Özgür topraklarda çoban olmak!

Yıllardır devam eden çatışmalardan dolayı yasak bölge ilan edilen ve asker ablukası altında olan Çukurca ilçesine bağlı Güzeldere (Minyaniş) köyündeki yurttaşlar, süreçten memnun. Yıllardır dağlarda çobanlık yapan Fikret Tekçe, "Bizler gece gündüz dağlardayız. Her seneye göre bu sene çok rahatız" dedi.

Özgür topraklarda çoban olmak!
 PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan "çözüm sürecinin" ardından devlet tarafından her yıl "yasak bölge" ilan edilen alanlar, ilk kez yasaklanmadı. Devletin bölgeyi insansızlaştırma politikaları kapsamında yıllardır uyguladığı yasaklar sonucu birçok köy, mezra ve yaylaya getirilen giriş yasağı listesi bu yıl uygulanmayınca, yurttaşlar daha önce yaşadığı bölgelere yeniden gidebilme olanağı buldu. Hakkari'nin Çukurca ilçesine bağlı Güzeldere (Minyaniş) köyünde yaşayan yurttaşlar, yıllardır askeri abluka altına olan bölgelerde çıktıkları yaylalarda, yaşadıkları zorluklarını anlattı. 

Bereketli topraklarda berivanlık!

Devam eden süreç ile birlikte askerlerin çekildiği alanlarda berîvanlık yapan kadınlar, sabahın erken saatlerinde biraraya gelerek, yüzlerce küçükbaş hayvanı sağıyor. Haziran ayı başından sonbahara kadar her gün aynı işi yapan bêrîvanlar, tek geçim kaynaklarının hayvancılık olduğunu belirtiyor. Toplu bir şekilde yaylaya çıkan ve aynı anda hareket eden bêrîvanlar, koyunların sütü ile yoğurt, peynir ve kaymak yaparken, doğanın verdiği güzelliği, yüzlerinden eksik etmedikleri gülümseme ile karşılıyor. Yıllardır devam eden çatışmalı ortamla yasaklı olan ve asker ablukası altında olan yaylalarda koyunlarını sağan bêrîvanlar, süreçten umutlu olduklarını da dile getiriyor. 18-55 yaş aralığında olan bêrîvanlar, hem güneşten hem de sert rüzgarlardan korunmak için yüzlerini yazmalarla kapatıyor. Ardından koyun sürülerinin biraraya getirildiği alana geçen bêrîvanlar, yanlarında getirdikleri kova ve bidonları yerleştirip nasırlı elleri ile koyunları tek tek sağıyor. Bêrîvanlar, koyunları sağdıktan sonra, kuzuları süt emmesi için koyun içine bırakılıyor. Kuzuların da bir müddet süt emmesinin ardından, her gün nöbetçi olan bêrîvanlar tarafından koyun ve kuzuların ayrımı yapılıyor. Kuzu ve koyun ayırma işlemi yapılırken, bêrîvanların mücadelesi görülmeye değer.

'Eskiden böyle değildi' 

Süreç başlamadan önce yaylalara çıktıkları bölgelerin askeri abluka altında olduğunu ifadeden Meruşah Ölmez (40), "Eskiden böyle değildi. Eskiden yaylalara çıkamazdık, yasak bölge ilan ediyorlardı. İsteğimize göre kendi topraklarımızda yaşayamıyorduk. Askerlerin bu alanlardan gitmesiyle şimdi ise çok güzel olmuş. Kürt halkı bir olduktan sonra bizlere bir şey olmaz. Barışı göreceğiz, yakındır" diye konuştu

Özgür topraklarda çoban olmak!

13 yıldır dağlarda çobanlık yapan Fikret Tekçe (22) ise, daha önceleri askerlerin mekan tuttuğu dağlarda çobanlık yapmanın zorluğuna dikkat çekerek, süreçten memnun olduğunu söyledi. 7 gün 24 saat dağlarda çobanlık yaptığını belirten Tekçe, "Bizler gece gündüz dağlardayız. Belli bir süre koyunları uyandırıp, otlatıyoruz, daha sonra tekrar uyumaya çekiliyorlar. Geceleri soğuk oluyor ve ateş yakmak istiyoruz. Ama askerlerden dolayı yakamıyoruz. Yer yer silah ve top atışları yapılıyordu. Tüm alanlarımız yasaklanmıştı. Şuan ise çoğu bölgelerimiz mayınlıdır. Adam akıllı gidip gelemiyoruz. Eskiye göre yaşamımız daha rahattır. Askerlerin baskısı arama noktalarından geçişler, devamlı kimlik istemeleri ve devamlı silahlarının namluları bize doğrudur. 'Şal u şepik kıyafetlerini giymeyin, giyerseniz kör kurşuna gidersiniz' diyorlar" dedi. Bu senenin her seneden daha rahat olduğunu ifade eden Tekçe, "Askerin zulmü eskisi kadar üzerimizde değil. İnsanın kendi özgür topraklarında çoban olması kadar güzel bir şey yok" diye konuştu. DİHA

Güncelleme Tarihi: 12 Haziran 2013, 10:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER