Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Savaşı’nın 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ndeki programda konuştu.
‘Şurası muhakkak ki Malazgirt’e giden yol Ahlat’tan açılmıştır” diyen Erdoğan, “Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz hafta yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Ahlat, Tatvan ve Güroymak sınırları içinde yer alan Nemrut Kalderası’nı millî park ilan ettiklerini hatırlatan Erdoğan, “Böylece tarihî ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum” dedi. Erdoğan konuşmasında ayrıca şu ifadelere yer verdi:
“Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkureyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır. Gönül birliği, ülkü birliği, kader birliği içinde burada tarihe geçen bir destan yazılmıştır. Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz.”
‘Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir planımız var’
Kürt meselesinin çözümü için yürütülen sürece de değinen Erdoğan şunları söyledi:
Şundan kimsenin şüphesi olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine, buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız. İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak. Türkiye ile ve Türk milleti ile birlikte coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak. Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki. Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz. Ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var.”
‘Kan tüccarları kaybedecek’
Hepsinden önemlisi, âlemlerin Rabbi olan Cenab-ı Allah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek. Kan tüccarları kaybedecek. Terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak. Kardeşlik olacak. Barış ve istikrar olacak. Kazanan, 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür. Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Allah’ın izniyle önümüz de ufkumuz da açıktır.”