Bir dizi ziyaret ve programa katılmak üzere Malatya’ya giden Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İnönü Üniversitesi’nin akademik yıl açılış töreninde konuştu.
Turgut Özal Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende Kürt meselesinin çözümüne ilişkin devam eden sürece dair mesajlar veren Kurtulmuş, “Türkiye Modeli” olarak adlandırdığı modelin altı alametifarikası olduğunu belirterek sıraladı.
Kurtulmuş konuşmasında, “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrının en zor sorunu olan terör meselesini çözmek için bir yola çıktık ve önemli bir merhaleyi geride bıraktık” dedi.
‘Birinci alametifarikası, milli bir model olmasıdır’
Kurtulmuş, “Türkiye modeli dediğimiz modelin birinci alametifarikası, milli bir model olmasıdır.” ifadelerini kullandı.
Sürecin yalnızca siyasi partilerin gündemine sıkıştırılabilecek bir mesele olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, ikinci özelliği şöyle açıkladı:
“Bu sürecin ikinci temel alametifarikası bu sadece siyasetin dar kalıpları içerisinde hapsedilecek bir ya da birkaç partinin siyasi projesi olarak gündeme getirilebilecek bir mesele değildir.”
‘Süreç başından itibaren şeffaf ilerledi’
Dünyadaki çatışma süreçlerinde üçüncü bir gözün bulunduğuna işaret eden Kurtulmuş şöyle devam etti:
“Üçüncü önemli meselemiz ise, dünyadaki bütün çatışma süreçlerinde mutlaka bir üçüncü göz vardır. Bizim modelimizin üçüncü alametifarikası ise üçüncü göz yoktur, birinci gözde üçüncü gözde milletin kendisidir, temsilcisi TBMM’dir.”
Sürecin bir diğer özelliğinin şeffaflık olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Bu sürecin bir başka alametifarikası ise, sürecin başından itibaren şeffaf halkın gözlerinin önünde cereyan etmiş olmasıdır.” diye konuştu.
‘İç huzurumuzu komşularımızın selametinden ayrı tutmadık’
Beşinci özelliğin bölgesel huzur anlayışı olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye Modeli adını verdiğimiz bu modelin beşinci önemli alametifarikası, iç huzurumuzu komşularımızın selametinden ayrı tutmadık.” dedi.
“Türkün gururu, Kürdün onurunu ele almayan hiçbir gelişme sonuç elde etmez’
Altıncı özelliğin Türkiye’deki farklılıkların zenginlik olarak görülmesi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Altıncısı ise ülkemizdeki farklılıkları bir zenginlik olarak telakki etmektir. Türkün gururu, kürdün onurunu ele almayan hiçbir gelişme bu ülkede sonuç elde edemez.” dedi.
Sürecin tamamlanmasının ardından bölgede yaşayan bütün halkların barış ve güven içerisinde yaşayacağına yönelik temennide bulunan Kurtulmuş, “İnşallah ümit ediyoruz ki, en nihayetinde bu işler bittiğinde bu bölge halklarının tamamı, Türkler, Kürtler, Araplar, Sünniler, Aleviler, Şiiler, Müslümanlar, gayrimüslimler, herkes huzur ve güven içerisinde yaşayacak, herkes barış ve selamet içerisinde yaşayacaktır.” ifadelerini kullandı.