GAZETECİ METİN TEK/YAZDI
Gazeteci Metin Tek, "Yüksekova: Üç Sınırın Kavşağında Unutulan Umutlar" İsimli Yazısını Okuyucuları İçin Yayınladı.
Yayınlanan yazı şöyle:
Üç ülkenin kalbinde, bereketin ve ticaretin merkezi olmaya adayken; bugün işsizliğin, göçün ve kimsesizliğin başkenti haline gelmek hangi vicdana sığar? Coğrafya kaderdir derler ama Yüksekova’da bu kader, gençlerin sırtına bir yük, anaların yüreğine bir kor gibi çökmüş durumda.
"Gurbet: Bir Umut Değil, Bir Zorunluluk"
Bizim gençlerimiz macera aramak için değil, evine bir ekmek, kardeşine bir defter alabilmek için Batı’nın yollarını tutuyor. Ne acıdır ki, umutla gidenlerin bir kısmı geri dönemiyor. Gencecik bedenler tabutlar içinde köylerine dönüyor; sadece bir ailenin değil, koca bir şehrin geleceği toprağa veriliyor. Soruyorum: Neden bizim fabrikalarımızın bacası tütmüyor? Neden bu verimli topraklar, bu stratejik sınır kapısı sadece geçiş güzergahı oluyor da bereketinden biz yararlanamıyoruz?
"Zenginlik Paylaşmaktır, Biriktirmek Değil"
Gerçek zenginlik; kapının önündeki lüks araba ya da yükselen apartman katları değildir. Gerçek zenginlik, kapının önündeki gencin elinden tutabilmektir. Dünyanın her yerinde "zengin" dediğin, bir fabrikada yüzlerce kişiye aş veren, şehrine nefes olan kişidir. Biz tokken komşumuz açsa, o zenginlik sadece bir illüzyondan ibarettir. Sokaklarımızda seyyar tezgahlarda ekmek kavgası veren insanlar keyfinden orada değil; bir gün çalışmazlarsa akşam tencerenin kaynamayacağını bildikleri için oradalar.
"Bir Çağrı: Vicdanın Sesi Olun!"
Marketlerin önünden başı önde geçen babaların, hayalleri gurbette solan gençlerin ve her gün biraz daha derinleşen yoksulluğun sesi olmak zorundayız. Yüksekova’nın kaderi "açlık" veya "ölüm yolu" olmamalıdır.
• İş adamlarımıza sesleniyoruz: Gelin, yatırımınızı kendi toprağınıza yapın.
• Yetkililere sesleniyoruz: Esendere Sınır Kapısı’nı bu halkın can damarı haline getirin.
• Vicdanlara sesleniyoruz: Bu gençleri gurbet ellerde sahipsiz bırakmayın.
Gelin, bu memlekete fabrikalar kuralım, iş getirelim. Günahsız gençlerin tabutlarını değil, başarı haberlerini bekleyelim. Çünkü Yüksekova, sadece bir şehir değil; içinde binlerce hayat barındıran büyük bir ailedir. Artık bu acı dinsin, bu memleketin gençleri kendi toprağında doysun ve kendi toprağında gülsün.
Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2026, 01:17