Mehdi Zana son yolculuğuna uğurlandı: ‘Diyarbakır seni unutmayacak’

Mehdi Zana son yolculuğuna uğurlandı: ‘Diyarbakır seni unutmayacak’

Diyarbakır’ın eski Belediye Başkanı Mehdi Zana, dün yaşamını yitirdi. Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Mehdi Zana için bugün Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde anma töreni düzenlendi.

Saat 11.00’de başlayan tören öncesinde Büyükşehir Belediyesi binasına Mehdi Zana’nın fotoğrafı asıldı.

Anma törenine, eşi Leyla Zana başta olmak üzere DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, siyasetçiler, Zana’nın ailesi, yol arkadaşları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Törene Diyarbakır eski Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak da katıldı.

Zana’nın tabutu son yolculuğuna uğurlanmak üzere; sarı, kırmızı, yeşil renkler ve çiçeklerle sarılı halde getirildi.

Serra Bucak: Bazı insanlar bir dönemin sadece tanığı değildir

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, anma töreninde konuştu. Zana’nın Diyarbakır’ın yakın tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bucak, bazı kişilerin yalnızca yaşadıkları döneme tanıklık etmediğini, o dönemin ve kentin hafızasıyla bütünleştiğini söyledi.

“Değerli basın emekçileri, değerli misafirler bazı insanlar bir dönemin sadece tanığı değildir. O dönemin, o kentin, o coğrafyanın aynı zamanda kendisidir. Kendisi o hafızayla bütünleşmiştir. İşte Mehdi Zana, Diyarbakır’ın yakın tarihinde böyle bir isim oldu.”

‘Bir kentin sözünü, kimliğini, talebini, onurunu yerel yönetimin merkezine taşımaktı’

Zana’nın 1977’de halkın iradesiyle Diyarbakır Belediye Başkanı seçildiğini hatırlatan Bucak, Zana’nın görevini yalnızca bir belediye başkanlığı olarak görmediğini belirtti. Bucak, Zana’nın kentin ve halkın taleplerini yerel yönetimin merkezine taşıdığını ifade etti.

“1977’de halkın iradesiyle Diyarbakır Belediye Başkanı seçildiğinde yalnızca bir belediye başkanlığı görevini üstlenmedi. Ki kendisinin yazılarını, makalelerini, kitaplarını, anılarını okuyanlar bilir ki bu sadece bir belediye başkanlığı değildi. Bir kentin sözüydü.

Bir kentin sözünü, kimliğini, talebini, onurunu yerel yönetimin merkezine taşımaktı. Bir halkın onurunu kentin merkezine taşımaktı.”

‘Bütün bunlar halkıyla kurmuş olduğu bağı asla ortadan kaldırmadı’

12 Eylül darbesinin ardından Zana’nın görevden alındığını ve tutuklandığını hatırlatan Bucak, Zana’nın cezaevi yılları ve maruz kaldığı baskılara rağmen halkıyla kurduğu bağın devam ettiğini söyledi.

“Tutuklandı ve yıllarca cezaevinde kaldı. İşkenceler, mahpusluklar ve baskılar onun yaşamının bir parçası haline geldi. Ancak bütün bunlar halkıyla kurmuş olduğu bağı asla ortadan kaldırmadı.”

‘Yaşamı Türkiye’nin demokrasi tarihindeki büyük yaralarının bir aynasıdır’

Bucak, Zana’nın yaşamının Türkiye’nin demokrasi tarihi ve Kürt halkının mücadelesi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Seçilmişlerin iradesinin yok sayıldığı, Kürt halkının dilinin, kimliğinin ve siyasal varlığının inkar edildiği bir dönemden geçildiğini belirtti.

“Mehdi Zana’nın yaşamı aynı zamanda Türkiye’nin demokrasi tarihindeki büyük yaralarının bir aynasıdır. Aynı zamanda Kürt halkının vermiş olduğu mücadelenin de bir aynasıdır. Seçilmişlerin iradesinin yok sayıldığı, Kürt halkının dilinin, kimliğinin ve siyasal varlığının inkar edildiği yılların içinden geçti.”

‘Onun bıraktığı miras yalnızca geçmişe ait değil’

Zana’nın mirasının bugün de sürdüğünü vurgulayan Bucak, günümüzde de halkın iradesi, dili ve kültürü nedeniyle görevden alınan belediye başkanlarının bulunduğunu söyledi.

“Bugün hala görevden alınan, dili, kültürü, varlığı inkar edildiği için halkını savunan ve bu sebeple görevden alınan belediye başkanları var. Onun bıraktığı miras yalnızca geçmişe ait değil. Bunu vurgulamak istiyoruz. Bugüne ait. Bugünün mirası.”

Bucak, seçilmiş olmanın yalnızca bir makamdan ibaret olmadığını belirterek, halkın iradesine, kentin hafızasına ve demokratik siyasete sahip çıkmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

“Bugün bize seçilmiş olmanın bir makamdan ibaret olmadığını, halkın iradesine, halkın onuruna, kentin hafızasına, demokratik siyasete sahip çıkmanın da tarihsel bir sorumluluk olduğunu yeniden hatırlatıyor.”

‘Diyarbakır seni unutmayacak Mehdi abi’

Konuşmasının sonunda Mehdi Zana’nın Diyarbakır’da bıraktığı izlere sahip çıkacaklarını belirten Bucak, Zana’nın yaşamındaki umuda ve dirence dikkat çekti.

“Değerli basın, değerli misafirler, Mehdi Zana’yı kaybetmenin hüznünü yaşarken onun Diyarbakır’da bırakmış olduğu izleri selamlıyoruz. Sahip çıkıyoruz.

Bu anlamıyla sevgili Mehdi Zana’yı saygıyla, minnetle ve derin bir hüzünle anıyoruz. Diyarbakır seni unutmayacak Mehdi abi. Halkın iradesi ve özgürlük mücadelesi yaşadıkça senin bıraktığın iz de yaşayacak. Uğurlar olsun Mehdi abi. Ruhun şad olsun Mehdi abi.” 

Yapılan konuşmaların ardından Ulu Cami’ye doğru sessiz yürüyüş gerçekleştirildi.

Tarihi Ulu Cami’ye getirilen Mehdi Zana’nın cenaze namazı, öğle namazının ardından cami avlusunda kılındı. Namazın ardından imam tarafından helallik alındı.

Cenaze namazına katılanlar daha sonra Zana’nın naaşını, aile mezarlığında defnedilmek üzere Rezan ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’na uğurladı.

Defin sırasında Leyla Zana, yaşadığı acıya rağmen metanetli bir duruş sergilerken diğer aile fertleri gözyaşlarını tutamadı. Dualar eşliğinde toprağa verilen Zana’nın mezarına çiçekler bırakıldı.

Leyla Zana da hayat arkadaşı Mehdi Zana’nın mezarına karanfil bıraktıktan sonra bir süre mezarın başında durarak toprağı okşadı.

‘Kendisi de cenazesinin böyle olmasını isterdi’

Törenin ardından mezarlıktan ayrılanların taziye için Liceliler Yas Evi’ne geçtiği sırada dikkat çeken bir olay yaşandı.

Aile fertlerinden olduğu tahmin edilen bir kişi, Mehdi Zana’nın daha kalabalık bir törenle uğurlanması gerektiğini söyleyerek sitem etti. Bunun üzerine Leyla Zana, söz konusu kişiyi teskin etti.

Leyla Zana, yaşamını yitirdikleri açıklanan PKK’lilere atıf yaparak, Kürt halkının günlerdir çocuklarının yasını tuttuğunu belirtti ve şöyle konuştu:

“Anne ve babaların, Kürt halkının günlerdir hayatını çocuklarının yasını tutuyor. Herkes büyük bir yas içerisinde iken kendisi de cenazesinin böyle olmasını isterdi”

Mezarlıktaki törenin ardından Leyla Zana ve aile fertleri, Mehdi Zana için Liceliler Yas Evi’nde kurulan taziye yerine geçti. Aile fertleri burada taziyeleri kabul etmeye başladı.

(Fotoğraflar: Rekif Tekin- Ömer Çelik/İlke TV)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER