Çağrıcıları arasında Yaşar Kemal, Tarık Ziya Ekinci, Vedat Türkali, Orhan Pamuk, Murathan Mungan, Rakel Dink gibi Türkiye'nin önemli akademisyen, yazar ve aydınlarının bulunduğu "Demokrasi ve Barış Konferansı" 25-26 Mayıs günlerinde Ankara'da gerçekleşecek. Konferansın çağrıcılarından HDK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gençay Gürsoy konferansın amaçlarını ve içeriğini DİHA'ya değerlendirdi.
'Politikleşmenin aciliyetini iletmek için bu toplantıyı düzenliyoruz'
Gürsoy, "Sürecin birinci aşaması, geri çekilme bütün uygunsuz koşullara rağmen, bugüne kadar güvenlik açısından talep edilen hiçbir formülasyonun itibar görmemesine rağmen herhangi bir olay olmadan, bir sakarlık çıkmadan yürümekte, öyle görünüyor. Gerillalara yönelik bir saldırı yok, olayı sekteye uğratacak bir provokasyon oluşmadı" diyerek, durumun sevindirici olduğu değerlendirmesinde bulundu. Asıl sorunun ise Kürt sorununun temelinde yatan Türkiye'nin demokratikleşmesi, çoğulcu katılımcı, özgürlükçü bir yapıya kavuşması sorunu konusunda bugüne kadar herhangi alınmış hiçbir mesafe bulunmadığına dikkat çeken Gürsoy, "Siyasi iktidarın, Kürt siyasi hareketi dışında kalan aktörlerin, bu konuda berraklaşmış bir talebi de yok. Dolayısıyla bu ihtiyaç çok net bir şekilde kendini belli ediyor. Çekilme süreci ne kadar sürecek çok iyi bilmiyoruz ama mekanik olarak bütün bu demokratikleşme süreçlerinin çalışmalarının Ağustos ayından sonraya ertelenmesi çok açıklanabilir bir şey değil. Ama diyelim ki, Ağustos ayından sonra olsa bile o sıkıştırılmış alana bütün bu demokratikleşme sürecini yerleştirmenin imkanı yok. Bu yüzden biz hem bu talepleri kamuoyu ile paylaşmak hem de politikleşmenin aciliyetini bir toplumsal talep halinde iletmek için bu toplantıyı düzenliyoruz" diyerek, konferansı düzenlenme nedenlerini açıkladı.
'Konferansta hazırlanacak raporlar tüm siyasi aktörlere iletilecek'
Gürsoy, toplantının içeriğine dair de bilgilendirmelerde bulundu. Gürsoy, "Temel olarak 3-4 konuda, paralel oturumlar tarzında raporlar hazırlanacak ve bu raporlar da kamuoyuna ve başta siyasi iktidar olmak üzere siyasi aktörlere iletilecek" dedi. Gürsoy, "Bu konulardan bir tanesi yasal yol temizliği dediğimiz şu anda yürürlükte olan 12 Eylül döneminden arta kalan antidemokratik yasalar. Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve buna benzer daha onlarca kanundaki 12 Eylül kalıntısı maddelerin temizlenmesi. Şu anda cezaevlerinde hala herhangi bir şiddet eylemine katılmadığı bilinen binlerce Kürt siyasetçinin bulunması bütün bu sorunların ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor. Oturum bu bakımdan bütün bu konuları gözden geçirmek için yapılacak" diye konuştu. Diğer oturumun ise, barış süreçlerinin kaçınılmaz bir gerekliliği olan "geçmişle yüzleşme" konusu çerçevesinde gerçekleşeceğini dile getiren Gürsoy, şunları ifade etti: "Toplumla devlet arasında son 30-40 yıl içinde olup bitenler hatta daha da eskiye yönelik olup bitenlerle yüzleşme toplumsal barışın kaçınılmaz gereğidir. Gerek toplumlar arası gerekse, toplum ile devlet arasındaki gerilimleri azaltacak yüzleşmeyi yapmak lazım. Üçüncü oturum ise, ileriye yönelik neler yapılabilir, bu demokratikleşmenin takipçisi olacak kalıcı yapılar oluşturmak üzerine organize edilecek."
'Konferans siyasetin toplumsallaşmasını ihtiyacının sonucu'
Konferansa ihtiyaç duyulmasının bir diğer sebebinin de "siyasetin toplumsallaşması ihtiyacı" olduğunu belirten Gürsoy, "Kürt siyasi hareketi ve Abdullah Öcalan'ın öncülüğünde siyasi iktidar silahlı eylemlere son verilmesi için olanaklar hazırladı. Talep edilen nedir? Silahlı eylem yapan insanların siyaseti silahlı mücadele ile değil de doğrudan doğruya sivil siyasetle yapmaları. Bu talepleri ve bu süreci başlatıyorsunuz, ama bir taraftan da toplumsal taleplerin dile geldiği sokaktaki her olayda olağanüstü ağır, şiddetli, orantısız bir polis ve devlet baskısını yürütüyorsunuz. Bu olmaz, siyaseti siz dağdan ovaya indirmek istiyorsanız insanların siyaseti sadece parlamentonun çatısı altında el kaldırarak yapması mümkün değil" diye konuştu. Gürsoy, siyasetin toplumsallaşmasının gerekliliğine vurgu yaparak, şu değerlendirmeyi yaptı: "Aynı zamanda kitle hareketine, kitle gösterilerine dünyanın her demokratik ülkesinde olduğu gibi itiraz etmemeniz lazım, cezalandırılmaması lazım. Biz de yapılan bunun tam tersi, düne kadar en baskılı dönemlerde bile, engellenmeyen Taksim'de yürümek, bugün neredeyse tamamen yasaklanmış durumda 1 Mayıs'taki devlet uygulamasını hepimiz gördük. Sıkıyönetim dönemlerini aratmayacak bir terör durumuna itildi." Siyasi iktidara bu mesajların aktarılması gerektiğini belirten Gürsoy, toplantının esas olarak yaklaşık 10 kişilik bir çağrıcılar grubu ve 400 kişilik katılımcısının olduğunu kaydetti.
'Çalışma sadece konferans düzeyinde kalmamalı'
"Katılanlardan her birinin aktif olarak çalışmalara katkı sunmasını beklediğimiz bir toplantı biçimi. Çeşitli halk kesimlerinden çeşitli inanç gruplarından, sivil toplum örgütlerinden, sendikalardan, gelecek temsilciler ve bağımsız katılımcılardan oluşan bu 400 kişi açılıştan sonra ana konularla ilgili paralel oturumlar düzenleyecekler ayın 26'sında da kamuoyuna açıklanmak üzere her grubun raporları hazırlanmış olacak" diyen Gürsoy, bu çalışmanın sadece konferans düzeyinde kalmasını da istemediklerini ifade etti. Gürsoy, "Konferansın kalıcı bir takip süreci, adeta demokrasi ve barış konusunda bir izleme grubu bir takip grubu oluşmasını da düşünüyoruz. Umarım hem demokrasinin bir toplumsal talep halinde taleplerin siyasi aktörlere sunulması fırsatı verecek hem de sürecin takibi bakımından bir halk iradesinin ortaya çıkmasını sağlayacak diye düşünüyorum" dedi. / Diha
Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2013, 09:37
Gürsoy: Konferans halk iradesinin ortaya çıkmasını sağlayacak
"Demokrasi ve Barış Konferansı" çağrıcılarından HDK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gençay Gürsoy, gerçekleştirecekleri çalışmanın sadece konferans boyutunda kalmasını istemediklerini belirterek, "Çalışma, hem demokrasinin bir toplumsal talep halinde siyasi aktörlere sunulması fırsatı verecek hem de sürecin takibi bakımından bir halk iradesinin ortaya çıkmasını sağlayacak" dedi.
SIRADAKİ HABER