Giresun’un Eynesil ilçesinde, 12 Nisan 2018 tarihinde okuldan eve giderken evinin önünde yaralı olarak bulunan 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Rabia Naz için adalet talebi yıllardır sürüyor.
Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkin dosyada yeni bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülen inceleme devam ederken, dosyaya 10 yeni klasör delil eklendiği açıklandı. Baba Şaban Vatan, yeni delillerin olayda kullanıldığı iddia edilen araca ve bağlantılı kişilere ilişkin bilgiler içerdiğini belirtti.
‘Dosya askıya alınmadı’
Şaban Vatan, dosyanın işlemden kaldırıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Türkiye Gazetesi’ne konuşan Vatan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dosyayı Ceza İşleri Daire Başkanlığı’na gönderdiğini belirterek, bu adımın dosyanın yeniden açılması açısından önemli olduğunu ifade etti.
Vatan, “Bakanlıkla irtibat halindeyiz. Dosyamıza 10 yeni klasör eklendi. Bu klasörlerde Rabia Naz’a çarpan aracın nerede tamir edildiği, daha sonra kime satıldığı, aracın adres bilgileri, araç sahibi ve suç ortaklarına ilişkin deliller bulunuyor” dedi.
Okul çantası iddiası yeniden gündemde
Dosyaya ilişkin daha önce kamuoyunda tartışma yaratan okul çantası iddiası da yeniden gündeme geldi.
Şaban Vatan, savcılıktan teslim aldığı dijital kayıtları incelediğinde kızına ait okul çantasının olay anında değil, yaklaşık beş saat sonra binanın teras katına bırakıldığını tespit ettiğini öne sürmüştü. Vatan, bu durumun olayın “yüksekten düşme” olarak gösterilmeye çalışıldığı iddiasını güçlendirdiğini savunmuştu.
AYM ihlal kararı vermişti
Anayasa Mahkemesi (AYM), geçen yıl Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermişti.
Yüksek Mahkeme, soruşturmanın gerekli özen ve ciddiyetle yürütülmediğini belirterek aileye manevi tazminat ödenmesine hükmetmişti.
Şaban Vatan ise AYM kararının soruşturmadaki eksiklikleri ortaya koyduğunu belirterek, buna rağmen dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle yeniden açılmamasına itiraz etmişti. İç hukuk yollarının tamamlanmasının ardından dosya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınmıştı.
Delil karartma iddiaları sürüyor
Dosyada uzun süredir tartışılan “delil karartma” iddiaları da gündemdeki yerini koruyor.
Aile, dönemin savcıları ve emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunurken, soruşturmadaki eksikliklerin giderilmesini ve tüm delillerin yeniden değerlendirilmesini talep ediyor.