Tanık polislerin ifadeleri çelişkili!

Diyarbakır'da 19 yaşındaki lise öğrencisi Ali Narin'in yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Narin hakkında tanıklık yapan polislerin çelişkili ifadeleri dikkat çekerken, Narin, polislerin ifadelerinin yalan olduğunu söyledi.

Tanık polislerin ifadeleri çelişkili!
 Diyarbakır'da 7 Şubat 2013 tarihinde ablasının evini ziyarete giderken gözaltına alınarak tutuklanan ve "Patlayıcı madde bulundurmak, örgüt üyeliği ve propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklu yargılanan 19 yaşındaki lise öğrencisi Ali Narin'in ilk duruşması, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya Ali Narin, Narin'in avukatı, yakınları ve tanık olarak dinlenen polisler katılırken, mahkemede Kürtçe tercüman da hazır bulundu. Duruşma, Narin'in kimlik tespiti ile başladı. Kimlik tespitinin ardından delil ikamesi yapılan Narin, savunmasını Kürtçenin Dimilki (Zazakî) lehçesi ile yaptı. Olayın gerçekleştiği günü anlatan ve üzerine atılı suçları kabul etmediğini belirten Narin, olay günü ablasının evine gittiğini ve bu esnada sokaktan geçerken bir grubun polislerce kovalandığını aktardı. Olayla ilgisi olmamasına rağmen kendisinin de eylemci sanılarak, polis tarafından kovalandığını dile getiren Narin, "Kaçan bir grup vardı. Beni de bu grubun içerisinde zannedip gözaltına aldılar. Polis aracını üzerime sürdükten sonra dar bir sokakta beni sıkıştırdılar ve gözaltına aldılar" dedi.

'Al bu eldivenler senin'

Gözaltına alındıktan sonra, polislerin olay yerinden bir eldiven getirip kendisine verdiğini belirten Narin, şunları söyledi: "Polisler eldivenleri elime tutuşturarak, 'Al bu eldivenler senin' dediler. Eldivenleri bana verip ve bana ait olduğunu söyledikten sonra beni araca bindirip dolaştırdılar. Eldivenler bana ait değildi. Nereleri dolaştırdıklarını bilmiyorum. Gezerken bir yerde bir bez parçası buldular, bu bez parçasının da bana ait olduğunu söylediler. Ben o gün yakalandığımda üzerimde siyah bir mont vardı. Polis ilk başta beni kovalarken yere düşmüştüm ve düşerken elim yaralanmıştı. Mont düştüğüm için kirlenmişti" dedi. Narin savunmasının ardından daha önce verdiği ifadesini tekrar ettiğini dile getirdi.

'Ben şahsı bizatihi bomba atarken gördüm!'

Mahkeme heyeti, Narin'in savunmasının ardından, Narin'i olay günü gözaltına alan ve dosyada tanık olan 2 polisi dinledi. İlk olarak tanık olarak dinlenen polis, olay günü Narin'i hatırladığını ve Narin'in olay günü akşam Koşuyolu Parkı civarında yolu trafiğe kapatarak, eylem yapan grubun içerisinde olduğunu öne sürerek, "Ben şahsı bizatihi bomba atarken gördüm. Attığı şey molotof değil, bombaydı, çünkü attığı şey zırhlı araç üzerine atarken, geri doğru düşerek sonra düştüğü yerde patladı. Biz araç içerisindeydik. Patlayan şey kesinlikle şişe içinde bildiğimiz molotoflardan değildi. Daha sonra şoför arkadaşa bu şahsı alalım dedim. Sonra bu şahsı bir müddet kovaladık, en son kendisi koştuğundan dolayı yorulmuştu. Bundan dolayı düştü, biz de düştüğü yerde şahsı yakaladık. Hatta kaçmasın diye hemen üzerine atladık" iddialarında bulundu. Tanık polis, son yakalama esnasında Narin'in yanında kimsenin olmadığını ve bombanın atıldığı yer ile Narin'in yakalandığı yer arasında 150 metreden fazla koştuğunu ifade etti. Narin'i yakaladıklarında elinde eldiven olduğunu iddia eden polis, "O'na 'niye bunu attın' diye sordum, bana hiçbir şekilde cevap vermedi. Şahsı yakaladıktan sonra hastaneye götürülmesi için onu başka bir araca teslim ettim" dedi.

'İki polisin ifadeleri arasında çelişki var'

Tanık olarak dinlenen bir diğer polis ise, olay esnasında Narin'in Koşuyolu Parkı yakınlarındaki bir okullun duvarının yanında bulunduğunu ifade etti. Bir polis ile beraber zırhlı araçtan inerek Narin peşine verdiklerini ve yakaladıklarını belirterek, ilk olarak ifade veren tanık polisin beyanlarına aynen katıldığını ifade etti. Tanık polislerin ifadesinin ardından söz alan Narin, "İlk ifade veren polis bombayı attığı sırada akrebin içindeydim, araçla kovalayıp yakaladım diyor; ikinci ifadeyi veren polis araçtan inerek peşine verdim yakaladım diyor. Bu ifadeler arasında çelişki var, kabul etmiyorum, doğru değildir" diye konuştu.

Tanık beyanlarının ardından mahkeme heyeti, duruşmaya ara verdi. Aranın ardından iddia makamı okuduğu mütalaada, sanık Ali Narin'in üzerine atılı suçun değişme ihtimalinin mevcut olduğunu ve suçun "Ülke birlik ve bütünlüğünü bozma, anayasal suç işleme" kapsamına girme ihtimalinin olduğunu ileri sürdü. Mahkeme heyeti, Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunarak, dosyanın gönderilmesini ve ek iddianame talep etti. Ayrıca sanık Narin'in "kuvvetli suç şüphesinin varlığı" gerekçesiyle tutukluluk halinin devamı yönünde karar verilmesini talep etti.

Polislerden iki tutanak

Savcı mütalaası ardından savunma yapan Av. Rojda Pervane, savcının okuduğu mütalaayı kabul etmediğini ve Narin'in başarılı bir öğrenci olduğunu belirterek, dershaneden alınan sınav sonuç belgelerini mahkeme heyetine sundu. Narin'in yakalandıktan sonra üzerindeki eşyaların gözaltı tutanağında sayıldığını, tutanakta eldiven olduğuna dair bir bilginin mevcut olmadığını dile getiren Pervane, "Olayda fotoğraf yok, polislerin beyanları ve bez parçasından bahsediliyor. Daha sonra hazırlanan ikinci bir tutanakta eldiven ibaresi geçmiş, bu nedenle şüpheye düştüm. Böyle bir hatanın yapılabileceğine ihtimal vermiyordum" dedi. Müvekkili Narin'in olayı anlattığını ve eldivenlerin sonradan polisler tarafından verildiğini kaydeden Pervane, Narin'in yakalandığı yerin olay yerine 150 metre değil, bir kilometre uzaklıkta olduğunu ifade etti. Ekspertiz raporu alındığını, rapordaki parmak izlerinin müvekkiline ait olmadığını belirten Pervane, müvekkilinin olaya karışmadığının açıkça ortada olduğunu ve Narin'in eğitim durumunun da göz önünde bulundurularak, tahliyesini talep etti.

Avukat savunmasının ardından duruşmaya on dakika ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından "Tanık beyanları doğrultusunda kuvvetli suç şüphesinin varlığı, kaçma ihtimali, delilleri yok etme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma olasılığının bulunması" iddiasıyla Narin'in tutukluluk halinin devamı yönünde karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca, Narin hakkında TCK'nin 302. Maddesi kapsamınca ek iddianame düzenlenmesini ve sanık Narin'in daha önceden çocuk mahkemesindeki dosyalarının da iddianameye konulmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, duruşmayı 11 Temmuz tarihine erteledi.

Güncelleme Tarihi: 02 Mayıs 2013, 18:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER