Bakırhan Köln’de konuştu: Temmuz ayına kadar bir yasa bekliyoruz

Bakırhan Köln’de konuştu: Temmuz ayına kadar bir yasa bekliyoruz

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun Köln’de düzenlediği “Be One (Bir Ol)” Açık Hava Festivali öncesi resepsiyonda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan; Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç, beklenen yasal düzenlemeler ve CHP üzerindeki baskılar bağlamında, muhalefetin birlik ihtiyacına ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Muhalefet içindeki tartışmaların ortak mücadele gerekliliğinin önüne geçmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Birbirimizi eleştirelim ama omuz omuza mücadele etmekten vazgeçmeyelim” çağrısı yaptı.

Resepsiyona DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Üyesi Yüksel Mutlu, HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu başta olmak üzere çok sayıda siyasetçi ve Avrupa’daki Alevi kurum temsilcisi de katıldı. Heyet, Almanya’nın Köln eyaletinde bugün gerçekleşecek olan açık hava festivaline de katılacak. Festivalde Mîraz, İlkay Akkaya, Suavi, Efkan Şeşen ve Zeynep Baksi Karatağ sahne alacak.

‘Müzakere, mücadeleden vazgeçmek değil’

Etkinlikte gündemi değerlendiren Bakırhan, Kürt meselesinin çözümü için başlatılan süreçte de antidemokratik uygulamalara karşı sessiz kalmadıklarını belirterek şöyle konuştu:

“Biz hem müzakere hem de mücadele süreci yürütüyoruz. Müzakere etmek, mücadeleden vazgeçmek değil. Müzakere etmek Kürdün, Alevi’nin eşit yurttaşlık haklarından, kadınların demokratik hak ve özgürlüklerinden vazgeçmek değildir. Müzakere, mücadele aracının değişmesi üzerinedir. Müzakere, Kürt ana dilinden vazgeçsin, Alevi eşit yurttaşlık hakkından vazgeçsin üzerine değil. Sadece bir araç değişiyor. Birliğimiz, ittifakımız, mücadelemiz büyüyerek devam etmelidir.”
“Bir müzakere var diye haksızlıklar karşısında susmadık” diyen Bakırhan, muhalefetin ortak mücadele zeminini büyütmesi gerektiğini ifade etti.

‘İç çelişkilerimizi kenara bırakalım’

“Bir olma” ihtiyacına dikkat çeken Bakırhan, “Hiç bir dönem olmadığı kadar bir olmaya, iç çelişkilerimizi, iç tartışmalarımızı bir kenara bırakmamız gereken bir süreçteyiz. Hiç bir zaman böylesi objektif koşulların oluştuğu bir dönemle karşı karşıya değildik. Türkiye’de toplum demokrasi istiyor, toplum bu antidemokratik uygulamalardan, kayyımcı zihniyetten kurtulmak istiyor. Dolayısıyla objektif koşullar varken bizim de yeniden Türkiye’de ve Ortadoğu’da yürüyen süreç karşısında kendimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Birbirimizi eleştirelim ama omuz omuza mücadele etmekten vazgeçmeyelim. Türkiye’deki mevcut durum bize şunu gösteriyor: Siz bir arada olmazsanız kayyım da atanır, yargı darbe de yapar” uyarısında bulundu.

‘40 yıllık mücadele oyuna gelmez’

Bakırhan, sürece dair eleştirilere de “Müzakere süreci devam ediyor. Kandırılıyor muyuz, yürüyor muyuz? Bunları herkes kendisine göre yorumlayabilir. Ama emin olun 40 yıllık bir mücadele öyle masada oyuna gelmez, değerlerinden vazgeçmez. 40 yıldır bedeller ödeyen bu mücadele kanmaz. Dolayısıyla bir müzakere varsa bunu sonucuna ulaştırmak bizim görevimizdir. Peki bu müzakere sürecinde biz bir şeylerden mi ödün veriyoruz? Öyle bir durum yok” yanıtını verdi.

Temmuz’a bir yasa bekliyoruz’

DEM Parti İmralı Heyetinin en son yaptığı ziyarete de değinen Bakırhan, geciken yasal düzenlemelere ilişkin şöyle konuştu:

“Sayın Öcalan’ın da belirttiği gibi Temmuz ayına kadar bir yasa bekliyoruz. Bu yasanın çıkması bizi zayıflatmayacak. Elinde silah olanlar ekonomik, siyasal, sosyal, toplumsal yaşama katılacak ve birlikte mücadele edecekler. Yine bugün de aramızda olan birçok belediye eşbaşkanımız ve milletvekillerimiz sürgünden dönecek. Cezaevindeki siyasi tutuklular özgürleşecek. En önemlisi de milyonlarca insan hakkında bulunan soruşturmalar ve davalar düşecek. Her şey belli, araç devreden çıkacak, bu sırada demokratik düzenlemeler yapılacak. Hemen peşin sıra kayyumlarla ilgili düzenlemeler yapılacak. Zaten Meclis Komisyonu’nun hazırlamış olduğu raporda 6. ve 7. maddeler gayet kapsamlı bir adım atmayı gerektiriyor. Bunu yapmaya çalışıyoruz, olmazsa mücadele ederiz. Zaten bu topraklarda yüz yıllardır mücadele ediliyor, onu yaparız. Bu süreç ne sosyalist arkadaşlarımızın, ne Alevi arkadaşlarımızın, ne de kimsenin aleyhine bir süreç değil. Aksine demokratik zemin açıldıkça biz büyüyeceğiz, biz güçleneceğiz, biz örgütleneceğiz. Çünkü toplumdan rıza almayanlar da bellidir, toplumdan rıza alacaklar da bellidir. Toplum emin olun bizlere rıza verir ama bir arada olursak.”

Yasalar neden gecikti?

“Gecikmenin sebebini de anladık. Son CHP’ye dönük yapılan operasyonlar, Ortadoğu’daki gelişmeler belli ki atılması gereken adımları geciktirdi. Atılmayan her adım bizim aleyhimize dönüyor. Eğer Kürt meselesinde demokratik bir çözümü sağlayabilseydik bugün belki yaşadığımız operasyonlar olmayacaktı. Belki kayyım atanan belediye başkanları görevlerinin başında olacaktı, içerideki siyasetçiler belki de dışarıda olacaktı. Muhalefetin parçalılığı ve Ortadoğu’daki gelişmeler iktidarın doğru adım atması yerine bu çözüm sürecini zamana yaymasını sağladı. Şimdi bunu aşmaya çalışıyoruz. İktidar adım atarsa biz barış konusunda samimiyiz, gerçek bir demokrasinin koşulları oluşursa biz bu masayı devam ettirmeye çalışırız ama bir taraftan da antidemokratik uygulamalar karşısında durarak, itiraz ederek bunu sağlayabiliriz.

‘Kendisine güvenen sandıkta yarışır’

Bakırhan konuşmasının devamında CHP’ye yönelik tartışmalara ve muhalefetin ortak tutumuna da değindi. “Kendisine güvenenler sandıkta yarışır, sandıkta gelişir, sandıktan çıkmaya çalışır” diyen Bakırhan, konuşmalarını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’deki zemin bizler için aslında çok önemli bir gelecek vaat ediyor. İktidar mevcut uygulamalarıyla artık bir kabul görmüyor, bir rıza almıyor. Bu olmadığı için başka yollara el atıyor. Hepimiz bunun bir oyun olduğunu, bunun bir bölme, parçalama siyaseti olduğunu, muhalefeti etkisizleştirme amacı taşıdığını zaten biliyoruz. Bu konuda sanırım ortaklaşıyoruz.”

‘CHP bölünmeden çıkmalı’

“CHP, bu süreç karşısında bütünlüklü olarak çıkmalı. Bizler, CHP’nin demokratik bir zeminde yapılacak bir kurultay iradesiyle bu süreçten başarıyla çıkması gerektiğini belirtiyoruz ve bunu savunuyoruz. Muhalefetin yapması gereken tek şey CHP’yi bölmeden, parçalamadan bu süreçten birlik ve bütünlük içerisinde çıkmasını savunmaktır. Bölünmek ve parçalanmak en kolayıdır. Kürt hareketi bugüne kadar çok badireler yaşadı ama siz de 50 yıldır görüyorsunuz bölünmedi. Bölünmediği için, sistemin oyunlarına gelmediği için bugün müzakere masası kuruldu. Bugün Kürt meselesi tartışılıyor. Kürt hareketi bölünüp parçalansaydı, Sayın Öcalan’la bir müzakere yürütülmezdi.”

“Şapkamızı önümüze koyup, düşünmeliyiz” diyen Bakırhan, “Kim daha ak kim daha pak tartışması yerine bu süreçte birlikte güçlü bir şekilde nasıl çıkabileceğimizin tartışmasını yürütmeliyiz. Bu formülü bu beraber bulacağız” çağrısıyla konuşmasını tamamladı.

YORUM EKLE