İHD Genel Merkezi, Sinop ve Samsun’da HDK heyetine yönelik ırkçı saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Saldırıların kınandığı açıklamada, yetkililer başta olmak üzere sorumluların ortaya çıkarılması için etkin idari ve adli soruşturma açılması istendi. “Bu gezide toplumsal barışın gerçekleşmesi için halkla buluşmaların özelikle devlet yetkililerinin gözetiminde hareket eden saldırgan grupların engeliyle karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğunu göstermiştir. Toplumsal barışın gerçekleşmesi elbette mümkündür ama süreç zorludur” denilen açıklamada, ulus devlette ısrar edenlerin bir kez daha düşünmesi gerektiğine işaret edildi.
Özel Kuvvetler Komutanlığı vurgusu
Sinop ve Samsun’da yaşananların ulus devlette ısrar edenlerin sokakları nasıl olumsuz etkilediğini ve yönlendirdiğini gösterdiğinin belirtildiği açıklamada, “Ulus-devlet uğruna Ermeni soykırımı başka olmak üzere Dersim soykırımı, azınlıklara yapılan saldırılar ve göç ettirmeler, askerî darbeler, Kürtlere, diğere etnik gruplara ve Alevilere yapılan asimilasyonun sonuçları unutulmamalıdır” denildi. Özel Kuvvetler Komutanlığı’na işaret edilen açıklamada, “Türkiye’nin olası işgali halinde hazırlanan planlar geçerli midir? Olası işgale karşı her il, ilçe, bucak ve köylerde örgütlenmiş özel görevlilerin görevi devam etmekte midir? Olası işgalde kullanılmak üzere oluşturulmuş silah depoları varlığını sürdürmekte midir? Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra NATO ülkelerinde tasfiye edilen özel yapılar Türkiye’de niçin tasfiye edilmemiştir? Sovyet tehdidinin yerini Kürtler ve sosyalistler mi almıştır? Kontrgerilla diye bilinen Özel Kuvvetlerin sivillere yönelik toplu katliamlardaki rolü niçin açığa çıkarılmamıştır? Bu sorular çoğaltılabilir. TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu raporu iyi analiz edilmeli, devlet içindeki illegal yapılar mutlaka tasfiye edilmeli, yasal görünümlü ancak yasadışı faaliyetler içinde olan özel yapılar da tasfiye edilmelidir. Kamu idaresinde şeffaflık sağlanmalıdır” vurgusu yapıldı.
‘Erdoğan’ın valilere konuşması etkili olmadı’
Açıklamada, Sinop ve Samsun’da yaşananların siyasal iktidarın “barış sürecine” iyi hazırlık yapmadığını gösterdiğinin belirtildiği açıklamada, “Başbakanın, il valilerini toplayıp konuşması pek etkili olmamıştır. Diyarbakır Valisinin bir gösteride polis panzeri altında ezilerek ölen Şahin Öner adlı gösterici hakkında “elinde bomba patladı” açıklamasını yapması, Sinop’ta ve Samsun’da göstericilerin saatlerce toplanmasının beklenilmesi ve dağıtılmaması valilerin ve emniyet müdürlerinin eski alışkanlıklarını devam ettirdiklerini göstermektedir. Başbakan süreçte samimi ise Türkiye’nin en önemli sorunun çözümünde engel çıkaran kamu idarecilerine göz açtırmaması ve ilk etapta Diyarbakır, Sinop ve Samsun valileriyle emniyet müdürlerini görevden alması gerekir” denildi.
Açıklamada şunlar vurgulandı: “HDK heyetinin Karadeniz’de yaşayan insanlarla buluşmasının engellenmesi devletin sol ve sosyalist fikirlerden hala ne kadar çok korktuğunu göstermektedir. Türkiye’de ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki en büyük engel devlet görevlilerinde yaygın ve egemen olan otoriter zihniyettir. Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları sorununun çözümünde öncelikle ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engelleri kaldırması gerekmektedir. Türkiye, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünü mutlaka gerçekleştirmek zorundadır. Bu kararlılıkla hareket edilirse hiçbir provokasyon sürecin ilerlemesini engelleyemeyecektir.” DİHA
Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2013, 11:53
SIRADAKİ HABER