Tapulu arazilerini almak için hukuk mücadelesi başlatan Êzidî yurttaşlar, PKK Lideri Abdullah Öcalan öncülüğünde başlatılan sürece destek vererek, sürecin bölgeye özgürlük ve barış getirmesi temennisinde bulundu.
Batman'ın Beşiri (Qubîn) ilçesine bağlı Kuşçukuru (Kelhok) köyünden 1992 yılında yaşanan çatışmalı süreç nedeniyle Almanya'ya göç eden onlarca Êzidî yurttaşın köylerine dönmek için başlattığı hukuk mücadelesi devam ediyor. Göç ettikleri dönemde arazilerini emanet ettikleri kişilerden alamayan Êzidî yurttaşların, tapulu arazilerinin kendilerine iade edilmesi amacıyla Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı dava sürüyor. Almanya'nın Emeric bölgesinde Klve kentine bağlı Weeze ilçesinde oturan Êzidîler, duruşmayı takip etmek için dördüncü kez Batman'a geldi. Mahkeme 31 Mayıs tarihinde köyde keşif yaparken, dava kapsamında kararını 26 Haziran'da görülecek olan duruşmada vermesi bekleniyor. Keşif esnasında Êzidîlere ait evlerin kimi evlerin yıkıldığı kimilerinin ise davalı olan yurttaşlar tarafından kullanıldığı görüldü.
'Demokratik kurumlar ve partiler bize sahip çıkmalı'
Yıllardır köy hasreti çeken ve Kelhok köyünün önde gelenlerinden olan Nedim Erkiş adlı yurttaş, köydeki tapulu arazilerini senet ve sözleşme karşılığında köyün ileri gelenlerine teslim ettiklerini söyledi. Köylerine geri dönmek istediklerini ifade eden Erkiş, PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan süreç ile birlikte bu umutlarının daha da büyüdüğünün altını çizdi. Avrupa'da yaşayan tüm Êzidîlere seslenen Erkiş, Êzidîlerin köylerine dönmesini isteyerek, şöyle konuştu: "Hepsi kendi köylerine dönsün. Ve sahip çıksınlar. Dönsünler, hem bu sürece destek versinler hem de kendi köylerine ve ülkelerine dönsünler. " Tüm demokratik güçlere ve partilere seslenen Erkiş, açtıkları davaya destek olunmasını istedi.
'Önderliğimiz serbest bırakılsın'
25 yıldır Almanya'da yaşayan Kelhok Êzidîlerinden Salih Güden ise, PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan süreçten dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, herkese topraklarına geri dönme çağrısı yaptı. Avrupa'daki yaşamın kendileri açısından geçici olduğunu belirten Güden, kendi toprakları üzerinde yaşamak istediklerini ifade etti. Avrupa'da yaşamını yitiren Êzidîleri köylerine getirerek defnettiklerini belirten Güden, "Burası dedelerimizin ve babalarımızın toprağıdır. Doğduğumuz topraklarda ölmek ve yaşamak istiyoruz. Burada yaşadığımızda sürekli ayrımcılığa maruz kalıyorduk. Suçsuz olduğumuz halde her zaman suçlu olarak ilan ediliyorduk" diye konuştu. Köyün önde geleni ve Êzidî Şêxi olarak tanılan Hüseyin Ulucan ise, 21 yıl önce bu topraklardan Avrupa'ya göç etmek zorunda kaldıklarını dile getirerek, "Bu dönemlerde bu topraklara hayırlı bir kapı açıldı. Bu süreçle birlikte kendi topraklarımızda ve köyümüzde yaşamak istiyoruz. Burası bizim köyümüzdür. Ve burada yaşamak hakkımızdır. Sadece onu istiyoruz" dedi. Sürecin olumlu sonuçlanmasını temenni ettiklerini söyleyen Ulucan, şöyle devam etti: "Umarız bu süreç bu topraklara özgürlük getirir. İnsanlık için 14 yıldır esaret altında bırakılan Önderliğimizin serbest bırakılmasını istiyoruz. Umut ediyorum ki sunduğu projeler Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu'ya barış ve kardeşliğe vesile olur. Başarı ve kazanımlar ezilen halkın ve bizim olacaktır" şeklinde konuştu.
Olayla ilgili görüşlerine başvurmak istediğimiz davalı olan köy sakinleri sorularımızı yanıtsız bıraktı. DİHA
Güncelleme Tarihi: 01 Haziran 2013, 09:46
SIRADAKİ HABER