Yüksekova’da Doğal Gaz: Kimine Sefa, Kimine Cefa, Kimine Gelecek Baharı Beklemek!

Yüksekova’da Doğal Gaz: Kimine Sefa, Kimine Cefa, Kimine Gelecek Baharı Beklemek!

VEHBİ ÇORUH/YAZDI

Çoruh yazısında, Yüksekova’da bugün doğal gaz, kimileri için konfor ve kolaylık, kimileri için çile ve mağduriyet, bir başka kesim içinse gelecek baharı beklemek anlamına geliyor. Oysa doğal gaz, artık Yüksekova için bir lüks değil, özellikle uzun ve çetin kış şartları düşünüldüğünde temel bir ihtiyaçtır. Ne yazık ki bugün bu temel ihtiyaçtan halkımızın yalnızca yaklaşık yüzde 20’sinin yararlanabildiği ifade ediliyor. Geriye kalan büyük kesim ise ya bu hizmete kavuşmayı bekliyor ya da hizmetin getirdiği altyapı çalışmalarının yarattığı sorunlarla mücadele ediyor.

Peki, böylesine önemli bir hizmet neden bütün şehre eşit ve planlı bir şekilde ulaştırılamıyor? Neden bir mahalle doğal gazın konforunu yaşarken başka bir mahalle aynı hizmete kavuşmak için belirsiz bir takvimi bekliyor?

Kamu hizmeti, mahalleler arasında ayrım gözetilerek değil, bütün vatandaşların eşitliği esas alınarak yürütülmelidir. Demokrasi, yalnızca seçim sandığında değil; vatandaşın aldığı hizmette, yaşadığı sokakta ve devletin kurumlarına duyduğu güvende de kendini göstermelidir. Bir mahallede yaşayan vatandaşın ihtiyacı ne kadar önemliyse diğer mahallede yaşayan vatandaşın ihtiyacı da o kadar önemlidir.

Yüksekova’nın bir mahallesini diğerinden ayrı tutan, bir kesimi hizmetle buluştururken başka bir kesimi belirsizliğe mahkûm eden bir anlayış, şehircilik ve hizmet anlayışıyla bağdaşmaz. Bu memleketin insanları aynı kışı yaşıyor, aynı soğuğu hissediyor ve aynı şehirde geleceğe dair umut taşıyor. Öyleyse hizmetin de bu ortak yaşamın gereği olarak eşit, adil ve planlı biçimde yürütülmesi gerekiyor.

Bugün Yüksekova çarşı merkezinin hâli ortada. Doğal gaz çalışmaları kapsamında kazılan yollar, dükkânların önünde bırakılan çukurlar, günlerce devam eden düzensizlik ve bir türlü tamamlanamayan çalışmalar… Bütün bunlar yalnızca görüntü kirliliği oluşturmuyor; aynı zamanda esnafımızın günlük yaşamını, ticari faaliyetlerini ve vatandaşlarımızın ulaşımını doğrudan etkiliyor.

Bir esnaf düşünün…

Sabah erkenden dükkânını açıyor, siftah yapmayı umut ediyor, evine ekmek götürmek için bütün gününü işinin başında geçiriyor. Ancak dükkânının önü kazılmış, müşterisinin ulaşımı zorlaşmış, iş yerinin girişi kapanmış ya da çamur ve toz içerisinde kalmış. Vatandaş dükkâna ulaşmakta zorlanırken esnaf da günlerce süren bu çalışmaların ekonomik yükünü omuzlamak zorunda kalıyor.

Doğal gaz elbette gereklidir. Yüksekova’nın doğal gazla buluşması hepimizin arzusudur. Ancak bir hizmeti hayata geçirirken başka bir kesimi mağdur etmek, hizmetin ruhuna aykırıdır. Vatandaşın yaşamını kolaylaştırması gereken bir yatırım, plansızlık nedeniyle vatandaşın günlük hayatını zorlaştıran bir sürece dönüşmemelidir.

Sorunumuz doğal gazın gelmesi değil, doğal gaz çalışmalarının plansız, denetimsiz ve belirsiz bir şekilde yürütülmesidir.

Yüksekova gibi yaklaşık 150 bin kişinin yaşadığı bir kentte, altyapı çalışmaları günübirlik kararlarla yürütülemez. Bir şirketin sahaya ne zaman gireceği, hangi sokakta çalışacağı, hangi bölgede işi tamamlayacağı ve kazılan alanı ne zaman teslim edeceği belli olmalıdır.

Bugün ortaya çıkan görüntü, zaman zaman küsmüş bir çocuk gibi sahaya girip çıkan; işine geldiğinde çalışmaya devam eden, önüne çıkan engellerde ise sahadan çekilen bir anlayışı andırıyor. Elbette çalışmaların aksamasına yol açabilecek teknik, idari veya başka nedenler olabilir. Ancak bunların hiçbiri vatandaşın günlerce belirsizlik içerisinde bırakılmasını haklı göstermez.

Yüksekova’nın sokakları bir deneme alanı değildir. Esnafın dükkânı, vatandaşın evi, çocuğun okula gittiği yol ve yaşlıların yürüdüğü kaldırımlar birer çalışma sahasından ibaret görülemez. Her kazının arkasında bir insanın günlük yaşamı, her gecikmenin arkasında bir vatandaşın mağduriyeti vardır.

Bu nedenle doğal gaz şirketinin çalışma programı açık olmalı; belediyeyle koordinasyon içerisinde hareket edilmeli; çalışmaların başlangıç ve bitiş tarihleri önceden belirlenmeli ve bu takvime uyulmalıdır. Zorunlu gecikmeler yaşandığında ise vatandaş bilgilendirilmeli, sahada güvenlik sağlanmalı ve kazılan alanlar mümkün olan en kısa sürede düzenlenmelidir.

Esnaf ve Sanatkârlar Odası olarak sorumluluğumuzun farkındayız

Yüksekova Esnaf ve Sanatkârlar Odası olarak esnafımızın yaşadığı sorunları görmezden gelmemiz mümkün değildir. Bizler yalnızca esnafımızın iyi gününde yanında olan değil, zor gününde de sesini duyurmakla sorumlu olan bir kurumuz.

Esnafımızın yaşadığı mağduriyetleri dile getirmek, ilgili kurumlarla görüşmek ve çözüm arayışında bulunmak bizim görevimizdir. Bu doğrultuda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz.

Ancak burada önemli bir ayrımı açıkça ifade etmek gerekiyor: Doğal gazın yaygınlaştırılması, altyapı çalışmalarının koordinasyonu, yolların ve kaldırımların eski hâline getirilmesi, saha düzeninin sağlanması ve çalışmaların denetlenmesi birden fazla kurumun iş birliğini gerektiren konulardır. Bu süreçte belediyenin sorumluluğu ve denetim görevi özellikle önemlidir.

Yüksekova Belediyesi, yalnızca yapılan çalışmaları izleyen değil, sahada koordinasyonu sağlayan, eksiklikleri tespit eden ve gerektiğinde müdahale eden etkin bir denetim mekanizması oluşturmalıdır.

Belediyenin ilgili birimleri düzenli saha denetimleri yapmalı; doğal gaz şirketinin çalışma takvimini takip etmeli; kazılan alanların açık bırakılmasına, iş güvenliğinin ihmal edilmesine ve esnafın uzun süre mağdur edilmesine karşı gerekli idari tedbirleri almalıdır.

Yüksekova’nın sorunlarını yalnızca eleştirmek için değil, çözüm üretmek için konuşmalıyız. Belediyemiz, doğal gaz şirketi, ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları aynı masa etrafında buluşabilmelidir.

Öncelikle şehir genelinde doğal gaz bekleyen mahallelerin ihtiyaçlarını ortaya koyan gerçekçi bir yol haritası hazırlanmalıdır. Çalışmaların hangi mahallede, hangi tarihte başlayacağı ve hangi aşamada tamamlanacağı kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Çarşı merkezindeki esnafın mağduriyetini azaltacak özel bir çalışma planı oluşturulmalı, dükkân önleri ve ana geçiş güzergâhları öncelikli olarak düzenlenmelidir.

Kazı çalışmaları tamamlanan sokaklar gereksiz yere bekletilmemeli; yol ve kaldırım onarımları doğal gaz çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olarak görülmelidir. Böylece hem vatandaşın günlük yaşamı korunur hem de esnafımızın ekonomik kayıpları azaltılır.

Unutulmamalıdır ki bir kentin gelişmişliği, yalnızca yapılan yatırımların büyüklüğüyle değil, bu yatırımların vatandaşın hayatına ne kadar düzen, huzur ve kolaylık kattığıyla ölçülür.

Bizler bu memleketin sokaklarında büyüdük, bu çarşının emeğiyle hayatımızı sürdürdük.

YORUM EKLE