Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 15 Ocak 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı. Bildirgede, Türkiye’de ve bölgesel ölçekte barışın sağlanması için somut ve geri dönülmez adımların atılması gerektiği vurgulandı. “Barış süreci, soyut beyanlarla ya da dar müzakere başlıklarıyla sınırlanamaz. Bu noktada siyasal iktidara açık ve bağlayıcı bir çağrıda bulunuyoruz: Barışın gereği artık sözle değil, somut ve geri dönülmez adımlarla yerine getirilmelidir.”
ULUSLARARASI GELİŞMELERE İLİŞKİN TUTUM
Bildirgede, ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi ele alındı:
“3 Ocak’ta ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısı ve devlet başkanını hedef alan müdahalesi, emperyalizmin gerçek yüzünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. … Demokratik dönüşüm, dış baskılarla değil halkların kendi öz gücü, öz örgütlenmesi ve kararlı mücadelesiyle mümkündür.”
Ortadoğu’daki krizler de bildirgede ele alındı:
“Ortadoğu ise bugün savaş politikalarının en ağır sonuçlarının yaşandığı coğrafya haline getirilmiştir. … Bu tablo savaşın ve militarizmin halklara yalnızca ölüm, yoksulluk ve yıkım getirdiğini bir kez daha göstermektedir.”
İran’daki protestolara dair bildirgede şu ifade yer aldı:
“DEM Parti olarak, baskıya karşı direnen halkların yanındayız; aynı zamanda bu mücadelelerin emperyalist hesapların parçası haline getirilmesine ve bölgeyi yeni çatışmalara sürükleyecek müdahalelere de açık biçimde karşıyız.” Halep saldırıları hakkında da uyarıda bulunuldu:
“Suriye’de Halep şehrinde HTŞ rejimi ve selefi-cihatçı çeteler tarafından Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen saldırılar ve işlenen insanlık suçları, barışın önünü tıkayan ve birlikte yaşama ihtimalini doğrudan hedef alan sistematik girişimlerdir.”
TÜRKİYE’DEKİ BARIŞ SÜRECİ
Bildirgede Türkiye’deki mevcut barış süreci değerlendirildi:
“Türkiye’de ise 1 Ekim 2024 sonrasında, eski çatışma rejiminin bütünüyle yeniden tesis edilmediği; ancak barışın da kendiliğinden ilerlemediği kırılgan, gerilimli ve mücadeleye açık bir süreç yaşanmaktadır. … Bu tarihsel çağrının gerçek bir karşılık bulabilmesi, sürecin asli ve baş muhatabı olan Sayın Abdullah Öcalan’ın çalışma ve iletişim koşullarının düzeltilmesini; özgür ve gerçek bir müzakereyi mümkün kılacak fiziki ve siyasal zeminin oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.”
EKONOMİK ADALETSİZLİK VE EMEK MÜCADELESİ
Ekonomik eşitsizlik ve işçi hakları konularına da bildirgede yer verildi:
“Bugün emekçilerin, emeklilerin ve halkın içine itildiği sefalet koşulları; savaş politikalarının, güvenlikçi devlet aklının ve sermaye düzeninin bilinçli tercihlerinin doğrudan sonucudur. … DEM Parti olarak, ekmek ve emek mücadelesini büyütmeye; sömürüye, yoksulluğa ve adaletsizliğe karşı halkın örgütlü gücünü esas alan bir siyasal hattı kararlılıkla örmeye devam edeceğiz.”
KADIN MÜCADELESİ
Kadın mücadelesi bildirgede kurucu bir perspektif olarak vurgulandı:
“Kadınlar savaşlara ve militarizme, yoksulluğa ve erkek egemen şiddete; emeklerinin gasp edilmesine, bedenleri ve yaşamları üzerindeki çok yönlü tahakküme karşı en ön safta mücadele etmektedir. … Bizim için kadın mücadelesi vazgeçilmezdir; yeni bir yaşam ancak kadınların özgürlüğü temelinde kurulabilir.”
ÖRGÜTLÜ MÜCADELE İLE BARIŞ
Bildirgenin sonunda kararlılık vurgusu yapıldı:
“2026’da savaşın dayatıldığı yerde barışı, inkarın hüküm sürdüğü yerde eşitliği kurmak için; ekmek, özgürlük ve barış yolunda birlikte, örgütlü ve kararlıyız. … Barış, yalnızca bir talep değil; örgütlü mücadeleyle kurulan bir yaşamdır ve bu yaşamı birlikte kazanacağız.”
Kaynak: İLKE TV