AKP hükümetinin "çalışma yaşamında kadın istihdamını artırmak" iddiasıyla hazırladığı ve önümüzdeki günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Türkiye için Nüfus ve Aile Politikaları Kapsamında Yapılan Mevzuat Çalışmaları" adıyla kamuoyuna açıklanması beklenen "Kadın İstihdamı ve Doğum Paketi"ne yönelik kadın örgütlerinden tepkiler gelmeye devam ediyor. İzmir Kadın Dayanışma Derneği üyesi İncifer Tekeli, AKP hükümeti tarafından hazırlanan ve kamuoyuna açıklanan "Demokratikleşme paketi" ve "Kadın İstihdamı ve Doğum Paketi"ni değerlendirdi.
'Kadına karşı şiddet devlet tarafından destekleniyor'
AKP hükümetinin kadına dair planlarının "Demokratikleşme paketi" ile başlayan bir süreç olmadığını ifade eden Tekeli, "Demokratikleşme paketi"nin 35 sayfalık bir metin olduğunu, bu sayfalar içerisinde sadece kadına dair bölümün ise 6 satırdan oluştuğunu dile getirdi. İktidar partisinin kadının haklarını yasakladığını dile getiren Tekeli, "AKP hükümeti kadının tüm haklarını tartışmaya açarak aleyhine tüm kararları almayı esas aldı. Ama bir tek kadın cinayetlerini durduramadı" diye konuştu. Kadına karşı şiddetin devlet yetkililerince desteklendiğine işaret eden Tekeli, çıkarılan paketlerle de bu anlayışın yasallaştırıldığını belirtti.
'Devletin cinsel şiddeti durdurma gibi bir derdi yok'
"Demokratikleşme paketi"nde nefret suçlarına ceza artırımı getirildiğine değinen Tekeli, şunları dile getirdi: "Pakette din, dil, ırk, mezhep ve cinsel yönelime müdahalede ceza yaptırımından bahsediyor. Bu evrensel bir tanımdır. Ama Başbakan'ın açıkladığı erkek demokrasi paketinde kadına dair şiddet yönelimine ilişkin ceza yaptırımı yok. Devletin cinsel şiddeti durdurma gibi bir derdi yok." Pakette, nefret suçlarında cinsiyet tanımı geçmesine rağmen, iki satır sonrasında ne cinsiyete yer verildiğini ne de cinsel yönelime vurgu yapıldığına dikkat çeken Tekeli, sadece dinsel inançların engellenmesine karşı bir yasal düzenleme yapıldığını söyledi. 12 yıldır iktidarda olan AKP hükümetinin başörtüsü yasağını şu an kaldırmasını "seçim yatırımı" olarak değerlendiren Tekeli, "AKP hükümeti yıllardır iktidarda olan bir parti ama bu sorunu çözmek yerine sürekli erteledi. Şimdi de seçim yaklaştı diye yasağı kaldırarak bir lütuf gibi karşımıza geçiyor" dedi.
'Kadını esnek çalışma adı altında eve kapatıyor'
Taslak halinde hazırlanan ve Meclis'e sunulan "Kadın İstihdamı ve Doğum Paketi"ni değerlendiren Tekeli, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şu anki devletin karar organlarına baktığımızda ardı arkası kesilmeyen erkek bir düzen görebiliyoruz. Bu nedenle erkekler istedikleri oranda kadınların evde olduğu, istediği nitelikte çocuk yaptığı ve bunun için her hangi bir hak talep etmediği, erkeklerin ön gördüğü işte çalıştığı, evden asla çıkmadığı ve bu yasayla kapına 'demokratik ev' yazan bir şey yapmayı hesap ediyorlar. Tüm bunların ağlarını ve adımlarını da şimdiden örüyorlar." Kadınların sokakta ve evde istenmediğini ifade eden Tekeli, "Bizler 'demokratikleşme paketi' ve 'istihdam paketi'nin birbirinden ayrı şeyler olduğunu düşünmüyoruz. Yapılmak istenilenler de bizi ürkütüyor. Bunun için delil aramamıza da gerek yok. Kadın cinayetlerinin yüzde bin 400 arttığı ve günde 5 kadının öldürüldüğü Türkiye'de bu suçların önüne geçilmiyor da kadın esnek çalışma adı altında eve kapatılıyor" diye konuştu.
'Bu büyük bir cinsel ayrımcılıktır'
"Demokratikleşme paketi" gibi "istihdam paketi"nin de için boş olduğunu söyleyen Tekeli, "Kadının istihdamı için oluşturulan bu paket kadın örgütleriyle tartışılmadan hazırlanmış bir pakettir. Bu nedenle kadınların ihtiyaçlarını karşılayan bir paket olarak düşünmüyoruz" dedi. İstihdam paketinde kadınlara doğumdan sonra 69 ay boyunca esnek çalışma izni verildiğini aktaran Tekeli, "Bu esnek çalışma biçimi kadınlara bir hak olarak tanımlanıyor, ama biz bunu bir sürecin başlangıcı olarak görüyoruz. Kadını eve kapatarak istediğini yaptırma süreci de denilebilir. Yani paket kabaca kadını sadece çocuğa bakmayla yükümlü kılma ve doğum izninin anne üzerinden tanımlanması gibi inşa edilmiş bir paket olarak görünüyor" diye konuştu. Pakete kadınlar kadar erkeklerin de itiraz etmesi gerektiğini dile getiren Tekeli, "Bu paketle çocuk bakımı sadece annelerin yapabileceği bir şey halini almıştır. Cinsel ayrımcılık tam olarak bu kanunla hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Ve babaların çocuğa bakamaz ve üzerinde hak iddia edemez bir konum oluşturulmaktadır" diye belirtti. Paketle birlikte şu an yasalarda mevcut olan "Doğum izni ebeveynle kullanılır" maddesi yerine, "Doğum iznini anne kullanır" diye değiştirilmek istendiğine işaret eden Tekeli, "Bu yasayla hem çocuk bakımının kadın işi olduğu kanunlarla sabitleşecek hem de bu sürecin tüm yükü kanun hakkı olarak kadınların üstüne yıkılacaktır. Bu büyük bir cinsel ayrımcılıktır" dedi.
'Biz hakkımızla çalışmak ve hakkımız olanı almak istiyoruz'
"Erken kapitalistleşen toplumlarda esnek çalışma modeli denendi" diyen Tekeli, "İstatiklere baktığımda esnek çalışma dediğimiz çalışma biçimi, kadının ev içerisinde görevini tam olarak yerine getirmesi, zamanla düşük ücret, az güvenlik, sosyal haklardan mahrum kalma gibi sonuçlara yol açan, kadını iş alanında tamamen geriye çeken, devletin uygun bulduğu iş alanına sürüklemektir" diye konuştu. Esnek çalışma biçimini, işverenin ve devlet yetkililerinin "kadın tipi çalışma" olarak nitelendirdiğine dikkat çeken Tekeli, "Biz esnek falan çalışmak istemiyoruz. Biz hakkımızla çalışmak ve hakkımız olanı almak istiyoruz. Tüm sorumluluklarımızı erkek bireylerle paylaşmak istiyoruz" dedi. DİHA
Güncelleme Tarihi: 22 Ekim 2013, 12:54
'Kadına karşı şiddet devlet tarafından destekleniyor'
AKP hükümeti tarafından açıklanması beklenen "Kadın İstihdamı ve Doğum Paketi"ni değerlendiren İzmir Kadın Dayanışma Derneği üyesi İncifer Tekeli, "Bizler 'demokratikleşme paketi' ve 'istihdam paketi'nin birbirinden ayrı şeyler olduğunu düşünmüyoruz. Yapılmak istenilenler de bizi ürkütüyor. Bunun için delil aramamıza da gerek yok. Kadınları 'esnek çalışma' adı altında eve kapatıyorlar" dedi.
SIRADAKİ HABER