'Bin yıl daha birlikte yaşayacağız'

DÖKH tarafından kurulan "nöbet çadırını" ziyaret eden Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, çok büyük badireler atlatıldığını ve kalıcı barışın geleceğine inandığını belirtti.

'Bin yıl daha birlikte yaşayacağız'
 Hakkari Üniversitesi'nin düzenlediği "Türkiye'de Siyasi Partiler ve Yeni Anayasa" konulu panele katılmak amacıyla kente gelen Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, Sümbül Mahallesi'nde Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) tarafından kurulan "nöbet çadırını" ziyaret etti. Burada annelerle sohbet edip çay içen Bekaroğlu, başlatılan sürecin çok olumlu ilerlediğini, büyük badirelerin atlatıldığını ve kalıcı barışın geleceğine inandığını belirtti. Annelerin çadırda tuttuğu nöbetin çok anlamlı ve değerli olduğunu dile getiren Bekaroğlu, kente girişte kendisinin de kimlik kontrolüne takıldığını aktararak, "Bu saçma sapan bir şey" dedi. Zamanla bu tür uygulamaların kalkacağına inandığını belirten Bekaroğlu, hükümetin, arkasındaki devlet aklının da artık böyle gidemeyeceğini anladığını ifade etti. Bekaroğlu, "Bu devlet, bu sistem, bu rejim bu sorunları bu hale getirdi. Öcalan 21 Mart'ta Diyarbakır'da önemli bir şey söyledi. Dedi ki, 'Bin yıllık Kürtlerin ve Türklerin hukuku var. Kardeşliği var.' Son 70-80 senede bunlar oldu" dedi. 

'Bin yıl daha birlikte yaşayacağız'

30 yılda iki taraftan yaklaşık 40 bin insanın yaşamın yitirdiğini; ancak bunun Kürtler ve Türkleri birbirine kırdırmadığını söyleyen Bekaroğlu, şunları söyledi: "Bin yıl daha birlikte yaşayacağız. Sizler çok güzel söylediniz. Neden çocuklarımız genç yaşta dağlara düşsünler? Bizler aptal mıyız? Diğer insanlardan ne farkımız var? Neden insanlar Kürtçe konuşamayacak?" 

'Hükümetin arkasındaki devlet de gördü'


"Devlet bunu yaptı ve bunun sonunun olmadığını gördü" diyen Bekaroğlu, "Ben hükümet yanlısı değilim. Onlara muhalefet ediyorum. Ama artık bu işin böyle gitmeyeceğini hükümetin arkasındaki devlet de gördü. Ben de sizin gibi umutluyum. Ancak bir günde olmuyor" dedi. 

'Herkes umutlu'


Sürece ilişkin DİHA'nın sorularına yanıt veren Bekaroğlu, "Herkes umutlu. Ben Anadolu'yu da geziyorum. Birkaç gün önce Trabzon ve Rize'deydim. Birkaç ufak tefek tepkiye rağmen, herkes umutlu. Herkes bu işin bitmekte olduğuna inanıyor. Buralarda da büyük bir heyecan var" dedi. Nöbet çadırında bulunan annelerin yol kazalarını da önleyeceğini belirten Bekaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yol kazası olur mu? Sanmıyorum. Bu çadırlarda tutulan bu nöbetler bunları önleyecektir. Bence bugüne kadar aklıselimle gelindi. Çok önemli badireler aşıldı. Bundan sonra Ankara'dan somut adımların atılması gerekiyor. İçeride bir anne herkese ders verecek bir şey söyledi. Biz her şeyi yaptık. Şimdi devletten bekliyoruz. Devletten kasıt TBMM, hükümet, kararları kast ediyor. Affı kast ediyor. Bunlar olacak. Kapalı kapılar ardında ne konuşuluyor bilmiyoruz. Ancak genel hatlarını biliyoruz. Söylenenler adım adım oldu. Barış geliyor bence. Bu barışı demokrasi ile taçlandırmak gerekiyor. Kürtçe konuşma ve dil serbest olacak. Ama Kürtler de Türkler de kimse aç kalmayacak. Ondan sonra adalet talep edeceğiz. Bu kavga ve kan bittikten sonra hep birlikte, taşeronluk sistemine, adam kayırmalara karşı çıkacağız. İşte o zaman adalet ve demokrasi mücadelesi birlikte verilecek. Ben başından beri umutluydum ve şimdi de umutluyum."DİHA

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2013, 11:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER