15 yıllık binicilik tutkusu Hatay’dan Yüksekova’ya uzandı: İki yarış atıyla Cilo Dağları’nda üç günlük keşif

YÜKSEKOVA GÜNCEL- HABER MERKEZİ

Hakkari ve Yüksekova’nın yüksek rakımlı coğrafyası, Hatay’dan gelen iki yarış atı ve doğaseverlerin katılımıyla gerçekleştirilen üç günlük özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. YEKDASDER Spor Kulübü öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, bölgenin saklı kalmış doğası ilk kez at sırtında deneyimlendi.

Hatay’da 15 yıldır at biniciliğiyle ilgilenen ve öğrenci yetiştiren Hakan Deniz, uzun süredir hayalini kurduğu Cilo-Sat Dağları rotasını gerçekleştirmek üzere iki yarış atını özel aracıyla Hakkâri’ye getirdi. YEKDASDER Spor Kulübü ve Stigia Turizm iş birliğiyle hayata geçirilen organizasyonda, bugüne kadar yalnızca yürüyerek keşfedilen coğrafya at sırtından izlendi.

​​​​​​

"Aynı Coğrafyaya Farklı Bir Gözle Bakmak"

YEKDASDER Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Hakan Zanyar Aykut, sosyal medya üzerinden yürüttükleri tanıtım faaliyetleriyle Hakkâri’nin doğal ve kültürel değerlerini geniş kitlelere ulaştırdıklarını belirtti. Amaçlarının yalnızca estetik görüntüler paylaşmak olmadığını vurgulayan Aykut, şunları kaydetti:

"Bölgemizin sahip olduğu değerleri insanlara ulaştırmak ve Hakkâri’nin doğasını yerinde görmeleri için bir kapı aralamak istiyoruz. Sosyal medya paylaşımlarımız sayesinde Türkiye’nin farklı şehirlerinden vatandaşlarımız bizimle iletişime geçiyor. Bu hikâye de aslında böyle başladı. Hatay’dan gelen misafirimizin yarış atlarıyla bölgeyi deneyimlemesi, coğrafyamızı tanıtmak için eşsiz bir fırsat oldu."

Daha önce bölgede doğa yürüyüşleri, trekking ve hiking alanında birçok çalışma yaptıklarını hatırlatan Aykut, yüksek rakımlı Cilo ve Sat dağlarında yarış atlarıyla ilk kez böyle bir deneyim yaşadıklarını ifade etti.

Üç Günde Üç Farklı Rota

Sıra dışı keşif turunun ilk gününde rota, Cilo-Sat Dağları ve Sat Gölleri olarak belirlendi. Ekip, atlarla yüksek rakımda ilk sürüşü burada gerçekleştirdi.

İkinci gün rotayı Berçelan Yaylası ve çevresindeki yüksek rakımlı göllere çeviren katılımcılar, yayla yaşamının ayrılmaz bir parçası olan Koçerlerle bir araya geldi. Koçerlerle oturup sohbet etme ve yaşamlarını yakından gözlemleme fırsatı bulduklarını aktaran Aykut, üçüncü gün ise Cennet-Cehennem Vadisi rotasına yöneldiklerini belirtti. Atlarla vadi içerisinde ilerleyerek buzulların bulunduğu yüksek kesimlere kadar çıktıklarını söyleyen Aykut, üç gün boyunca birbirinden farklı üç yüksek rakımlı rotayı tamamladıklarını kaydetti.

"İyi ki Bu Hayali Gerçekleştirmişim"

Hatay’dan iki yarış atıyla Hakkâri’ye gelen Hakan Deniz ise uzun zamandır aklında olan bu hayali gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti. Çevresindekilerin "Atları o kadar yoldan neden götürüyorsun?" şeklindeki tepkilerine rağmen kararından vazgeçmediğini belirten Deniz, şöyle konuştu:

"Bu yıl Hakan Zanyar hocam sayesinde hem bölgeyi tanıma hem de bu hayalimi gerçekleştirme fırsatı buldum. İki yarış atımla birlikte Cilo-Sat Gölleri, Berçelan Yaylası ve gölleri ile Cennet-Cehennem Vadisi’nde gerçekten çok güzel ve sıradışı bir üç gün geçirdik. Dönüp baktığımda kesinlikle pişman değilim; aksine çok mutlu oldum. Cilo ve Sat Dağları’nın doğası, yüksek rakımı, gölleri ve buzulları gerçekten görülmeye değer."

Üç günün sonunda geriye unutulmaz anılar ve eşsiz kareler kalırken, Cilo, Sat, Berçelan ve Cennet-Cehennem vadilerini at sırtında gezmenin kulüp üyeleri için de ayrı bir hatıra olduğu belirtildi.

Güncelleme Tarihi: 22 Eylül 2026, 22:03
YORUM EKLE