Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 1994-1995 yıllarında gözaltında kaybedilen A. Vahap Ateş, Mehmet Emin Abak ve Yusuf Tunç için Tilzerin (Aysun) köyü civarında bulunan su kuyularında Kızıltepe Cumhuriyet Savcılığı tarafından 3'üncü kez başlatılan kazı çalışmasında bir kişiye ait kemikler bulunmuştu. Giysilerle birlikte bulunan kemikler kayıt altına alınırken, bölgede şüpheler üzerine 100 metre ileride de kazı çalışması başlatıldı. İkinci alanda yapılan kazı çalışmasında ise iki kişinin daha kemiklerine ulaşıldı. Karanlığın çökmesiyle birlikte savcılık tarafından kazıya ara verilirken, kazı çalışmasına yarın devam edilecek. Kazı çalışmasının yapıldığı alanda biran olsun ayrılmayan Mehmet Emin Abak'ın babası Halil Abak, "Şu anda su kuyusunda çıkarılan kemiklerin üzerinde bulunan kırmızı kazağın oğluma ait olduğunu düşünüyorum. Çünkü 1995 tarihinde gözaltına alındığında üzerinde kırmızı kazak vardı. Buradaki tek istediğim korucuların silah bırakmasıdır. Onlar da bizim kardeşlerimizdir. Kazı çalışmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Aradan 18 sene geçmesine rağmen duygularımız tazedir. Ama kemiğin bulunması bizi mutlu etmiştir. Bir Mehmet Emin öldürüldü, ama ailedeki 7 çocuğa Mehmet Emin ismini vererek, onun ismini halen yaşatıyoruz. Kemiklerin otopsi sonucundan sonra oğluma ait olduğu belirlenirse şuan yaşadığımız Eroğlu köyünün mezarlığına gömeceğiz" dedi.
'Bugün bulduğumuz cesetler vahşetin izleridir'
Abak'ın amcası Selim Abak, 18 yıl önce aynı su kuyusunda yeğeni Mahmut Abak'ın cenazesinin çıkarıldığını belirterek, şunları söyledi: "Şuan ise ulaşılan kemiklerin diğer yeğenim Mehmet Emin Abak'a ait olduğu kanısındayız. Tek umudumuzun çıkan kemiklerin yeğenim Mehmet Emin Abak'a ait olmasıdır. Bu katliamları yapanlar cezasız kalırsa her gün bu acılarla öleceğiz." MEYADER Mardin Başkanı Yılmaz Eren ise, yaşanan trajedik olaylar ile insanlık ayıplarının bir daha yaşanmaması için mücadele edeceklerini belirtti. Eren, bugün Mehmet Emin Abak'a ait olduğu düşünülen kemiklerin bu şekilde bulunmasının bir insanlık kıyımı olduğunu söyleyerek, "Kürdistan'da bu şekilde binlerce insan infaz edilmiştir. Ve katledilen her insanın bir mezarı olması için sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.
İHD Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu, daha önce şartların elverişli olmamasından dolayı çalışmalara ara verildiğini hatırlatarak, "Bugün iki farklı noktaya yaptığımız kazı çalışmasında üç insana ait kemiklere ulaştık. Bunlardan birinin Mehmet Emin Abak'a ait olduğu ihtimali çok yüksektir. Bunların sonuçları tabi ki Adli Tıp'ta netleşecek. Gerekli çalışmayı savcılık yapacaktır. Çalışmamıza bugün burada akşam olması nedeniyle ara verilmiştir" dedi. "1993 ile 2000'li yıllar arasında güvenlik gerekçesiyle buralar boşaltılmıştı" diyen Kuzu, "Aynı zamanda JİTEM' in infaz merkezi haline gelmiştir. Burada daha fazla cesede ulaşacağımız düşünüyoruz. Bunun için savcılık yarında çalışmalarına devam edecek. Bugün bulduğumuz bu cesetler vahşetin izleridir" diye belirtti. Kuzu, devletin emri altında devlete bağlı örgütlü yapının gerçekleştirilmiş olduğu infazlara tanıklık ettiklerini söyleyerek, şunları dile getirdi: "Bu veriler bugün yaşanan barış sürecinin halkların birbirini anlaması için bir veri oluşturulacaktır; ancak aynı zamanda devletin de Kürtlerden özür dilemesini gerektirecek bir durumu da ortaya çıkarmıştır. Soruşturmanın sadece Kızıltepe boyutuyla kalmasını istemiyoruz. Tüm Mardin genelinde yapılmasını istiyoruz. Aynı zamanda bu infazları gerçekleştiren insanların biran önce yargılanmasını istiyoruz."
'Kelimelerle anlatılacak tarafı yok'
Yaşanan bu cinayetlerin görgü tanıkları olduğunu ifade eden Kuzu, şunları dile getirdi: "Buradan tüm Türkiye kamuoyuna seslenmek istiyoruz, burada gördüklerimiz vahşetin izleridir. Bunların kelimelerle anlatılacak bir tarafı yoktur. Bir tuvaletin içine atılmış sivil insanlardan bahsediyoruz. Balçığın içine atılmış kafatası bulunmayan sivil insanlardan bahsediyoruz. Bir savaşın tablosudur bu. Aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş bir suçların tablosudur. İHD olarak bu yaşanan cinayetlerin infazları tümüyle devletin hafızasında mevcuttur. Daha çok delile ulaşmak için kazı çalışmaları yarın da devam edecektir" diye konuştu.
Öte yandan Mehmet Emin Abak'ın kardeşi Zekiye Kurt ise, kardeşi Mehmet Emin Abak'a ait olduğu ileri sürülen kemikler ile beraber bulunan kırmızı kazağı görmek istedi. Askerler tarafından çekilen güvenlik şeridinden izinsiz geçtiğini belirten askerler, Kurt'u sert bir şekilde uyarınca Abak ailesi ile askerler arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.
'Kardeşimin kokusu hala kazağında'
Görevli askerin Kurt'a "Feryat edeceksen, ağlayıp ortalığı birbirine katacaksan sana kardeşinin kazağını göstermem" demesi dikkat çekti. Kurt, "Kardeşime ait elbise parçalarını bu akşam görmezsem ben de kendimi o kuyuya atarım" demesi üzerine İHD yetkilileri nezaretinde bulunan elbise parçaları gösterildi. Elbise parçalarını gören Kurt, baygınlık geçirdi. Kurt, "Kardeşimin kokusu hala kazağında" diyerek, "Kardeşim nasıl oldu da 18 sene bu kuyuda kaldı" diye feryat etti.DİHA
Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2013, 10:08
Tilzerin'de vahşetin izleri!
Kızıltepe'nin Aysun (Tilzerin) köyünde yapılan kazı çalışmalarında, 3 kişiye ait kemiklere ulaşıldı. İHD Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu, "İki farklı noktada yaptığımız kazı çalışmasında üç insana ait kemiklere ulaştık. Bulduğumuz bu cesetler vahşetin izleridir. Bunların kelimelerle anlatılacak bir tarafı yok" dedi.
SIRADAKİ HABER