'Sokağa dökülen halkın geriye dönüşü yok'

Diyarbakır Newroz kutlaması için kentte gelen THKO ana davasında idam hükmü verilen on sekiz gençten biri olan Atilla Keskin, 1970'lerde 8 ay tutuklu kaldığı Diyarbakır Cezaevi'ni ziyaret etti.

'Sokağa dökülen halkın geriye dönüşü yok'
 43 yıl sonra Diyarbakır Cezaevi'ni ziyaret eden Keskin, cezaevinin müzeye dönüştürülmesi gerektiği belirtti. Keskin, "Kürt halkı sokağa dökülmüş, dünyanın her tarafında ayaktadır. Ve sokağa dökülen halkın artık geriye dönüşü yoktur" dedi.

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun (THKO) ilk kadroları arasında yer alan ve Filistin'deki El-Fetih kamplarında ilk gerilla eğitimi alan grubun içerisinde bulunan Atilla Keskin, 1970'lı yıllarda Filistin dönüşünde tutuklanarak 8 ay kaldığı Diyarbakır Cezaevi'ni ziyaret etti. Diyarbakır'ın İçkale semtinde bulunan ve kapatılarak restore edilen tarihi cezaevindeki gezisi sırasında, aynı cezaevinde birlikte kaldığı mücadele arkadaşları Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile Nurhak Dağı'nda çıkan çatışmada yaşamını yitiren Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan ile geçirdiği yıllar için "Güzel yıllardı" diyen Keskin, cezaevinin müzeye dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Diyarbakır'a karşı vefa duygusu içersinde bulunduğunu, bu nedenle "Halklaşan Kürt hareketinin tarihsel kutlaması" diyerek tanımladığı Newroz kutlamasına katılmak isteğini belirten Keskin, "Halklaşan özgürlük mücadelesini en sıcak ve içselleşmiş haliyle görmek, yaşamak ve hissetmek istiyorum" dedi. Bölgede bulunan Şırnak, Cizre, Hakkari, Mardin gibi illeri de gezen Keskin, Diyarbakır'da bulunduğu sıralarda yaşadıklarını ve Türkiye'deki politik gelişmeleri değerlendirdi.

'Diyarbakır'a gelişim vefa duygusudur'

Diyarbakır'da bulunuşunun, Diyarbakır'a karşı yaşadığı vefa duygusundan kaynaklandığını belirten Keskin, ayrıca 21 Mart'ta kutlanacak olan Newroz'u yaşamak, görmek ve hissetmek istediğini kaydetti. Yaşadığı vefa duygusuna açıklık getiren Keskin, "Niye vefa duygusu? 1970'lerde Filistin'in El- Fetih kampında gerilla eğitimi alıp bir grup arkadaşımla dönerken tutuklandık. İşkence falan gördükten sonra Diyarbakır Ceza ve Tevkif Evi'ne getirildik. Şimdi restore edilen cezaevinde 8 ay yattık. Bu süreçte cezaevinde yatarken Diyarbakır'da bulunan Kürt arkadaşlar bizi hiç ezdirmediler. Büyük bir saygı ve sahiplenme gösterdiler" dedi. Keskin, Federal Almanya'da bulunan üniversite öğrencisi bir grup Kürt gencinin Newroz organizasyonu oluşturduğunu, organizasyonla iletişime geçerek katılmaya karar verdiğini belirterek, "Diyarbakır'da o dönemde bulunan devrimci, sosyalist, ilerici, aydın ve demokrat insanların yanı sıra birçok avukat davamızı aldı ve bizleri savundular. Bizleri yalnız bırakmadılar. O zamandan beri hep şunu söyledim; mutlaka bir gün Diyarbakır'a dönüp, bir aktiviteye fiili olarak katılarak vefa borcumu ödeyeceğim. Bunu da bir yazı dizisi, kitap ya da broşür olarak bir şekilde kaleme alırım diye düşünüyordum" diye belirtti.

'Ayağa kalkan halkın geriye dönüşü yoktur'

Paris'te katledilen üç Kürt kadın siyasetçinin cenaze törenine de katıldığını belirten Keskin, "Elbette o yürüyüşün bir parçası olmak istediğim gibi bir de orada bulunan halkın duygularını, düşüncelerini kendi gözlerimle görmek ve hissetmek istiyordum. O yürüyüşte bulunan kitlenin yüzde 80'inin kadın olduğunu gördüm. Ve yaşanan olaya lanet edip, katledilen kadınları çok içten duygularla sahipleniyorlardı. Bana göre, Kürt halkı sokağa dökülmüş, dünyanın her tarafında ayaktadır. Ve sokağa dökülen halkın artık geriye dönüşü yoktur. Bunun daha somut, sıcak ve duygulu atmosferini Diyarbakır Newroz'unda halkla yaşayarak görmek için geldim" diye konuştu.

'İnsan olarak içime sindiremedim'

Kendini ezenlerin bir ferdi konumunda görmekten kaynaklı, "Göğsümü gere gere ben Türk'üm" diyemediğini belirten Keskin, "Bir sosyalist olarak aynı topraklarda yaşayan başka insanlar özgür olmadan, özgür olabileceğime inanmıyorum. Türk diyemiyorum kendime. Çünkü sosyalist olmayı, demokrat olmayı aydın olmayı bırak bir tarafa insan olarak bunu içime hiç bir zaman sindiremedim" diye belirtti.

'Sosyalizm kurulmadan ve devrim olmadan da Kürt sorunu çözülebiliyormuş'

THKO'nun önde gelen isimlerinden olduğunu ve birçok sosyalist hareket, oluşum içinde yer aldığını ona rağmen o dönemde Kürt sorununa yanılgılı yaklaştıklarını dile getiren Keskin, şunları dile getirdi: "Cezaevinden çıktıktan sonra, sosyalist hareketler içinde yer aldım. Halkın Kurtuluş örgütünün önde gelenlerindenim. Ve o dönemlerde Kürt sorunu ile ilgili çok yanlış şeyler yaptığımızı düşünüyorum. Biz o zaman şöyle düşünüyorduk. Sosyalizmi kurarız bu meseleyi de hallederiz diyorduk. Halbuki hiç de öyle değilmiş. Sosyalizm kurulmadan ve devrim olmadan da bu sorun hal olabiliyormuş." 70'lı yıllarda mücadele ettiği bir çok arkadaşıyla yürüttüğü tartışmalarda empati kurmada zorlandıklarının gözlemlendiğini belirten Keskin, "Burada farklı bir halk, farklı bir dil, farklı bir kültür, farklı alışkanlıklar, farklı bir damak tadı, farklı bir yaşayış tarzı vardı ve herkes Kürtçe konuşuyordu. Dolaysıyla da realiteyi görmek açısından doğru anlamak ve doğru empati kurmak çok önemlidir" dedi.

'Newroz dönüm noktası olacak'

Bu seneki Newroz'un PKK Lideri Abdullah Öcalan ile İmralı'da görüşmelerin başladığı, barış için bir başlangıcın olduğu bir döneme denk gelmesi sebebiyle çok anlamlı, çok büyük ve tarihi olduğunu söyleyen Keskin, şunları ifade etti: "Bir kere İmralı ile barış görüşmeleri var. Barış olacak mı olmayacak mı? Bana göre örgütler falan geçici şeylerdir. Ama kalıcı olan halktır. Ve bu Newroz'da büyük bir halk katılımı, bu katılımlarda büyük bir inanç olacağı kanaatindeyim. Kanaatimce bu Newroz bir dönüm noktası olacak."

"Türkiye'nin genel olarak demokratikleşmesi ve önünün açılması için her şeyden önce kendi geçmişi ile yüzleşmesi ve hesaplaşması gerekir" diyen Keskin, şunları ifade etti: "AKP hükümeti yaptığı her şeyi yaşanan halk mücadelesi karşısında mecbur kaldığı için yapmaktadır. İktidarda olduğu sürece, İmralı ile görüşmeleri başlatmak, TRT 6'yı açmak, Kürtçe kasetleri serbest bırakmak gibi bir takım şeyler yaptı" dedi. Türkiye'de oluşabilecek çözüm koşullarına dair görüşlerini dile getiren Keskin, "Türkiye'nin genel olarak demokratikleşmesi ve önünün açılması için kendi geçmişi ile yüzleşmesi ve hesaplaşması lazım. Kemalizmle, yani geçmişle hesaplaşma yapılmadan, Ermeni meselesi, Kürt isyanları, Varlık vergisi, 6-7 Eylül, Kıbrıs işgali olaylarına kadar yani CHP döneminin ciddi bir muhasebesi yapılmadan, Türkiye'nin önünün açılacağını sanmıyorum" diye konuştu. AKP'nin uzun dönemli bir iktidar kurma hevesinde olduğunu, ekonomik ve siyasal bir güç oluşturduklarını ve bunu devam ettirmek için Kürt sorunu konusunda adım atmak zorunda kaldıklarını dile getiren Keskin, "Bana göre, süreci sadece BDP, İmralı ve Kandil ile yapılan görüşmeler belirlemeyecek. Zaman gösterecek gerçi ama tüm bunlara rağmen önemli olan kitleselleşen halk mücadelesidir. Başlangıçta gerilla mücadelesi çok önemliydi ve öncülük etmiş belirleyici olmuştu. Ancak şuan sokağa dökülen örgütlü halk, artık belirleyici ve kararı kitlesellikleriyle verecekler. Türk basınının yazdığı gibi sorunun çözümü üç beş ay sonra olabilecek bir şey değil, uzun soluklu, zaman isteyen bir süreç meselesidir. Tüm bunlara rağmen ciddi bir şeyler oluyor ve ben bu gelişmeleri çok önemsiyorum" değerlendirmesini yaptı.

Atilla Keskin kimdir?

Atilla Keskin, 1964'te Türkiye İşçi Partisi üyesi oldu. 1969'da ODTÜ Fikir Kulübü başkanlığı yaptı. 1970'de Filistin'deki El-Fetih'te gerilla kamplarında eğitim aldıktan sonra Türkiye'ye dönüşte tutuklanarak, Diyarbakır Cezaevi'nde 8 ay yattı. THKO ana davasında idamla yargılandı. Daha sonra da müebbet hapis cezası aldı. 5 yıl Mamak Askeri Cezaevi'nde ve Niğde'de yattı. 1974 affı ile salıverildi. Keskin, 1977'den beri Almanya'da zorunlu sürgün olarak yaşıyor. Politik dergilerde yayınlanmış makale ve öykülerinin yanı sıra "Dostluk, Zorunlu yalnızlık, Çiçekler susunca, Afyonkarahisar bir gençlik rüyası, Acılara yenilmeyen gülümseyişler, İltica izine gitmek isterse, Herkesin bir Deniz Gezmiş öyküsü vardır, Otuz yıllık hasret" adlı 8 kitabı bulunuyor.  / Diha

Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2013, 11:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER