Yurttaşları bağ bozumuyla birlikte pekmez, pestil ve cevizli-sucuk yapma telaşı sararken, tamamen doğal olan pekmezi elde etmek için çeşitli zorluklar yaşayan yurttaşlar, kendilerine bir getirisi olmasa da bağ bozumunun dedelerinden kalan bir kültür olduğunu ve bunu sürdüreceklerini belirtiyor.
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde sonbaharla birlikte üzüm bağları sarı renge bürünürken, yurttaşlar bağ bozumuyla birlikte pekmez, pestil ve cevizli-sucuk yapımına başladı. Sararan bağların arasında buhar dumanları yükselirken, bağlardan toplanan üzümler, kovalarla taşınıp torbalara konulduktan sonra havuzlarda dövülüyor ve elde edilen şire kazanlarda saatlerce kaynatılıp pekmeze dönüştürülüyor. Bağların çevresinde bulunan her eve bitişik bir havuz bulunurken, tamamen doğal olan pekmezin birçok sağlık sorununa ilaç olduğu belirtiliyor. Yurttaşların bağların çevresinde kurumaya bıraktığı cevizli-sucuklar ise, içerdikleri bol vitaminli özellikleriyle göz kamaştırıyor. Ceviz içinin geçirildiği bir buçuk metrelik ince ipler, kazanlardaki bulamaca batırılıyor, bir süre kurumaya bırakıldıktan sonra ikici kez bu işlem tekrarlanıyor.
'Bağ işleri zordur'
Lice'nin Huseynik köyüne bağlı Çelebi mezrası sakinlerinden Kamuran Haran, bağcılık yapmanın zorluklarına dikkat çekiyor. Üzüm bağının budamasını ilkbaharda yaptıklarını belirten Haran, daha sonra dalları toplayıp çubuklara bağladıklarını ve çapalama işlemi yaptıklarını söyledi. Bağın sağlıklı gelişmesi için yılda iki kez ilaçlama yaptıklarını ifade eden Haran, "Bu aşamalardan sonra her yıl Ekim ayının 15'inde üzüm yetişme aşamasına geliyor. Bir hafta boyunca gece gündüz bağ işleriyle uğraşıyoruz, ancak tamamlayabiliyoruz. Bağ bakımından bağ bozumuna kadar geçen tüm işler zordur" dedi.
'Teknik gelişti, ama çözüm bulunamadı'
Bağda öncelikli olarak kesme işlemi yaptıklarını, daha sonra üzümü torbalara doldurup havuzda ezdiklerini kaydeden Haran, elde ettikleri üzüm şiresini süzdükten sonra büyük kazanlara doldurup ateşin üzerine verdiklerini ifade etti. Haran, şunları anlattı: "Ateşin üzerine verdikten bir süre sonra kazana maya atıyoruz. Bir saat sonra köpüğünü alıyoruz ve süzüyoruz. Şireyi tekrar kazana doldurup 4 saat boyunca kısık ateşte kaynatıyoruz. Pekmez soğuduktan sonra bidonlara dolduruyoruz. Zor ve zahmetli bir iştir. Bir hafta gece gündüz verdiğimiz emeğin karşılığını alamıyoruz. Kendimiz için pekmez yapıp, fazlasını satıyoruz. Gelişen teknik pekmezin yapımında kolaylık sağlamak için bugüne kadar bir çözüm bulamadı. Biz bu zorluklara katlanarak terimizi dökmezsek gerçek pekmez tarih olur."
'Dedelerimizin kültürünü sürdürüyoruz'
Bağ bozumunun köylüler arasında bir sosyal aktiviteye dönüştüğünü belirten Haran, çevrelerindeki bağ sahipleriyle yardımlaşma ve dayanışma içinde olduklarını vurguladı. Kaynayan kazanların başında toplanıp koyu sohbetler yaptıklarını belirten Haran, "Bağcılık dedelerimizden kalan bir kültür olduğu için sürdürüyoruz. Bize maddi bir getirisi yok. Pekmez geçmişte daha çok 'tatlımsı' yiyeceklerin ve içeceklerin yerinde kullanılıyordu. İnsanlar bugün bu ihtiyaçlarını çikolata, kola vb. birçok ürünle gideriyor. Bugün artık eskisi gibi pekmeze rağbet yok. Pekmez bazı hastalıklara iyi geliyor. Pekmezi alanlar da, rahatsızlıkları nedeniyle alıyor" dedi.
'Bağda kadınların sarf ettiği emek pek görülmüyor'
Bağda çalışan Meyase Haran ise, bağcılığın dede ve babalarında kalan bir kültür olduğunu, zorlukları olsa da bu kültürü yaşatacaklarını ve torunlarına devredeceklerini belirterek, şunları söyledi: "Bu yıl geçen yıllara oranla üzüm azdı. Baharda yağışlar uzun sürdüğü için bağ sağlıklı gelişmedi. Çelebi mezrasındayız. Bu devirde elektrik, su ve yolumuz yok. Bu yüzden de çok zorluk çekiyoruz. Elektrik için bir yıldır yetkili kurumlara başvuru yapmamıza rağmen ilgilenen olmadı." Bağda en çok kadınların emek harcadığına dikkat çeken Meyase Haran, "Biz kadınlar üzüm kesiyoruz, taşıyoruz ve torbalara dolduruyoruz. Ateş yakıyoruz ve soğuk havaya rağmen kazanların başında saatlerce nöbette bekliyoruz. Bir de bunun yanında evin yemek işleriyle uğraşıyoruz. Bağda kadınların sarf ettiği emek pek görülmüyor" diye konuştu. DİHA
Güncelleme Tarihi: 22 Ekim 2013, 10:22
SIRADAKİ HABER