flaherty, özellikle yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, adil yargılanma güvencelerine saygı ve Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru mekanizmasının etkinliği konularında yapısal sorunlara dikkat çekti.