Gazetecilerin duruşması başladı

Kürt basın kurumlarında çalışan gazeteciler hakkında açılan ve 33’ü tutuklu 46 gazetecinin yargılandığı davanın üçüncü duruşması başladı.

Gazetecilerin duruşması başladı
 20 Aralık 2011’de Kürt basın kurumlarına yapılan baskınlar sonucu haklarında dava açılan 32’si tutuklu 44 gazetecinin yargılandığı davanın üçüncü duruşması Silivri’de bulunan 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz yargılanan gazeteciler ile avukatları, BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, gazetecilerin aileleri, meslektaşları katıldı. İddianamenin okunmasından önce Mahkeme Heyeti, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nden gelen ve bu davada tutuklu bulunan Haydar Tekin’e ait bir dosya ile İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Mikail Barut ile hakkında yakalama kararı bulunan İsmet Kayhan’a ait dosyanın birleştirildiğini açıkladı. Bu dosyaların gelmesi ile davada 33’ü tutuklu 46 sanık oldu. Ardından avukatların taleplerinin alınmasına geçildi. 

Avukat Sinan Zincir, Cuma günü taleplerin alınmasına geçileceğini hatırlatarak, yargılanan gazetecilerin taleplerini kendi anadillerinde gerçekleştirebilmeleri için o gün söz almayacaklarını söyledi. Bunun için tercüman talebinde bulunan Zincir, “Mahkemede mikrofonlar Kürtlere açıldığında barış iklimi gelişiyor. Cuma günü artık biz söz almak istemiyoruz, davanın öznelerinin konuşmasını istiyoruz” dedi. Zincir’in sözlerini yarıda kesen Mahkeme Başkanı Ali Alçık, yeni yasaya göre sadece iddianame okunduktan sonra ve esas hakkında savunma yapılacağını söyleyerek; ancak yine de bu talebin değerlendirileceğini belirtti. Avukatlardan Baran Doğan ise, aralarında bu davada avukatlık yapan Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi 9 avukatın tutuklanması ile savunmaya darbe vurulduğunu ifade ederek, operasyonu kınadı. Mahkeme Başkanı Alçık ise, “Burası kınama yeri değildir, dışarıda açıklama yaparak kınayabilirsiniz” diyerek avukatın sözünü kesti. 

Mahkeme heyeti avukatların taleplerini daha sonra değerlendireceklerini belirterek, celse arası gelen belgeleri okudu. Gelen belgeler arasında, iddianamede DİHA Muhabiri Çağdaş Kaplan’a ait olduğu söylenen ancak dosyada yer almayan, Konya’nın Kandil adlı kasabasının tabelası önünde çekilmiş fotoğrafın istendiği ve dosyaya konduğunu söyledi. Bahoz Deniz’in kim olduğunun belirlenmesi için emniyete yazılan yazıya gelen cevabı okuyan mahkeme başkanı, gelen cevapta Bahoz Deniz’in kim olduğunun tespit edilemediğini duyurdu. 

Duruşma TRT muhabirlerinin iddianamenin 406’ncı sayfasından itibaren okunmaya başlanması ile devam ediyor. DİHA

Güncelleme Tarihi: 04 Şubat 2013, 10:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER