Kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen borsa vurgunlarının etkisi tüm ülkede devam ederken, AK Parti tarafından Meclis’e kanun teklifi verildi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan Dördüncü Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı’na ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Dördüncü Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantıya Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı ve bu bakanlıklarımızın ilgili kurum ve kuruluşları katılmıştır. Toplantıda olağan tasfiye sürecinde olan fonlarla ilgili gelişmeler hakkında bilgilendirme yapılmış, olağanüstü tasfiyeye konu olacak fonlar konusunda değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Bu kapsamda, olağanüstü tasfiye konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin takdirine sunulacak olan kanun teklifi çerçevesinde, 1 milyon TL’ye kadar yapılacak ara ödemeler ile ilgili teknik hazırlıklar gözden geçirilmiştir. Ayrıca, fahiş kazançların iadesi için, açılmış olan hesaplara iade sürecinde kurumlar arası eş güdüm için gereken hususlar ele alınmıştır.
Fon Koordinasyon Kurulu, belirlenen temel ilkeler çerçevesinde ilgili kurumlarımızla eş güdüm içinde ve hızlı bir şekilde aksiyon alması yönünde çalışmalarını sürdürecektir. Teknik düzeyde kurum temsilcilerinden oluşturulan ekipler detaylı çalışmalar yapmaktadır. Her bir bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurum, kendi alanında çalışmalarını yaparak aldığı kararları kamuoyu ile paylaşmaya devam edecektir.”
‘Kamu kaynağı kullanılmayacak’
Öte yandan AK Parti tarafından Meclis’e 9 maddelik kanun teklifi verildi. 9 maddelik teklife ilişkin konuşan AK Parti Meclis Grup Başkanı Abdullah Güler tasfiye sürecinde kamu kaynağının kullanılmayacağaını söyledi.
Güler fon vurgununa ilişkin ise “Hata yapanlar olabilir ama biz büyük bir partiyiz” diye konuştu.
Güler, ödeme hesabında fon pay sahibinin fiilî nakit giriş ve çıkışlarına dayanan net yatırım tutarının esas alınacağını bildirdi.
Belirlenen koşullarla kişi başına en fazla 1 milyon lira ara ödeme öngörüldüğünü söyleyen Güler, bu tutarın niteliğine ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Bu tutar herkese koşulsuz veya peşin ödenecek bir meblağ ya da nihai tazminat vaadi değildir.“
Kanun teklifinde öne çıkan maddeler şöyle:
(1) Fonların tasfiyesi Kurulun gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülür. Kurul; tasfiye sürecinin aşamalarının, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarım, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(2) Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini, ilgili varlığı piyasa koşullarım ve fon portföy yapılarım, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni gösterir. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurulca belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici farklı fiyat marjına ve sermaye piyasası mevzuatı ile Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlere Kurulca karar verilebilir. Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verebilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak satış işlemleri bakımından, Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde yer alan kısıtlamalar uygulanmaz. Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bu işleme konu olan varlıkları belirli bir süre Borsada satamayacağına ve bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak şekilde herhangi bir işlemde bulunamayacağına Kurulca karar verilebilir.
(3) Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetim ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dâhil edilir. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılır.
(4) MKK, Takasbank, Borsa, Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ile diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunun uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, YTM’ye ve/veya TMSF’ye talepleri üzerine gecikmeksizin vermekle yükümlüdür. Bu kurum ve kuruluşlar özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemezler.
(5) Fon pay sahipliği; tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK, Takasbank, TEF AS, portföy saklama kuruluşları ve dağıtım kuruluşlanmn kayıtları mutabık hâle getirilerek fon ve hesap bazında tespit edilir.
(6) 6362 sayılı Kanunun 104, 106 veya 107 nci maddelerinde düzenlenen fiillerin Kurulun 17/9/2026 tarihli kararlan ile tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından ya da bu fonlar ile birlikte hareket edilmesi veya fonların iştirakiyle işlenmesi halinde bu fiilleri işlediği veya bunlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlara, Kurulun 17/9/2026 tarihli kararlan uyarınca tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmaz.
Ödemeler nasıl yapılacak?
Fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı ile ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden hesaplanan toplam tutan karşılamaya yeterli olmaması halinde, 3 üncü maddenin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon pay sahibinin net yatırım tutan; fona fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye istatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak giriş ve çıkış tutarlarından, giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle MKK tarafından hesaplanır.
Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemelerden mahsup edilmek üzere, ilgili fonun tasfiye malvarlığından, birinci fıkra uyarınca hesaplanan net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmım geçmemek kaydıyla. Kurulca belirlenen fonlarda, ilgili fonun tasfiye malvarlığından, net yatırım tutan 1.000.000 Türk lirasının altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1.000.000 Türk lirası ara ödeme yapılabilir.
‘Şahsi sorumluluk’
Fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın; karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer addedilerek fon zarara veya kayba uğratılmış sayılır.
Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumludur. Bu tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde, fonun zarara veya kayba uğratılmasında sorumluluğu Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler, şahsen sorumludur. Bu fıkra kapsamındaki kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarım ortadan kaldırmaz.
TMSF’ye yetki
Fona devredilemeyen malvarlığı bakımından TMSF kayyım olarak atanabilir. Kayyım atanması halinde TMSF, 5411 sayılı Kanunda tanınan yetkileri kullanır. Dava sonucu beklenmeksizin derhal malvarlıklarım satar veya tasfiye eder. Tasfiye ve satıştan elde edilecek tutarları, her bir fon için ayn ayrı olmak üzere açılan geri kazanım hesaplarında izler.
Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin, Hazineye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkemece karar verilir. (4) Bu Kanun kapsamında tahsil ve/veya iade edilen tutarlar ile suçla bağlantılı malvarlığı değerlerinden ilgili fona veya fon pay sahiplerine aktarılmasına karar verilen tutarlar, TMSF nezdinde her bir fon için ayrı alt hesaplarda geri kazanım hesabı olarak izlenir. Bu tutarlar TMSF’nin kendi malvarlığından ayrıdır.