İHD: Çukurca’da bir vahşet yaşandı

Çukurca’da çıkan çatışmanın ardından bölgede kalan 3 cenazeden 2'sine ulaşan İHD Hakkari Şube yöneticileri, iki gün boyunca bölgede karşılaştıkları manzarayı ve gözlemlerini raporlaştıracak.

İHD: Çukurca’da bir vahşet yaşandı
  İHD Hakkari Şubesi, raporu daha sonra İHD Genel Merkezi'ne sunacak. Kendisi de çalışmalarda yer alan İHD'li Cemal Sezgin gördüklerini, "Orada gördüğümüz durum tam bir vahşetti. Cesetler parçalanmıştı. Her tarafta insanlara ait ceset parçaları vardı" şeklinde özetledi. 

Hakkari’nin Çukurca ilçesinde 7 Ocak'ta PKK'lilerin Karataş Karakolu'na gerçekleştirdiği baskının ardından çıkan çatışmada 14 PKK’li yaşamını yitirmiş 3’ünün cenazesinin çatışma bölgesinde kaldığı açıklanmıştı. Bunun üzerine 2 defa çatışma alanına giderek araziyi tarayan İHD Hakkari Şubesi yöneticileri, 2 PKK’liye ait cenazeye ulaşırken, bir HPG’liye ait cenazeyi ise bulamadı. Cenazesi bulunmayan PKK’linin askerler tarafından Zap suyuna atıldığı yorumları da yapıldı. 

Arazide bulunan 2 cenazenin de parçalandığı gözlemlenirken, kafaların bile vücutlarından ayrıldığı görüntüleri basına yansımıştı. Bölgede bir vahşete tanıklık ettiklerini dile getiren İHD heyeti, cenazelerin tamamen parçalandığına dikkat çekti. 17 Ocak’ta Karataş Karakolu'nun bulunduğu bölgede arama çalışması başlattıklarını dile getiren İHD Hakkari Şube Yöneticisi Cemal Sezgin, heyetin gözlemlerini raporlaştırarak İHD Genel Merkezi'ne sunacağını kaydetti. Sezgin, “Bizler 7 Ocak günü Çukurca’nın Karataş Karakolu’nda ve çevresinde yaşanan çatışmanın ardından yapılan açıklamalar sonucunda bölgede 3 PKK’liye ait olduğu belirtilen cenazelerin kaldığı bilgisi üzerine harekete geçtik. Ailelerin bizlere başvurması ardından yaptığımız girişimler sonucunda çatışma bölgesine ilk olarak 17 Ocak'ta çatışmadan 10 gün sonra girebildik. İlk gidişimizde bölge Irak toprakları ve mayınlı olduğu gerekçesiyle sınırın sıfır noktasında bekletildik. Korucular ve askerlerin bölgede yaptığı aramalar sonucunda bölgeye gittik. İlk olarak bölgede bir ceset gördük” dedi. 

‘Cenazeler parçalanmıştı’

Buldukları ilk cenazenin parçalandığını belirten Sezgin, “Aramalar sonucunda bir erkek cesedi bulduk. Ama bu cesedin bir kolu yoktu ve göğsü parçalanmıştı. Karanlığın basması sonucu alandan ayrılmak zorunda kaldık. Çatışma alanında halen iki cenazenin olabildiğini ve bunun için alanda ikinci bir aramanın gereğine inandığımız için yeniden girişimlere başladık. Hakkari Valiliği ve Cumhuriyet Başsavcısı ile günlerce yapılan yoğun görüşme trafiğinin ardından, 23 Ocak günü çatışma bölgesine ikinci sefer gittik. Bu sefer de bir cenaze ile insana ait kemik parçaları bulduk. Bu parçaları da askeri yetkililere teslim etikten sonra çatışma bölgesinden ayrıldık. Bizler ikinci gün bölgeye gittiğimizde yerel askeri yetkililer bizlerin de alana girebileceğimizi belirtti. Bunun üzerine Şube başkanımız ve bir arkadaşımız korucularla birlikte sınırı geçerek çatışma alanında arama başlattı. Ben ve şube sekreterimiz Sait Çağlayan da sınırın Türkiye tarafında kalarak karakolun altındaki kayalıklarda aramalarımıza askerle birlikte devam ettik” diye konuştu. 

'Kol, kafa ve vücut ayrı ayrı yerlerdeydi'

Sezgin, sözlerine şöyle devam etti: “İkinci cenaze Karataş Karakolu'nun güney tarafına bakan ve yolun hemen üstündeki kayalıkların üzerine kurulu nöbet kulübesinin hemen altında bulundu. Cesedin boyundan yukarısı ve bir kolu yoktu. Askerler cesedi sarp kayalıklardan yola indirdi. Orada gördüğümüz durum tam bir vahşetti. Cesetler parçalanmıştı. Her tarafta insanlara ait ceset parçaları vardı. Bu cesedin az ilerisinde kendisine ait olan kayıp kolu da bulduk. İkinci cesedi bulduğumuz yerin 400 metre uzağında bir insana ait bir kafatası bulduk. Bu kafatasında hayvanlar tarafından üzerindeki deriler parçalanmış, içinde de bir miktar beyin duruyordu.”

‘Son cenaze Zap suyuna düştü’


Arkadaşlarının da sınırın öte tarafında insana ait birçok parçalanmış kemik bulduğunu belirten Sezgin, “Sınırı geçen arkadaşlarımız ve korucular da bölgede geniş bir alana yayılmış şekilde insanlara ait kemik parçaları buldu. Arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız incelemede aramalar sonucunda çatışmanın Zap deresinin sıfır noktasında olduğunu ve ağır silahların kullanıldığını tespit ettik. Birkaç noktada da HPG’lilere ait olduğunu tahmin ettiğimiz şal parçalarını derenin sıfır noktasında gördük. Bütün aramalarımıza rağmen çatışma alanında olduğu belirtilen 3'üncü cenazeyi bulamadık. Arkadaşlarımızla yaptığımız istişare sonucunda cenazenin Zap deresine düşmüş olabileceği kanısına vardık. Aksi taktirde mutlaka bulunurdu. Bizler İHD olarak artık bölgede bu süreçte yapılacak herhangi bir arama çalışmasından sonuç alınamayacağı kanısına vardığımızdan çalışmalarımızı sonlandırdık. Bu saatten sonra yapılacak çalışma Zap deresinin içinde devam edilmeli. Bizim de elimizde böyle bir imkan olmadığı ve bölgenin sınırın öte tarafı olması nedeniyle arama çalışması diğer taraftan gelinerek yapılmasına ihtiyaç vardır. Bu yüzden çalışmalarımızı sonlandırıp raporumuzu hazırlamaya başladık. Önümüzdeki günlerde hazırlayacağımız raporu kamuoyuna açıklarız” dedi. DİHA

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2013, 09:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER